2020’de salgını en ağır gelişen piyasalar hissetti

by Haber Fora
2020'de salgını en ağır gelişen piyasalar hissetti

2020 yılı gelişmekte olan ülkeler için küresel sağlık krizi ve bu krizin yarattığı zorluklarla geçti. Birçok ülke, Dünya Sağlık Örgütü’nün Kovid-19 salgınını pandemi ilan ettiği 11 Mart tarihinden sonra bulaş riskini azaltmak için kısıtlayıcı tedbirler uyguladı. Ülke yöneticileri, salgının ekonomiye verdiği zararı azaltabilmek için para ve maliye politikalarında değişikliğe giderek yeni destek paketleri açıkladı. Salgın boyunca, şirketlere ve hane halkına likidite ve gelir desteği sağlamaya yönelik adımlar atıldı. Gelişmekte olan ülkeler, kısıtlamaların gevşetilmeye başlandığı yaz aylarıyla birlikte, ekonomilerini yeniden canlandırmak amacıyla mali teşvik paketleri açıkladı.

Mali teşviklerde vergi ertelenmesi ve indirimlerine gidildi

Türkiye’de de “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi” aracılığıyla, pandeminin ekonomide yarattığı hasarın en aza indirilmesi hedeflenerek, reel sektöre ve hane halklarına çeşitli destek programları hazırlandı. Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerin bu dönemde sunduğu mali teşvik paketleri arasında, hane halkları ve işletmelere hibe verilmesi, istihdama destek sağlanması, borç ve vergilerin ertelenmesi ve vergi indirimi yapılması gibi teşvikler yer aldı.

Pandemiyle birlikte, gelişmekte olan ülkelerdeki istihdam oranları, gelişmiş ülkelere göre daha sert bir düşüş sergiledi. Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkeler, kişisel transferler ve turizm gelirlerindeki gerilemeden ötürü sorun yaşarken, emtia üreticisi ülkeler küresel çapta ekonomik aktivitelerdeki daralma ve emtia fiyatlarındaki düşüş sebebiyle ekonomik sorunlar yaşadı.

Pandemiye genişleyici para politikalarıyla cevap verildi

Salgının yarattığı ekonomik hasarın yanında, artan borçlanma maliyetleri de gelişmekte olan ekonomilerin kırılganlığını artırdı. Dolayısıyla birçok gelişmekte olan ülke, pandeminin ekonomik etkilerine genişleyici para politikaları ile yanıt verdi.

Pandeminin yarattığı ekonomik daralma, küresel gıda fiyatlarının yükselişe geçmesi ve kuraklık gibi faktörlerin etkisiyle, tüketim ve üretimde ithalat ağırlığı yüksek olan Türkiye gibi ülkelerdeki enflasyon baskısı arttı. Türkiye’de cari açığın ve enflasyon beklentilerinin yüksek olması sebebiyle para politikasında sıkılaşmaya gidildi.

Arjantin pesosu, Türk lirası ve Brezilya reali en çok değer kaybedenler arasında

Türk lirası, pandemi sürecinde Arjantin pesosunun ardından dolar karşısında en çok değer kaybeden ikinci para birimi oldu. Türk lirası’ndaki değer kaybı özel sektör bilançolarındaki kur riskini de artırdı. Oxford Economics’in yayımladığı raporuna göre, Kovid-19 kaynaklı sorunların da etkisiyle kaynak yaratma kırılganlığı en yüksek olan beş gelişen ülke sırasıyla, Güney Afrika, Brezilya, Meksika, Hindistan ve Türkiye oldu. Diğer taraftan, 2020 yılında dolar karşısında en çok değer kaybeden üç gelişmekte olan ülke parası sırasıyla, Arjantin pesosu, Türk lirası ve Brezilya reali oldu. Kendi para birimi cinsinden en çok kazandıran gelişmekte olan ülke Borsaları arasında ise Nijerya, Arjantin ve Türkiye yer aldı.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap