29 yıl önce yok olan bir dilin ve son temsilcisi Tevfik Esenç’in hikayesi: “Bir Rüya Gördüm, Anlatsam da Anlamazsınız”

by Haber Fora

Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra Sünni Müslümanlığa geçen Ubıhlar, Kuzey Kafkasya’nın batı ucunda yaşayan yerleşik bir halktı.

Ubıhlar, 1860’ların ortalarında bölgede yaşayan Çerkeslerle beraber Ruslar tarafından Osmanlı topraklarına göçertildi. 

Kuzeybatı Kafkas dillerinden biri olan Ubıhça’yı konuşan Ubıhların göçüyle birlikte Kafkasya’da bu dili konuşlan kimse kalmadı.

Türkiye’de Sakarya’nın Sapanca yöresi ve Balıkesir’in Manyas ilçesi dahil birkaç bölgeye yerleşen Ubıhların bir bölümü de Çerkeslere karıştı. Türkiye’ye yerleşen birinci ve ikinci nesil Ubıhça’yı konuşuyordu, ancak yazılı olmayan dil zamanla unutuldu.

Mezar taşına “O Ubıhça’yı konuşan son kişiydi” yazılmasını vaziyet eder

Ubıhça’yı konuşan son kişi Tevfik Esenç’di. Esenç, Fransız dilbilimci Georges Dumezil ile de birlikte çalıştı.

Esenç, dil dışında Ubıhların kültürü, mitolojisi ve gelenekleri hakkında da geniş bilgiye sahip son kişiydi.

Manyas’ın Hacıosman Mahallesi’nde doğup büyüyen Esenç’in ölümüyle, Ubıhça ölü dillerden biri haline geldi.

1992’de 88 yaşında hayatını kaybeden Esenç’in ölümünden sonra mezar taşına, “Bu Tevfik Esenç’in mezarıdır. O, Ubıhça’yı konuşan son kişiydi” yazılmasını vasiyet etti.

 

Esenç’in torunu Burcu Esenç, dedesinin izini sürerek bir yolculuğa çıktı. Torun Esenç, Ubıh halkı ve dilinin dünyadan kaybolma hikayesini anlatan bir belgesel çekti.

Belgeselin çekimleri 3 yıl sürdü

Yaklaşık 150 bin kilometrelik bir yolculuğun hikayesi olan belgeselin çekimleri Paris, Oslo, İstanbul, Manyas ve Kafkasya’da yapıldı.

Yönetmenliğini Burcu Esenç ile Cantekin Cantez’in birlikte üstlendikleri “Bir Rüya Gördüm, Anlatsam da Anlamazsınız” adlı belgeselin çekimleri 3 yılda tamamlandı.

Yerli ve yabancı festivallerde beğeniyle izlenen belgesel filmi, birçok ödül de aldı.

Belgesel film, MUBI platformu aracılığıyla izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

31 Mart’ta “Günün Filmi” olarak yayınlanmaya başlayacak olan ‘Bir Rüya Gördüm, Anlatsam da Anlamazsınız’ belgeseli, mayıs sonuna kadar 2 ay boyunca OTT platformunun izleyicileri tarafından izlenebilecek.

Konuyla ilgili Haber Fora’ye konuşan yönetmen Burcu Esenç, dedesi Tevfik Esenç’in hayatını kaybetmesiyle birlikte kadim bir tarihe sahip olan Ubıh halkının dilini kaybettiğini söyledi.

“Ubıhça 81 sessiz ve 3 sesli harften oluşan zengin bir dil”

Dedesi Esenç’in ömrünün büyük bölümünün anadilini yaşatmak için verdiği mücadele ile geçtiğini belirten Burcu Esenç, “Dedem bu dili konuşan son insandı. Ölümüyle beraber dilde öldü. 81 sessiz ve 3 sesli harften oluşan Ubıhça çok zengin bir dil. Mesela doğadaki tüm seslerin bir ismi var” dedi.

 

1860’larda Kafkaslarda büyük bir sürgünün yaşandığını, büyük dedesinin de o sürgün döneminde Türkiye’ye (Osmanlı) yerleştiğini kaydeden Esenç, “Dedem 1904’te Hacıosman’da dünyaya geliyor. O dönem Ubıhların hepsi dillerini konuşabiliyor. Masal, halk hikayeleri ve grameri bilen dedem dili dedesinden öğrenmiş. Ancak hem asimilasyon hem de zor olması nedeniyle Ubıhça gittikçe yok oluyor. Maalesef şu an Ubıhça cümle kurabilecek kimse yok” diye konuştu.

“Dil de dedem ile beraber öldü”

Sürgün toplumuna ait bir çocuk olduğu için anadil ve ailesinin yaşadıkları topraklarla ilgili çok sayıda hikaye dinlediğini ifade eden Esenç, “Dedem bir sabah uyandığında bir rüya gördüğünü söylüyor. O sırada evin avlusunda onunla röportaj yapmaya gelen bir gazeteci de var. Dedem gazeteciye ‘dün gece bir rüya gördüm ama anlatsam da anlamazsınız” Çünkü rüyam Ubıhça diyor. Vefat etmeden önce de bir şeyler söylüyor ama kimse anlamıyor. Maalesef dilde onunla ölüyor” ifadelerini kullandı.

“Dünyada hiç kimse anadilimde bir erkek ismi bilmiyordu”

Esenç, “Bir Rüya Gördüm, Anlatsam da Anlamazsınız” belgeseli ile ilgili fikrin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlattı:

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap