7 Mart referandumu öncesi İsviçre’de burka yasağına “evet” diyenlerin sayısı azalıyor

by Haber Fora

İsviçre halkı 7 Mart’ta federal düzeyde yapılacak oylamalarda, burka yasağı da dahil olmak üzere üç konuda görüşlerini ortaya koyacak.

Son anketlerse, burka yasağına halk tabanında itirazların artma eğilimi gösterdiğini ve yasak karşıtlarının oranının yüzde 47’ye çıktığını işaret ediyor.

Swissinfo haber sitesinin bağlı bulunduğu İsviçre Yayın Kurumu (SBC) tarafından yaptırılan ve GfS Bern araştırma enstitüsünün çalışmasıyla 10-18 Şubat döneminde gerçekleştirilen ankette, 12 bin 166 kişiye burka yasağı, dijital kimlik kartları ve Endonezya’yla ticaret anlaşmasına dair fikirleri soruldu.

Ankete göre, katılımcıların yüzde 49’u burka yasağına “evet” derken, karşı çıkanların oranı yüzde 47 oldu.

Dijital kartlardan yana tercihte bulunanlar yüzde 42 iken, bu uygulamaya “hayır” diyenler yüzde 54 gibi bir çoğunlukta çıktı.

Endonezya’yla ticaret anlaşmasına yönelik soruya katılımcıların yüzde 52’si “evet, yüzde 41’i ise “hayır” yanıtını verdi.

SBC’nin bir ay önce düzenlediği ankette, ülkedeki sağcıların girişimi olan, kamusal alanda yüzü tamamen kapatan örtülere yasak getirme çabasına “evet” diyenlerin oranı yüzde 56, “hayır” diyenlerin oranıysa yüzde 40 çıkmıştı.

GfS Bern’den siyaset bilimci Martina Mousson, son tablonun kadınlar, genç nesil, kentsel bölgelerdeki vatandaşlar ve daha yüksek gelirliler arasında yasağa karşı desteğin azalmasının bir sonucu olduğunu söyledi.

Söz konusu girişim ayrıca, ülkenin Fransızca konuşulan bölgesinde ve ağırlıkla Almanca konuşulan bölgede de zemin kaybetti.

Öte yandan anket, yurtdışında yaşayan İsviçrelilerin yüzde 58’inin (bir ay önceki rakamlar yüzde 74’ü gösteriyordu) hâlâ bu yasaktan yana olduğunu işaret etti. Araştırmayı yapan ekip, İsviçre dışında yaşayan seçmenlerin neden önerilen yasağı onaylamaya daha meyilli göründüklerine dair net bir fikir ortaya koymadı.

Mousson, “şu anda inisiyatifin lehine olan nispi çoğunluğa rağmen reddetme yönünde net bir eğilim” olduğunu belirtmekle birlikte, “Bu eğilimin kolayca tersine çevrilebileceğine dair hiçbir işaret yok” diye ekledi.

Özel sektöre kimlik verilerini emanet etme endişesi

Diğer yandan ülkede dijital kimlikler için onaylı bir doğrulama yönteminin veya bir dizi kamu ve özel sektör tarafından sağlanan online hizmetler için tek erişim noktasının getirilmesi seçeneğinin de başarısız olmaya yakın olduğu görüldü.

GfS Bern’in eş yöneticisi Lukas Golder, “E-kimliğin pratik kullanımına ve yasal dayanağına ilişkin şüpheler çok büyük” dedi.

Özel şirketlerin muhtemel dijital kimlik sağlayıcılar olarak oynayacakları role ilişkin şüphelerin halk arasında yaygın olduğu ve bu verilerin kötüye kullanılma olasılığına dair endişelerin belirleyici bir faktör olduğu kaydedildi.

Bir diğer madde olan Endonezya’yla ticaret anlaşmasına gelince, küreselleşme karşıtlarının ve sol partilerin itirazlarına rağmen bu konuda ibre “evet”ten yana görünüyor.

En son anket, rakipler farkı biraz azaltmış olsa bile ticaret anlaşmasına verilen desteğin sürdüğünü ortaya koyuyor.

Golder, “Artan bir kutuplaşma var. Merkeze ve merkez sağ partilere yakın vatandaşlar fark yaratacak” diye konuştu.
 

İsviçre 2018’in sonlarında Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ı da içeren Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) bloğunun bir parçası olarak Endonezya’yla bir serbest ticaret anlaşması imzalamıştı.

Anlaşılan şartlar uyarınca, İsviçre’nin Asya ülkesine yaptığı ihracatın yüzde 98’i gümrük vergisinden muaf olacak; buna karşılık Endonezya diğer malların yanı sıra yılda 10 bin ton (ve 5 yılın sonunda 12 bin 500 tona kadar) palm yağını ve ilgili ürünleri yüzde 20-40 arasında indirimli tarifelerle ihraç edebilecekti.

Ancak anlaşma, İsviçre’nin doğrudan demokrasi sistemi tarafından engellendiği için yürürlüğe giremedi.

Sivil toplum ve tarım gruplarından oluşan bir koalisyon olan “Palm Yağını Durdurun” referandum komitesi, Endonezya’daki çevre ve işgücü kaygıları nedeniyle palm yağını serbest ticaret anlaşmasının tamamen dışında bırakmak istiyor.

Aktivistler, kampanyalarının internet sitesinde, özellikle ormansızlaşmaya atıfta bulunarak, “Anlaşmadaki sürdürülebilirlik kriterlerinin hiçbir etkisi olmayacak” diyor.

Bugüne kadar 17 milyon hektar tropikal ormanın palm yağı üretimi için kesildiğini söyleyen aktivistler, ticaret anlaşmasındaki kriterlere bakınca “etkili doğrulama mekanizmaları bulunmadığını ve neredeyse hiçbir yaptırımın olmadığını” ifade ediyor.

Haber Fora, Swissinfo

Derleyen: Elvide Demirkol

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap