Avrasya Tüneli’nde hesap tutmadı… Geçiş ücreti beş yılda yüzde 206 arttı; Devletin kasasından 372 milyon çıkacağı öngörüldü, 456 milyon lira çıktı

by Haber Fora

“Sözleşmemiz gereği 4 dolar artı KDV olacak. Ücreti, her yıl 1 Şubat’taki dolar kuruna göre belirleyeceğiz” demişti dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan. 

Arslan’ın 8 Ekim 2016’da Avrasya Tüneli için söylediği 1 Şubat, yine geldi çattı. Avrasya Tüneli geçiş ücretine yüzde 26 zamlandı.

8 Ekim 2016’da 2 lira 92 kuruş olan dolar/TL kurundaki artış ise geçen zamanda yüzde 150’yi buldu. 

2016’da 15 lira ile başlayan Avrasya Tüneli geçiş ücreti, son zamla birlikte 46 liraya kadar yükseldi.

Yani burada da artış, yüzde 206 oldu. Bu fiyat otomobiller için. 

“Dünyada deniz altından geçen ilk iki katlı karayolu tüneli” olarak bilinen Avrasya Tüneli’nde son 6 yılda uygulanan fiyat tarifeleri ve tüneli kaç aracın kullandığı ise şöyle: 
 

Yap-İşlet-Devret ne demekti?

Türkiye’de 1980’lerin ikinci yarısında görkemli şekilde hayatımıza giren, hatta birçok kaynakta “Ozal Formula” (Özal Formülü) kavramıyla anılan Yap-İşlet-Devret (YİD) Modeli’nin son beş yıldaki en büyük örneklerinden Avrasya Tüneli. Diğer büyük projeler Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprüleri gibi 2016’da hizmete açıldı. 

Pek çok enerji tesisi ve Ankara’nın emektar alışveriş merkezi Atakule ile başlayan YİD modeli, kamu kaynaklarının pek çok projeyi hayata geçirmede yetersiz kalması durumunda pası özel sektöre atıyor. 

Özel sektörün yerli ve/veya yabancı kuruluşlarının proje yatırımını üstlenmesine karşılık kendilerine belli bir süre projeyi kâr amaçlı işletme hakkı tanınıyor. Bu süre sonunda proje, kamu idaresine devrediliyor. 

Peki bu sürede yapılan köprü, otoyol ya da tünel gelir etmezse ne oluyor? Böyle bir durumda da devlet, “projeyi işletirken sözleşmede yazan geliriyle ulaşamazsanız, üstünü ben tamamlayacağım” garantisini veriyor. Avrasya Tüneli için garanti edilen araç geçiş sayısı aşıldıktan sonra ise farkın yüzde 30’u Hazine’ye aktarılıyor. 

1915 Çanakkale Köprüsü’nü üstlenen şirket, Avrasya Tüneli’nin iki yatırımcısından biri

Temeli 26 Şubat 2011’de atılan, resmi açılışı 22 Aralık 2016’da gerçekleştirilen Avrasya Tüneli’ni 1 milyar 245 milyon 121 bin 188 dolar yatırımla tamamlayan Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş. (ATAŞ) konsorsiyumunun iki ortağı, Türkiye’den Yapı Merkezi ve Güney Koreli SK E&C. 
 

1965’te kurulan Yapı Merkezi, Japon ortakları ile birlikte Dubai’de 2011’de hizmete açılan dünyanın en uzun sürücüsüz metrosuna imza atmıştı. Şirket ayrıca, yap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkarılan “1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu” Projesini, Türk ve Güney Koreli firmalardan oluşan Daelim–Limak–SK–Yapı Merkezi Ortak Girişimi ile 16 yıl 2 ay 12 gün işletme süresi teklifiyle kazanmıştı. 18 Mart 2017’de temeli atılan köprünün 2022’de hizmete açılması hedefleniyor. 

Kore’nin en büyük üçüncü şirketler grubu SK Group’un inşaat ve mühendislik kolu SK Engineering & Construction (SK E&C), 1977’den bu yana altyapı, bina, konut ve sanayi tesislerinin yanı sıra 23 ülkede petrol rafinerileri ile gaz ve petrokimya projelerini üstleniyor. 

Adana’daki Tufanbeyli Termik Santrali’nin de ana yüklenicisi konumundaki SK Engineering & Construction’ın Şili’den Kazakistan’a kadar farklı projelerde imzası var. 

Tünelin tamamen kamulaşması için 21 yıl daha var 

2018’den Mart 2020’ye kadar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı görevini üstlenen Cahit Turhan, CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek’in yazılı soru önergesine 3 Eylül 2019’da verdiği yanıtta, sözleşme gereği Avrasya Tüneli’nin yatırım ve işletme süresinin 29 yıl olduğunu, 31 Ocak 2042’de kamuya devredileceğini söylemişti. 
 

İstanbul’da Göztepe-Kazlıçeşme arasında hizmet veren, 100 dakikalık yolculuğu 15 dakikaya indiren Avrasya Tüneli için özel sektöre verilen “yıllık araç geçişi” garantisi ise işletme döneminin ilk yılı (30 Ocak 2017- 30 Ocak 2018) için 25 milyon araçtı. 

İmzalanan sözleşme gereği verilen garanti birim araç geçiş miktarı, her yıl bir önceki yıla göre binde 5 oranında artış gösteriyor. Yani ikinci işletme yılı için (30 Ocak 2018- 30 Ocak 2019) 25 milyon 125 bin, üçüncü işletme yılı için (30 Ocak 2019- 30 Ocak 2020) 25 milyon 250 bin 625, dördüncü işletme yılı için (30 Ocak 2020- 30 Ocak 2021) 25 milyon 376 bin 878 aracın geçeceğine dair devlet garanti vermiş durumda. 

Ancak yukarıdaki tabloya bakıldığında, pandemi döneminde sokağa çıkmaların azalmasıyla, dördüncü işletme yılının hedefinin yarısının bile altında kalınmış durumda. 

Geçmeyen araçlar için ödenen üç yılda 450 milyon lirayı geçti 

Peki geçmeyen araçlar için Hazine’den Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş.’ye ne kadar ödeme yapıldı?

Dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan’ın CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun verdiği soru önergesine, 28 Mart 2019’da verdiği cevaba göre 2017 yılındaki garanti ödemeleri 123 milyon 699 bin 443 lira oldu. 2018’de ise bu miktar, 155 milyon 684 bin 443 liraya çıktı. 

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Şubat 2020’de Sözcü’ye yaptığı açıklamada, Avrasya Tüneli için verilen araç garantisi nedeniyle 2019’da işletmeci firmaya 177 milyon lira ödendiğini söylemişti. 

Ödemeler genellikle şubat ayında yapıldığı için 2020’nin garanti ödemesi henüz kesin değil. 

Bu garanti niye verilmişti?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ATAŞ’ın ortaklarının projeye toplam yatırımı 1 milyar 245 milyon 121 bin 188 dolardı. 

Bunun 285 milyon 121 bin 188 doları şirketlerin özkaynağından karşılandı. Geriye kalan 960 milyon dolar için ise kredi kullanıldı. 
 

Söz konusu kredi paketi Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilen Yap-İşlet-Devret Altyapı Projeleri arasında 18 yıl ile en uzun vadeye sahip.

960 milyon dolarlık kredinin 550 milyon doları doğrudan Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Kore Eximbank tarafından sağlandı. 210 milyon doları Kore ihracat sigortası kurumları teminatındayken, 200 milyon doları ise Türk bankalarının garantörlüğünde. Bu bankalar Yapı ve Kredi Bankası, Türkiye İş Bankası, Garanti Bankası. Kreditör ise Avrupa Yatırım Bankası.

Dolayısıyla bunca krediye karşılık Hazine’nin bir garanti vermesi gerekiyordu. 

Proje ne getirdi?

2016’daki konuşmasında “100 yıllık bu projeyle artık ‘Havalar sisliymiş’, ‘Deniz dalgalıymış’ filan, böyle endişeleri taşıma durumumuz olmayacak, ister raylı sistemler Marmaray’ı, ister aracınla Avrasya Tüneli’ni” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, projenin 25 sene boyunca kamu payı ve vergilerle Hazine’ye yılda 180 milyon lira gelir getireceğini söylemişti. 
 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 13 Aralık 2020 tutanaklarında yer alan ifadelere göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, TBMM’nin 30’uncu birleşiminde Avrasya Tüneli’nin 2017 ve 2020 yıllarında sağladığı toplam faydanın 5 milyar 23 milyon lira olduğunu dile getirmişti. 

Avrasya Tüneli’nin internet sitesinde yer alan 2018 raporunda ise zaman, yakıt tasarrufu, emisyon ve kaza maliyetleri dikkate alındığında projenin 2017 ve 2018’de toplam katkısının 2,4 milyar lirayı bulduğu ifade edilmişti. 

2018’de 24 milyon saat tasarrufu ile 845 milyon liralık zamanın kazanıldığını söyleyen rapor, 48 bin ton yakıt tasarrufu ile 295 milyon lira daha az yakıt kullanıldığını belirtiyordu. 

Raporda ayrıca 17 bin ton karbondioksit emisyonu ile 31 milyon liralık emisyon tasarrufu elde edildiği aktarıldı. 

Sayıştay raporları ne diyor?

“2017-2019 arası garanti ödemesi 372,6 milyon lira olacak”

Sayıştay Başkanlığı’nın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı için 2018’de hazırladığı denetim raporuna göre proje için ödenmesi muhtemel garanti bedeli, işletme döneminin tamamını (25 yıl 28 gün) kapsayacak şekilde değil, yalnızca 2017-2019 yıllarını içeren 3 yıllık dönem için hesaplanmış. 

Projenin muhasebe kayıtlarını inceleyen Sayıştay, üç yıllık dönem için yapılan ödeme tahminin 372 milyon 649 bin 537 lira olduğunu belirtti. Bu bedel, 31 Aralık 2017’deki muhasebe kayıtlarına intikal ettirildi. 
 

Uygulama sözleşmesi gereği, devletin verdiği garantilerinden ödenmesi muhtemel tutarların işletme döneminin tamamını kapsaması gerektiğini hatırlatan Sayıştay, bu durumun, “Mali tablolarda ‘Verilen Garantiler Hesabı’nın olması gerekenden daha düşük görünmesine yol açtığını” vurguladı. 

Sayıştay’ın açıklamasına göre Bakanlık, bu durumun gerekçesini ” 2020 yılı itibarıyla garanti edilen araç geçiş sayısının aşılacağı öngörülüyor. 2020 yılı sonrası için garanti ödenmeyecek” diyerek açıkladı. Ancak Bakanlığın öngördüğü olmadı. 

Bakanlık ayrıca, “Döviz kurlarında ve ekonomik ortam nedeniyle talep düzeyinde oluşan değişiklikler nedeniyle izleyen yıllara ilişkin öngörülerin yenilendiğini, güncel kurlar ve gerçekleşmeler dikkate alınarak tüm hesapların 2019 yılı ilk yarısı sonu itibarıyla güncellenerek ilgili muhasebe birimine bilgi verileceğini” söyledi. 

Garanti ödemelerinin biteceği tarih altı yıl ertelendi 

2019 Sayıştay raporlarına bakıldığında ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın öngördüğü, “garanti edilen araç sayısına ulaşılacak yıl”, 2026 olarak revize edildi. 

Sayıştay, Bakanlığın, 2019-2025 dönemi için toplam 963 milyon 167 bin 225 lira garanti ödemesinin yapılacağını öngörüldüğünü ancak söz konusu tahminlerin muhasebe kayıtlarına alınmadığını tespit etti.

Bakanlığın mali tablolarında “930-Verilen Garantiler Hesabında” kayıtlı olan tutarların, 31 milyon 27 bin 74 TL olarak görünmesinin de bu hususu doğruladığı belirtildi. 

Sayıştay’ın raporuna göre Bakanlık, söz konusu tespite şu yanıtı verdi: 
 

Ancak söz konusu güncellemenin 2019 yılı içerisinde yapılmaması nedeniyle, bu durum mali tablolarda “930-Verilen Garantiler Hesabı”nın 932 milyon 140 bin 150 lira noksan görünmesine yol açtı. 

Sayıştay, “Gelecek dönemlere ilişkin mali tabloların doğruluğunu ve güvenilirliğini sağlamak için, söz konusu proje kapsamında verilen talep garantilerine ilişkin güncellemelerin düzenli olarak Bakanlık Merkez Saymanlığı’na bildirilmek suretiyle muhasebe kayıtlarına alınmasının sağlanması gerektiği düşünülmektedir” açıklamasına yer verdi. 

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap