Babacan’dan Erdoğan ve Bahçeli’ye Diyarbakır daveti: Buralar yoksul, yarattığınız eseri gelin görün

by Haber Fora

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, 5 ay aradan sonra ikinci kez geldiği Diyarbakır’da Kürt sorunu, anadil, insan hakları, yoksulluk ve ekonomi konularında önemli açıklamalar yaptı. 

Ali Babacan ve eşi Ülkü Zeynep Babacan, bu sabah İstanbul’dan tarifeli uçakla geldikleri Diyarbakır Havalimanı’nda yöresel kıyafet giyen fistanlı ve şalvar ve puşili kız ve erkek çocuklar tarafından çiçeklerle karşılandı. 

Merkez Bağlar İlçesi 1. Olağan Kongresi öncesi basınla kahvaltıda bir araya gelen Babacan, Merkez Bankası’ndaki rezervler konusundaki bir soru üzerine, “Merkez Bankası’nın elindeki döviz rezervi tarihte ilk kez eksiye düştü. İçimiz cız ediyor kara gün parası da çarçur edildi, yedek akçeleri de sıfırlandı. Dolayısıyla nerede harcandığının açıklanması lazım, yayın yasakları beyhude bir çabadır” diye konuştu.

HDP’lilerin fezleke konusu

Babacan, Meclis’e gönderilen HDP’li vekillerin fezlekeleri, seçim barajının düşürülmesi ve Abdullah Gül ile ilgili sorulara ise şu yanıtları verdi:  

Seçim barajının düşürülmesi tartışmaları

“Seçim barajı, ittifak, siyasi partilere verilen destek ile ilgili yapılmak istenen düzenlemeler DEVA partisinin engellenmesine dönük projelerdir. Sorun şu ki bizi ölçemiyorlar. Bakıyorlar geniş bir kitleden sıcak bir bakış var, bunun ne kadarı oyana dönüşecek, bu ölçemiyorlar. Bunların hepsi beyhude. Güç kaybeden iktidarlar kuralları değiştirip nasıl kazanırız derdine düşmüşler. Bunlar iktidarın gidiş dönemine girdiğini gösteriyor.

Abdullah Gül’ün katkıları oldu

Partimizin kuruluş aşamasında sayın Gül’ün fikri katkıları ve açık destekleri oldu. Kurulduktan sonra kendi karar mekanizmalarını oluşturdu, kendi yapılarını oluşturdu. Sayın Gül ile partimiz kurulduktan sonra 2 kez ailecek bir araya geldik. Hem ittifak hem de Cumhurbaşkanlığı adaylıkları gündemimizde yoktur.”

Davul zurnalı folklor ekibi karşıladı

Ali Babacan daha sonra Bağlar İlçe 1. Olağan Kongresi için gittiği salon önünde davul zurnalı folklor ekibi ve kalabalık partili grup tarafından karşılandı. Folklor ekibini bir süre izleyen Babacan ve eşi daha kongre salonuna geçti. 

Kürt sorunu, anadil vurgusu ve Erdoğan pankartı

Buradaki konuşmasında Kürt sorununa vurgu yapan Babacan, İçişleri Bakanlığı’nın kadına yönelik şiddetle mücadele için geliştirdiği KADES uygulamasında Kürtçe’nin olmamamısını eleştirdi. Babacan, “Bu uygulamada Türkçe dışında tam 5 tane dil var. Fransızca bile var, hepsi olsun, güzel, zararı yok, faydası var. Ama bu ülkede en çok konuşulan ikinci dil Kürtçe yok. Böyle bir ayrımcılık yapılabilir mi? Bu işin ucunda yaşam var, kadınların canı var. Şiddete uğrayan kadının konuştuğu dille kavga edilir mi? Kadına yönelik şiddetle mücadele gerçek bir ölüm kalım savaşıdır ve hafife alınamaz, ayrımcılık yapılamaz” dedi.

Diyarbakır’da AK Parti Teşkilatı’nın üzerinde Kürtçe ve Türkçe “Seni seviyoruz Erdoğan” yazan pankartların asılmasına da dikkat çeken Babacan, Türkiye’de ayrımcılık yapıldığını ifade etti.

Babacan, “Kadın Destek Uygulaması’nda (KADES) Türkçe dışında tam beş dil var ama bu ülkede en çok konuşulan ikinci dil yok. Konu kadına şiddete gelince neden Kürtçe ‘bilinmeyen bir dil’ oluyor? Şiddete uğrayan kadının konuştuğu dille kavga edilir mi? Sokak ortasında kendi kendilerine ilan-ı aşk ediyorlar, sağa sola ‘Erdoğan’ı seviyorum’ yazıyorlar. Diyarbakır Surlarına da Kürtçesini yazdırdılar. Kürtçe, bu milletin parasıyla taraflı cumhurbaşkanına sevgi göstermeye gelince akıllarına geliyor ama konu kadına şiddetse bilinmeyen dil oluyor. Beş ay önce ‘Kürtçe öğretmen atanmıyor’ demiştim, sesimizi duymuşlar. Yüzde 200’lük artışla 1’den 3’e çıktı… Koskoca Türkiye’de üç Kürtçe öğretmeni var. Komik olmayın. İnsanların anadiliyle kavga edip, kimliklerini yok sayamazsınız” dedi.

Ceylan Önkol davası

Konuşmasında Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ne bağlı Şenlik Köyü’nde 28 Eylül 2009 tarihinde koyun otlatmak için çıktığı evinden 200 metre uzaklıkta patlayıcı bir cisim nedeniyle hayatını kaybeden 12 yaşındaki Ceylan Önkol davasını hatırlatarak, “Beş ay önce Diyarbakır’a geldiğimde, gözleriyle hafızalarımıza kazınan Ceylan Önkol’dan bahsetmiştim. İdare Mahkemesi, Ceylan’ın ölümünde bakanlığı yüzde 90 kusurlu buldu. Kusurun yüzde 10’unu da evinden ot toplamaya çıkmış, Diyarbakırlı yoksul bir kızımızın üzerine bıraktılar. Peki o yüzde 90 kusur var da onun sorumlusu açıklandı mı? Kusur var ama suçlu yok. Daha da acısı Ceylan’ın ailesinin on iki sene boyunca adliyelerde mücadele etmesiydi. Bu mudur adalet? On iki sene sürüncemede bırakılır mı? İlla hatırlatmamız mı gerekiyor?” diye konuştu.

Erdoğan ve Bahçeli’ye: Gelin Bağlar’daki yoksulluğu görün

“Seçim kurallarıyla oynamaya başladıysa gitme zamanı gelmiştir” diyen Babacan, hükümetin açıkladığı reform paketlerini de eleştirdi. Konuşmasını yaptığı ilçenin kentin en yoksul yeri olduğunu vurgulayan Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye, “Oturduğunuz Saraylarda hayal aleminde yaşıyorsanız, gelin bu sokaklarda gerçekleri, yoksulluğu ve yarattığınız eseri görün” çağrısı yaptı. 

Kayyumlar ve ithal bürokratlar konusu

Babacan, konuşmasında kayyumlara karşı olduklarını ifade ederken, “Halkın iradesine saygı gösterin” diye konuştu. Babacan, kayyumlarla birlikte Diyarbakır’da ithal daire başkanlarının kent halkını rahatsız ettiğini vurgulayarak, “Liyakatli kişileri göreve getirin. Kamu ihalelerini 3-5 kişinin zenginleşmesine alet etmeyin” diye konuştu.

Babacan, kongre sonrası Bağlar Sağlık Ocağı Semti’nde esnaf ve vatandaş ziyareti yaptıktan sonra 60 bini aşkın üyesi bulunan kentin en örgütlü STK’sı olan Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu’nu ziyaret etti ve DEVA Partisi Kayapınar İlçe Teşkilatı açılışını gerçekleştirdi.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap