Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Fidan: İyi insan, iyi sporcu ahlaklı ve adil oyunu getirecektir

by Haber Fora

Beşiktaş’ın özkaynak devrimi, Süleyman Seba, Yusuf Tunaoğlu, Süleyman Oktay, Fuat Yaman, Ziya Doğan, Fikret Demirer, Tuğrul Çakır, Sanlı Sarıalioğlu, Sinan Engin, Metin Tekin, Ali Gültiken, Feyyaz Uçar, Rıza Çalımbay, Sergen Yalçın, Ozan Köprülü, Nihat Kahveci, Necip Uysal, Adem Büyük, Korcan Çelikay, Mehmet Sedef, Batuhan Karadeniz, Muhammet Demirci, Rıdvan Yılmaz, Ersin Destanoğlu ve daha nice isimlerin Türk futboluna kazandırılmasını sağladı.

Bu, ekonomik olarak “en zor günlerinden belki de en zorunu” yaşayan Beşiktaş yönetimine bir miras niteliğinde.

Ve bu miras, başta başkan Ahmet Nur Çebi, Fırat Fidan, Sergen Yalçın, Ozan Köprülü ve Mehmet Ekşi gibi isimlerin elinde geleceğe güvenle bakılabileceğinin sinyallerini veriyor.

Bu sözler Beşiktaş Kulübü’nün futbol başta olmak üzere tüm branşlarda geleceğinin emanet edildiği Fırat Fidan’a ait.

Haber Fora’ye konuşan Fidan, “Türk futbolunun kurtuluş reçetesi” olarak nitelendirilen altyapı sistemini şu sözlerle tanımladı:

Fidan, tepeden inme olarak altyapının başına gelen isimlerden biri değil.

Son yapılan seçimlerde yönetime girmeden önce iki yıl Beşiktaş’ın altyapısında komite başkanlığı yaptı.

Bu sorumluluğu almadan da bu yola baş koymuş ve altyapıya inanıp, çalışmalar yapıyordum” diyen Fidan, “Göreve gelince elbette sorumluluğum arttı. Ancak gelecek öz kaynakta ve biz de öze dönüyoruz. Öze dönerken de güçlü bir dönüş hedefliyor ve bunun için gerekli olan çalışmaları yapmaya çalışıyoruz. Buradaki amaç verimliliği çok, maliyeti aza indirmek. Altyapıyı istediğin şekilde eğitir ve geliştirirsen, A takımını da istediğin şekilde ilerletebilirsin. Değer kattığınız kişilerle; değerlenip, Türk futboluna ya da geliştirerek yabancı takımlara transfer edilmesini sağlamak önemli bir adım” değerlendirmesinde bulundu.

 

“Beşiktaş’ın öncelikli noktası; yetenekleri akademi ile geliştirmek”

Bir döneme damga vuran ve hala da altyapıdan çıkardığı isimlerle Süper Lig’de şampiyonluğun en güçlü adayları arasında yer alan Beşiktaş’ın altyapı sisteminin nasıl işlediğini sordum Fidan’a.

Siyah-beyazlı takımın altyapısının geçmişten beri fark yarattığını dile getiren Fidan, şunları kaydetti:

“Gençlerin önce iyi birer insan, iyi birer sporcu olmaları için uğraşıyoruz”

Oyuncu yetiştirme sürecinin 7-8 yaşlarındaki genç futbolcu adaylarının eğitici ve uzman kişiler tarafından seçilerek Beşiktaş bünyesine dahil edilmesiyle başladığını aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı:

Genç oyuncuların profesyonel olma aşamasına kadar farklı antrenörler eşliğinde gelişimlerini her yönden tamamlamaları için çaba sarf ettiklerini söyleyen Fidan, “A takım için yeterli görülenleri Beşiktaş A Takımına, gelişmesi için zaman ve oynamaya ihtiyacı olanları ya da A takım kadrosunda ilgili mevkilerde boşluk olmadığı için yer veremeyeceklerimizi ise kiralık olarak göndermeye çalışıyoruz. Öncelikle Süper Lig olmak üzere çeşitli lig ve takımlarına bu gençlerimizi süre alabilmeleri için geçici olarak gönderiyoruz” şeklinde görüş belirtti.

“Beşiktaş’ın hep var olan genç oyuncu yetiştirme olgusu her zaman önceliğimiz”

Fidan, Beşiktaş Kulübü olarak altyapı yatırımlarıyla ilgili kendilerine misyon ve vizyon belirlediklerini belirterek, şu bilgileri paylaştı:

 

“Geleceğin sporcularına yapılan yatırım kulübün kendine yaptığı yatırımdır”

Kurulacak bu sistemle kulübün gelirlerinin giderlerini karşılamayı amaçladıklarını aktaran Fidan, hedeflerini şöyle aktardı:

Hedeflerinden birinin “Akademi bünyesinde önceliğimiz genç arkadaşlarımıza ve Beşiktaş’a yakışır bir çalışma ortamı sağlamak” olduğunu söyleyen Fidan, “Bunun için de Nevzat Demir Tesisleri’nde onlara harika bir saha ve tesis inşa etme çabasındayız. Ayrıca Fulya Hakkı Yeten Tesisleri’nin de revizyonu için çaba gösteriyoruz. Bunun yanı sıra diğer bir önceliğimiz de onlara verebileceğimiz eğitimleri artırmak ve tam donanımlı sporcular olabilmeleri için günümüzün bize sağladığı eğitim imkanlarını onlara sağlayabilmek” şeklinde konuştu.

“Başarının en önemli etkeni takım ruhu”

Beşiktaş’ta, Türkiye A Milli Futbol Takımı ile çeşitli yaş gruplarında ve diğer kulüplerde Fulya kökenli birçok oyuncu bulunuyor.

Fidan, “Bu başarıyı nasıl yakalıyorsunuz, seçme ve değerlendirme sisteminiz nasıl işliyor” sorumu şöyle yanıtladı:

 

Başarının en önemli etkeni ekip ve takım ruhu” diyen Fidan, şu yorumu yaptı:

Akademinin öncelikli görevini “yetenekleri geliştirmek” olarak tanımlayan Fidan, şunları kaydetti:

Altyapı oyuncularının A takım ile entegrasyonu nasıl sağlanıyor?

Hiç şüphesiz ki bir oyuncuyu yetiştirmenin en zor yanı, onu bir üst kategori olan ve yarışma ligi olan Süper Lig’de sergileyebilmek.

Avrupa’nın dev kulüplerinde bunun birçok örneğini görsek de Türkiye’de bu durum biraz karmaşık.

Bir dönem Emre Belözoğlu, Arda Turan, Necip Uysal, Ozan Kabak, Abdülkadir Ömür, Yusuf Yazıcı; yakın zamanda ise Mustafa Kapı, Emre Demir, Rıdvan Yılmaz, Ersin Destanoğlu, Kartal Kayra Yılmaz, Ömer Faruk Beyaz ve daha birçok isim zaman zaman forma şansı bulmuş, kimisi de formayı bir daha bırakmamıştı.

 

Altyapı oyuncularını A takıma entegre etmek bu kadar zorken, Beşiktaş bunu nasıl başardı?

Fulya’da çalışmalarını sürdüren akademiyi Ümraniye’ye taşımayı planladıklarını söyleyen Fidan, “Şayet bu gerçekleşirse entegrasyon artık bir sistem haline dönüşecek. Ümraniye tesislerinde A takım ile aynı ortamda olmaları akademi oyuncularımız için son derece önemli olacak. Fiziki şartlar ve imkanlar son derece motive edici ve geliştirici olacaktır” şeklinde görüş belirtti.

Altyapıya kabul edilen bir oyuncunun eğitim, psikolojik ve sosyal hayatı nasıl takip ediliyor?

Türkiye’de birçok futbolcunun hayali İstanbul’un “Üç Büyükler” olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray kulüplerinden birinde oynamak…

Kimi gönülden bağlı olduğu kulübü için sahada ter dökmek, şampiyonluklar ve kupalar kazanmak; kimisi içinse Avrupa’ya açılan kapı…

İstanbul’un ve Türkiye’nin hatta farklı ülkelerden oyuncuların yer aldığı Beşiktaş’ta altyapıdaki oyuncuların en önemli sorunların birisi de eğitim.

Fidan, “Altyapıya kabul edilen bir oyuncunun eğitimi, psikolojik sağlığı ve sosyal hayatı nasıl takip ediliyor? Bu konuda yaptığınız ve yapmayı planladığınız çalışmaları bizimle paylaşır mısınız” sorusuna şu cevabı verdi:

Altyapıdaki her kişinin öncelikli olarak belli bir disipline sahip olması gerektiğini belirten Fidan, “Sporcu kendini bilecek ve ‘Ben sporcuysam, hayatıma, yaşantıma dikkat etmem gerekiyor’ demeli. İçinden gelen bu ise; altyapıda başarılı olabiliyor zaten. Bunun bilincinde olan kişilere elbette destek oluyoruz ve bunu daha da ileriye taşıyoruz. Örneğin; yemek saatleri, antrenman saatleri, uyku saatleri belirli periyot ve saatlerde olmalıdır. Bunun bilincinde olup uyum sağlayan kişi, zaten altyapıda kendini geliştirerek farkını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Kaliteli rekabet, oyuncularımıza daha fazla güç verecektir”

Türkiye’de birçok dönemde farklı şekillerde uygulanan yabancı sınırı ile ilgili “genç futbolcuların yetişmesine ve gelişmesine engel olduğu” yönünde eleştiriler yapılıyor.

Takımların 28 kişilik kadrolarında 14 yerli zorunluluğu barındıran kurala göre yabancı futbolcu sayısı maksimum 14’le sınırlandırılmış.

Fidan’a altyapının oldukça emek ve özveri isteyen bir iş olduğunu göz önüne alırsak bu kuralın “emekleri boşa çıkardığı” tezine katılıyor musunuz sorusunu sordum.

Kulüplerin mevcut durumda 14 yabancı bulundurma hakkının var olduğunu hatırlatan Fidan, “Bunun giderek düşmesi altyapıdaki kişilere daha çok şans verilmesini elbette arttıracaktır. Fakat buradaki önemli nokta yine altyapıya ne kadar önem verildiği, gelişimi için ne kadar özverili davranıldığıyla alakalı. Sonuçta yabancı oyuncu çalıştırılmadığı takdirde yabancılar kadar iyi ve efektif kullanılabilecek futbolculara ihtiyaç duyulur. Bu ihtiyacı da altyapıya gerekli özeni gösterip, gerekli eğitimlerin verilerek profesyonel verimli ve hızlı düşünebilen futbolcular yetiştirilmelidir. Böyle durumda tabii ki altyapıdaki kişilerin A takıma çıkmaları için daha fazla şansları olacaktır” şeklinde görüş belirtti.

Fidan sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Futbolculara verilen eğitim, profesyonel bir eğitim ve neredeyse lisans derecesinde”

Türkiye’de eskiden anne-babalar çocuklarının futbolcu olmalarına pek sıcak bakmazlar, üstelik futbolcu oynamak isteyen gençleri okuyup meslek sahibi olmaları yönünde teşvik ederdi.

Futbolun önceden bir meslek gibi görünmediğini ancak şu an durumun hiç de öyle olmadığını aktaran Fidan, “Futbol artık bir endüstri haline geldi, eğer iyiyseniz hem oynarken yurtiçi veya dışında ciddi paralar kazabiliyorlar hem de faal futbolculuklarından sonra antrenör olarak bu endüstrinin içinde yer alabiliyorlar. Artık futbolculara verilen eğitim, profesyonel bir eğitim ve neredeyse lisans derecesinde. Futbolun bir meslek olarak görülmesi için gerekli eğitimleri eskiye nazaran şu an daha yoğun ve etkili şekilde alan futbolcu adayları kendilerini her anlamda geliştiriyor” ifadelerini kullandı.

Futbolcu sadece maçta 90 dakika topu sürüp galibiyet almak için gol atan ya da asist yapan biri değil” diyen Fidan, sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Ebeveynlere tavsiyem çocuklarının üstünde baskı kurmasınlar”

Futbol endüstrisinin sadece oyuncular tarafından görülmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, altyapıların yaklaşık yüzde 5’lik kısmının profesyonel olup bu işten para kazanabileceğini, geri kalanların ise çeşitli alanlarında yer almaya devam ettiğini söyledi.

Fidan, futbolcu olmak isteyen gençlere şöyle tavsiye verdi:

 

“Türk sporunun gelişimi için TFF’den maddi ve manevi destek bekliyoruz”

Altyapıyı “kulüplerin can damarı” olarak nitelendiren Fidan’ın, özkaynak sisteminin gelişmesi için önerileri ise şöyle:

Beşiktaş’ın dışındaki kulüpler için de tavsiyeler veren Fidan, “Rekabetin hırslarına kapılmadan yetiştirmeye çalıştığımız çocukların hayatlarının kıymetini en ön planda tutarak önce Türkiye’mize iyi insanlar kazandırmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. İyi insan, iyi sporcu ahlaklı ve adil oyunu getirecektir. Bu da toplumun gelişmesine ilerlemesine pozitif katkı sağlayacaktır. Futbol güzel bir oyun ama güzel insanlarla oynanırsa güzelleşiyor. Ülkemizin, milli takımımızın bu gençlere ihtiyacı var. Bizlerin de abileri olarak onları iyi yetiştirmek gibi ülkemize bir boyun borcumuz var” değerlendirmesinde bulundu.

“Beşiktaş camiası bize güvensin, inansın ve desteklesin”

Beşiktaş’ımız için çalışmaya, üretmeye ve iyi şeyler yapmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” diyen Fidan, sözlerini şöyle noktaladı:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap