Biden’ın Demokrat rakibi New York Valisi şimdi ne yapıyor?

by Haber Fora

New York Valisi Andrew Cuomo 2020 yılında dünyanın kalbini, acımasız bir şekilde ayrım gözetmeksizin saldıran gizemli bir virüsten kurtardıktan sonra salgının kahramanı olarak ABD sahnesinde öne çıkmıştı. Neredeyse her gün vermeye başladığı ve federal hükümetin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadeledeki başarısızlığını eleştirdiği basın brifingleri geniş çapta takip edildi. Öyle ki açıklamaları dönemin Demokrat Parti adayı Joe Biden’ın medyadaki çekingen görünüşünden daha büyük bir ilgi gördü.

Başta Kovid-19’un tehlikesini küçümseyen eski ABD Başkanı Donald Trump ve gözlerden uzak olması nedeniyle eleştirilen seçimlerdeki rakibi mevcut ABD Başkanı Joe Biden olmak üzere salgın, ABD’li siyasetçiler için bir imtihan oldu. Bununla birlikte bu sırada Cuomo’nun halkın nazarındaki ünü artıyordu. Gözlemciler, Cuomo’nun yönetiminin salgının dünya çapında merkez üssü haline gelen New York’u, o zamanlar hala salgının sert dalgaları ile boğuşan ve teyakkuzda bekleyen başka eyaletler için bir umut ışığı olacak şekilde başarılı bir hikayeye dönüştürmesinden övgüyle söz ediyordu.

Cuomo, salgının yayılmasıyla birlikte yükseleşi sırasında ABD merkezli medya kuruluşları tarafından Trump’a daha iyi rakip olabilecek bir aday olarak gösterilmeye başlanmıştı. Geçtiğimiz nisan ayında Washington Post, Demokratların yüzde 56’sının Cuomo’yu tercih ettiğini, yüzde 44’ünün ise Biden seçiminde kararlı olduğunu ortaya koyan bir anket yayınladı. Ancak New York Valisi başkanlık için adaylığını koymak istemedi ve sadece “American Crisis: Leadership Lessons from the COVID-19 Pandemic” (Amerikan Krizi: Kovid-19 Pandemisinden Liderlik Dersleri) adlı bir kitap çıkarmakla yetindi ve içinde virüs ile mücadele etmek için gösterilen çabalara liderlik ederken öğrendiği şeyleri anlattı.

Amazon sitesinde Medikal Sosyoloji bölümünde en çok satanlar listesinde ilk sıraya oturan kitabının özetinde Cuomo “ülkenin en çok ihtiyaç duyduğu sistemli mücadelenin sancaktarı” olarak tanımlanıyor ve hızlı bir şekilde aldığı tedbirlere atıfta bulunuluyor. Cuomo’nun aldığı tedbirler, ABD’de salgından en çok zarar gören bölgeler listesinin başında yer alan New York’taki vaka sayılarının düşmesine yardımcı olduğu için Demokratlar tarafından övgüyle karşılandı.

Valinin popülerliği, basın açıklamalarının yüksek izlenme oranına ulaşmasıyla paralel bir şekilde artarken Cumhuriyetçiler eleştiri oklarını aldığı kararlara yöneltti. Bir asırlık hareketliliğin ardından planlanan ilk karantinada sokağa çıkma yasağı getirildikten, restoranlar ve mağazalar kapatıldıktan ve ünlü metro sistemi durdurulduktan sonra New York’un bir “hayalet şehre” dönüştüğünü ve bunun küçük ve orta ölçekli işletmelerin sahiplerine zarar verdiğini söylediler.

Düşüşün başlangıcı: Huzurevi Skandalı

Cumhuriyetçiler başta Cuomo’nun siyasi hırs duvarını aşmayı başaramadı. Ancak Cuomo’nun yönetiminin, siyasi muhalifleri tarafından kullanılma korkusuyla New York’taki huzurevlerinde ölenlerin gerçek sayısını örtbas ettiği iddiaları yayılmaya başladı. Buna ek olarak huzurevlerini Kovid-19 hastalarını kabul etmeye zorlaması ve hastane yerine buralarda tedavi edilmelerine yönelik kararı yüzlerce huzurevinde salgının yayılmasına ve binlerce kişinin de hayatını kaybetmesine yol açtı.

Gözlemcilere göre siyasi çevrelerin ve halkın Cuomo’nun şeffaflık ilkesini umursamayan davranışlarda bulunmasını kınaması, hükümetin geçtiğimiz temmuz ayında huzurevlerinde 6 bin 432 kişinin öldüğünü belirten bir raporun yayınlamasıyla zirve noktasına ulaştı. Bu sayı gerçek ölü sayısının oldukça küçük bir kısmını yansıtıyordu. Zira şubat ayında yayınlanan resmi kayıtlar ve veriler, New York’taki huzurevlerinde 15 binden fazla kişinin öldüğünü ortaya koydu.

New York Valisi huzurevlerindeki ölümlerin “geç” rapor edildiğini itiraf etmesine rağmen “eyaletteki milletvekillerinin ve medyanın sorularını cevaplamada hızlı davranmamasının şüphe, alay ve komplo teorileriyle dolu bir boşluk yarattığını” söyledi. Cuomo’nun popülaritesi, New York Başsavcısı Letitia James’in yayınladığı bir rapordan sonra bile yüksek kalmaya devam etti. Söz konusu raporda eyalet yetkilileri huzurevlerinde ölenlerin sayısını yarı yarıya düşürmekle suçlanıyordu. Bunun üzerine Siena Koleji Araştırma Enstitüsü (SCRI) tarafından yapılan bir anket, Demokratların yüzde 65’inin Cuomo’nun yeniden seçilmesini istediğini, yüzde 26’sının ise başka birinin seçilmesini tercih ettiklerini ortaya koydu.

Cuomo siyasi dengesini yeniden sağlamaya çalışırken, New York Post şubat ayında Cuomo’nun üst düzey danışmanlarından birinin ses kaydını yayınladı. Danışman kayıtta Kovid-19 ölümlerinin gerçek sayılarını federal savcılar ve eski Başkan Donald Trump tarafından aleyhlerinde kullanılmasından korktukları için gizlediklerinden söz ediyordu. Konuşmanın sızdırılması geniş çaplı tartışmalara sebep olurken hem Cumhuriyetçilerden hem de Demokratlardan vali ve yönetimine ağır eleştiriler geldi.

Cinsel taciz iddiaları

Pek çok siyasetçi Cuomo’yu desteklemeyi bırakmasına rağmen, Cuomo istifa çağrılarını yanıtsız bıraktı. Beklenen de buydu. Zira birçok siyasi sınav karşısında 10 yıl boyunca New York valisi olarak kalmasını sağlayan dayanıklılığıyla biliniyordu. Cuomo dört dönem görev yapan Nelson Rockefeller’den sonra ikinci eyalet valisi olabilmek için yeniden seçilmeyi arzuluyor ancak bunun için Demokrat Parti’nin kıdemli üyelerinin desteği gerekiyor.

Gözlemciler 63 yaşındaki Cuomo’nun, altı kadın tarafından kendilerine cinsel tacizde bulunduğu veya istenmeyen cinsel çağrışımlar içerecek şekilde davrandığı iddialarının ardından tekrar seçilmesinin zor olduğunu düşünüyor. New York eyaletinin başkenti Albany’de yayınlanan Times Union Gazetesi, 2020 yılının sonunda Cuomo’nun çalışanlarından birinin, Cuomo’yu elini gömleğinin altına sokup “uygunsuz” bir şekilde dokunmakla suçladığını bildirdi. Gazeteye göre olay geçen yıl valinin kendisinden oldukça küçük olan kadın çalışanını, cep telefonundaki bir sorunu çözmesi için valilik konutuna çağırdığı sırada yaşandı.

Cuomo şubat ayının sonlarında ilk kez, kadınlara karşı bazı davranışlarının “istenmeyen flört olarak yanlış yorumlandığını” ancak “kimseye uygunsuz bir şekilde dokunmadığını ve hiçbir kadına da cinsel ilişki teklifinde bulunmadığını” söyledi. Cuomo açıklamasının devamında “Artık davranışlarımın hassas veya oldukça şahsi olmuş ve bulunduğum mevkiyi göz önünde bulundurarak bazı yorumlarımın başkalarına hiçbir şekilde kastetmek istemediğim şeyleri hissettirmiş olabileceğinin farkındayım” ifadelerini kullandı.

New York’un 56’ıncı Valisi Cuomo, hakkında büyük olasılıkla gerçekleşecek bir azil işlemi başlatılmasıyla karşı karşıya. Nitekim şimdiye kadar müttefiki olan eyalet meclisindeki Demokratların lideri 12 Mart Perşembe günü bu yönde ilk adımı başlatmak üzere onay verdi. Cuomo’nun sözcülerinden birinin AFP’ye verdiği demece göre, valinin ofisi yerel polisi bilgilendirmek zorunda kaldığı için Cuomo hakkında taciz suçlamalarına ilişkin cezai bir soruşturma açılabilir.

ABD Federal Soruşturma Bürosu’ndaki (FBI) ajanlar ve Brooklyn Başsavcılığı ofisindeki yetkililer Cuomo’nun yönetiminin huzurevleri ile olan ilişkilerini araştırırken, New York Eyalet Senatosu’ndaki bazı Demokratlar yönetime verilen acil durum yetkilerini geri almayı umuyor. Bunun yanı sıra New York’taki milletvekilleri, valiyi görevden almak için ilk adımı çoktan atmış durumdalar.

New York Eyalet Meclisi Başkanı Carl Heastie, Eyalet Hukuk Komisyonu’nun salgın sırasında huzurevindeki ölümlerin üstünün örtüldüğüne ilişkin iddiaların yanı sıra Cuomo aleyhindeki iddiaları inceleyeceğini söyledi. Heastie bu soruşturmanın Başsavcı Letitia James’in cinsel taciz suçlamalarına ilişkin ayrı bir şekilde yürüttüğü soruşturmayla çakışmayacağını vurguladı. James, vali tarafından atanan eski federal yargıcın yerine iddialar ile ilgili bağımsız bir soruşturma yürütmek üzere seçildi.

New York Valisi son zamanlarda hakkında çıkan cinsel taciz iddialarını reddedip yorumlarını ve davranışlarını bu şekilde algılayan kişilerden özür dilerken Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki “iddiaların bağımsız ve detaylı bir şekilde araştırılması” çağrısında bulundu. Psaki Cuomo’yu uzun süredir tanıyan Başkan Joe Biden’in “her kadının dinlenmesi ve kendilerine saygı ve onurlu bir şekilde davranılması gerektiğini söylediğini” bildirdi.

Cuomo’nun kendilerine cinsel tacizde bulunduğunu ya da uygunsuz bir şekilde dokunduğunu söyleyen altı kadının yönelttiği suçlamalarla ilgili resmi bir soruşturma başlatmak için bu hafta yeşil ışık yakıldı. Bunun ardından Cuomo Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerinin istifa etmesine yönelik çağrıları karşısında böyle bir niyetinin olmadığını söyleyerek suçlamalarla ilgili yeni bir soruşturma çerçevesinde gerçeklerin ortaya çıkmasını bekleme çağrısında bulundu.

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independentarabia.com/node/202021/

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap