Bilim insanları ünlü larvaların entrikasını çözdü: Karıncaaslanları neden ölü taklidi yapıyor?

by Haber Fora

Bilim insanları, karıncaaslanı diye bilinen bir böcek türünün, ölü taklidi yapmakla avcılardan nasıl korunduğunu ortaya çıkardı.

Karıncaaslanlarının larvaları, aslında avlanma yöntemleriyle ünlü. Bu böcekler kumda ya da yumuşak toprakta fazla derin olmayan koni biçimli tuzaklar kazıyor ve keskin çeneleri dışarıda kalacak biçimde çukurun dibine gömülüyor. Tuzağa yakalanan avlar böylece kolayca yem oluyor.

Öte yandan bu böcekler de onlarla beslenen hayvanlara kolayca av oluyor. Zira bir karıncaaslanı kolonisinin kurnaz tuzakları, avcıların gözünden kaçamayacak kadar belirgin. Bu tuzakları kazan larvalarsa aktif bir savunma yöntemi yerine pasif bir silah geliştirmiş durumda. Zira avcılardan korunmak için öngörülemeyen zaman aralıklarında tamamen hareketsiz kalabiliyor.

Bu hafta Biological Letters isimli hakemli dergide yayımlanan araştırma ise bu davranışın sabırsız avcılara karşı nasıl avantaj sağladığına ışık tutuyor.

Böceklerin peşinde 30 yıl

Birleşik Krallık’taki Bristol Üniversitesi’nden biyologlar Nigel R. Franks ve Ana Sendova-Franks, 30 yılı aşkın süredir böcekler üzerinde çalışıyor.

Biyolog çift, 2016’da karıncaslanı larvalarını yakından incelemeye başladı. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında inceledikleri larvaların 61 dakika boyunca “ölü taklidi” yapabildiğini gördü. Dr. Franks, bunun, sabırsız avcılar için “kabus gibi olduğunu” ifade ediyor.

New York Times’ın aktardığına göre pek çok hayvan tehlikeyle karşı karşıya kaldığında benzer şekilde davranıyor. Hatta keseli sıçangiller, öldükleri ve dolayısıyla lezzetli olmadıkları yanılsamasını güçlendirmek için kötü kokular yayabiliyor.

Ancak Dr. Franks, kuşlar gibi harekete uyumlu hayvanların avladığı bu larvaların davranışını nitelerken, “temas sonrası hareketsizlik” terimini kullanmayı tercih ediyor. Çünkü uzmana göre larvalar, bu davranışı sergilerken aslında “Ben ölüyüm ve artık lezzetli değilim” demeye çalışmıyor. Bunun yerine avcının dikkatini başka yöne çekerek göz önünde saklanmış oluyor.

Anahtar bulundu: Hareketsiz kalma sürelerindeki değişkenlik 

İki bilim insanı bir sonraki araştırma gezisinde inceledikleri tüm karıncaaslanı larvalarının ölü taklidi yaptığı süreleri ölçtü. Bunun sonucunda aynı larvanın hareketsiz kalma süresinin bile son derece değişken olduğu görüldü.

Dr. Sendova-Franks’e göre bu değişkenlik, aslında hayatta kalma stratejisinin parçası. Zira bir larvanın ölü taklidi yaptığı sürenin öngörülebildiği bir senaryoda yırtıcılar da karşı stratejiler geliştirebilir. Herhangi bir örüntü olmadığında ise yırtıcılar yakınlardaki diğer yiyecekleri aramak üzere yoluna devam edebilir.

Araştırmacıla işte bu hipotezi test etmek için meslektaşları Alan Worley’le birlikte bir kuşun tehdit ettiği varsayımsal karıncaaslanlarını simüle etti.

Oluşturulan senaryoda karıncaaslanı çukurlarını ziyaret eden ve larvaları gagalayan bir kuş yer aldı. Kuş, bazen yakaladığı larvaları yere düşürüyordu. Düşen larvalar da değişken süreler boyunca hareketsiz kalıyordu. Bu süreler araştırmacıların gerçek gözlemlerine uygun olarak belirlendi.

Bu sırada simülasyondaki kuş da herhangi bir hareketlilik için bekliyor ama hiçbir kıpırtı göremeyince hareketli bir av aramak üzere yoluna devam ediyordu. Simülasyonu binlerce kez tekrarlayan araştırmacılar sonunda “keseli sıçanı oynamanın” gerçekten de larvaların kurtardığını keşfetti. Zira hayatta kalma oranını yaklaşık yüzde 20 artırıyordu.

Ne daha kısa ne daha uzun

Dr. Franks ayrıca simülasyondaki larvaların hareketsiz durduğu süreleri azaltmanın hayatta kalma oranını önemli ölçüde düşürdüğünü, süreyi artırmanınsa herhangi bir etkide bulunmadığını keşfetti.

Bu keşif, larvaların gerçekte yaptığından daha uzun süre hareketsiz kalmasının işe yaramayacağını gösteriyor. Uzmanlara göre bu, ölü taklidi yapılan sürenin son derece hassas şekilde belirlendiği ve daha da iyileştirilemeyeceği anlamına geliyor.

Dr. Franks, “Ölü taklidi yapmak bir sihirbazlık numarası gibi” diyor ve ekliyor:

Haber Fora, New York Times, SciTechDaily

Derleyen: Çağla Üren

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap