Cem Küçük: Fransız kanalı benimle röportaj yapmak istedi, “Emin misiniz? Ben Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum, muhalif değilim” dedim

by Haber Fora
Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, kendisi röportaj teklifinde bulunan Fransız kanalı 
“C dans l’air”e ” “Emin misiniz? Ben Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum. Muhalif değilim” yanıtını verdiğini yazdı. 
 
Küçük, “Geçtiğimiz temmuz ayının ortasında Naomi Cohen adında bir Fransız gazeteci beni aradı. Türkçesi de fena değil. “C dans l’air” kanalı adına aradığını ve uygun olduğum bir anda Türkiye’nin Libya politikası üzerine benimle röportaj yapmak istediklerini söylediler. Ben de kendilerine, ‘Emin misiniz? Ben Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum. Muhalif değilim’ dedim.  ‘Evet, eminiz’ dediler. ‘Peki’ dedim ve 23 Temmuz için anlaştık” ifadesini kullandı. 
 
Küçük yazısında şunları kaydetti: 
 
Naomi’yle beraber Meryem adında Cezayir asıllı bir muhabir ve kameraman geldiler. Çekimleri yaptılar. Sonra İngilizce olarak Türkiye’nin Libya politikasını değerlendiren röportajı yaptık. Güzel bir çekim oldu… Birkaç gün içinde yayınlanacak dediler. “Tamam” dedim. Aradan zaman geçti ama röportajı yayınlamadılar. Kendilerine “ne zaman yayınlanacak?” diye sorduğumda, “Ertelendi” dediler. Sonra kendi kendime düşündüm, o röportajı niye yayınlamadılar diye. Macron’u birkaç cümle ama kibar bir üslupla eleştirmiştim. Herhâlde ondan dolayı dedim… Avrupa, Batı her zaman fikir özgürlüğünden dem vurur, bununla gurur duyar. Ama kendilerine bir eleştiri yönelttiğinizde fikir özgürlüğünden eser kalmaz. Fransa anaakım medyasının iyi kanallarından biri olan “C dans l’air” Türkiye’nin tezlerini savunduğum bir röportajı yayınlayamadı. Buna cesaret edemedi.
 
Yazının devamı için
Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, kendisi röportaj teklifinde bulunan Fransız kanalı 
“C dans l’air”e ” “Emin misiniz? Ben Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum. Muhalif değilim” yanıtını verdiğini yazdı. 
 
Küçük, “Geçtiğimiz temmuz ayının ortasında Naomi Cohen adında bir Fransız gazeteci beni aradı. Türkçesi de fena değil. “C dans l’air” kanalı adına aradığını ve uygun olduğum bir anda Türkiye’nin Libya politikası üzerine benimle röportaj yapmak istediklerini söylediler. Ben de kendilerine, ‘Emin misiniz? Ben Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum. Muhalif değilim’ dedim.  ‘Evet, eminiz’ dediler. ‘Peki’ dedim ve 23 Temmuz için anlaştık” ifadesini kullandı. 
 
Küçük yazısında şunları kaydetti: 
 
Naomi’yle beraber Meryem adında Cezayir asıllı bir muhabir ve kameraman geldiler. Çekimleri yaptılar. Sonra İngilizce olarak Türkiye’nin Libya politikasını değerlendiren röportajı yaptık. Güzel bir çekim oldu… Birkaç gün içinde yayınlanacak dediler. “Tamam” dedim. Aradan zaman geçti ama röportajı yayınlamadılar. Kendilerine “ne zaman yayınlanacak?” diye sorduğumda, “Ertelendi” dediler. Sonra kendi kendime düşündüm, o röportajı niye yayınlamadılar diye. Macron’u birkaç cümle ama kibar bir üslupla eleştirmiştim. Herhâlde ondan dolayı dedim… Avrupa, Batı her zaman fikir özgürlüğünden dem vurur, bununla gurur duyar. Ama kendilerine bir eleştiri yönelttiğinizde fikir özgürlüğünden eser kalmaz. Fransa anaakım medyasının iyi kanallarından biri olan “C dans l’air” Türkiye’nin tezlerini savunduğum bir röportajı yayınlayamadı. Buna cesaret edemedi.
 
Yazının devamı için

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap