Cezadan kurtulmak için akıl hastası rolü yaparak suç işleyen çok: Hangi psikolojik sorun, suça neden oluyor, belirtileri ne?

by Haber Fora

İstanbul’da geçen hafta Beşiktaş’ta dolaşan üç Rus turist, kağıt toplayıcılığı yapan 40 yaşlarındaki Hasan Hüseyin Y. tarafından bilinmeyen bir nedenle bıçaklandı.

Turistlerin üzerinden hiçbir şey almayan ve direk saldıran Hasan Hüseyin Y., 24 saat sonra Cihangir’de bir caminin avlusunda yakalandı.

Evsiz olduğu belirlenen ve akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edilen saldırgan ifadesinde hiç kimseden para talep etmediğini, sadece turistleri o an şeytan olarak gördüğü için bıçakladığını öne sürdü.

Ayrıca saldırganın ilk suçunun olmadığı, daha önceden “Türk bayrağına zarar verme” , “kasten yaralama”, “mala zarar verme”, “ruhsatsız silah bulundurma”,  “bisiklet ve motor hırsızlığı”, “güveni kötüye kullanma”, “uyuşturucu kullanmak”, “intihara teşebbüs”, “hakaret” ve “tehdit” suçlarından 26 ayrı suç kaydının bulunduğu tespit edildi.

Gerçekten akli dengesi yerinde olmayıp suç işleyenler de var

Suç işleyen insanların zaman zaman “cezai ehliyeti yoktur” raporu alma umuduyla akli dengesinin yerinde olmadığı intibası vermeye çalıştığı bilinen bir gerçek.

Ancak bunun yanında gerçekten de akli dengesi yerinde olmayan insanlardan kaynaklanan olaylar da mevcut ve bunlar azımsanacak düzeyde değil.

Çay içen adamı durduk yere bıçakladı

Ölüm, yaralanma veya kundaklama gibi olayların bir kısmı kimi zaman akli dengesi yerinde olmayan insanlarca gerçekleştirilebiliyor.

Örneğin 23 Eylül 2020 tarihinde İzmit’te yaşanan bir olayda daha önce annesini bıçaklayan ve akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen bir şahıs girdiği bir lokalde bir anda arkadaşıyla masada oturup çay içen 42 yaşındaki Volkan M.’yi sırtından ve karın boşluğundan defalarca bıçakladı.

Ağır yaralanan Volkan M., olay yerine çağrılan ambulansla Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Ormanı yaktı

Yine 30 Eylül 2020 Çarşamba günü Denizli’nin Pamukkale ilçesinde akli yerinde olmayan ve raporu bulunan Çetin S.’nin çıkardığı orman yangını 1 hektarlık alan harap olduktan sonra söndürülebildi.

Anne ve ağabeyini boğup, bıçakladı

26 Ocak 2020 Pazar günü İstanbul Eyüpsultan’da oturan ve madde bağımlısı olduğu ve akli dengesinin yerinde olmadığı öne sürülen U.B. adlı şahıs, aynı evde oturduğu anne ve ağabeyini ellerine bağlayıp, başlarını bezle sardıktan sonra boğarak, bıçaklayarak öldürdü. Zanlı, daha sonra polisi arayarak teslim oldu.

Zanlının emniyet çıkışında gazetecilerin “Anneni ve abini neden öldürdün?” sorusuna verdiği “Akla mantığa uymayan şeyler yaşadım. Annemin klozetinin içerisinde yarı kullanılmış uyuşturucu maddeleri gördüm” diyerek cevap vermesi dikkat çekti.

Arşivlerde benzer vakalar çok

Bunlar yakın zamanda yaşanan ve zanlıların akli dengesinin yerinde olmadığının iddia edildiği haberlere sadece birkaç örnek.

Geçmişe yönelik arama yapıldığında benzer şekilde akli dengesi yerinde olmayanlarca işlenen çok sayıda cinayet, yaralama, yangın görülebilir.

Hatta bu yangınların bir kısmında bizzat evlerini yaktıkları veya saldırılarında ailelerini hedef aldıkları da oldu.

Sokaktan gelen geçene tekme tokat dalan hastanın mağduru oldu

Bu tür kişiler zaman zaman çevrelerinde hiç tanımadıkları insanlara da saldırabiliyor.

Bunlardan birinin mağduru da Bülent Can adlı kişi oldu.

Yaşadığı olayı Haber Fora’ye anlatan Can, Mecidiyeköy’de yolda yürürken hiç tanımadığı bir kişinin durduk yere tekmeli tokatlı saldırısına uğradığını belirterek, sonrasını şöyle anlattı:

Emekli polis Bayram: Seri katiller şizofren

Uzun yıllar boyunca İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde görev yapan Mustafa Bayram, akli dengesi yerinde olmayan insanlarca gerçekleştirilen birçok suç olayına da tanık olduğunu söyledi.

Bayram, akli dengesi yerinde olmayan insanlar arasında saldırgan özellikler gösterenlerin de bulunduğunu kaydederek, seri katillerin aslında şizofren kişilikler olduğunu öne sürdü ve şu iddiada bulundu:

Saldırgan özellikler içeren psikolojik sorunlardan muzdarip olanların tedaviyi bırakmaları halinde tehlikeli olabildiğini belirten Bayram, tanık olduğu olayları şöyle anlattı:

“Hastane bir iğne yapıp gönderdi, annesini bıçakladı”

“İşledikleri suçu inkar etmezler, iyilik yaptıklarını söylerler”

Akli dengesi bozuk olan insanların suçlarını inkar etmediklerini kaydeden Bayram, şöyle konuştu:

“Saatli bomba gibiler”

Bayram, saldırgan özellik gösteren psikolojik sorunlara sahip kişilerin saatli bomba gibi olduğunu, ne zaman patlayacaklarının bilinmeyeceğini öne sürerek, “Birinci derecede öldürdükleri aileleri olur genelde. Adam yatarken hayal görüyor. ‘Anneme bir şey musallat oldu onu kurtarmak istedim’ diye cinayet işleyen gördüm” dedi.

“Sahipsiz akıl hastaları”

Bayram, olayın polisiye yönünü anlatırken işin psikolojik yönünü de Psikiyatr Doktor Ayhan Akcan’a sorduk.

Hangi tür psikolojik rahatsızlıklardan muzdarip olanlar suça ve saldırganlığa daha yakın olabiliyor?

Psikiyatr Ayhan Akcan, bu tür kişilerle ilgili sözlerine şöyle başladı:

“Pozitif belirtileri olanlar en riskli, ses duyduklarını iddia ederler”

Akıl hastalığının pozitif ve negatif olmak üzere iki belirti grupları olduğunu kaydeden Akcan, sözlerine şöyle devam etti:

“Toplumun yüzde 1’i şizofren. Şizofrenlerin dörtte biri saldırgan olabilir”

Şizofrenlerin toplum içindeki oranının yüzde 1 olduğunu, bu hastaların dörtte birinin ise saldırganlık içeren pozitif belirtileri olduğunu kaydeden Akcan, “Demek oluyor ki 16 milyonluk İstanbul’da ortalama 160 bin şizofren vardır. Bunlar içerisindeki 40 bin kişi kontrol altında tutulmaz, tedavileri sürdürülmez ise saldırgan özellikler gösterebilecek rahatsızlıktan muzdaripler” dedi.

“Cinayetlerin yüzde 4 ile 5’ini şizofrenler işlerler”

İşlenen cinayetlerin yüzde 4 ile 5’lik bölümünün saldırgan özellikler gösteren şizofren hastalarınca gerçekleştirildiğini öne süren Akcan, şöyle devam etti:

Bu iki belirtiye dikkat

Bu tür rahatsızlıkları olanların belirtilerinin belli dönemlerde özellikle bahar aylarında arttığını söyleyen Akcan, yakınları bundan dolayı muzdarip olanlara şu iki uyarıda bulundu:

Uyuşturucu da akıl hastalığını tetikliyor

Akcan, ayrıca uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının şizofreni rahatsızlığını tetiklediğini ve bu kişilerin suça yönelmesini kolaylaştırdığını söyledi.

Akıl hastası olan kişilerin çoğu zaman hasta olduğunu da düşünmediğinden verilen ilaçlara karşı direndiğini de öne süren Akcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Akcan, Toplum Ruh Sağlığı merkezlerini işaret etti

Peki bu tür rahatsızlıktan muzdarip insanların çevremizde olması halinde ne yapmalıyız?

Akcan, AB fonlarıyla Türkiye’nin farklı yerlerinde kurulan Toplum Ruh Sağlık Merkezleri’ne bildirilmesi halinde bu tür kişilerin tedavi edilmesi ve tedavi sürecinin kontrol altında tutulması konusunda destek olduklarını kaydetti.

Akıl hastaları suç işleyince cezadan muaf olur mu?

Peki iddia edildiği gibi akli dengesi yerinde olmadığı belgelenen insanlar cezadan muaf tutuluyor mu?

Cezai ehliyet ne demek? Avukat Sibel Dolgun bu soruyu cevapladı: 

Cezai ehliyeti olmadığı nasıl tespit edilir?

Dolgun’un bu soruya dair cevabı da şu şekilde oldu:

Yargısal uygulamada akıl hastalığı veya zayıflığının ceza ehliyetine etkisi mahkemeler tarafından şu şekilde tespit edilmektedir:

Tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden alınan heyet raporu ceza ehliyetinin tespitinde bilimsel ölçüt olarak kabul edilmektedir.
Adli Tıp Kurumu İhtisas Daireleri de cezai ehliyet konusunda rapor verme yetkisine sahiptir.
Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden alınan heyet raporu ile adli tıp ihtisas dairesinin heyet raporu arasında çelişki ortaya çıkması halinde, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınmaktadır.

“Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri uygulanır”

Peki mahkeme suç işleyen ama akıl hastası olduğu netleşen kişilere hangi müeyyideleri uygular?

Dolgun, bu soruyu da şöyle cevapladı:

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap