Covid-19 tedavisinde kullanılan ilaçlara ilgili bilimsel değerlendirme: Hidroksiklorokin kullanılmamalı, istenmeyen kardiyolojik etkilere neden olabilir

by Haber Fora

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nin Covid -19 tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlarla ilgili bilimsel görüşün yer aldığı makalede, hidroksiklorokin, favipiravir, remdesivir ve lopinavir-ritonavirin ilaçlarının tedavideki etkinliği ve güvenirliği analiz edildi. 
Makalede hidroksiklorokin ilacının tedavide kullanılmaması gerektiği, istenmeyen kardiyolojik etkilere neden olduğu belirtildi. 
“Covid-19’a karşı etkili olduğu kesin olarak gösterilmiş bir antiviral tedavi yoktur” tespitinin yapıldığı makalede “SARS-CoV-2’ye özgü yeni antivirallere acilen gereksinim vardır. Mevcut kaynakların yeni ajanların araştırılmasına, geliştirilmesine ve çalışılmasına ayrılması en akılcı yaklaşım olacaktır” denildi 
Makalenin tamamı şöyle: 

COVID-19 genellikle hafif-orta seyirli olmakla birlikte, olguların yaklaşık %10-15’inde ağır ve %1 kadarında çok ağır veya ölümcül seyredebilmektedir.  Bu nedenlerle etkili bir antiviral tedavisinin bulunması tüm bilim dünyasının en büyük önceliğidir. Bu derlemede, COVID-19’un antiviral tedavisinde yeniden konumlandırılarak tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ilaçların başında gelen hidroksiklorokin, favipiravir, remdesivir ve lopinavir-ritonavirin tedavideki etkinliği ve güvenilirliği bu konuda yayımlanmış çalışmalar analiz edilerek değerlendirilmiştir.
Güncel in vitro/in vivo ve randomize kontrollü klinik çalışmalar, ayaktan veya yatan, hafif/orta/ağır seyirli COVID-19 olgularının tedavisinde hidroksiklorokinin etkili olmadığını göstermiştir. Hidroksiklorokin, aksini bildiren yeni randomize kontrollü klinik çalışma sonuçları olmadıkça COVID-19’un asemptomatik, hafif, orta, ağır formlarının tedavisinde veya profilaksisinde kullanılmamalıdır.  Hidroksiklorokin, özellikle QT’yi uzatan azitromisin gibi diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında hayatı tehdit edebilecek kardiyotoksik istenmeyen etkilere neden olabilir.
Favipiravirin COVID-19 tedavisindeki etkisini araştıran az sayıda hasta içeren 3 randomize kontrollü klinik çalışmada, bu ajanın viral klirense ve/veya bazı klinik sonuçlara olumlu etkilerinin olabileceği bildirilmiştir. Bu nedenle, favipiravirin özellikle pnömonili ve/veya riskli COVID-19 olgularının tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir. Ancak devam etmekte olan randomize kontrollü klinik çalışmaların sonuçları yakından izlenmeli, optimal dozunun ve tedavi süresinin belirlenebilmesi için in vitro ve ek klinik çalışmalar yapılmalıdır. Favipiravirin COVID-19 tedavisinde veya diğer indikasyonlarla kullanımı sırasında ciddi istenmeyen etkileri tanımlanmamıştır.
Remdesivir SARS-CoV-2’ye karşı in vitro ve in vivo hayvan deneylerinde etkili bulunmuş, 1647 COVID-19 hastasını içeren iki randomize kontrollü çalışmada (RKÇ’de) klinik sonuçlara bazı olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Bu nedenlerle remdesivirin orta/ağır seyirli COVID-19 pnömonilerinde kullanılabileceği düşünülmektedir. Yeni klinik çalışma sonuçlarına göre kullanım indikasyonları tekrar değerlendirilmelidir.  Remdesivirin COVID-19 tedavisinde kullanımı sırasında gelişen ciddi istenmeyen etki bildirilmemiştir.
COVID-19 tedavisinde lopinavir/ritonavirin etkinliğini araştıran az sayıdaki RKÇ’nin sonuçları birbiriyle uyumsuzdur, 86 hasta içeren bir RKÇ’de bu ajanın etkisiz olduğu, 199 hasta içeren bir RKÇ’de belirgin olmasa da bazı olumlu etkilerinin olabileceği, birinde ise ribavirin ve interferonla kombine kullanılması halinde olumlu etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Bu klinik çalışmaların genellikle az olgu sayılı ve plasebo kontrollü olmasından hareketle ek çalışmaların gerekli olduğu düşünülmektedir.
Lopinavir/ritonavirin SARS-CoV-2 üzerine etkisini araştıran in vitro çalışma sayısı azdır, sonuçlar yetersizdir, ek çalışmalar gereklidir. Diğer ilaçların olası yan etkiler nedeniyle kullanılamadığı orta ağır seyirli COVID-19 geçirmekte olan gebe hastalarda Lpn/rtnvr bir seçenek olabilir. Lopinavir/ritonavirin COVID-19 tedavisinde, özellikle kombinasyon rejiminin bir parçası olarak klinik çalışmalar içinde yer alacak şekilde kullanılması düşünülebilir.
Salgının başlamasının üzerinden 8 ay geçmiş olmasına rağmen halen COVID-19’a karşı etkili olduğu kesin olarak gösterilmiş bir antiviral tedavi yoktur. COVID-19’a etkili bir antiviral bulmak amacıyla yapılan klinik çalışmalarda en çok incelenen ve tedavide yeniden konumlandırılarak (repurposing) kullanılan ajanlar, etkili tedavi bulunması konusunda zaman kaybına neden olmuş olabilir.  SARS-CoV-2’ye özgü yeni antivirallere acilen gereksinim vardır. Mevcut kaynakların yeni ajanların araştırılmasına, geliştirilmesine ve çalışılmasına ayrılması en akılcı yaklaşım olacaktır.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap