Erdoğan: Büyük ve güçlü Türkiye hedefimize yürüyoruz; Kanal İstanbul gibi muhteşem projelerimiz var

by Haber Fora

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezleri Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Biz asırlık hedeflerin peşinde koşuyoruz. Türkiye’yi 21. yüzyılın lider ülkelerinden biri yapmanın hayalini kuruyoruz. Yaptıklarımız, hayallerimizin küçük parçası. Daha çok yol var. Kanal İstanbul gibi muhteşem projelerimiz var. Birileri fildişi kulelerde ahkam keserken, milletimize karamsarlık yayarken biz büyük ve güçlü Türkiye hedefimize yürüyoruz” ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, Gebze’de TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezleri Açılış Töreni’nde konuştu. 

“Saniyede dışa bağımlılık, milli güvenlik açısından, en az siyasi bağımlılık kadar vahim bir durumdur” diyen Erdoğan, “Türkiye uzun yıllar bunun acısını yaşamış bir ülkedir. Kıbrıs Barış Harekatından, terörle mücadelemize kadar pek alanda tehditlere, baskılara, gizli açık yaptırımlara maruz kaldık. Bir dönem Ege’de Akdeniz’de meşru hakkımız olan meselelerde bile yeterince inisiyatif alamadık. Üretimde, ihracatta, güçsüzlüğün bedelini maalesef diplomaside, savunmada, terörle mücadelede ödedik” dedi. 

Erdoğan, “2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, Türkiye ekonomisinin ihracat hacmi sadece 36 milyar dolardı. Bu ihracatı sürükleyen hepi topu 3-5 sektör varken, sanayi alt yapısı da son derece zayıftı. Özel sektörü yeniliğe ve AR-GE’ye yönlendiren hiçbir mekanizma yoktu. Teslim aldığımız bu ekonomide, üretim ve AR-GE alt yapıları başta olmak üzere, kalkınmayı hızlandıracak, özellikle bu yatırımları tek tek hayata geçirdik” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’nin yerli aşısını geliştiren ülkeler arasında Dünya Sağlık Örgütü’nün listesinde ABD ve Çin’in ardından 3. sırada geldiğini belirten Erdoğan, “Covid-19’a karşı iki aşı adayımız hayvan deneylerini başarıyla tamamladı, biri klinik aşamada” dedi. 

TIKLAYIN –

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle: 

“Öncesinde sağlıkta ve sağlık turizminde ülkemizi öne taşıyacak, 1005’er yatak kapasiteli acil durum hastanemiz ile, 2 bin 682 yataklı Başakşehir Şehir Hastanemizi devreye aldık. Enerjide, tarımda, ulaşımda inşalarını tamamladığımız sulama tesislerini, barajlarımızı, çevre yollarını insanımızın hizmetine sunduk.

Ekonomide açıkladığımız destek paketleri ile, işçisinden sanayicisine, esnafından çiftçisine, emeklisine, her kesimden insanımızın yanında olduğunu gösterdik. Dünya genelinde belirsizliklerin arttığı, yatırımların yavaşladığı bir dönemde biz ardı ardına açılışlar gerçekleştirdik. Salgın zamanında pek çok ülkede üretim durmuşken, biz hiçbir konuda arz sıkıntısı yaşamadık. T

üm dünyanın ihtiyacı olan yoğum bakım solunum cihazını rekor sürede ve dünya standartlarında üretebildik. Sadece vatandaşlarımıza ulaşmakla kalmadık, bizden yardım talep eden dost ve kardeş ülkelerin yardımına koştuk. İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın ilkesiyle durmadan, zorluklar karşısında pes etmeden milletimize hizmet etmeyi sürdürüyoruz.

“Birileri fildişi kulelerde ahkam keserken biz hedefe yürüyoruz”

“Birileri fildişi kulelerde ahkam keserken, milletimize karamsarlık yayarken, biz büyük ve güçlü Türkiye hedefimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. Bu süreçte yenilikçi projelere imza atan özel sektörümüz, üniversitelerimiz, TÜBİTAK gibi kurumlar stratejik kurumlar gerçekten kritik sorumluluklar üstleniyor. Ülkemizin teknolojik alt yapısı ve kabiliyetleri, TÜBİTAK’ın araştırma merkezleri ve enstitüleri katkılarıyla her geçen gün daha da güçleniyor.

Bugün yapacağımız açılışlar ile buna yenilerini eklemek suretiyle Gebze ve Ankara’da, 7 farklı alt yapıyı teknoloji ekosistemine kazandıracağız. Ulusal enerjetik malzemeler laboratuvarımız, askeri mühimmatlarda kullanılan ve yurt dışından teminde problem yaşanan malzemelerin, ülkemizde üretilmesine katkı yapacak. Yüksek sıcaklık malzemeleri mükemmeliyet merkezinde, süper alaşım malzemelerin üretimi, tamiri ve bakımı gerçekleştirilecek. Bio malzeme, bio mekanik, bio elektronik, 3B mükemmeliyet merkezinde, yurt dışında yapılan testleri, tek bir elden yürütecek, ayrıca bio teknoloji temelli malzeme ve sistemler geliştireceğiz.

Motor mükemmeliyet merkezinde, demiryolu, denizcilik, jeneratör ve özel amaçlı kullanıma uygun motorlar, yurt içinde test edilebilecek. Bu sayede firmalarımız yurt dışındaki laboratuvarlara para vermekten kurtulacak, büyük bütçeli motor geliştirme projeleri ülkemizde yapılacak. Özellikle, fotovoltaik, performans ve güvenli test merkezimizde güneş enerjisi uygulamalarında kullanılan cihazların kalibrasyonları ve test ölçümleri gerçekleştirilecek. Böylece yerli üreticilerimize zaman ve maliyet avantajı sağlayacağız.

TÜBİTAK SAGE Çevresel Test Merkezi sayesinde, silah sistem projeleri başta olmak üzere tüm çevre şart testleri, uluslarası stantlarda ülkemizde icra edilecektir. SAGE bünyesinde kurduğumuz, yeni araştırma geliştirme hizmet binası ile milli mühimmatların tasarımı, yazılımı ve simülasyonları alanında stratejik çalışmalar yürütülecek. Bu laboratuvarlar sayesinde ülkemizin 57 yıllık çınarı olan TÜBİTAK’ı daha bütüncül ve tamamlayıcı bir fonksiyona kavuşturuyoruz. Bu vesile ile bilimsel araştırmalara ilgi duyan yetenekli evlatlarımıza müjde vermek istiyorum. Türkiye’nin adını bilim olimpiyatlarında daha yükseğe taşıyacak, TÜBİTAK Fen Lisemiz inşallah 2021-2022 eğitim öğretim yılından itibarin öğrenci almaya başlayacak. Gerek hizmete açtığımız laboratuvarlarımızın, gerekse lisemizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

“Saniyede dışa bağımlılık, en az siyasi bağımlılık kadar vahim bir durumdur”

“Saniyede dışa bağımlılık, milli güvenlik açısından, en az siyasi bağımlılık kadar vahim bir durumdur. Türkiye uzun yıllar bunun acısını yaşamız bir ülkedir. Kıbrıs Barış Harekatından, terörle mücadelemize kadar pek alanda tehditlere, baskılara, gizli açık yaptırımlara maruz kaldık. Bir dönem Ege’de Akdeniz’de meşru hakkımız olan meselelerde bile yeterince inisiyatif alamadık. Üretimde, ihracatta, güçsüzlüğün bedelini maalesef diplomaside, savunmada, terörle mücadelede ödedik. 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, Türkiye ekonomisinin ihracat hacmi sadece 36 milyar dolardı. Bu ihracatı sürükleyen hepi topu 3-5 sektör varken, sanayi alt yapısı da son derece zayıftı. Özel sektörü yeniliğe ve AR-GE’ye yönlendiren hiçbir mekanizma yoktu. Teslim aldığımız bu ekonomide, üretim ve AR-GE alt yapıları başta olmak üzere, kalkınmayı hızlandıracak, özellikle bu yatırımları tek tek hayata geçirdik.

“Günü kurtarmaya değil, geleceğe mührümüzü vurmaya odaklandık”

“Türkiye’nin gururu olan devasa üretim tesislerini, eserleri, yolları, köprüleri, hastaneleri, havalimanlarını insanımızın hizmetine sunduk. Sadece yollar, köprüler, viyadükler, tüneller, sağlık kuruluşları inşa etmedik. Aynı zamanda ülkemiz gelişen teknolojilerin pazarı değil, tasarlayıcısı, üreticisi de olsun istedik. Günü kurtarmaya değil, geleceğe mührümüzü vurmaya odaklandık. Yıllarca örselenmiş, hayati projeleri, iç ve dış rant odaklarınca sabote edilmiş ülkemize yeniden özgüven kazandırdık. Büyük ve güçlü Türkiye hedefimize ulaşma yolunda, son 18 yılda sıfırdan AR-GE ve girişimcilik eko sistemi inşa ettik. İleri teknoloji alanındaki çalışmalarda 85 tekno-parkımız ile, bin 607 AR-GE ve tasarım merkezimiz ile Türkiye olarak ‘bizde varız’ dedik. Ülkemizin yarınlarına ön verecek en büyük teknoloji üssü olan Bilişim Vadisi’ni işte buraya, Gebze’ye kurduk. Türkiye’nin otomobilini yine buradan dünyaya tanıttık. Gebze’yi sadece bölgesinin değil, tüm Türkiye’nin çekim merkezi haline getirdik. Bilişim Vadimize özellikle ilgi, özellikle otomotiv sektöründen günden güne artıyor.”

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap