Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı: İstanbul Finans Merkezi’nin kaba inşaatı 2022 başında biter; Merkez Bankası binası daha uzun sürecek

by Haber Fora

Pandemi nedeniyle geçen yıl iptal edilen Uludağ Ekonomi Zirvesi, bu yıl hem fiziki hem de online olarak gerçekleşiyor. 

İlk iki paneli fiziksel ortamda gerçekleşen Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin iki gün boyunca ele alınacak 2021 teması ise “Yeni Dünyaya Hazır mıyız?”. 

Bu sene 10’uncu kez düzenlenen zirvenin “Kamuda Değişim Ajandası” başlıklı açılış oturumunun konuşmacıları Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç’tu. 

Panelde söz alan Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan, Merkez Bankası Başkanlığı’ndaki değişimin ardından piyasalarda yaşanan türbülansın aşılacağını söyledi. 

“Sakinleşeceğiz ve devam edeceğiz” diyen Aşan, önemli olanın uzun dönemli projelerin bu türbülansa kurban edilmemesi ve önemsizleştirilmemesi olduğuna vurgu yaptı. 
 

İki yıl önceki Uludağ Ekonomi Zirvesi’ne katıldığında bir yabancı yatırımcının İstanbul Finans Merkezi’ne yatırım yapmak istediklerini belirttiğini söyleyen Göksel Aşan şunları anlattı: 

İFM için daha önce verilen bitiş tarihleri: 2016, 2019 ve 2021

İlk olarak 2008’de duyurulan ve Strateji ve Eylem Planı 29 Eylül 2009’da yürürlüğe giren İstanbul Uluslararası Finans Merkezi, başta Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıflar Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi finans kurumlarının genel merkezleri olmak üzere pek çok kurum ve kuruluşu bünyesinde barındıracak. 

İlk yapım ihalesi 2012’de gerçekleşen proje için dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdür Yardımcısı Fatma Varank, “Proje 2016’da tamamlanacak” demişti. 

İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin ilk temelleri ise 15 Ekim 2016’da SPK ve BDDK binaları için atılmıştı. O dönem Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mehmet Ergün Turan, projenin üç yıl içerisinde tamamlanacağını söylemişti. 
 

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Eylül 2019’da yaptığı Yeni Ekonomi Programı sunumunda İstanbul Finans Merkezi’nin 2021’in sonuna doğru devreye alınacağını söylemişti. Albayrak Aralık 2019’da yaptığı açıklamada ise Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının 2022’de tamamlanacağını belirtmişti. 

Son olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 9 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürüttükleri İstanbul Finans Merkezi Projesi’nin yüzde 60’ının tamamlandığını söylemiş ve “İnşallah 2021 yılı aralık ayı sonu itibarıyla İstanbul Finans Merkezi inşaatını tamamlamış olacağız” demişti

“‘İFM’de 10 yıl kurumlar vergisi istisnası’ gibi bir durum yok”

İstanbul Finans Merkezi ile ilgili kanunun gelecek günlerde TBMM Genel Kurulu’na getirileceğini söyleyen Prof. Dr. Göksel Aşan, “İstanbul Finans Merkezi’ne gelen firmalara 10 yıl kurumlar vergisi istisnası” gibi bir işlem olmayacak. Bu, dünyanın hiçbir yerinde mümkün değil. Birtakım istisnalar var ancak bu istisnalar tamamen belirli, spesifik işlem bazında istisnalar. Onun bir formülasyonu var” açıklamasını yaptı. 
 

Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasının hemen ardından lansmana başlayacaklarını aktaran Aşan, yabancıların gelmesini çok istediklerini ancak öncelikle ortamın, biraz “uygun hale” getirilmesi gerektiğini belirtti. 

19 Şubat 2021’de Sabah Gazetesi’nde çıkan bir haberde İFM’de yer alan şirketlerin 10 yıl boyunca kurumlar vergisinde yüzde 100 indirim alacağını, damga ve harçlardan muaf olacakları ifade edilmişti. 

“Asya cari fazla, Batı cari açık veriyor”

Panelin moderatörü Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un küresel borç stoku ile ilgili sorusuna ise Göksel Aşan şu yanıtı verdi: 
 

“Dünyadaki borç sorunu ciddi bir kriz yaşanmadan çözülemez”

ABD’nin cari açığının 2020’de yüzde 34,8 artarak 647,2 milyar dolara çıktığını hatırlatan Aşan, bunun, 2008’den bu yana kaydedilen en yüksek seviye olduğunu söyledi. 

Daha önce İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı görevini yürüten Prof. Dr. Göksel Aşan, gelecek dönemde 2008 benzeri bir türbülans beklediğini, bunun sinyallerinin gelmeye başladığını söyleyerek şöyle devam etti: 
 

“Bütün bu borçların ödenebilir hali, reel şekilde düşmek zorunda başka türlü bu borç ödenmez” diyen Aşan’a göre bundan sonraki süreçte iki şey olabilir: Ya ciddi bir iflas ya da ciddi bir enflasyon. 

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı, dünyanın ciddi bir enflasyonu test etmediği sürece bu borcun reel yükünün ödenebilir hale gelemeyeceğini savundu.  

“‘Evrensel ücret’ tartışmaları artıyor”

Göksel Aşan’a göre içinde bulunduğumuz dönemi diğer dönemlerden farklı kılan parametre ise 2008’den bu yana kadar rastlanmamış bir parasal genişleme ve doğrudan gelir artırıcı politikaların olması. 

Bu politikalara daha önce de gidildiğini ancak coğrafi olarak hiç bu kadar yaygın olmadığını söyleyen ekonomist, finansal sistemin, var olan ekonomik sistemden kopuk çalıştığını söyledi ve ekledi: 
 

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap