Devletin tepesindekilerin sık sık “terörist” tabirini kullanmaları kafaları karıştırdı: “Terörist”, “terör destekçisi” kime denir? Ceza hukukçuları cevapladı

by Haber Fora

Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanan Melih Bulu’ya yönelik protestolar sürerken son yıllarda zaman zaman gündeme gelen bir tartışma tekrar alevlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eylemcileri terör bağlantılı gösteren açıklamalarına muhalif kesim sosyal medyada “Herkes mi terörist?” diye tepki gösterdi.

Gerçekten son yıllarda iktidar partisi ve ortağı MHP, zaman zaman siyasi rakiplerine veya muhalif kesimlerce organize edilen gösterilere “terör destekçisi” ve “terörist kalkışma” gibi suçlamalar yöneltti.

Yine aynı şekilde Suriye iç savaşı sürecinde ana muhalefet partisi CHP de iktidarı teröre destek olmakla suçladı.

Terörist tanımının siyasetin üst kademelerinde rakiplerine karşı çok kolay sarf edilir hale gelmesinin halk nezdinde de yansımaları oldu.

En ufak tartışmada birbirini terör bağlantılı olmakla suçlayanlara, hatta sorun yaşadığı komşusunu savcılığa, CİMER’e “Bu terörist” diye şikayet edenlere rastlamak artık şaşırtıcı değil.

Bu suçlamaların bu kadar kolay kullanılır hale gelmesi yıllardır terörle iç içe yaşayan Türkiye gibi bir ülkede gibi bile terör, terörist tabirlerini tanımlamada kafaların iyice karışmasına neden olabiliyor.

Akılları kurcalayan bu soruları ceza hukukçuları Türk Ceza Hukuku Derneği Başkan Yardımcısı Av. Kazım Yiğit Akalın ile Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Sınar’a sorduk.

“Terörün devletler arasında genel kabul görmüş tek bir tanımı yok “

– Terör nedir?

Öncelikli olarak terörün tanımını bir ele almak gerekiyor.

Türk Ceza Hukuku Başkan Yardımcısı Av. Kazım Yiğit Akalın, ilk olarak 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesindeki terör tanımını aktardı:

Terörizmin uluslararası hukuk biliminde ve uluslararası hukukun en önemli üyesi de devletler arasında genel kabul görmüş tek bir tanımının bulunmadığını belirten Akalın, en geniş tanımlamalardan birisinin İslam Konferansı Örgütü tarafından benimsendiğini söyledi.

Akalın, Avrupa Birliği’nin (AB) de terörle mücadelede üye devletler arasında tekdüzeliği sağlamak ve terörle etkin bir mücadele gerçekleştirmek için bir “çerçeve karar” aldığını kaydetti. 

AB’nin terör eylemi kabul ettiği olaylar arasında gösteri yapmak yok

Akalın, buna göre şunlar terör eylemi sayılabilir:

“Türk hukukunda terör suçlarının örgüt olmaksızın işlenebilmesi mümkün değildir”

– TCK’ya göre terörist kime denir?

Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Sınar, Türk Ceza Kanunu’nda bu sorunun açık bir yanıtı ya da diğer bir ifadeyle “terörist” kavramını tanımlayan bir hükmün bulunmadığını belirtti.

Sınır, TCK’da açıklaması yapılan 3713 sayılı Terörizmle Mücadele Kanunu’ndaki (TMK) terör tanımını söyledikten sonra sözlerine şöyle devam etti:

“Terör örgütünün varlığından söz edebilmek için iki şartın gerçekleşmesi gerekir”

Sınar, bugün yürürlükte olan bu düzenleme çerçevesinde terör suçu işleyen bir terör örgütünün varlığından söz edebilmek için şu 2 şartın gerçekleşmesi gerektiği kaydetti:

“AİHM, Türkiye’nin terör örgütü üyeliği tanımını çok geniş ve öngörülemez buldu”

Kazım Yiğit Akalın da bu noktada AİHM Büyük Dairesi’nin 22.12.2020 tarihli Demirtaş – Türkiye davasına vurgu yaptı.

Akalın, bilindiği kadarı ile AİHM ilk defa Demirtaş kararında, terör örgütü üyeliği tanımının Türkiye’de çok geniş yorumlandığını ve öngörülemez olduğuna vurgu yaptığını hatırlatarak, kararda bu hususun şu şekilde vurgulandığını söyledi:

“Örgüte ait amblem taşınması, slogan atılması fiilleri cezalandırılmakta”

– Terörle bağlantılı kişi ne demektir? Bir kişinin terörle bağlantılı kabul edilmesi için hangi kriterlere bakılır? Sempatizanla aynı mıdır?

İçişleri Bakanı Soylu, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki gösterilere katılanlara yönelik terörist açıklamasına dair katıldığı programda gelen soru üzerine “Orada ‘terörist’ derken ‘iltisaklı, irtibatlı’ demek istedim. Bunlar örgütsel ilişkisini ortaya koyduğumuz kişiler, hakkında daha önce mutlaka bir işlem yapılmış kişiler” ifadesini kullandı. Peki terör bağlantılı kişi ne demek.

Doç. Dr. Sınar, terör örgütü üyeliğinin, terör örgütü içerisindeki hiyerarşik yapının bir parçası olmayı ve bir süreklilik içerisinde faaliyet göstermeyi zorunlu kıldığını hatırlattıktan sonra şöyle dedi:

“Propaganda yapmadıkça salt sempatizan olduğu için cezalandırılması mümkün değil”

Bu düzenlemelerde, kişinin örgütün içinde yer almasa bile gerek yöntem gerekse amaç yönlerinden o terör örgütü ile doğrudan uyum içerisindeki fiilleri işlemesi nedeniyle cezalandırılmasının söz konusu olduğunu kaydeden Sınar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Terörle bağlantısı olmayan kişilerin eylemini bir örgüte mal etmek propagandaya girmez”

– Belli örgütlerin adını anarak, yapılan gösterilerin onların işi olduğunu söyleyenler de örgüt propagandası yapmakla suçlanabilir mi?

Zaman zaman yapılan gösterilere karşı çıkanlar veya karşıtı olduğu partiyi eleştirmek isteyenler onları isim vererek belli örgütlerle ilişkilendirmeye çalışıyor.

Sonuç olarak bu örgütlerin sahip olduklarından daha fazla bir etkiye ve güce sahip olduğu gibi bir durum çıkıyor.

Hal böyle olunca akıllara bu tür suçlamalarda bulunanların farkında olmadan belli terör örgütlerinin reklamını mı yapmış olduğu sorusu geliyor.

Kazım Yiğit Akalın, bu soruya “Terör örgütüyle bağlantısı olmayan kişilerin yaptığı eylemin bir terör örgütüne atfedilmesiyle (o kişinin örgüt üyesi olmadığı ortaya çıksa dahi), o terör örgütünün propagandası yapılmış olmaz” diye cevap verdikten sonra “Zira örgütle bağlantısı olmayan bir eylemin o örgüt tarafından yapılmış gibi gösterilmesi Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki propaganda yapma suçunun unsurlarını taşımamaktadır” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Görevi kötüye kullanma suçundan yasal işlem yapılabilmesi mümkün”

– Terörle bağlantılı olduğu iddia edilen bir kişi bu ispatlanmaması halinde bunu iddia eden kişi ve devlet görevlileri hakkında dava açabilir mi?

Hasan Sınar, “Bu durum kuşkusuz terör suçları yönünden özel bir önem taşısa da, aslında kendisine karşı herhangi bir suç isnadında bulunulan ve fakat yapılan soruşturma ve/veya yargılama faaliyeti sonucunda aklanan her yurttaşın sahip bulunduğu bir yetkidir” diyerek soruyu cevaplamaya başladı ve şöyle devam etti:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap