Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde damgalamaya karşı çağrı: Öyle söyleme!

by Haber Fora

T24 Haber Merkezi
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü eşliğinde, ruhsal hastalık yaşayanlar ve yakınlarının karşılaştığı önemli sorunlardan biri olan “damgalayan dil”de değişim çağrısı yapıldı. “Öyle Söyleme!” başlığı altında başlatılan hareket eşliğindeki çağrıyla, toplumun bütün kesimleri, ruhsal hastalıklarla ilgili sözcükleri aşağılama ve hakaret olarak kullanmaktan vazgeçmeye davet ediliyor.
Türk-Japon ortaklı Abdi İbrahim Otsuka ilaç şirketi ile Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun beş yıldır sürdürdüğü “Görmezden Gelmeyelim” organizasyonu altında başlatılan “Öyle Söyleme!” hareketine Bipolar Yaşam Derneği, Türk Nöropsikiyatri Derneği ile Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği de destek veriyor.
Abdi İbrahim Osaka’dan yapılan açıklamada, şirketin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde başlatılan “Öyle Söyleme!” hareketiyle toplumun tüm kesimlerinin, günlük dilde kullanılan ve damgalama içeren hatalı söylemler konusunda farkındalığa davet edildiği vurgulandı.
Açıklamada, ruhsal hastalıklar yaşayan bireyler ve yakınlarının yaşadığı en büyük sorunlardan biri olan damgalamaya (stigma) karşı dilde değişim çağrısı yapan hareketle, başta şizofreni olmak üzere hastalarla yakınlarının hayata katılımının desteklenmesinin amaçlandığı vurgulandı. 
Açıklamada, Abdi İbrahim Otsuka ve Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun işbirliğiyle geçen beş yılda önemli sosyal sorumluk çalışmaları gerçekleştiren Görmezden Gelmeyelim projesinin, bu yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde başlatılan “Öyle Söyleme!” hareketiyle bir platforma dönüştüğü kaydedildi.
‘Farkında olmaya davet ediyoruz’
Abdi İbrahim Otsuka olarak her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde toplumdaki anlayış ve farkındalıkları hedefleyen etkinlikler yaptıklarını kaydeden Abdi İbrahim Otsuka Şirket yöneticisi Elif Elkin, “fiziksel mesafelerin arttığı ama bir o kadar da etkileşime olan ihtiyacın fark edildiği bu dönemde, iletişimde damgalama içeren söylemlere dikkat çekmek istediklerini” belirtti. Elkin, şunları söyledi:
“Sosyal sorumluluk projelerimizin ana hedefi, ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalık yaratarak hasta ve hasta yakınlarına destek olmak. Geçen yıl yaptığımız ve ESOMAR Vakfı’nın büyük ödülünü kazanan araştırmamız sonucunda, hasta ve hasta yakınlarının karşılaştığı damgalamanın büyük bir toplumsal sorun olduğunu gördük. Bu durumu düzeltmek için herkese görev düşüyor. Değişimin dilde başladığından yola çıkarak ÖYLE SÖYLEME! hareketimizle öncelikle kendi düşünce ve sözlerimizde başlayacak bir davranış değişikliğine çağrı yapıyoruz. Arkadaşlarımızı, ailelerimizi ve iş çevremizdeki herkesi, günlük dilde ruhsal hastalıklara atıfta bulunan damgalayıcı söylemlerden uzak durmaya, bu tip söylemlerin farkında olmaya davet ediyoruz. Özellikle hasta ve hasta yakınlarının yaşadıkları zorluklar konusunda empati yaparak ve günlük dildeki hatalı kalıplara karşı daha dikkatli olarak hareketimize katılmalarını rica ediyoruz.”
“Ruhsal hastalıklarla ilgili sözcükleri hakaret olarak kullanmaktan vazgeçelim”
Görmezden Gelmeyelim Platformu’nun kuruluşunda da yer alan Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Haldun Soygür de şunları söyledi:
“Ruhsal rahatsızlıklar üzerindeki damgalama, dışlama ve ayrımcılıkla ilgili sorunlar, seçtiğimiz sözcüklerden ve davranışlarımızdan kaynaklanıyor. İletişim ailede başlıyor, sözcükleri tercih etmeyi, sözcüklere anlam yüklemeyi ve nasıl kullandığımızı önce aile ortamında öğreniyoruz. Okul ve eğitim sürecimiz tamamlandıktan sonra kitaplardan, yayınlardan ve televizyonlardan, radyolardan, internetten, sözel, görsel ve görsel olmayan basından etkileniyoruz. Birbirimizle kurduğumuz ilişkilerde ve diyaloglarımızda ruhsal hastalıklarla ilgili sözcükleri aşağılama ya da hakaret olarak kullanmaktan vazgeçelim. Tanıdıklarımız, çevremiz, topluma mal olmuş kişiler bu nitelemeleri kullandığında mutlaka birey olarak sorumluluk alalım ve öyle söyleme diyelim.”
“Basit gibi görünen sözler çok rencide edici”
Harekete destek veren diğer dernek başkanları da  ruhsal bozukluk tanısı alan bireylerin ve yakınlarının, “damgalama” sonucunda hayatlarında var olan sorunlara yenilerinin eklendiğini ifade ettiler. Topluma açık ortamlarda kullanılan sözcüklere dikkat edilmesinin önemli bir sorumluluk olduğunu belirten dernek temsilcilerinin verdikleri ÖYLE SÖYLEME! mesajları şöyle:
Bipolar Yaşam Derneği Başkanı Özlem Sarı: Hastalık konusunda hiç bilgisi olmayan kişilerin, damgalamaya yönelik söylemleri hasta ve hasta yakınlarının durumunu hafife almak anlamına geliyor ve basit gibi görünen sözler çok rencide edici oluyor.
Türk Nöropsikiyatri Derneği Başkanı Doç. Dr. Betül Yalçıner: Damgalama, çoğunluğun kendinden farklı ve azınlıkta olanlara karşı kullandığı bir tanımlama yöntemi. Bir kişi damgalamaya maruz kaldığında, yalnızlık hissiyle birlikte kendisine biçilen rolü devam ettirmeye başlıyor. Bu, tedaviye ulaşma ve kabul etme konusunda büyük zorluklara yol açıyor.
Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan: Otizm, bireylerin farklı bir beyin yapısı ile doğmaları nedeniyle karşılaşılan kronik bir durum. Yüzde 1,5 sıklıkla görülen bu hastalık çok yakınımızdaki bir kişide çıkabilir. Bizler için normal olan iletişim onlar için büyük bir çaba gerektirir. Toplumda otistik kelimesinin kullanılması bir tarafa, bu nitelemenin hakaret ya da eleştiri olarak kullanılması bu özel bireyler ve aileleri için büyük bir yaraya dönüşüyor.”
ÖYLE SÖYLEME! mesajlarının tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: 

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap