Erdoğan: Meclis’in hedef alması rastgele bir tercih değildir; 15 Temmuz tarihi bir kırılma noktasıdır

by Haber Fora

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı kapsamında önce Beştepe’deki anıta çiçek bıraktı. Ardından Meclis’teki anma törenine katılan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada “15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir. Arkasında çok büyük hesapların olduğu; gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka mecralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır. Açık söylüyorum, Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde ne olmuşsa 15 Temmuz’da o olmuştur” dedi.

“15 Temmuz gecesi ülkemize saldıran FETO’cu hainlerin TBMM’mizi özellikle hedef alması rastgele bir tercih değildir” diyen Erdoğan, sözlerinin devamında, “15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Özel Harekât Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile Meclis binamıza bomba yağdıran darbeciler, ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlardı. 15 Temmuz gecesi tankları ve zırhlı araçlarıyla Ankara’nın İstanbul’un caddelerinde önlerine gelen herkesi ezip geçerek ilerleyen darbeciler yaptıklarının gayet şuurundaydılar. 15 Temmuz gecesi devletin vatanı korumak üzere namuslarına emanet ettikleri silahları millete çeviren darbeciler o tetiklere tahammüden dokunuyor, bilerek kan döküyor, can alıyordu. Güçleri yetseydi bu meclisi taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerinden emin olunuz” diye konuştu.

Erdoğan 15 Temmuz Anıtı’na çelenk bıraktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki 15 Temmuz Anıtı’na çelenk bıraktı. Bazı şehit yakını ve gazilerle birlikte Külliye’den abideye yürüyen Erdoğan’a, kısa süre önce Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevine atanan 15 Temmuz gazisi eski Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan da eşlik etti. Cumhurbaşkanı ardından şehitler için dua etti.

Sonrasında TBMM’deki 15 Temmuz Şehitlerini anma törenine katılan Erdoğan, burada bir konuşma yaptı.

Külliye sonrası TBMM’ye geçen Başkan Erdoğan burada törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’na katılmak üzere Meclis’e geldi. Erdoğan burada resmi törenle karşılandı. Erdoğan meclisin bombalanan kısmına karanfil bıraktı. 

Mustafa Şentop, TBMM Şehitler Anıtı’nda anma töreninde konuştu

TBMM Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma töreninde konuşan Meclis Başkanı Mustafa Şentop, “Ne olmuştur da devletimizin her yerine sızan FETÖ, hain darbe girişimine başvurmuştur?” sorusunu gündeme getirerek “15 Temmuz hain darbe girişiminin temel sebebi Türkiye’nin dünyada  söz söylemesini mümkün kılacak mevcut kürsel sistemin adaletsizliklerine itiraz edecek bir güç haline gelmeye başlamasıdır” diye konuştu.

Erdoğan anma töreninde konuştu: 15 Temmuz tarihi bir kırılma noktası

Şentop’un açıklamalarının ardından kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Şu anda önünde merasim yaptığımız mevcut anıtta da kûfi olarak rabbimizin duyurduğu ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz’ hükmü yer almakta. Bu uğurda gerçekten şehadete koşan şehitlerimize de şahsım, milletim adına özellikle biz de şükranlarımızı ifade ediyoruz. Bin yıldır her karışını şehit kanlarıyla suladığımız bu toprakların vatanımız haline gelmesi ve kalması için verdiğimiz mücadelelerde yer alan gazilerimizi minnetle yadediyorum.

15 Temmuz gecesi ülkemize saldıran FETO’cu hainlerin TBMM’mizi özellikle hedef alması rastgele bir tercih değildir. Bu meclis masa başında değil savaş meydanında kurulmuş bir meclistir. Bu meclis sadece düşmanla değil ihanetle de mücadele ederek zafere yürümüş bir meclistir. Bu meclis ülkemizi her sıkıntılı dönemin ardından milletimizin umudu olarak ayağa kaldıran meclistir.  Böyle bir meclisi 10 yılı aşkın süren bir mensubu olarak görev yapmaktan gurur duyuyorum. Bu mecliste yemin ederek göreve başlamış olmaktan şeref duyuyorum. Türkiye’nin en büyük yönetim reformunu bu mecliste birlikte yürütmüş olmaktan şeref duyuyorum. Dünyada meclisine bu kadar sahip çıkan bir başka millet de bilmiyorum. 

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Özel Harekât Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile Meclis binamıza bomba yağdıran darbeciler, ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlardı. 15 Temmuz gecesi tankları ve zırhlı araçlarıyla Ankara’nın İstanbul’un caddelerinde önlerine gelen herkesi ezip geçerek ilerleyen darbeciler yaptıklarının gayet şuurundaydılar. 15 Temmuz gecesi devletin vatanı korumak üzere namuslarına emanet ettikleri silahları millete çeviren darbeciler o tetiklere tahammüden dokunuyor, bilerek kan döküyor, can alıyordu. Güçleri yetseydi bu meclisi taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerinden emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi ülkenin cumhurbaşkanı başta olmak üzere seçilmiş tüm yöneticilerini katletmekten çekinmeyeceklerine de emin olunuz. Güçleri yetseydi kendileri gibi düşünmeyen milletimizin her bir ferdine hayatı zehir etmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi Türk milletini Anadolu’dan ve Avrupa’dan kazıyıp atmak, İslamın tüm izlerini bu topraklardan silmek isteyenlerin bayram edeceğinden emin olunuz.

Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin direnişi sayesinde güçleri yetmedi ve darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. 15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir. Arkasında çok büyük hesapların olduğu; gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka mecralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır. Açık söylüyorum, Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde ne olmuşsa 15 Temmuz’da o olmuştur. 

Her kim 15 Temmuz’u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, karikatürleştirmeye itibarsızlaştırmaya çalışıyorsa bilin ki amacı işte bu derin tarihi anlamı gölgelemek, gözlerden kaçırmaktır. Dünyada milletleri millet yapan ve asırlar boyunca etrafında bir arada tutulmasını sağlayan destanlara baktığımızda çoğunun 15 Temmuz’un gerisinde olduğunu görürüz. 

“Bu tür hadiselerin öncesiyle sonrasını mukayese etmek gerekir. Türkiye 15 Temmuz öncesi FETO’cuların bürokrasideki, medyadaki, STK’lardaki, iş dünyasındaki, siyasetteki mensupları vasıtasıyla yaptığı herhangi bir hamleyi adeta sonu felçle sonuçlanan bir ülke durumundaydı. Çoğu zaman yaşadığımız durumun sebebini özellikle bilmeden çok enerji sarf ediyor az netice elde ederek hedeflerimize doğru yol almaya çalışıyorduk. Bir noktadan sonra ülkemizin karşılaştığı sıkıntıların gerisinde bu örgütün silüetini görmeye başladık. Ama örgütün sinsi yapısı nedeniyle etkili tedbir almakta zorlanıyorduk. Örgütün kendini pervasızca kendini belli ettiği yer 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimidir. Bu tarihten itibaren FETO’nun girişimleri artmıştır.”

“Dünyada kartların yeniden karıştığı kritik bir döneme girmiş bulunuyoruz. Türkiye bu sürecin tam merkezinde yer alıyor. 3 kıtanın kavşağında bulunan bir ülke olarak bu değişim sürecini başarıyla yönetmek durumundayız. Kardeşlerimiz için güçlü durmak zorundayız. Hiç kimsenin bizi büyük ve Türkiye idealimizden vazgeçirmesine müsaade edemeyiz. Hiçbir gücün demokrasimizin ayaklarına yeni prangalar vurmasına göz yumamayız.

Bizlerin de tarihten ders alarak istikbalimizi inşa etmemiz gerekiyor. Özellikle Koronavirüs salgın sonrası yeniden şekillenecek olan yeni dünya düzeninde hak ettiğimizi muhakkak almalıyız. Ülkemiz geçmişte önümüze çıkan pek çok fırsatı değerlendirememiştir. Neredeyse her 10 yılda tekrarlanan darbeler ve anti demokratik müdahaleler Türkiye’yi ikinci sınıf demokrasiye, dışa bağımlı bir ekonomiye mahkum etmiştir. Türkiye enerjisini boş tartışmalarla harcarken yarışa benzer şartlarda başladığı birçok devlet kalkınma yolculuğunda ülkemize maalesef fark etmiştir.

Yalan, istismar ve gerilim siyasetini kapımıza asla yaklaştırmadık, yaklaştırmıyoruz ve yaklaştırmayacağız. Milletin gündemini iftira ve yalanlarla zehirleyen edep fukaralarına rağmen vakarımızdan bir an olsun taviz vermedik vermeyeceğiz.  

Meclisin çatısı altında görev yapan herkesi büyük ve güçlü Türkiye davamıza destek olmaya davet ediyorum. Gelin şehitlerimizin emanetine hep birlikte sahip çıkalım. Gelin 2023-2071 vizyonumuzu beraber inşa edelim. Gelin Türkiye’yi aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyalım.”

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap