Ev sinemasında bu hafta: Ölümcül bir ülkede gazeteci olmak; Somali Korsanları

by Haber Fora

SPI International bünyesinde, ülkemizin yanı sıra 25 ülkede 30 milyon kişiden oluşan geniş bir abone kitlesine ulaşan FilmBox, popüler TV dizileri, gişe rekorları kıran Hollywood filmleri, yılların eskitemediği klasikler gibi farklı türlerde sunduğu içeriklerle sinemaseverlerin evde sinema keyfini sürdürmesine destek olmaya devam ediyor.

Bağımsız ve sanat filmlerine düşkün olan sinema seyircisini de unutmayan FilmBox’ın film kütüphanesine bu hafta eklenen Somali Korsanları (The Pirates of Somalia) adlı film Kanadalı gazeteci Jay Bahadur’un aynı isimli kitabından beyaz perdeye uyarlanan gerçek bir yaşam öyküsünü anlatıyor.

Ölümcül bir ülkede gazeteci olmak; Somali Korsanları

Yönetmen: Bryan Buckley / Oyuncular: Evan Peters, Al Pacino, Melanie Griffith, Barkhad Abdi, Coral Peña, Philip Ettinger, Russell Posner, Robert Hobbs, Aidan Whytock, Darron Meyer, Alok Tewari, Kiana Madani, Edward Gelbinovich, Jojo Gonzalez, Sabrina Hassan, Patrick Holden O’Neill, Pope Jerrod, Donat Balaj, Abdi Delgo, Lindsay Sullivan, Mohamed Hakeemshady, Maria Vos, Vere Tindale, Armaan Haggio, Matt Newman, Mohamed Osmail Ibrahim, Deka Abdi, Mohamed Barre, Mohamed Abdi Mohamed, Caprice Masinga, Harun Mohammed, Abdi Sidow Farah, Minky Ndlovu, Aili Muhamed Mahamud, Mark Turetsky, Ali Mohamed Ali, Mohamood Mohamed Omar, Amin Mohamed Osmaan, Mursal Mohamed, Mohamed Mohamud Hossein, Mohamed Abdikadir / Süre: 116 dakika
 

New York Times‘ın en çok satan yazar listesine giren ve namı diğer Somali Korsanları olarak bilinen çetelerin arkasındaki gerçek insanları ve siyaseti gün yüzüne çıkaran ilk ve tek batılı gazeteci olan Jay Bahadur’u bu filmde aktör Evan Peters canlandırıyor.

Jay Bahadur kimdir?

Jay Bahadur, Somali Korsanları (Onların Gizli Dünyası İçinde) isimli kitabı için araştırmaya başlamadan birkaç ay önce Toronto Üniversitesi’nden mezun olmuştur.
 

Büyük Buhran’dan bu yana ekonomik kriz nedeniyle en büyük gerilemenin yaşandığı 2007-2008 yıllarında mezun olan binlerce talihsiz öğrenci gibi tüm kapıların kapandığı, olanakların kısıtlandığı bir dönemde sudan çıkmış bir balık gibi ortada kalmış ve hiç istemediği banliyö hayatına sıkışmıştır.

Ama tabii ki istediği bu değildir, hayatına olmasını beklediği şey de bu değildir.
 

Jay Bahadur, Harvard’a gitme planlarıyla son derece yüksek standartlara sahiptir ve herkesin itibar ettiği bir gazeteci olmak istemektedir.

Fakat bunun yerine peçete imal eden bir şirketin pazar araştırmalarına yönelik çalışmalar yapmak zorunda kalmıştır.

Bu şirket için takip ettiği ürünlerin mağaza raflarındaki yerlerini incelemekte, büyük bir ciddiyet ve titizlikle tüketicilerin dikkatini çekecek stratejiler belirlenmesi için araştırmalar ve sorgulamalar yapmakta ve raporlar yazmaktadır.

Tüm dünyayı sarsan bir ekonomik krizin etkileriyle insanların kendi kendine yeterliliği ve kendi yolunu açma planları kalmadığı için gençlerin ebeveynleriyle birlikte yaşaması neredeyse zorunluluk haline gelince ailesinin bodrum katında yaşamaya başlayan Jay, bir taraftan da yazdığı yazı ve makalelerin yayımlanması için çeşitli dergilere göndermekte fakat her defasında “Ne yazık ki…” ile başlayan ret mektupları almaktadır.

Gazetecinin okullu mu, alaylı mı olması makbuldür?

Böylesi bir çaresizlik döneminde Jay’in ideallerine yönelik hırsları ve başarıya özlemi vardır; bu sadece maddi bir başarı değil. Kişisel olarak bir şeyi başarma ve hayatına yönelik bir değişim isteğidir bu.

Bir gün tedavi için gittiği hastanede tesadüfen hayran olduğu, Vietnam Savaşı’nın en önemli muhabirlerinden Seymour Tolbin isimli bir yazarla tanışır, ama tabii ki Seymour Tolbin ismi kişinin gizliliği nedeniyle kullanılan kurgusal bir isimdir.

Al Pacino’nun renkli performansıyla hayat verdiği bu karakter ile naif kahramanımıza hızlı bir hayat dersi veren Tolbin, meslekteki yozlaşmaya da parmak basarak “Gazeteciliğin okullarda öğretilen bir şey olmadığını” söyleyerek Jay’i olmak ve yapmak istediği şeyi gerçekleştirmesi için teşvik eder.

Ayrıca yazılarının yayımlanması için ona yardımcı olabilecek bir yapımcıyla konuşabileceğini söyler.
 

Al Pacino ekran süresi fazla olmasa da yine de onun nasıl efsanevi bir oyuncu olduğunu görmemize yetecek bir performansla beni şahsen ihya etti.

Seymour Tolbin’in bir bilge insan gibi Jay Bahadur’a yol gösterdiği sahnelerde Pacino ve Peters’ın arasındaki gözle görülür öğretmen-öğrenci ilişkisindeki dürüstlük ve samimiyeti mükemmel bir şekilde yakalayan Oscar adayı Bryan Buckley bir yönetmen olarak ne kadar olağanüstü çalıştığına da bu vesileyle dikkat çekiyor.
 

Tolbin’den aldığı motivasyonla gazetecilikte kendini göstermek için bir tercih yapmak zorunda kalan Jay, Harward hayalini ve ailesinin yanında yaşadığı o güvenli bodrum katını dünyanın en tehlikeli suçları arasında geçecek bir hayat için değiştirmeye karar verir.

Sonrasında Somali korsanlarının yükselişinde bir hikâye olduğunu fark eden Jay, korsanlar hakkında kitap yazan bir gazeteci olarak ülkenin Cumhurbaşkanının oğlu ile irtibat kurmayı başarır.

Somali’nin barışçıl demokratik operasyonlara doğru attığı adımları not edebileceği konusunda ikna olan yetkililer ona ülkeye giriş ve gerekli olan güvenlik konusunda imkanlarını seferber eder.
 

Böylelikle Jay kendi koşullarını da zorlayarak, Paris merkezli Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün “Gazeteciler için Afrika’nın en ölümcül ülkesi” olarak tanımladığı Somali’ye 2008 yılında gözünü karartarak gider.
 

Jay Bahadur’un ülkedeki korsan çeteleri hakkında bir kitap yazma serüvenini anlatan film, bu dakikadan sonra ülkenin çalkantılı sosyo-politik ortamını da gözler önüne seren bir gazetecilik deneyimine dönüşür.
 

Madalyonun diğer yüzü

Jay’in isteği Somalili korsanların gerçek kişiliklerini dünyaya açıklamak, savaş ve silah yerine şiirden beslenen bir milletin şimdiki yaşam standardına geçmelerindeki nedenleri irdeleyerek bu dönüşümü tasvir edebilmektir.

Böylelikle 90’lı yılların başında resmi gerekçeler olmaksızın bu ülke ile kesilen diplomatik ilişkilerin arkasındaki siyasi ve ekonomik karmaşıklığı daha açık bir şekilde insanlara anlatabilecektir.
 

Jay, Somali’de Boyah ve Garaad isimli iki farklı korsan tarafından temsil edilen iki düşüncenin hüküm sürdüğünü öğrenir.

Boyah şiddet yanlısı olmamakla birlikte yabancı ülkelere ait gemileri kaçırma olayını halkın geçimini sağlayan şirketlere vergi koymanın bir yöntemi olarak görmektedir, yani Robin Hood misali, zenginden alıp fakire vermeyi desteklemektedir.
 

Garaad ise tam tersi; giydiği pahalı kıyafetler, lüks yaşam tarzı ve korsanlığı bir nevi kendine ait bir iş kolu olarak görmekte ve bu kazanımlar için şiddetten de kaçınmamaktadır.

Ona dostça rehberlik eden ve aynı zamanda tercümanlık yapan Abdi’nin kuvvetli yerel ilişkileri sayesinde Jay her iki korsan ile de düşündüğünden daha kısa süre içinde görüşme imkânı bulur.
 

Bu sayede yeni demokrasi yanlıları ile eski görüşleri destekleyen iki tarafı da objektif bir şekilde gözlemlemeye çalışan araştırmacı gazeteci kendilerine Somali’nin Koruyucuları diyen korsanları da onlarla yaptığı röportajlarla anlamanın adımını atmış olur.
 

Jay iç savaşın parçaladığı, ülkedeki uzun süreli otorite boşluğundan kanunsuzlukların ve korsanlık vakalarının yaygınlaştığı bir Somali gerçeğinde gazeteci olma tutkusunu gerçekleştirme pahasına inkâr edilemez tehlikelere kendisini atsa da yine de yaşadıklarının insani tarafını ön plana çıkartmak için büyük çaba gösterir.
 

Ancak burada yaptığı röportajların yayımlanmasına yönelik aldığı haberler karşısında yeniden hüsrana uğrar.

Para sıkıntısı da yaşamaya başlayınca Kanada’daki yapımcısının teklifini karşısında uluslararası deniz taşımacılığının önünde ciddi bir problem olan suç unsuruna sızarak gemi kaçırma ve rehin alma olaylarını görüntülemeye çalışır.
 

Hikâyenin bundan sonrasında yaşananlar Paul Greengrass’ın Kaptan Phillips isimli filminde anlatılan 2009 Maersk Alabama kaçırma olayıyla kesişmesini sağlar.
 

2013 yapım filmde, Somali’de korsanlar tarafından kaçırılan Amerikalı kaptan Richard Phillips’in kurtarılma mücadelesini daha çok Amerika yanlısı bir üslupla anlattığı Kaptan Phillips filmindeki olay örgüsüne paralel ilerleyen Somali Korsanları bu rehin alınma olayına bağlanan süreci Somalili insanların tarafından farklı bir gözle seyretme imkânı da sağlar.
 

Ancak Somali’deki çatışmalar artıkça ve ilişkilerde tansiyonlar yükseldikçe Bahadur’un bir ziyaretçi olarak orada kalması çok tehlikeli hale gelir ve ülkeden çıkmasının onun için daha doğru olacağına karar verilir.
 

Jay bu andan itibaren her ne kadar hayallerinden uzaklaştığını düşünse de dünyayı benzersiz bir şekilde yorumlayan analitik tavrı, tüm olanaksızlıklara rağmen insanlarla iletişim kurma yönündeki doğal yeteneği ve önyargılardan uzak bakış açısı sayesinde ülkesinde ateşli bir merakın uyanmasını sağlar.
 

Her ne kadar filmde Badahur’un bu bölgelerdeki tek batılı olma statüsü biraz abartılmış olsa da hayatını tehlikeye sokarak dünyaya gerçekleri aktaran ilk gazeteci olma itibarına kavuşur.

Nihayetinde Somali halkı için sevgiyi temel alan ve ülkeler arasındaki ilişkileri bu bağlamda etkileyen bir mesajı yetkili mercilere ileten bir arabulucu olur.
 

Tek bir batı yazarının üçüncü dünya ülkesi diyebileceğimiz bir yerin karmaşık konularına yaklaşımı ve gözlemlerinden yola çıkarak bir ülkenin sorunlarını gerçekten anlamak mümkün olabilir mi, bundan emin değilim fakat filmde de yer verildiği üzere iyi niyet çerçevesindeki tüm bu içtenliğin “vicdan” olgusunu harekete geçireceğinden şüphem olmaz.

Haftanın diğer filmleri

Ah Gözel İstanbul

Yönetmen: Zeynep Dadak / Oyuncular: Aykut Sezgi Mengi, Cemal Kafadar / Süre: 85 dakika
 

57. Antalya Altın Portakal Film Festivali, DokuFest gibi festivallerde yer alan ve 39. İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Belgesel Yarışması Mansiyon Ödülü kazanan, Zeynep Dadak’ın yazıp yönettiği Ah Gözel İstanbul adlı bu belgeseli, bugünden itibaren 10 milyondan fazla sinemaseveri aynı çatı altında buluşturan MUBI’de izlemeniz mümkün.

İstanbul doğumlu Ermeni entelektüel Eremya Çelebi Kömürciyan’ın 17’nci yüzyılda yazdığı İstanbul seyahatnamesinden esinlenerek çekilen belgesel Kömürciyan’ın üç yüz yıllık rotasının izini bugünün İstanbul’unda sürüyor.

Kömürciyan’ın 1661 yılında kaleme almaya başladığı, izleme ve görme tutkusuyla geliştirdiği İstanbul seyahatnamesi, okuyucuya adeta bir kameranın ardından sesleniyor ve yazarın seyretme, izleme ve bakma zevkleriyle geliştirdiği zamanının ötesindeki ilişki üzerine düşünen belgesel, izleyiciye görsel bir seyahatname sunuyor.

Kömürciyan’ın gözünden bugünün İstanbul’una bakan bu yaratıcı belgesele Erdem Helvacıoğlu besteleri eşlik ediyor.

İstanbul Tarihi: 17’nci yüzyılda İstanbul kitabında Kömürciyan, okuyucuya adeta elinde bir kamera varmış gibi seslenir.

Kömürciyan’ın “kamera gözünü” bugünün İstanbul’una çevirdiğimizde, bu kadim şehrin çok yönlü görsel tarihini keşfetmek için önümüze sayısız imkân serilir.

Aynı Dalganın İçinde

Yönetmen: Massimiliano Camaiti / Oyuncular: Vincenzo Amato, Olivia Castanho, Donatella Finocchiaro, Olivier Paris, Corrado Invernizzi, Manuela Ventura, Sofia Migliara, Elvira Camarrone, Roberto Christian / Süre: 99 dakika
 

Netflix’in İtalyan Yapımı Romantik Dramalar kuşağında bu hafta gösterime giren Sulla Stessa Onda (Caught by a Wave) adlı bu film; rüzgâr sörfü eşliğinde eğlenceli zaman geçiren gençlerin kaçamadığı bir aşk hikayesini kadraja alıyor.

Sicilya güneşinin altında doğan bu masum yaz aşkı, oğlanla kızın vaktinden önce büyümesine neden olan üzücü bir aşk hikâyesine dönüşür.

Sara ve Lorenzo’nun yaz sıcağı altında kıvılcımlanan aşkları, Sara’nın geçmişinden gelen dramatik olaylarla sarsılır ve genç çiftin hızla büyümesine neden olan bu yaz macerası kısa süre sonra yerini acı bir aşk hikayesine bırakır.

Biggie: Anlatacak Bir Hikayem Var

Yönetmen: Emmett Malloy / Oyuncular: Sean ‘Diddy’ Combs, Faith Evans, Lil’ Cease, The Notorious B.I.G., Voletta Wallace / Süre: 97 dakika
 

Netflix‘in Biyografik Belgeseller kuşağında 1 Mart’ta gösterime girecek olan, ilk kez yayınlanan görüntüler ve derin röportajlar içeren Biggie: I Got a Story to Tell adlı bu belgesel; Notorious B.I.G.’nin dümencilikten rap’in kralı olmaya giden yolculuğunu ve hayatını kadraja alarak Christopher Wallace’ın bilinmeyen bir yüzünü gözler önüne seriyor.

B.I.G. olmadan önce o Christopher’dı; çok zeki bir çocuktu, ilkokuldan beri bir şeyler yazıyordu ve çok yetenekli olduğu için ailesi başlarda onu caz sanatçısı olmaya hazırlıyordu.

Ancak Chris sokak köşelerinde en zor kafiyelerin altında kalkmaya çalıştığı dönemde bu köşe başlarından kurtulmanın hayalini kurarken geçim derdi yüzünden birçok kötü karar alır ama bir taraftan da hangi gezegenden geldiği belli olmayan bu adam Biggie adıyla bir gecede ünlü olur.

Sonrasında kendininki hariç pek çok kişinin hayatını kurtarır…

Geçtiğimiz yıl Rock and Roll Hall of Fame’e kabul edilen ve yaşasaydı bu yıl 50’nci yaşını kutlayacak olan Notorious B.I.G’nin öyküsünü anlatan film, tüm zamanların en müthiş ve en etkili rapçilerinden birinin hayatına onu en iyi tanıyanların gözünden yepyeni bir bakış sunuyor.

Biggie’nin mirasını yönetenlerin iş birliği ile hazırlanan belgesel, yirmi yıldan uzun bir süredir hızlı çıkışı ve trajik ölümüyle rap tarihinde önemli bir yere sahip olan sanatçının öyküsünü samimi bir şekilde aktarıyor.

Emmett Malloy tarafından yönetilen bu içten belgeselde hem Biggie’nin en iyi arkadaşı Damion “D-Roc” Butler tarafından çekilen ender görüntüler hem de yakın arkadaşları ve ailesiyle yapılan yeni röportajlar yer alıyor.

Duru Olmak

Yönetmen: Mu Tunc / Oyuncular: Nükhet Duru, Kenan Doğulu, Sıla, Teoman, Mabel Matiz, Funda Arar, Zeynep Bastık, Ata Demirer, Evren Ercan, Ceylan Ertem, Evren Can Gündüz, Kalben, Rubato, Sena Şener, Orkun Tunç / Süre: 92 dakika
 

Netflix’in Biyografik Belgeseller kuşağında bu hafta gösterime giren Duru Olmak adlı bu samimi ve ilham veren belgeselde efsanevi yorumcu Nükhet Duru, sanat hayatını anlatırken Sıla, Zeynep Bastık, Mabel Matiz gibi sanatçılar da ünlü divayla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

1971 yılında, 17 yaşındayken sahne hayatına başlayan ve albümleri ile birçok başarıya imza atan Nükhet Duru’nun hayatının bilinmeyenlerinin gözler önüne serildiği belgeselde, sanatçının son albümü “Hikayesi Var”ın yaratım sürecine de yer veriliyor.

Hayatının birçok yönüne ışık tutulan belgeselde, son albümde Nükhet Duru ile çalışan Sıla, Kenan Doğulu, Teoman, Mabel Matiz, Funda Arar, Ceylan Ertem, Ata Demirer, Kalben, Zeynep Bastık, Rubato, Sena Şener, Evrencan Gündüz gibi sanatçılarla yapılan röportajlara da yer veriliyor.

Emma

Yönetmen: Autumn de Wilde / Oyuncular: Anya Taylor-Joy, Angus Imrie, Letty Thomas, Gemma Whelan, Bill Nighy, Aidan White, Edward Davis, Chris White, Rupert Graves, Miranda Hart, Myra McFadyen, Esther Coles, Suzy Bloom, Suzanne Toase, Nicholas Burns, Josh O’Connor, Johnny Flynn, Connor Dalton, Lucy Briers, Mia Goth, Anna Francolini, Connor Swindells, Christopher Godwin, Vanessa M. Owen, Isis Hainsworth, Hannah Stokely, Charlotte Weston, Max Toovey, Cecelia Jacob, Cody Gipson, Tabitha Coop, Juno Coop, Chloe Pirrie, Oliver Chris, Rose Shalloo, Amber Anderson, Callum Turner, Tanya Reynolds, Janine Craig, Cris Penfold, Nike van Schie, Leigh Daniels, Alastair Postlethwaite, Shaun Walters, Zachary Trevitt, Philippe Barnes, Alexis Bennett, Giles Lewin, Edmund George Taylor, Joe Zeitlin, Jill Buchanan, Libby Hill, Robert Jarvis, Isabella Kennard-Barden, Adrian Mozzi / Süre: 124 dakika
 

beINCONNECT’in Romantik Komediler kuşağında bu hafta gösterime giren, Jane Austen’in ilk kez 1815 yılında okuyucuyla buluşan ve bir çöpçatan hikayesi olarak bilinen aynı isimli klasik romanından uyarlanan Emma; tüm kasabanın ilgi odağı olan alımlı Emma’nın gerçek aşkı arayış serüveniyle 19. yüzyıl İngiliz toplumunun riyakar dinamiklerini gözler önüne seriyor.

Güzel, zeki, zengin ve bekar bir genç kadın olan Emma Woodhouse hayatından son derece memnundur, küçük kasabasında evliliğe veya kimsenin aşkına ihtiyaç duymayan adeta huzursuz bir kraliçe arıdır.

Hayatta en sevdiği şey ise başkalarının aşk hayatlarına burnunu sokmaktır, ancak terzinin kendi söküğünü dikemediği gibi Emma’nın da aşk hayatı son derece karmaşık bir hal almaktadır.

Yakın arkadaşı Bay Knightley’nin tüm uyarılarını görmezden gelerek vesayeti altındaki Harriet Smith’e uygun bir eş ayarlamaya kalkınca, özenle yaptığı planlar ortaya çıkar ve hiç beklemediği sonuçlarla karşı karşıya kalır.

Sosyal sınıfın bu ışıltılı hicvinin yanı sıra büyümenin de getirdiği acı içinde Emma, sevgiyi bulmak için başından beri yanlış yola sapan eşleşmeler ve yanlış attığı romantik adımlar ile artık yeni bir maceraya atılmak zorundadır.

Aynı zamanda film, Autumn de Wilde’ın ilk uzun metrajlı yönetmenlik çalışmasıdır.

Huzur Bozanlar

Yönetmen: York Alec Shackleton / Oyuncular: Guy Pearce, Devon Sawa, Kelly Greyson, Michael Sirow, Luke Martin Collins, Jacob Grodnik, John Lewis, Terence J. Rotolo, Barbie Blank, Branscombe Richmond, Michael Bellisario, Dwayne Cameron, Leticia Cline, Timothy Timms, Aaron Stanford, Steve Hodges, Craig Heckman, Elle E. Wallace, Jay Willick, Terani Richmond, Veralyn Venezio, Dan Southworth, Ray Fite, Jimmy Phelps, Chuck Hustmyre, Kristie Hustmyre, Carla Bush / Süre: 91 dakika
 

FilmBox’ın Aksiyon Filmleri kuşağında bu hafta gösterime giren Disturbing The Peace adlı bu film; silahlardan uzak durmaya çalışırken kendisini zorlu bir savaşın içinde bulan bir adamın hikayesini konu ediyor.

Teksas’tan ayrıldığından beri silahını bırakan Jim Dillon, kendisine sessiz sakin bir kasabada yeni bir hayat kurar, ancak kaldığı kasaba bir soyguncu tarafından işgal edilince, Jim harekete geçer.

Böylelikle yeniden silahını almak zorunda kalan Jim, kanun kaçağına karşı zorlu bir savaşa girişir.

Kelebek

Yönetmen: Fajar Bustomi / Oyuncular: Angga Yunanda, Adhisty Zara, Dannia Salsabila, Abun Sungkar, Junior Roberts, Syakir Daulay, Ariyo Wahab, Irgi Fahrezi, Ersa Mayori, Baim, Iszur Muchtar, Tj Ruth, Yudha Keling, Diaz Danar, Aris Nugraha, Dwiky Al Asyam, Bagaskara Aji Rifai / Süre: 117 dakika
 

Netflix‘in Endonezya Yapımı Romantik Dramalar kuşağında bu hafta gösterime girmesi beklenen Mariposa adlı bu filmde; okulda yeni bir öğrenci olan Acha, aşk ve aile baskısı arasında kalan, başarılı bir öğrenci olan Iqbal’a âşık olur.

Acha’nın arkadaşı Amanda en yakın arkadaşının incinmesinden korktuğu için Acha’nın Iqbal’a yaklaşmasını engellemeye çalışır ama Acha akıllı ve soğukkanlı olduğu bilinen sevimli bir adam olan Iqbal’in kalbini kazanmaya kararlıdır.

Kocaayağın Ailesi

Yönetmen: Jeremy Degruson, Ben Stassen / Oyuncular: Kylian Trouillard, Alexis Victor, Marie Chevalot, Frederic Souterelle, Sébastien Desjours, Pierre Tessier, Xavier Fagnon, Clara Quilichini, Dino Andrade, Laila Berzins, Joey Camen, Sandy Fox, Jessica Gee-George, Grant George, Kyle Hebert, David Lodge, Chris Niosi, Jace Norman, Joe Ochman, Donte Paris, Della Saba, Roger Craig Smith, Michael Sorich, Joe Thomas / Süre: 89 dakika
 

Netflix‘in Aile Komedileri kuşağında bu hafta gösterime giren Bigfoot Family adlı bu animasyonda; Adam, babasının Koca Ayak olduğunu keşfetmesinin ardından ailesiyle birlikte mutlu bir yaşam sürer.

Artık ünlü olan babası Koca Ayak, şöhretini çevreye zarar veren bir Alaska petrol şirketine karşı savaşmak için kullanmaya karar verir, ancak bu sırada Koca Ayak iz bırakmadan ortadan kaybolur.

Bunun üzerine Adam, annesi, bir rakun ve bir ayı ile birlikte babasını bulmak için yola koyulur.

Mavi, Ağrılı ve Kırılgan

Yönetmen: Shunsuke Kariyama / Oyuncular: Tasuku Emoto, Mizuki Kayashima, Honoka Matsumoto, Ken Mitsuishi, Nana Mori, Amane Okayama, Hiroya Shimizu, Hana Sugisaki, Ryô Yoshizawa / Süre: 118 dakika
 

Netflix’in Kitaplardan Uyarlanan Japon Filmleri kuşağında bu hafta gösterime girmesi beklenen Aokute Itakute Moroi (Blue, Painful and Brittle) adlı bu filmde; Kaede ve Hisano, dünyayı değiştirmek için bir kulüp oluşturur.

Kaede ve Hisano birbirlerini tanımayan iki yabancı üniversite öğrencisidir ve ikisi de ortalamanın üzerinde vizyona sahip öğrencilerdir.

Hisano açık sözlü bir kızdır ve akranlarından hoşlanmıyordur ama samimi ve masumdur.

Kaede ise dünya barışını ve ıstıraba son vermeyi hayal eden bir idealisttir.

Birbirleriyle tanıştıktan kısa bir süre sonra hayallerini gerçekleştirmek için bir şeyler yapmaya karar verirler ve nihayetinde

“Moai” adlı gizli bir topluluk kurarlar; topluluğun esas amacı dünyayı ve dünya düzenini değiştirmektir ancak bir gün Hisano ortadan kaybolunca işler değişir.

Hisano ortadan kaybolduğunda kulüp de değişmeye başlar ve Kaede sonrasında, kurdukları bu kulübü idealist köklerine geri getirmeye kendini adar.

Moxie!

Yönetmen: Amy Poehler / Oyuncular: Hadley Robinson, Lauren Tsai, Alycia Pascual-Pena, Nico Hiraga, Sabrina Haskett, Patrick Schwarzenegger, Sydney Park, Anjelika Washington, Emily Hopper, Josie Totah, Amy Poehler, Ike Barinholtz, Marcia Gay Harden, Josephine Langford, Joshua Walker, Clark Gregg, Charlie Hall, Avery Bagenstos, Eon Song, Corey Fogelmanis, Ron Perkins, Aaron Holliday, Roman Arabia, Greg Poehler, Helen Slayton-Hughes, Xander Evans, Avantika, Kevin Dorff, Carla Valentine, Cooper Mothersbaugh, Gracie Lawrence, Ji-young Yoo, Brady Reiter, Ben Harris, Raven Owens, Doug Smith, Isabella Salazar, Eloise Wong, Lucia de la Garza, Mila de la Garza, David Schwartz / Süre: 111 dakika
 

Netflix‘in Kitaplardan Uyarlanan Sosyal Konulu Dramalar kuşağında 3 Mart’ta gösterime girmesi beklenen Moxie! adlı bu muzip ve ilham veren gençlik filminde; öz güveni yüksek yeni arkadaşından ve annesinin asi geçmişinden ilham alan 16 yaşındaki utangaç bir kız, okulundaki cinsiyetçiliğe isyan eden bir dergi çıkarır.

Kimsenin radarında olmadığı için kendini şanslı hisseden ve utangaç bir mizacı olan 16 yaşındaki Vivian şimdiye dek hep dikkat çekmemeyi ve göze batacak davranışlardan kaçınmayı tercih etmiştir, ancak okula gelen yeni bir öğrenci onu lisedeki diğer öğrencilerin giderek artan kontrolsüz davranışlarını incelemeye zorlayınca Vivian artık bu kadar silik olmaktan bıktığını fark eder.

Gençliğinde ataerkil düzene saldırıp hepsini yerle bir etmek isteyen annesinin asi geçmişinden ilham alan Vivian, lisesindeki ön yargıları ve haksızlıkları ifşa etmek için kimliğini gizleyerek Moxie! adlı bir yeraltı dergisi çıkarır ve beklenmedik şekilde bir hareketin fitilini ateşler.

Artık bir devrimin merkezinde olan Vivian; diğer genç kadınlarla, çok farklı kesimlerden ve kulüplerden aynı görüşteki insanlarla yeni arkadaşlıklar kurmaya başlar ve lisenin inişli çıkışlı zamanlarına göğüs germeyi birlikte öğrenirler.

Yönetmenliğini Amy Poehler’ın üstlendiği bu film Jennifer Mathieu’nun çok satan romanından uyarlanmıştır.

Red

Yönetmen: Thirumala Kishore / Oyuncular: Ram Pothineni, Nivetha Pethuraj, Nassar, Malvika Sharma, Sonia Agarwal, Vennela Kishore, Sampath Raj, Amritha Aiyer, Krishna Murali Posani, Pavithra Lokesh, Satya, Pammi Sai, Devi Charan, Narra Srinivas / Süre: 146 dakika
 

Netflix‘in Hint Yapımı Suç Dramaları kuşağında bu hafta gösterime giren, 2019’un ses getiren Tamilce yapımın Teluguca uyarlaması olan Red adlı bu filmde; polis, bir cinayet soruşturmasında şüphelinin fotoğrafına ulaşır, ancak fotoğraftakine çok benzeyen iki adam olduğu anlaşılınca olay iyice çetrefilli bir hâl alır.

İşlemediği bir cinayet yüzünden tutuklanan bir adam, masum olduğunu kanıtlayamaz çünkü cinayeti işlediği anın görüntüleri polisin elindedir.

Psikolojik olarak çöküşün eşiğindeki adam tam her şey bitti derken yeniden hayata tutunur çünkü polis, göz altına aldığı bu adama birebir benzeyen başka birini tutuklar ve sır perdesi aralanmaya başlar.

Thirumala Kishore imzalı bu aksiyon filmi, benzersiz prodüksiyonu ile Hindistan sinemasının yeni gözdeleri arasında yer alıyor.

Santigrat

Yönetmen: Brendan Walsh / Oyuncular: Vincent Piazza, Genesis Rodriguez / Süre: 89 dakika
 

Netflix‘in Gerilim Filmleri kuşağında bu hafta gösterime girmesi beklenen Centigrade; Norveç’teki bir seyahatlerinde buzda mahsur kalan bir çiftin yaşadıklarını anlatan gerçek hayattan uyarlanan bir film.

Bir imza programına giden evli bir çift yolda yorgun düşüp dinlenmek için yol kenarında mola verdiklerinde bir kar fırtınasının ardından donmuş araçlarında mahsur kalır ve şiddetli sıcaklıklar ve öngörülemeyen engeller arasında hayatta kalmak için mücadele eder.

Ancak en kötüsü de kar altında kalan çiftin bir de bebek beklemeleridir ki bu -30 derecedeki mücadelelerini çok daha zorlu kılacaktır.

Senin İçin Çıldırıyorum

Yönetmen: Dani de la Orden / Oyuncular: Luis Zahera, Aixa Villagrán, Txell Aixendri, Nil Cardoner, Eduardo Antuña, Paula Malia, Clara Segura, Maria Ribera, Francesc Ferrer, Aaron Porras, Mireia Portas, Eduard Gibert, Iris Vallés Torres, Rocío León, Kike García, Charlie Pee, Jordi Bosch, Laura Conejero, Ferran Rañé, Mike Foucan, Adeline Flaun, Miquel Torau Ripeu, Gaspar Garre, Cristian Valencia, Claudia Melo, Eduard Benito, Alexia Luna, Aleix Muñoz, Anna Ros, Alberto San Juan, Susana Abaitua, Álvaro Cervantes, Jaume Felip / Süre: 102 dakika
 

Netflix‘in İspanya Yapımı Kara Mizah Filmler kuşağında bu hafta gösterime giren Loco Por Ella (Crazy About Her) adlı filmde; birlikte geçirdikleri çılgın gecenin ardından Adri, Carla’yı tekrar görmek için tek çaresinin onun kaldığı psikiyatri kliniğine hasta olarak yatmak olduğunu fark eder.

Carla adlı gizemli kadınla yaşadığı büyülü bir tek gecelik ilişkinin ardından Adri onu tekrar görmek ister ve Carla’nın kaldığı psikiyatri kliniğine kendi isteğiyle yatmaya karar verir, ancak kısa süre sonra, buradan çıkmanın düşündüğü kadar kolay olmadığını anlar.

Sinema Dalgası: Doğudan Bir Mektup

Yönetmen: Saron Sakina / Oyuncular: Glenn Fredly, Marcello Tahitoe, Andien Aisyah, Rahmania Astrini, Gamaliel Tapiheru, Cantika Abigail, Ivan Nestorman, Molukka Hiphop Community, Julie Estelle, Yovie Widianto, Irfan Ramli / Süre: 57 dakika
 

Netflix‘in Belgesel Filmleri kuşağında bu hafta gösterime girmesi beklenen Wave of Cinema: Surat dari Timur adlı film; arşiv görüntüleri ve özel performansların bir karışımından oluşan sanal konserle Endonezyalı şarkıcı Glenn Fredly’nin anısını canlandırıyor ve müziğini onurlandırıyor.

Surat dari Praha (Letters from Prague, 2016) ve Cahaya dari Timur (Lights from the East: I Am Maluku, 2014) adlı filmleri seyredenler ve sevenler bu sanal konserde her iki filmden en sevilen sahneleri unutulmaz film müzikleriyle yeniden yaşama fırsatına sahip olacaklar.

Soy Tükenmesi: Gerçekler

Yönetmen: David Attenborough / Oyuncular: David Attenborough / Süre: 58 dakika
 

BBC Earth ekranlarında 3 Mart Çarşamba günü gece yarısı gösterime girecek olan Exctinction: The Facts adlı bu belgesel ile dünyaca ünlü belgesel yapımcısı Sir David Attenborough, bu kez ekolojik denge için vazgeçilmez olan canlı yaşamının hızla yok oluşuna dair çarpıcı gerçeklerle seyircinin karşısına çıkıyor.

Sir David Attenborough, dünyanın önde gelen bilim adamlarından oluşan ekiple birlikte mevcut ekolojik dengeyi sarsan ve gelecekte çok daha büyük krizlere yol açacak olan türlerin yok oluşuna dair gerçekleri aktarıyor.

Belgesel, biyolojik çeşitliliğin azalmasının ne anlama geldiğini, gezegenimizin şu anda ne durumda olduğunu, biyolojik çeşitlilik kaybının sebeplerini ve gelecekte bizleri nelerin beklediğini ilişkilendirerek aktarıyor.

Gezegenimizin başından geçen önceki beş büyük yok oluş olaylarına dair atıfta bulunan bu çarpıcı belgesel, modern dünyada doğal yaşamla kurduğumuz yıkıcı ilişkilerin sebep olduğu daha büyük bir yok oluş krizini gözler önüne seriyor.

Son olarak, biyoçeşitlilik kaybını hafifletmek için alınan önlemleri ve bu konuda neler yapabileceğimizi açıklamadan önce, ekosistem içerisinde her şeyin birbiriyle ne kadar bağlantılı olduğunu bir yapboz parçası gibi neden sonuç ilişkisine oturtarak, gezegen ve üzerinde yaşayan herkes için biyolojik çeşitlilik kaybının öneminin altını koyu bir kalemle çiziyor.

Yeryüzündeki 8 milyon türden 1 milyon kadarının tükenme tehdidi altında olduğu gerçeğiyle, Attenborough tüm dünyaya bir uyanış çağrısında bulunuyor.

Sir David Attenborough’un özgün ve eşsiz anlatımıyla; insanlığı sebep olduğu sarsıcı olaylarla yüzleştirirken, içimize umut tohumları ekecek çözümleri de ortaya koymayı amaçlayan bu belgeseli, 3 Mart Çarşamba günü gece yarısı Digitürk, Tivibu ve D-Smart platformlarında yer alan BBC Earth ekranlarından izlemek mümkün.

Taş Ocağı

Yönetmen: Scott Teems / Oyuncular: Bruno Bichir, Shea Whigham, Catalina Sandino Moreno, Anna Watt, Alvaro Martinez, Michael Shannon, Abel Becerra, Jimmy Gonzales, Bobby Soto, Rose Bianco, Hector Presedo, Julia Vera, Raul Ruletta, Anthony Reynolds, David Jensen, Gordon Dexheimer / Süre: 98 dakika
 

Digitürk’ün beIN BOX OFFICE ekranlarında bu hafta gösterime giren ve Damon Galgut’un aynı adlı kitabından uyarlanan The Quarry adlı bu suç gerilimi; öldürdüğü vaizin yerine geçen bir adamın suçluluk ve kefaret yüklü hikayesini konu ediyor.

David Martin, boş bir yolda ilerlerken içler acısı bir durumda bir adam bulur, ona yardım eder ve kanundan kaçtığından şüphelenerek, gittiği kasabada ona yeni bir başlangıç sunar.

Ancak bir kaza sonucu gezici bir vaizi öldüren bu adam önce cesedi yakınlardaki bir taş ocağına gömer ve sonra da gittiği küçük kasabada öldürdüğü adamın yerine geçer.

Kasaba halkı, kendisini vaiz olarak tanıtan adamın konuşmalarını sevse de yerel polis şefi Moore adamdan şüphelenmeye başlar.

Bir süre sonra Moore’un bir taş ocağında yaptığı korkunç keşif, katilin özgürlüğü için savaşmak zorunda kalmasına neden olur.

Trendeki Kız

Yönetmen: Ribhu Dasgupta / Oyuncular: Aditi Rao Hydari, Parineeti Chopra, Kirti Kulhari, Hiten Patel, Richie Lawrie, Nisha Aaliya, Avinash Tiwary, Lee Nicholas Harris, Natasha Benton, Jamie Lee-Hill, Tota Roy Chowdhury, Ty Hurley, Sammy Jonas Heaney, Nina Kumar, Raj Awasti, Persephone Hulewicz, Rene Costa, Charlotte Mason-Apps, Vaunisha Kapoor, Julie Harrop, Sara Latif, Diljohn Singh, Shamaun Ahmed, Orlando Brooke, Rina Yadav, Amanda Smith, Elle Jones, Sergei Lebedev, Leyton Benta, Andreina Sambucetti, Anushka Conway, Isabella Rosinante, Chris Martin Hill, Jim Quirke, Monisha Hassen, Nisha Zala, Vishakh Vadgama, Martin Webbe, Cosmina Maria Popa, Frank L. Bare II, Rajiv Chabria, Chandru Bhojwani, Daniela Villada Londoño, Nafee Sah, Shaizeen Persha, Louis Mackenzie, Krishan Tandon, Lucy Lewendon, Michael J. Ansley, Elsie Crompton, Gillian Vassilliou, Curtis Jago / Süre: 120 dakika
 

Her gün trenle aynı güzergahta seyahat eden Mira Kapoor adındaki bir kadın bu yolculuklarında aynı yerde ve aynı saatte bir çiftin evdeki yaşantısını seyrederken kendisini bulur.

Gördüğü bu manzara trendeki bu kadına geçmişini hatırlıyordur, uzaktan, trenin camından gördüğü bu kadın sanki trendeki kadının kaybettiği her şeyi temsil ediyordur.

Ancak bu gördükleri karşısında hissettikleri kıskançlık mı yoksa bir arzu mu bunu anlayamıyordur.

Netflix’in Hint Yapımı Suç Temalı Gerilim Filmleri kuşağında bu hafta gösterime giren ve Paula Hawkins’in çok satan romanından uyarlanan The Girl on the Train adlı filmde; uzaktan kusursuz görünen bir çifte kafayı takan yeni boşanmış sorunlu bir kadın, sarsıcı bir olaya tanık olunca kendini çetrefil bir cinayet vakasının içinde bulur.

Flashback

Vakti zamanında kimi festivallerde, kimi sinemalarda kimi de ev videosu ve televizyon ekranlarında seyirciyle buluşan ama şimdi hem çevrim içi platformlarda hem de televizyon kanallarında bu hafta yeniden gösterime girecek olan 2020 öncesinde çekilmiş diğer filmleri sizin için derledim.

beINCONNECT

Türkiye’nin lider ödemeli televizyon sistemi Digitürk’ün film kanalları ve dijital platformu beINCONNECT’in gişe rekortmeni yerli ve yabancı filmlerden oluşan zengin içerik kütüphanesinde farklı kategorilerde bu hafta öne çıkan filmler şöyle;

FilmBox

Uluslararası medya kuruluşu SPI International bünyesinde yer alan film ve dizi kanalı FilmBox, etkileyici öyküleri, dünya yıldızları ile buluşturan sinema filmleriyle mart ayına heyecan ve eğlence katmaya devam ediyor.

Kütüphanesine eklediği birbirinden güzel filmleriyle dikkat çeken platformun bu hafta farklı kategorilerde öne çıkan filmleri şöyle;

Netflix

“Birbirimize sadece bir hikâye uzaklığındayız” sloganıyla dünyada 30’u aşkın dilde, 190’dan fazla ülkede, 204 milyonu aşkın ücretli kullanıcısına, favorisi hâline gelecek bir sonraki hikâyeyi bulmalarına yardımcı olmak için farklı türlerde diziler, belgeseller ve sinema filmlerini sunan Netflix, yeni yapımları ile çemberi genişleterek büyümesini sürdürüyor.

Pandemi sebebiyle ekran başında uzun saatler geçirdiğimiz şu günlerde dünyanın en popüler dijital içerik platformuna dönüşen Netflix, birbirinden ünlü isimlerin yer aldığı yapımlarıyla hayatımızı renklendirip evde sinema keyfini sürdürmemizi sağlamaya hız kesmeden devam ediyor.

Netflix’e ilginin hayli yüksek olduğu şu sıralar seyredebileceğiniz, mart ayının ilk haftasında platforma giriş yapan filmler şöyle;

PuhuTV

Doğuş Holding çatısı altında kurulan ve “Sen Nasıl İzlersen” sloganıyla faaliyetlerini sürdüren PuhuTV; bilgisayar, mobil cihazlar ve akıllı televizyonlar üzerinden erişilebilen uygulama yayınlarının yanı sıra film, dizi, çocuk türlerinde yerli ve yabancı içerikler sunmaya devam ediyor.

İnternet üzerinden hizmet veren bir medya sağlayıcısı olan PuhuTV’nin yabancı filmler kütüphanesinde, farklı kategorilerde bu hafta öne çıkan bazı filmleri şöyle;

Tivibu

Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom’un dijital televizyon platformu Tivibu, izlenme rekorları kıran filmleri, belgeselleri, dizileri ve çocuklara yönelik farklı türlerdeki yerli ve yabancı yapımlarıyla her yaştan izleyiciye hitap etmeyi sürdürüyor.

Mart ayının bu ilk haftasında Tivibu’nun yayın akışında ekranlara gelecek filmler şöyle;

TRT 1 & TRT 2

Diziler, belgeseller, çizgi filmler ve özel gösterimlerle dolu yayın kuşağıyla seyircisine ulaşan TRT’nin en çok izlenen kültür sanat kanalları mart ayı boyunca izleyenlerine sinema şöleni yaşatmaya devam edecek.

Her akşam ödüllü ve prestijli filmleri sinemaseverlerle buluşturan ve birbirinden değerli yapımları ekrana getiren TRT 1 ve TRT 2’nin aralarında televizyonda ilk kez izleyiciyle buluşacak filmlerin de yer aldığı bu haftaki film gösterimleri şöyle;

Festival ajandası

4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali

Kadın Yönetmenler Derneği’nin bu yıl üç ayrı tarihte düzenleyeceği 4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nin emek ve başarı ödülleri açıklandı, ayrıca festivalin ulusal ve uluslararası jürisi de belli oldu!

Sinema yazarlığı kategorisi emek ödülü Türkiye’nin ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay’a verilecek.

East Anglia Üniversitesi’nde film, kadın ve medya üzerine çalışmalarda bulunan yönetmen Prof. Eylem Atakav’a akademi kategorisinde başarı ödülü takdim edilecek.

Yönetmen başarı ödülü ise Oscar adaylığı da bulunan Honeyland filminin yönetmenlerinden Tamara Kotevska’ya Seferihisar’da 25-30 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek ödül töreninde takdim edilecek.
 

1-7 Mart tarihleri arasında Türkiye’den filmlerin İngiltere ve Kosova genelinde çevrim içi olarak gösterileceği festivalde İngiltere’de East Anglia Üniversitesi ile Britanya Türk Kadınları Derneği ve Kosova’da Gerçek Derneği iş birliğinde gösterim, yönetmenli soru ve cevap ve atölye etkinlikleri gerçekleştirilecek.

Yurt dışı gösterimlerle eş zamanlı olarak Uluslararası Dünya Seçkisi de festivalin internet sayfasında Türkiye’de gösterime açık olacak.

Festivalin jürisi

Festivalin ulusal yarışma finalistleri, ulusal seçkileri ve Balkan yarışma finalistleri ise 25 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında Türkiye’den çevrim içi olarak izlenebilecek.

Ulusal jüri üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Dilaver Bayındır, yönetmen Jale İncekol, yönetmen Sevinç Baloğlu, yönetmen Aysim Türkmen ve sinema yazarı Banu Bozdemir’den oluşan festivalin, ödül töreni ise 25-30 Haziran tarihleri arasında Seferihisar’da gerçekleştirilecek.

Balkan yarışma finalistleri festivalin Kısa Film Koordinatörü Doç. Dr. Ragıp Taranç, Uluslararası Koordinatörleri, Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Merve Uygun ve Dr. Ebru Beyazıt ile Balkan Temsilcisi Nena Popović’ten oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.

Festivalde 27 uluslararası filmin Türkiye’de ilk gösterimi yapılacak.

17. Akbank Kısa Film Festivali

17. Akbank Kısa Film Festivali kapsamında düzenlenecek olan Ulusal ve Uluslararası Kısa Film Yarışmalarının finalist filmleri ve jüri üyeleri belli oldu.

Türkiye’de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan ve bu yıl 22 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında online olarak düzenlenecek olan festivalin yarışma bölümlerine 71 ülkeden toplam 2.048 kısa film başvurdu.

Cast Direktörü Nimet Atasoy, Yapımcı Sinan Yusufoğlu ve Yönetmen Selim Evci’den oluşan yarışma ön eleme jüri kurulunun değerlendirmesi sonucu; “Ulusal Yarışma Festival Kısaları Bölümü”ne katılan eserler arasından 14 film ve “Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar Bölümü” başvuruları arasından seçilen 14 film “En İyi Film Ödülü” için yarışmaya hak kazandı.
 

Ulusal Yarışma Festival Kısaları ana jüri üyeleri; Oyuncu Nilay Erdönmez, Yönetmen Murat Düzgünoğlu, Kurgucu Aylin Zoi Tinel, Yönetmen İnan Temelkuran ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşuyor.

Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar ana jüri üyeleri ise; Kurgucu Mary Stephen, Oyuncu Samar Qupty, Görüntü Yönetmeni Krum Rodriguez, Oyuncu İlker Kaleli ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı olarak belirlendi.

“En İyi Film” olarak seçilecek eserlerin yönetmenleri Akbank Sanat tarafından; ulusal kategoride 35.000 TL, uluslararası kategoride 5.000 dolar; Forum bölümünde ise en başarılı senaryo 5.000 TL ile ödüllendirilecek.

10 gün boyunca yurt içi ve yurt dışından geniş katılımlı atölye çalışmaları ve söyleşileriyle sinemaseverlere keyifle izleyecekleri bir program sunacak olan 17. Akbank Kısa Film Festivali hakkında detaylı bilgi için: www.akbankkisafilmfestivali.com ve www.akbanksanat.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

17. Akbank Kısa Film Festivali ön eleme sonuçları

Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar Bölümü aday filmleri:

Ulusal Yarışma Festival Kısaları Bölümü aday filmleri:

TSPB 7. Kamera Elinde Geleceğin Cebinde Kısa Film Yarışması

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB), bütçe, birikim ve yatırımın önemi konusunda farkındalık yaratarak, ülkemizde finansal okuryazarlık bilincini sağlamak amacıyla düzenlediği ve bu yıl yedincisini gerçekleştireceği “Kamera Elinde Geleceğin Cebinde” kısa film yarışmasına başvurular başladı.

Yurt içi ve yurt dışından 18 yaşını doldurmuş herkesin katılımına açık olan yarışma için 26 Nisan’a kadar sürecek başvurular ücretsiz ve online olarak www.kameraelindegelecegincebinde.com internet sitesi üzerinden yapılabilecek.

Filmlerin dilinin Türkçe veya Türkçe altyazılı olması ve üç dakikayı geçmemesi gerekiyor.
“Kapalı Gişe Yaşamlar” temasıyla yapılacak film yarışmasında “Geleceği keyifli, huzurlu ve güvenli hale getirmenin sırrı”na yanıt aranacak.
 

26 kelimeden en az 10 tanesi filmde kullanılacak!

Yarışma kapsamında belirlenen aşağıdaki 26 kelimeden en az 10 tanesi kullanılarak, 3 dakikayı geçmemek şartıyla yapılması istenen filmlerde, yatırım yaparak geleceği güvence altına almanın öneminin anlatılması bekleniyor.

Filmde geçmesi gereken kelimeler şöyle: Bütçe, birikim, yatırım, birikim ve yatırım hedefi, yaşam süresinin uzaması, hisse senedi yatırım fonu, kitle fonlaması, Robo danışmanlık, sürdürülebilirliğin finansmanı, etki yatırımları, gelecek ve risk, finansal planlama, emeklilik, portföy ve portföy dağılımı, yatırım vadesi (kısa, orta, uzun), pay (hisse), borçlanma aracı yatırım fonu, tahvil, kira sertifikası, bireysel emeklilik, aracı kurum, portföy yönetim şirketi, banka, yatırım danışmanı, sosyal medya dolandırıcılığı / tehlikeleri, kadınların finansal okuryazarlığı.

Filmler dört jüri ekibi tarafından değerlendirilecek

Bu yılki filmler oluşturulan ana jüri, TSPB jürisi, sektör jürisi ve halk jürisi tarafından değerlendirilecek.

Ana jüride; Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Kamera Kurgu Kuram ve Uygulamaları, Kurgu Atölyesi, Belgesel Film Yapımı ve Kurmaca Film Yapımı konusunda ders veren Alp Birol, Sinema Yazarları Derneği Başkanı ve sinema yazar ve eleştirmeni Murat Özer, Sinema Yazarları Derneği üyesi sinema yazarı ve eleştirmeni Selin Gürel ile Hürriyet Gazetesi yazarı Uğur Vardan yer alacak.

Dereceye girenlerin toplamda 35.000 TL’ye varan yatırım fonu kazanacağı yarışmanın son başvuru tarihi 26 Nisan 2021.
Yarışmada ödül alan birinci filme 12.500 TL, ikinci filme 10.000 TL, üçüncüye ise 7.500 TL tutarında yatırım fonu varlık dağılımı verilecek.

Yarışmada, ayrıca 2014 yılından itibaren yarışmanın jüri üyesi olan ve 3 Ağustos 2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında hayatını kaybeden Cüneyt Cebenoyan adına da “Cüneyt Cebenoyan Özel Jüri Ödülü” verilecek.

Özel Jüri Ödülü’nü kazanan yönetmen ise 5.000 TL değerindeki yatırım fonu varlık dağılımının sahibi olacak.

Ayrıca yarışmada ilk 10’a girenler, yarım günlük “sinema unsurları” üzerine konu uzmanıyla yapılacak bir söyleşiye katılma hakkı kazanacak.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap