Ev sinemasında bu hafta: Ortadoğu’nun sınırlarını çizen kadın; Çöl Kraliçesi

by Haber Fora

Film çekmek için bilgili olmak gerekmediği, bilmeceğin daha önemli olduğunu savunan Yeni Alman sinemasının başarılı yönetmenlerinden Werner Herzog’un bu tezi sanırım biz sinema seyircileri için uyarlanabilir.

Yoksa sahip olduğumuz bilginin oluşturacağı önyargı, seyrederken büyük anlamlar yüklediğimiz o filmlerdeki egzotik anlatımların içinde büyülenerek dolaşmamızı mümkün kılabilir mi, pek emin değilim…

Zira Werner Herzog’un yazıp yönettiği, oyuncu kadrosunda Nicole Kidman, Robert Pattison, James Franco ve Damian Lewis gibi isimlerin yerlerinden; şu günlerde ise beINCONNECT arşivinde seyretme imkânı tbulabileceğiniz Çöl Kraliçesi (Çöl Kraliçesi) filmini seyrettiğimde ben, belki de bu yüzden çok etkilendim.
 

Sinemada hayat bulan Gertrude Bell‘in siyasi bir figüre dönüşmeden önceki yaşam hikâyesini belki de bu yüzden çok sevdim.

Filmden sonra Gertrude Bell kimdir, tariheki rolu nedir elbette araştırdım, fikir sahibi oldum ama yine de bu bilginin filmin bende bıraktığı güzel hissiyata gölge düşürmesine izin vermedim.
 

Ortadoğu’nun sınırlarını çizen kadın; Çöl Kraliçesi

Yönetmen: Werner Herzog / Oyuncular: Nicole Kidman, James Franco, Robert Pattinson, Damian Lewis, Jay Abdo, Jenny Agutter, David Calder, Christopher Fulford, Nick Waring, Holly Earl, Mark Lewis Jones, Beth Goddard, Michael Jenn, William Ellis, John Wark, Richard Goulding, Sophie Linfield, Charlie Hollway, Younes Benzakour, Moustaati Hamza, Abdellah Bensaidi, Abdellatif Chaouqi, Megan Sullivan, Mohamed Boussalem, Mehdi Quazzani, Mostafa El Houari, Najah Hamid, Mohamed Ziat, Anas El Baz, Qualid Mezouar, Hicham Haijji, Abderrahmane Baalla, Nick N. Raslan, Amadou Salah, Ismael Kanater, Fehd Benchemsi, Nadia Niazi, Fatima ezzahra El Jaouhari, Anas Chrifi, Francis Montary, Colin Goodwin, Peter Stevenson, Ayoub Layoussifi, Younes Bouab, Assaad Bouab, Abdellah Bensaid, Renee Faia, Mustafa Haidari, Christina Low / Süre: 128 dakika
 

Uzun metrajlı filmleri kadar çektiği belgesellerle de tanınan Werner Herzog’un bu defa Ortadoğu’ya doğru uzandığı, karakter odaklı filmi Queen of the Desert; hikâyenin tarihsel doğruluğundan ziyade melodram tarafıyla seyirciye aktarılıyor ve gezgin bir arkeolog, yazar ve aynı zamanda 20’nci yüzyılda İngiliz İmparatorluğu’nun ataşesi olan Gertrude Bell’in bilinmeyen yönleriyle hayat hikayesini anlatıyor.
 

İngiliz macera sever ve gezgin Gertrude Bell’in gerçek hikayelerinden, onun aşklarını ve yolculuklarını konu alıyor.
 

Batılı bir romantik

Meraklı ve maceracı bir kadın olan Gertrude, İngiltere’nin dışındaki hayatı görmek ister ve elçilikte görevli olarak Tahran’a gider ve burada elçilik sekreteri Henry Cadogan’a âşık olur.
 

Bu aşk yanlış anlaşılmış kişilerle birlikte hayat boyu sürecek bir maceranın başlangıcı olur.
 

Bu macerada yolu, Thomas Edward Lawrence ve Osmanlı İmparatorluğu’nda görevli General Charles Doughty-Wylie ile kesişir.
 

Film, 1920’li yıllara damgasını vurmuş, Ortadoğu’nun siyasi düzeninin rotasını belirlemede önemli bir rol oynamış İngiliz seyyah, tarihçi ve arkeolog Gertrude Bell’in etrafında dönüyor.
 

Batılı bir romantik ve entelektüel olan Gertrude Bell, İngiltere’de ailesinin yanında yaşamaya başladığından beri kendini hapsedilmiş hisseder.
 

Bir arada yaşamak zorunda olduğu kentsoyluların sıkıcı ve tahammül edilemez yaşantısı içinde İngiltere dışındaki hayatlara merakı daha da yoğunlaşır.
 

Paris, Hindistan ve hatta Piramitlerin hayalini kurar ve oralarda yaşamak için can atar.
 

Bunun üzerine “erkekleri zekânla korkutmamalısın” diyerek tembihler verdiği üvey annesinin tüm itirazlarına rağmen babasını ikna eder ve şiir ülkesi İran’ın başkenti Tahran’a, İngiliz Büyükelçiliği’ne konuk olarak gider.
 

Bu ziyareti süresince kendisine eşlik etmek üzere görevlendirilen elçilik kâtibi Henry Cadogan’la birlikte güneşin sarı-sıcak ışıltıları altında yaptıkları gezintiler sonucunda ona âşık olmaktan kendini alıkoyamaz.
 

Fakat babası bu ilişkiye onay vermediği için onunla bir araya gelemez; Henry Cadogan ise bunun üzerine hayatına son verir.
 

Bir kâşifin yolculuğu

Yaşadığı bu trajik aşk hikâyesinden sonra Bell, kendi hayatından vazgeçer ve 4 bin yıl önce yazılan Babil yazıtlarında okuduğu şeylerin hâlâ yapıldığı çorak topraklarda yeni yerler arayan bir kâşif olarak yoluna devam eder.
 

Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasından önce genç kadın yeni diller öğrenir, çok sayıda kitap çevirir, Bağdat’ta ve Kahire’de yüksek rütbeli Müslümanlarla tanışır, dahası cesareti ve saygısından dolayı herkesin güvenini kazanır.

Ve tabii bu yolculuğu sırasında aşk genç kadının kapısını bir kez daha çalar.
 

Tarihin arka odası

Tarihsel gerçeklere dönersek; 1914’te başlayan küresel savaşla birlikte siyasi ve diplomatik gelişmelerde Ortadoğu ve İngiltere arasında ara bulucu olan Bell, her ne kadar başlarda bu görevi kabul etmese de İngiliz Gizli Servisi’ne hizmet eden bir casus olarak Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni sınırların çizilmesine katkıda bulunur.
 

Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması beş asır boyunca Ortadoğu’ya hükmeden Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandırır.
 

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasını dört gözle bekleyen sömürgeci devletler kendi aralarında toprakları bölüşmeye başlamış; Rusya kendilerine en yakın kısım olarak Çanakkale Boğazı’na, İtalyanlar adalara, Fransızlar Suriye ve Lübnan’a, İngiltere ise Irak, Filistin ve Ürdün’e göz dikmişlerdir.
 

Peki, pastanın büyük kısmı; bin yıldır büyüyen, kimsenin asla çözemeyeceği bir kargaşayla birlikte tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuş Mezopotamya’nın akıbeti ne olacaktı?

Osmanlı’nın hakimiyeti ve himayesini yitirdikten sonra bir daha stabil hale gelemeyen, İmparatorluğun en önemli mirası; Arap toprakları kimin kontrolünde kalacaktı?

Asırlardır iç içe yaşayan Sünniler, Şiiler, Aleviler, Dürziler, Araplar, Kürtler, Türkmenler, Hristiyanlar, Müslümanlar ve diğer dinler, aşiretler hepsi gırtlak gırtlağa gelmişken bu duruma kim hükmedecekti?

Topraklarında güneşin batmadığı Britanya’nın Sömürgelerden Sorumlu Devlet Bakanı Winston Churchill’in 1914 yılında, Kahire’deki Britanya Arap Bürosu’nda bir araya geldiği özel görevli casus ve subaylarıyla birlikte bu sorulara cevap ararken Gertrude Margaret Lowthian Bell; nam-ı diğer “Çölün Kızı” ve “Irak’ın Taçsız Kraliçesi”nin adı masada zikredilince hayatı değişir.

Arabistanlı Lawrence’ın gölgesinde ama zamanının ötesinde bir kadın

Zamanının ötesinde bir vizyona sahip olan bu kadın gençliğinde gezgin, arkeolog, maceracı biri olarak hayata atılmışsa da İngilizlerin elinde Ortadoğu’ya şekil veren bir şahsiyete dönüşür.
 

Subaylara göre kadın; geveze, laf ebesi, çenesi düşük, dünyayı turlayan, avare avare dolaşan ve saçma sapan konuşan, iri göğüslü, deli kadının tekidir.
 

Ama Oxford Üniversitesi’nde tarih okuyup eğitimini birincilikle tamamlayarak mezun olan ilk kadın olarak üniversitenin tarihine geçen Gertrude Bell, diğer taraftan pratik zekâsı, güçlü hafızası, yaşadığı zamanı ve geçmişi anlama becerisiyle dönemin en önemli Ortadoğu uzmanlarından biridir.
 

Kabilelerin soylarını, birleşmelerini, rekabetlerini en iyi bilen, bedevileri yakından tanıyan, geleceğin potansiyel krallarını ya da tabiri caizse kuklalarını belirleyen, hatta Irak haritasının çiziminde bizzat rol alan ve Kral Faysal’ı tahta çıkaran kişidir.
 

Zamanının ötesinde, erkek rekabetini çok geride bırakan ve bugün Irak’ta hala büyük saygı gören bir akademisyen olarak anılsa da yine de ismi, Ortadoğu’yu birlikte keşfettiği ve bildikleriyle bir çocuğu gibi yetiştirdiği bizim Arabistanlı Lawrence olarak bildiğimiz Thomas Edward Lawrence’ın gölgesinde kalır.
 

Önyargılardan uzak izlemek

Ortadoğu’da erkek meslektaşlarının asla gezmeye cesaret edemediği yerlere giden Gertrude Bell’in hayatı, sinematik hayaller için bol miktarda malzeme sunarken Werner Herzog’un onu kendi yorumuyla karakterize ettiği ve mistik bir hikâyeye dönüştürdüğü Çöl Kraliçesi filmini beINCONNECT Aksiyon kanalı veya çevrim içi arşivinde bulabilirsiniz.
 

Film genel olarak; modası geçmiş bir tarihi sinema gibi göründüğü, karakterlerin çoğunlukla tek boyutlu, hantal ve sığ olduğu, İngilizlerin havalı ve atik, Arapların sinsi ve saf, Churchill’ın ise sinematik bir karikatür gibi tasvir edildiğine yönelik eleştirilerine maruz kalmışsa da Herzog’un tarihsel gerçeklere bağlı kalarak farklı bir portre ve sinematografik bir film ortaya çıkartmaya çalıştığını kabul etmek gerek.
 

Siyasetin her şeyi kirlettiği, söylemleri, eylemleri, mefhumları, kişilikleri bozduğu, bozulmadık hiçbir şey bırakmadığı bir dünyada, böylesi bir zamanda şiir gibi akan ve çölün mistik dünyasında eşsiz bir yolculuğa çıkaran bu film her şeye rağmen bence önyargılardan uzak bir şekilde seyredilmeyi hak ediyor.
 

Haftanın diğer filmleri

2020 Bit Artık

Yönetmen: Charlie Brooker, Al Campbell, Alice Mathias / Oyuncular: Hugh Grant, Cristin Milioti, Samuel L. Jackson, Tracey Ullman, Lisa Kudrow, Kumail Nanjiani, Joe Keery, Leslie Jones, Diane Morgan, Samson Kayo / Süre: 70 dakika
 

Netflix’in Politik Komediler kuşağında 27 Aralık’ta gösterime girmesi beklenen, Black Mirror’ün yaratıcısı Charlie Brooker’ın imzasını taşıyan Death to 2020 adlı bu kara mizah türündeki özel yapım; her ne kadar belki bir daha hatırlamak istemeyeceğiniz bir sene olduysa da yine de son on iki ay içinde dünya gündeminde yer bulan gerçek hayata dair arşiv görüntüleriyle derlenmiş, tarihteki “en tarihi sene” diyebileceğimiz 2020’yi özetleyen bir kurgusal belgeseldir.

Devam etmekte olduğu için şimdiye dek doğru düzgün anlatılamamış bir senenin hikayeciliğine soyunarak dünyayı altüst eden bu olayların ortasında kendisini bulan uzmanlar, siyasiler, hükümdarlar ve sıradan vatandaşlar üzerinden yaşananları yorumlamaya çalışan ve yılın son günlerinde seyirciyle buluşacak olan bu mockumentary projesi pandemi başta olmak üzere pek çok acı olayın arka arkaya vuku bulduğu 2020’yi odağına alıyor.

Büyükannenin Vasiyeti

Yönetmen: Javier Colinas / Oyuncular: Susana Alexander, Luis Arrieta, Enrique Becker, Roberto D’Amico, Ariadne Díaz, Luis Ernesto Franco, Antonio Gaona, Dino García, Martha Claudia Moreno, Rodrigo Murray, Damayanti Quintanar, José Carlos Rodríguez, Mariano Romo, Tiaré Scanda, Mariana Torres, Marimar Vega / Süre: 97 dakika
 

Netflix’in Meksika Yapımı Komedi Filmler kuşağında bu hafta gösterime giren, “Büyükanne” efsanesinin üçüncü filmi olan El Testamento de la Abuela (Grandma’s Last Wishes) adlı bu uçuk kaçık filmde; büyükanne miras işlerini yoluna koyma zamanının geldiğine karar verince ailesi evin kime kalacağı konusunda anlaşmazlığa düşer.

Büyükanne her şeyi medeni bir şekilde çözmeyi beklerken bu süre içinde mirasın bir aileyi nasıl parçalayabileceği gerçeğiyle yüzleşir.

Oğlu ve dört torunu, mirasa konu olan evin ellerinden gidecek olduğunu öğrendikten sonra ona sahip olmak için her türlü hileye başvuracaklardır.

DNA

Yönetmen: Maïwenn / Oyuncular: Fanny Ardant, Louis Garrel, Dylan Robert, Marine Vacth, Caroline Chaniolleau, Alain Françon, Florent Lacger, Henri-Noël Tabary, Omar Marwan, Maïwenn / Süre: 90 dakika
 

Netflix’in Fransız Yapımı Dramalar kuşağında bu hafta gösterime giren ADN adlı film; büyükbabasının ölümü ile büyük bir kimlik krizi yaşayan, huzursuz, depresif bekar bir anne olan Neige adlı genç bir kadının hikayesini konu ediyor.

Çok sayıda hayal kırıklığının olduğu, gözyaşı dolu anksiyete nöbetlerinin ve öfkenin hüküm sürdüğü bu aile melodramında, 1950’lerde memleketi Cezayir’den Fransa’ya göç eden ve sonrasında Alzheimer hastalığına yakalan Cezayirli büyükbabası tarafından büyütülen Neige, kendisini sorunlu ailesinden korumaya çalışırken hayatta en değer verdiği kişi olan büyükbabasının ölümüyle büyük bir çöküş yaşar.

Yardımsever bir şekilde büyükbabasının anılarını bir araya getirmek için tarihi bir aile albümü derlediği sırada başlayan sözlü tartışmalar büyükbabasının geleneksel Müslüman kıyafeti ile mi yoksa batı kıyafeti ile mi gömülmesi gerektiği konularına doğru uzayan heyecan verici histerik kavgaları ateşler.

Ve bu süre içinde Neige’nin Cezayir vatandaşlığını hem manevi hem de resmi olarak geri alma arzusuyla yaptığı vatandaşlık başvurusunda tam soyunu belirlemek için DNA testine tabi tutulur.

Yaşadığı acıların yanı sıra büyükbabasının ölümüyle yıkılan Neige bu ölümle birlikte kendi köklerini keşfedince derin bir kimlik kriziyle savrulmaya başlar.

Kahramanlık Sırası Bizde

Yönetmen: Robert Rodriguez / Oyuncular: Pedro Pascal, Priyanka Chopra, Christian Slater, Boyd Holbrook, Taylor Dooley, Christopher McDonald, Sung Kang, YaYa Gosselin, Haley Reinhart, Akira Akbar, Nathan Blair, Hala Finley, Adriana Barraza, Vivien Lyra Blair, Lotus Blossom, Wayne Pére, Rachel Specter, Rob Franco, Andy Walken, Isaiah Russell-Bailey, Arlene Cavazos, Brittany Perry-Russell, Tristan Riggs, Jamie Perez, Lyon Daniels, Dylan Henry Lau, Nick Stevenson, Brady Box, Angela Lanza, Heath Young, Andrew Diaz, Elizabeth Trieu, Carlton Caudle, Xavier Patterson, Sheilava, Jill Blackwood, John Kaler, Brently Heilbron, Latoya DaCosta, Rasneet Kaur, John Valley, Jason C. Campbell, Mark A. White, Lauren Hatfield, Tatianna Duckworth, Ron LeBlanc, Sam Cantu, Jean K. Vincent, Jen Sol, Sarah R. Bennett, Amelia Norman, Jesse L. Black, Brian Mahood, Mike Satterfield / Süre: 100 dakika
 

Netflix’in Çocuk ve Aile Filmleri kuşağında bu hafta gösterime giren, Robert Rodriguez tarzı bir Amerikan süper kahraman yapımı olan We Can Be Heroes adlı bu filmde; bir zamanlar dünyada bazı şeyler giderek daha da güvensiz olmaya başladığı sırada uzaylı istilacılar Dünya’nın süper kahramanlarını kaçırınca, bu süper kahramanların çocukları hem ebeveynlerini hem de gezegeni kurtarmak için iş birliği yapmayı öğrenmek zorunda kalırlar.

Filmde Dünya’yı istila eden uzaylılar, süper kahramanları kaçırdığında gözler onların çocuklarına çevrilir.

Hükümet, süper kahramanların çocuklarını koruma altına almak için onları Kahramanlar Karargahı’nda bulunan yeraltı kalesinde güvenli bir yere götürür.

Ancak bu çocukların süper kahraman olan ebeveynlerini kurtarmak için harekete geçmelerine engel olmaz.

Zeki bir çocuk olan Missy Moreno, süper kahraman olan babası Marcus Moreno’yu kurtarmak için kendisi gibi özel çocuklarla birlikte bakıcıdan kurtulmak için çabalar.

Bu sayede ailelerini kurtarmak için bir ekip kuran çocuklar, esneklikten zaman kontrolüne ve köpek balığı gücünden geleceği tahmin etmeye kadar kendilerini has bireysel güçlerini kullanarak zorlu bir maceraya atılırlar.

Böylelikle bu özel güçlerini bir takım olarak birleştirdiklerinde durdurulamaz olduklarını keşfetmeye başlarlar.

İtalyan Yazı

Yönetmen: James D’Arcy / Oyuncular: Yolanda Kettle, Micheál Richardson, Souad Faress, Liam Neeson, Claire Dyson, Lindsay Duncan, Valeria Bilello, Helena Antonio, Lavinia Biagi, Gabriele Tozzi, Marco Quaglia, Gian Marco Tavani, Costanza Amati, Eileen Walsh, Flaminia Cinque, Julian Ovenden, Chelsea Fitzgerald, Deborah Vale / Süre: 94 dakika
 

Bu sene Başka Sinema Ayvalık Film Festivali seçkisinde yer alan ve bu hafta beINCONNECT’in kütüphanesine girerek Komedi Filmleri kategorisinde seyirciyle buluşan Made in Italy adlı filmde; bohem bir sanatçı, merhum eşinden miras kalan evi satmak için, zamanla arasının açıldığı oğluyla birlikte Londra’dan İtalya’ya doğru yola çıkar.

Boşanma arifesindeki Jack, babasıyla birlikte İtalya’nın Toskana bölgesindeki yıkık dökük evlerini satmak amacıyla geldiği bu yerde, bir zamanlar güzel vakit geçirdikleri evi terk edilmiş ve harabe bir durumda bulduğunda bu işin öyle düşündüğü kadar kolay olmayacağı gerçeğiyle yüzleşir.

Satıştan önce evi yenilemeye karar veren Robert ve Jack kolları sıvayarak evi restore etmeye girişirler.

Ama bu süreç içinde baba-oğulun başlarına bin bir aksilik gelir; yerli halktan birçok kişiyle tanışır, birbirleriyle takışırlar ancak evi toparladıkça aralarındaki ilişki de iyileşir.

Gelecek artık onlar için bambaşka gözükmektedir.

Dunkirk’ten Avengers: Endgame’e birçok filmden tanıdığımız deneyimli oyuncu James D’Arcy, eşsiz İtalyan kasabası manzaralarıyla büyülediği bu ilk uzun metrajlı filminde bir baba-oğul arasındaki kırılgan ilişkiyi ele alırken, usta oyuncu Liam Neeson ile onun gerçek oğlu Micheal Richardson’ı da aynı filmde bir araya getiriyor.

Lanetli İp 2

Yönetmen: Shih-Han Liao / Oyuncular: Kang-sheng Lee, Wilson Hsu, Vera Chen, Bor Jeng Chen, Wan-Hao Chen, Kimi Hsia, Fox Lee, Hung Lei, Kuo-Shao Liu, Peng Sun, Jason Tsou, Ching-Huang Yang, Cheng-Kuo Yen / Süre: 104 dakika
 

Kötü şans… Kabuslar… Uğursuz işaretler…

Netflix’in Tayvan Yapımı Doğaüstü Korku Filmleri kuşağında 30 Aralık’ta gösterime girmesi beklenen The Rope Curse 2 adlı bu filmde; bir arınma ritüelinin kötü sonuçlanmasının ardından, çelişki içindeki bir Taocu usta, teyzesi güçlü bir şeytan tarafından ele geçirilen genç bir medyuma yardım eder.

Paranormal olaylara duyarlı doğan Jia-min bir gün bir ritüeli takip ederek ruh çağırmaya çalışır.

Ancak bu sırada durum kontrolden çıktığında Huo-ge adlı usta Jia-min’in çağırdığı, ortaya çıkmak için fırsat kollayan bu kötü ruhu sakinleştirme konusunda ona yardım eder.

Huo-ge, doğaüstü güçlere sahiptir, ancak beş yıl önce Tay Şeytanı ile yaptığı savaş sırasında iblisleri kovma iradesini kaybetmiştir.
Bu yüzden önüne geçemedikleri intihar dalgası devam ederken yaşadıkları köy kaosa sürüklenir.

Çünkü onlar her ne kadar bu durumu kontrol altına alıp laneti kaldırdıklarını düşünseler de başka bir savaş başlamak üzeredir.

Muhteşem Oak

Yönetmen: Sean McNamara / Oyuncular: Janel Parrish, Tommy Ragen, Carlos PenaVega, Ben Milliken, Nana Ghana, Gianna Harris, Levi Dylan, Rodney Hicks, Alexa PenaVega, Sean McNamara, Danny Ruiz, Raven-Symoné, Marco Drapeau, Emma Ragen, Thomas Kasp, Theo Mitchell-Penner, Bill Lewis, Linda Ardell Wendfeldt, Nick Spano, Dawn Ferry, Dana Byrne, Salem Darling, Cooper Giesen, Gilberto Hamilton, Theodora Silverman, Sheila Sondergard / Süre: 102 dakika
 

Bu hafta beINCONNECT’in kütüphanesine girerek Dramalar kategorisinde seyirciyle buluşan Mighty Oak adlı bu filmde; bir müzik grubu menajeri, aynı zamanda kardeşi olan grubun solistini bir kazada kaybeder.

Aradan geçen onca yılın ardından bir gün Gina, Oak adında on yaşındaki bir müzik dâhisiyle tanışır.

Oak’ın ölen kardeşi ile aynı özelliklere sahip olduğunu gören Gina, küçük çocuğun kardeşinin reenkarnasyonu olabileceğini düşünmeye başlar.

Gina, Oak’ın hayatına girmesiyle birlikte grubu yeniden bir araya getirip onu grubun yeni solisti yapmaya karar verir.

Polisler ve Soyguncular

Yönetmen: Arnon Manor, Timothy Ware-Hill / Oyuncular: Timothy Ware-Hill / Süre: 7 dakika
 

Netflix’in Sosyal Konulu Dramalar kuşağında 28 Aralık’ta gösterime girmesi beklenen, polis şiddetine ve ırksal adaletsizliğe karşı sesini yükselten Cops and Robbers adlı bu duygusal kısa filmde animasyon ve aktivizm bir arada.

Amerika’nın Georgia eyaletindeki Brunswick kentindeki evinin yakınlarında koşarak spor yapan yirmi beş yaşındaki Ahmaud Arbery’nin ölümünden esinlenerek çekilen bu şiirsel animasyon çocukların ve gençlerin neşe içinde oyunlar oynadığı masumiyet günlerinin nasıl nefrete dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Sihirli Okul Otobüsü Yeniden Yollarda: Zaman Dilimleri

Yönetmen: Richard Weston / Oyuncular: Mikaela Blake, Gabby Clarke, Roman Lutterotti, Leke Maceda-Rustecki, Matthew Mucci, Lynsey Pham, Kaden Stephen, Lights / Süre: 46 dakika
 

Çocuklara yönelik eğitici yapımlara da yayın programında yer vermeyi ihmal etmeyen Netflix’in Kanada Yapımı Çocuk ve Aile Filmleri kuşağında bu hafta gösterime giren The Magic School Bus Rides Again In the Zone adlı bu özel animasyonda; Bayan Frizzle’ın sınıfı, bir pop yıldızının yeni yıl arifesi turnesi kapsamında hepsi de aynı gece düzenlenen tüm konserlere katılarak zaman dilimlerini öğreniyor.

Fakat bu zaman yolculuğu herkeste değişimlere sebep olmaya başlayınca bir an önce kendi zaman dilimlerine geçmeleri gerekiyor.

Bu müzikal Sihirli Okul Otobüsü macerasında Bayan Frizzle’ın kuzeni Maven’ı Kanadalı pop şarkıcısı Lights seslendiriyor.

Siyahi

Yönetmen: David J. Buchanan / Oyuncular: Toussaint Morrison, Geoff Briley, Malick Ceesay, Addison Pennington, Matt Cedarberg, Valerie Rose, Charla Marie Bailey, Amanda Day, N’Namdi Andersen, Connor Nelson, Kiara Jackson, Leonard Searcy, Rod Kasai, Krista Barnes, Paul Economon, James Wilsford, Chris Clay, Zach Damond-Midnight, D’Azhane Felder-Johnson, Michael Jemison, Robert Nabors, Miles Patton-Cross, Derek Pearson, Gino Terrell / Süre: 80 dakika
 

Bu hafta beINCONNECT’in kütüphanesine girerek Dramalar kategorisinde seyirciyle buluşan Black (Black in Minneapolis) adlı film; yakın geçmişte Amerika’da yaşanan büyük bir ayaklanma olayını mercek altına alıyor.

Bir polis kontrolü esnasında yere yatırıldıktan sonra, her ne kadar bağırsa da zalimce katledilişinin önüne geçilemeyen siyahi adamın yaşadıkları, sonrasında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan ırkçı olayları tetikler ve bu olayların devamında büyük bir protesto başlar.

Günlerce süren protestolar ile sonuçlanan bu üzücü olayların üzerine çekilen filmde, rutin bir trafik kontrolünde polisler tarafından kardeşi öldürülen Afroamerikalı bir adam bu ayaklanmayı başlatan kişi olarak kadraja girer.

Üstün Taraf

Yönetmen: Stephen Johnson / Oyuncular: Simon Baker, Jacob Junior Nayinggul, Jack Thompson, Callan Mulvey, Caren Pistorius, Ryan Corr, Sean Mununggurr, Witiyana Marika, Esmerelda Marimowa, Maximillian Johnson, John Bray, John Brumpton, Jimmy Cooper, James Demsey, Frances Djubiling, Thomas Falck, David Field, Mark Garrawurra, Mick Glancy, Wakarra Gondarra, Adrian Gumurdal, Alex Holt, Jude Lami-Lami, Monette Lee, Magnolia Maymuru, David McMahon, Andy McPhee, Moses Mirrwana, Guruwuk Mununggurr, Neville Namarnyilk, Leah Nayinggul, Aaron Pedersen, Bill Thompson, Malati Yunupingu / Süre: 104 dakika
 

Bu hafta beINCONNECT’in kütüphanesine girerek Aksiyon Filmleri kategorisinde seyirciyle buluşan High Ground adlı bu film; seyirciyi 1930’lu yılların Avustralya’sına davet ediyor ve Birinci Dünya Savaşı’nda keskin nişancı olarak savaştıktan sonra Kuzey Avustralya’da polis olarak yaşamını sürdüren Travis karakterini mercek altına alıyor.

Birinci Dünya Savaşı sırasında keskin nişancı olarak savaştıktan sonra Avustralya’nın kuzey bölgesine gönderilen Travis, burada yaşayan yerliler arasında çıkan çatışmayı yönetmekle görevlendirilir.

Travis, operasyonun kontrolünü kaybedince korkunç sonuçlar meydana gelir; yerli bir kabilenin katliamıyla sonuçlanan operasyonun kontrolünü kaybeden Travis, üslerinin bu olayın üstünü kapatmaya çalışmasına rağmen Travis bu şekilde devam edemez ve görevinden ayrılır.

Gerçekleri öğrenmek için de bir yolculuğa çıkar ancak Travis’in bu yolculuğu, saklı kalmış olayların gün yüzüne çıkmasını sağlar.

Aradan geçen yılların ardından geçimini ödül avcısı olarak kazanmaya başlayan Travis, katliamdan sağ kurtulan bir genci yanında çalışması için işe aldığında, geçmişi ile yeniden yüzleşmek zorunda kalır.

Bu sırada bölgenin en tehlikeli adamı olan amcası Baywara’yı kurtarmak için Aborjin Gutjuk, eski asker Travis’le birlik olur.

Vücut Kamerası

Yönetmen: Malik Vitthal / Oyuncular: Mary J. Blige, Nat Wolff, David Zayas, Anika Noni Rose, David Warshofsky, Ian Casselberry, Philip Fornah, Lara Grice, Demetrius Grosse, Naima Ramos-Chapman, Altonio Jackson, Renell Gibbs, Lorrie Odom, Jeff Pope, Mason Mackie, Jibrail Nantambu, Anil Bajaj, Han Soto, George Wilson, Lance E. Nichols, Sylvia Grace Crim, Emonie Ellison, GiGi Erneta, Maya Goodwin, Keena Ferguson, Lexi Elizabeth Audler, Michelle L. Clarke, Chad Governale, Bruce Vincent Logan, Jacqueline Harris Matherne, Mike R. Moreau, Sue-Lynn, Alfonzo Walker, Mike A. Young / Süre: 96 dakika
 

Bu hafta beINCONNECT’in kütüphanesine girerek Korku Filmleri kategorisinde seyirciyle buluşan, korku ve gerilimi iliklerinize kadar hissedeceğiniz Body Cam adlı bu filmde; polis memuru Renee, rutin bir trafik kontrolünde sebepsiz bir yere öldürülen meslektaşının başına gelenleri araştırır ve kamera kayıtlarını izlerken, görüntülerle oynandığını fark eder.

Dedektifler bu duruma pek de fazla önem göstermiyor olsa da Renee, çok sevdiği mesai arkadaşının böyle bir olaya kurban gitmesinden dolayı oldukça üzüntülüdür.

Arkadaşını kimin, ne için öldürebileceği konusunda en ufak bir fikri yoktur, ama işin daha ilginci kanıt niteliğindeki bu kamera kayıtlarını kendisinden başka herhangi birinin görmemiş olmasıdır.

Ellerindeki tek bilgi, bu olayın öldürülen polis memurunun plakasız ve yeşil renkte bir minibüsü takip etmesinden sonra gerçekleştiğidir.

Polislere yönelik saldırılar gün geçtikçe daha da artınca Renee, yaşananların arkasındaki doğaüstü gücü anlamak için zamana karşı yarışır.

Renee, faile yaklaştıkça bu olayın arkasında düşündüğünden çok daha büyük bir gücün var olduğunu anlamaya başlar.

Flashback

Vakti zamanında kimi festivallerde, kimi sinemalarda kimi de ev videosu ve televizyon ekranlarında seyirciyle buluşan ama şimdi hem sinemalarda hem çevrim içi platformlarda hem de televizyon kanallarında bu hafta yeniden gösterime girecek olan 2020 öncesinde çekilmiş diğer filmleri sizin için derledim.

beINCONNECT

Evde her zamankinden fazla vakit geçirilen şu günlerde sinema keyfini sürdürebilmemiz için birbirinden farklı platformlar birbiriyle yarışırken Digiturk’ün özel kanalları ve beINCONNECT gişe rekortmeni yerli ve yabancı filmleri izleyicilerine sunmaya devam ediyor.

Platformun bol alternatifli koleksiyonunda bu hafta önce çıkan filmler şöyle:

​​​​​​​FilmBox

Uluslararası medya kuruluşu SPI International bünyesinde yer alan film ve dizi kanalı FilmBox, etkileyici öyküleri, dünya yıldızları ile buluşturan sinema filmleriyle kış gecelerine heyecan ve eğlence katıyor.

Bu kapsamda Diane Keaton, Kevin Kline, Dianne Wiest, Ben Affleck, Tommy Lee Jones ve Audrey Tautou gibi popüler yıldızların gişelerde başarı sağlamış filmleri bu hafta FilmBox ekranlarında izleyicilere sinema zevki yaşatacak.

Netflix

Hem havaların soğuması hem de pandemi sebebiyle ekran başında daha uzun saatler geçirdiğimiz şu günlerde dünyanın en popüler dijital içerik platformu Netflix birbirinden ünlü isimlerin yer aldığı yapımlarıyla hayatımızı renklendirip kaliteli dizi, film ve belgesellerin keyfini sürmemizi sağlamaya hız kesmeden devam ediyor.

Korkutucu, komik, dramatik, romantik ne türde olursa olsun etkileyici bir film kadar duygularımızı harekete geçiren başka bir şey yok.
Dünyanın eğlence odaklı lider yayın hizmeti Netflix, her hafta güncellediği yayın programını bu hafta aşağıdaki filmlerin eklenmesiyle daha da genişletiyor ve yine birbirinden güzel filmler bu hafta seyircisini bekliyor.

TRT 2

TRT’nin zengin arşiviyle hazırlanan “Ev Hayat Dolu” yayın kuşağında; aralarında televizyonda ilk kez izleyiciyle buluşacak filmlerin de yer aldığı ödüllü ve prestijli filmler, orijinal dilinde TRT 2 ekranlarında sinemaseverlerle aralık ayı boyunca buluşmaya devam ediyor. Bu hafta programdaki filmler aşağıdaki gibidir.

Festival ajandası

Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması

Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara sanat aracılığıyla dikkat çekmek amacıyla 2016 yılından bu yana düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın beşinci yılında finalistler belli oldu.

Bu yıl “İklim Değişikliğini Kim Çekiyor?” sloganıyla “Değişen İklimler, Değişen Hayatlar” temasıyla düzenlenen Sabancı Vakfı 5. Kısa Film Yarışması’na Türkiye’nin 43 farklı ilinden 282 film başvurdu.
 

Ön jüri değerlendirmesinin ardından, finale kalan 13 filmin ve yönetmenlerinin isimleri Kısa Film Platformu web sitesi; www.kisafilmuzunetki.org’da duyuruldu.

Finale kalan 13 kısa film, jüri tarafından değerlendirilecek ve dereceye girmeye hak kazanan üç kısa film belirlenecek.

KOVID-19 salgını nedeniyle ödüller 13 Ocak’ta bu yıl ilk kez online olarak Sabancı Vakfı YouTube kanalı üzerinden düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Yarışmanın birincisi 20 bin TL, ikincisi 15 bin TL, üçüncüsü de 10 bin TL ile ödüllendirilecek.

Finale kalan kısa filmler

Genç yönetmenler usta isimlerle buluşacak

Kısa Film Yarışması ile yeni sanatçıların yetişmesine destek olmayı hedefleyen Sabancı Vakfı, her sene yarışmaya başvuran tüm eser sahiplerini sinema ve televizyon dünyasının önemli isimleri ile bir araya getiriyor.

Genç sinemacıları usta isimlerle buluşturan Kısa Film Platformu Buluşmaları, bu yıl 12 Ocak’ta online olarak gerçekleştirilecek.
Gençler, usta isimlerle bir araya gelerek onların deneyim ve bilgi birikimlerinden yararlanma fırsatı bulacak.

SEYAP’tan Türk Filmlerine Uluslararası Platform

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle SEYAP tarafından hayata geçirilen New Turkish Films sitesi “Festivaller İstanbulda” programının bir inisiyatifi olarak kuruldu.

newturkishfilms.com sitesi Türk sinemasını profesyonel alanda tanıtma amacını taşıyor.

Yeni Türk filmlerinin uluslararası platformlarda görünürlüğünü artırmak amacıyla atılan adımlardan biri olan New Turkish Films sitesi Türkiye’de yapılan filmleri yapım yıllarına göre arşivleyerek Türk sineması adına geniş bir data oluşturmayı hedefliyor.
 

Bu sayede hem Türk sinemasında yapılan filmlerin özenli bir kaydı tutulacak hem de uluslararası sektörün ihtiyaç duyduğu bir portal olarak hizmet verecek.

Türk sinemasının en yeni yapımlarına ilişkin İngilizce olarak geniş bilgilerin de yer alacağı newturkishfilms.com adresinden uluslararası iş birlikleri için aracılık yapılması da amaçlanıyor.

Türk sinemasının tüm renklerini ve çeşitliliğini temsil etmeyi hedefleyen New Turkish Films sitesi, “Festivaller İstanbulda” programında yer almak isteyen tüm yapımcı ve yönetmenlere açıktır.

Ayrıntılı bilgiye newturkishfilms.com adresinden ulaşılabilir.

Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali

1-7 Mart 2021 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek olan 4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nin yarışma başvuruları başladı.
İlk kez 2018 yılında “Kadın Yönetmenler Haftası” olarak başlayan, İzmir’de hayata geçirilen “Kadın Yönetmenler Festivali” 2021 yılının mart ayında dördüncü kez ve bu sefer uluslararası olmayı hedefleyerek hayata geçiyor.
 

Kadınların sineması İzmir’e sığamayacak!

29 Şubat-5 Mart 2020 tarihleri arasında üçüncü kez düzenlenen ve bir hafta boyunca İzmir’de pek çok konuğu ve sinemaseveri ağırlayan festivalin dördüncü yıl teması, Festival Direktörü Gülten Taranç tarafından ödül töreninde “Süper Kahramanlık” olarak açıklanmıştı.

Hem kadınların sinema sektöründe üretim yapmasının hem de bağımsız festival düzenlemenin aslında bir süper kahramanlık işi olmasına vurgu yapan temasıyla festival, dördüncü yıl sloganını da “Sığamıyoruz” olarak belirledi.

Festival Direktörü Gülten Taranç, dördüncü yıl ile ilgili detayları şu şekilde paylaştı:

Taranç ayrıca kadın yönetmenlerin sinemadaki üretimlerinin içinden geçtiğimiz sıra dışı günlerde de öne çıktığını vurgulayarak festivalin yarışmalı bölümü için “Ana karakteri kadın olan güçlü kadınları merkezine alan filmlerinizi bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Festivalin İzmir’in farklı lokasyonlarına yayılması için de sürpriz çalışmaların devam ettiği belirtildi.

“Süper Kahramanlık” teması ve #Sığamıyoruz sloganı çerçevesinde 4. Kadın Yönetmenler Festivali, 9 Kasım 2020’den itibaren kadinyonetmenlerfestivali.com.tr adresi üzerinden başvuruları kabul etmeye başladı, yarışma başvuruları 31 Aralık’ta sona eriyor.

Detaylar için www.kadinyonetmenlerfestivali.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Uluslararası Uşak Kısa Film Festivali

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve Uşak Belediyesi’nin katkılarıyla, Doç. Dr. Murat Sezgin’in başkanlığı ve Dr. Onur Keşaplı’nın yönetiminde Uşak Üniversitesi İletişim Topluluğu’nca, 12-20 Aralık tarihlerinde düzenlenen 7. Uluslararası Uşak Kısa Film Festivali’nde kazananlar belli oldu.

Salgın nedeniyle www.usakfilmfest.com platformunda çevrim içi gerçekleşen ve 44’ü ilk gösterim olmak üzere 131 filmi, 10 gün boyunca ücretsiz olarak Türkiye ve dünyadan on binlerce sinemasevere ulaştıran festival, üç yarışmada toplam 23 dalda Kanatlı Denizatı Ödülü takdim etti.
 

18 Aralık Cuma akşamı, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde, sınırlı katılımla düzenlenen ödül törenine, festivalin yönetimi, jüri üyeleri, ödül sahiplerinin yanı sıra, yönetmen Gökçen Usta ile akademisyen ve sinema yazarı Murat Tırpan katıldı.

Törende gerçekleştirilen duyuruda, yurtiçi ve yurtdışındaki sinemaseverlerin gösterdiği ilgi ve gösterimlerin sürdürülmesine yönelik talepler neticesinde, festival seçkisinin büyük bölümünü oluşturan “Natura Urbana”, “Alternatif Sesler”, “Sinema İyileştirir”, “Bir Yönetmenin İmgelemi”, “Bergmanografi”, “Jürimiz Neden Jüri Oldu” ve “Ulusal Yarışma” seçkilerinin 27 Aralık Pazar gece yarısına kadar yayında kalacağı bildirildi.
 

Oyuncu ödüllerinde cinsiyet ayrımını kaldırarak bir ilke imza atan 7. Uluslararası Uşak Kısa Film Festivali’nin, sinema sanatının tüm bileşenlerine yönelik kategorileriyle öncü konumdaki üç yarışmasında, ana jüri tarafından Kanatlı Denizatı Ödülleri’ne layık görülen yapıtlar ve sanatçılar şu şekilde;

Uluslararası Kısa Film Yarışması

Ulusal Kısa Film Yarışması

Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması

En İyi Belgesel: “Çıtırtı” (Burak Onat)
En İyi Kurmaca: “Son Akşam Yemeği” (Selinay Güneş)

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap