Ev sinemasından vizyona bu hafta: Dünya’ya kadın eli değerse; Yepyeni Ahit

by Haber Fora

“İnsan alemdir, hem günahkârdır hem de dindardır. Belli olmaz para gelince aşka, belli olmaz parayla iman nerede…” sözleriyle Tuna Kiremitçi’nin Atlas adlı müzik grubu ile birlikte yıllar önce söylediği bu şarkı şu günlerde yeniden dilime dolanınca, grubun muzipliği ile yer yer gülümseten ve insanlığın gidişatına dikkat çeken müzik klibini YouTube’dan seyrederken “ne olacak bu insanlığın hâli, ahvali?” diye düşünmekten alamadım kendimi.

Zira bu insanlık, hırslarıyla ve sahiplendiği ideolojinin peşi sıra giderken tüm gerçekliğinden ve varoluşunun hakiki amacından ne yazık ki tamamen uzaklaştı.

Materyalist bir dünyada benmerkezci, açgözlü, hoşgörüsüz, tahammülsüz ve ötekileştiren, kategorileştiren bir zihniyetle modern yaşamın içine gömüldü.

Sonuç olarak da dünyaya yayılan sefalet, korku, dengesizlik ve acı yüzünden hakikatin kaynağına ulaşma arzusu kayboldu.

Dünya artık öyle bir dünya ki yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasında devasa bir uçurum var.

Eduardo Galeano’nun söylediği gibi;

Bu da daha fazla stres ve psikolojik sorunlara neden oluyor.

İnsanlar, yaşamanın bile zorlaştığı, sürekli bir mücadelenin ağırlığı altında ezildiklerini hissettikleri ve bu gidişatı yönetemedikleri için de kendilerini ilaçlarla, alkolle, yemekle, televizyonla, alışverişle ya da kendisine iyi gelen herhangi başka bir şeyle uyuşturuyor.

Tehlikelerle dolu, düşmanca algıladıkları bir çevrede, endişe ve kaygının esaretinde, hiçbir şeyin bir anlamı, değeri olmadan salt hayatta kalabilmek adına yalnız bir yaşam sürdürüyor.

Böylesi bir düzende, bin yıllardır kör inanç, ulusal veya kişisel çıkarlarla evrensel iktidarı ele geçirerek insanlığa hükmeden güçler, halen önyargı, nefret ve şiddeti körüklüyor.

Daha iyi bir dünya düzeni için kelâm etmeye çalışanları ise baskı altına alıyor ve hatta yok etmek için ellerinden geleni ardına koymuyor.

Fakat bütün bu karamsar tabloya rağmen son birkaç yüzyılda dikkate değer olumlu değişiklikler de olmaya başladı; teknolojiyle birlikte evirilen dünyamızın bu reformist geçiş döneminde internet ve diğer tüm küresel iletişim sistemleri sayesinde insanlar bilgiye ve ihtiyaçlarına daha kolay ulaşır hale geldi.

İşte böylesi teknokratik bir dünyada, tam şu anda; yürüdüğün, çalıştığın, oturduğun, yattığın, uyuduğun, yemek yediğin ya da seviştiğin ve hatta bu yazıyı okuduğun bir zamanda telefonuna sana ne kadar ömrünün kaldığını söyleyen bir mesaj gelse; kaç yılın, ayın, günün, haftan, saatin, dakikan, saniyen kaldığını söylese ne yapardın?

Yeni hayatına nereden başlar ve nasıl devam ederdin?

Siz bakmayın benim böyle ağır sorular sorduğuma, hiç merak etmeyin; böylesi bir durumda sizin tüm yükünüzü hafifletecek ve sizi çiçekli bir gökyüzüne doğru uçuracak, yeni yaşamınıza yön verecek bir film önereceğim size bu hafta: Yeni Ahit (Le tout Nouveau Testament / The Brand New Testament).

Dünya’ya kadın eli değerse; Yepyeni Ahit

Yönetmen: Jaco Van Dormael / Oyuncular: Pili Groyne, Benoît Poelvoorde, Catherine Deneuve, François Damiens, Yolande Moreau, Laura Verlinden, Serge Larivière, Didier De Neck, Marco Lorenzini, Romain Gelin, Anna Tenta, Johan Heldenbergh, David Murgia, Gaspard Pauwels, Bilal Aya, Johan Leysen, Dominique Abel, Lola Pauwels, Sandrine Laroche    , Louis Durant, Jean Luc Piraux, Anne-Pascale Clairembourg, Alice van Dormael, Caroline Lambert, Jérôme Varanfrain, Aïssatou Diop, Armand Van Dormael, Viviane de Muynck, Pascal Duquenne, Hervé Sogne, Kody Kim, Besnik Limani, Michèle-Anne De Mey, Jean-François Wolff, Norbert Rutili, Luc Schiltz, Harry Cleven, Jean-Henri Compère, Tom Audenaert, George Nixon, Ivone Semedo, Christian Magnani, Tom Canivet, Clara Gunzig, Agathe Eleanor Masson, Nora Young, Anne-Marie Loop, Fabien Zeimes, Gabriel Boisante, Charlie Degotte, Thérèse Kabankaya, Elisa Echevarria, Diego Dalmans, Hannah Gunzig, Thomas Gunzig, Eiaël Lefrancq Binon, Nora Alberdi Perez, Kiko Mirales, Olivier Bisback, Tanguy De Backer, Gaelle Gillis, Elsa Houben, Paula Isiegas, Julien Jakout, André Pasquasy, Cyrille Perrin, Jean-Claude Soetens, Jaco Van Dormael / Süre: 114 dakika
 

Yüzlerce dizi ve filmi yüksek görüntü kalitesiyle hem de ücretsiz bir şekilde isterseniz www.puhutv.com adresini ziyaret ederek, isterseniz mobil, tablet ve Apple TV uygulama marketlerinden puhutv uygulamasını indirerek izleyebileceğiniz yeni nesil online televizyon platformu olan puhutv’nin aşivinde rastladığım Le tout Nouveau Testament (The Brand New Testament) adlı, büyük bir kalbe ve hayal gücüne sahip bu filmin Hristiyan inancı üzerinden ele alınan bu fantastik, sürrealist, neşeli, masalsı ve hiciv dolu kurgusunda Tanrı günümüzde yaşıyor.
 

Hem de Brüksel’de girişi ve çıkışı olmayan, yüksek dosya dolaplarıyla dolu dört duvarla çevrili bir apartman dairesinde, üstelik tüm huysuzluğuyla karısı ve kızına karşı çok kötü davranıyor.

Bütün gün bilgisayarının karşısında oturup bira içiyor ve bir örümceğin bacaklarını çeken canı sıkkın bir çocuk gibi insanlığa işkence ediyor.
 

Oğlu hakkında söylenen pek çok şey var, fakat kızı hakkında çok az şey biliniyor: Kendisi on yaşında, ismi ise Ea, ve yaşadıkları dairede hapsolmuş durumda…

İlahi komedya

Ea, babasının kilitli kapılar ardında, girmeyi yasakladığı odasında yaptığı şeyleri tesadüfen öğrenince “Yaradılış” gerçeğiyle yüzleşir.
 

İnsanları kendi adı uğruna birbirine düşüren, sürekli yeni evrensel ıstırap kanunları icat eden, bir sürü sıkıntı, biraz mutluluk ve yanlış yönde umutlar veren sadist ve zalim babasına öfkelenir ve tahammülü tükenerek isyan eder.
 

Bürokratik, otokratik direktiflerle insanlara çokça zarar verip çekilen acıları ve verilen mücadeleleri bilgisayar ekranından seyrederek bu ilahi komedya içinde eğlenen babasından daha iyisini yapacağına ve dünyayı daha yaşanılır hale getireceğine dair söz verir.
 

Ama öncesinde babasının elindeki tüm gücü yok etmesi gerekmektedir.

Bunun için babasının çalışma odasına gizlice girerek elindeki en büyük sırrı; yani dünyadaki herkesin (ya da en azından cep telefonu olan herkesin) öleceği tarihi SMS’ler yollayarak ifşa eder ve sonrasında “hicret” etmek vacip olur.
 

Böylelikle evden kaçıp altı yeni havari bularak Yeni Ahit’i yazmak için yola koyulur; Ea’nın bu uçuk kaçık havarileri haliyle komik ve çoğu zaman kimsesizlerdir.
 

Ea’nın topladığı bu yeni havariler arasında; bir metro kazasından sonra protez kol kullanmaya başlayan güzel bir kadın olan Aurélie, bir kuş sürüsünü Kuzey Kutbu’na kadar takip etmek için işinden ayrılan bir kâtip olan Jean-Claude, ilk ergen aşkına takıntılı seks manyağı Marc, seri katil François, bir gorile âşık olan mutsuz bir evli kadın olan Martine ve kız olarak ömrünün kalan zamanını geçirmek isteyen küçük bir çocuk olan Willy vardır.
 

Kim olduğumu biliyor musun?

Bu arada insanların ölümlerine yönelik aldıkları bu bilgi, kurtuluştan umutsuzluğa ve şaşkınlıkla inançsızlığa kadar tüm insani tepkileri kışkırtmaya başlar.
 

İpleri yeniden eline almak isteyen babası Ea’nın peşine düştüğünde kendi yarattığı dünyada karşılaştığı protestolar arasında “siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?” edasıyla dolaşıp kontrolünden çıkan bu yaşamla başa çıkmaya çalışması ise çok güzel ironilerle doludur.
 

Tanrı, kızı Ea’yı ararken, bir aşevinin çorba mutfağında kaba bir şekilde araya kaynak yaparcasına sıraya girerek gürültü yarattığı bir kilise ziyaretinde bir rahip onu nazikçe uyararak, “Tanrı bize komşunu kendin gibi sevmemizi söylüyor” sözleriyle özenli davranmaya davet eder.
 

Ama Tanrı, “Bunu asla söylemedim” der, “söyleyecek olsam kendimden nefret ediyorum, komşunuzdan kendiniz gibi nefret edin derdim” diyerek, bu dünya düzeninin hiç de kendi kurallarına göre yürümediğini idrak eder.
 

Hayata farklı bir bakış

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadığımız bu dünyada bazı şeyleri bilseydik acaba kendimize nasıl çeki düzen verirdik diye düşünmemizi ve hayata tersten bakmamızı sağlayan bu keyifli film, tüm o fantastik ve gülünç hikâyesiyle aslında derin bir kozmogonik sistem eleştirisi yapmaktan da geri durmuyor.
 

“Ataerkil” bir bakış açısıyla şekillenen ve hep erkek gözünden hazırlandığı düşünülen bu dünyanın, kurulan imparatorlukların, yapılan kanunların, bir kadın elinden çıksaydı ve hayata “anaerkil” bir düzen hâkim olsaydı nasıl bir yaşam sürdürüyor olurduk sorusuna da sıcacık bir cevap veriyor.
 

Händel’den Schubert’e, Camille Saint-Saëns’tan Salvatore Adamo’ya uzanan zengin müzikleriyle sizin de kendinize has müziğinizi keşfetmenizi sağlayacak film, son sahnelerde ise bir duygu patlaması yaşatmayı vadediyor.
 

Mermer bir merdiven üzerine dağılmış inci taneleri gibi gülmenizi sağlayacak bu keyifli filmi bu hafta sonu seyir listenize almanızı tavsiye ederim.
 

2016 Altın Küre Ödülleri, Yabancı Dilde En İyi Film Adayı olan ve Jaco Van Dormael’in yönetmenliğinde çekilen bu gerçeküstü komedide Benoit Poelvoorde, Catherine Deneuve, François Damiens gibi Fransız sinemasından aşina olduğumuz oyuncular yer alıyor.
 

Haftanın diğer filmleri

Adın Buraya Kazınmış

Yönetmen: Kuang-Hui Liu / Oyuncular: Jean-François Blanchard, Akira Chen, Edward Chen, David Hao-Chi Chiu, Leon Dai, Fabio Grangeon, Honduras, Mountain Kao, Lenny Li, Hui-Min Lin, Shao-hua Lung, Nien-Hsien Ma, Barry Qu, Jing-Hua Tseng, Soda Voyu, Lotus Wang, Shih-Sian Wang, Waa Wei, Cheng-Yang Wu, Stone Yang / Süre: 118 dakika
 

Netflix’in Tayvan Yapımı Romantik Filmler kuşağında 23 Aralık tarihinde gösterime girmesi beklenen, Asya’da eşcinsel evliliği yasallaştıran ilk ülke olan Tayvan’ın LGBT temalı, Your Name Engraved Herein (The Name Engraved in Your Heart) adlı bu filmde; iki lise öğrencisi aile baskısının, homofobinin ve toplumsal ön yargıların ortasında birbirlerine âşık olur.

Gerçek olaylardan esinlenerek çekilen ve ülkede meydana gelen değişimleri de gösteren bu filmde, 1987 yılında Tayvan’da sıkıyönetimin sona erdiği günlerde bütün ülke merhum başkanını anarken, utangaç bir çocuk olan Jia-han, Birdy adında bohem bir çocukla tanışır.

Toplumun tüm homofobik baskıları ve akranlarının şiddete meyilli davranışlarına rağmen anı yaşayarak şimdinin tadını çıkarmaya çalışan ikili, macera dolu günlerde birbirlerine her geçen gün yakınlaşırken bu arada çok iyi bir sırdaş olup arkadaşlığın ötesinde bir ilişki geliştirirler.

Ancak Birdy, okuldan bir kıza âşık olmuş gibi davranarak Jia-han’ı kendisinden uzaklaştırır ve bu olay Jia-han’ın kalbinin kırılmasına sebep olur.

Bu arada Jia-han, Birdy hakkındaki hisleriyle yüzleşmekte zorlanınca çaresizlik içinde gerçek duygularını itiraf etmek için kendini sık sık Oliver adındaki bir rahibin yanında bulur.

Birbirine açılamayan iki genç erkek arasındaki bu ilişki kafalarını karıştıran bir hale gelince ve Birdy’nin bu flört planı yanlış anlaşılmalara sebep olunca, aralarına biraz mesafe koyarlar ve nihayetinde mezun olduktan sonra da bağlarını koparıp yavaş yavaş ayrılırlar.

Yıllar sonra artık birer yetişkin olan bu eski arkadaşlar Kanada’da bir araya gelip tekrar buluştuklarında geçmişte konuşulmamış şeyler gün yüzüne çıkınca ikili bu karmaşık duygularıyla yeniden yüzleşir.

After Paramparça

Yönetmen: Roger Kumble / Oyuncular: Josephine Langford, Hero Fiennes Tiffin, Dylan Sprouse, Louise Lombard, Shane Paul McGhie, Candice King, Charlie Weber, Samuel Larsen, Karimah Westbrook, Rob Estes, Inanna Sarkis, Pia Mia, Khadijha Red Thunder, Selma Blair, Dylan Arnold, Max Ragone, John Jackson Hunter, Ariel Yasmine, Ashley Lorenzo, Stefan Rollins, Clay Neal, Constance Payne, Vince Pisani, Feng Chao, Jon W. Sparks, Davin Allen Grindstaff, Vanessa Dubasso, Sarah Rossman, John James Fowlkes, Chris Harris, Isabella Akel, Bryan Merritt, Anna Todd, Beatrice Kumble, Taylor Conrod, Stuart Behrens, Marisol Correa, James H. Keating, Ghevon Sebastian, Benjamin Weaver / Süre: 105 dakika
 

Netflix’in Romantik Filmler kuşağında bu hafta gösterime giren Anna Todd’un dünyada satış rekorları kıran fenomen roman serisinin ikinci film uyarlaması olan After We Collided, aralarındaki tutkuya rağmen gelgitli bir ilişkiye sahip olan Tessa ile Hardin’in hikâyesini anlatmaya devam ediyor.

Tessa, Hardin tarafından hayal kırıklığına uğratılmasına rağmen onu hayatından çıkaramaz ve ondan uzak kalmayı başaramaz. Ancak Hardin her zamanki Hardin’dir.

Tessa tutkulu ilişkilerini aklından çıkaramasa da Hardin’in yapacağı bir hatayı daha kaldıramayacağı için derslerine, işine odaklanmaya çalışır.

Hardin ise kirli geçmişi ve çocukluk travmalarından ancak Tessa’yı gerçek anlamda geri kazandığında kurtulabileceğine inanır; onu geri kazanmak için de her anlamda değişmesi gereklidir.

Bu sırada bir yayınevinde staja başlayan Tessa’nın çalışma arkadaşı Trevor, genç kadınla yakından ilgilenir ve Tessa bu ilgiden fazlasıyla memnundur.

Hatta Tessa da yakışıklı ve kibar çalışma arkadaşı Trevor’ın bu yakın ilgisinden etkilenmiştir.

Tessa’yı kaybettiğini düşünen Hardin bu rekabet kaşısında Tessa’yı yeniden geri kazanmak için çabalar.

AK vs AK

Yönetmen: Vikramaditya Motwane / Oyuncular: Anil Kapoor, Anurag Kashyap, Sonam Kapoor, Harshvardhan Kapoor, Boney Kapoor, Pawan Singh, Yogita Bihani, Sucharita Tyagi / Süre: 108 dakika
 

Netflix’in Hint Yapımı Komedi Filmleri kuşağında 24 Aralık’ta gösterime girmesi beklenen AK vs AK adlı bu kara mizah türündeki filmde; gözden düşmüş bir yönetmen, bir film yıldızıyla herkesin önünde ağız dalaşına girdikten sonra misilleme amacıyla aktörün kızını kaçırır ve arama çalışmalarını filme alır.

Kariyerini canlandırmak için bir şov programına katılan bu cüretkâr yönetmen herkesin önünde bir aktörle gerçekleşen tartışma sırasında yaşananların ardından oyuncuya misilleme yapmaya karar verir ve oyuncunun kızını kaçırır.

Bu kaçırma olayı, yönetmenin yeni filminin de konusu olur ve bir sonraki gişe rekortmeni filmi için bunu bir fırsat olarak gören yönetmen aktörün çaresiz bir şekilde kızını bulma çabasını gerçek zamanlı olarak filme çekmeye başlar.

Ve tabii bu süre içinde uyulması gereken üç kural vardır; polis aranmayacak, olayların dışında kalan herhangi biri de aranmayacak ve kadraja ölüm tanrısı bile girse kamera çekim yapmaya devam edecek.

Ama tüm kurallara rağmen kızını bulamayan aktör çaresiz bir şekilde yardım için polis merkezine gittiğinde, polisler bu ünlü aktörün davranışlarının ve söylediklerinin gerçek olduğuna bir türlü inanmaz ve onun rol kestiğini düşündükleri bu performansını oldukça gerçekçi bulduklarını söyleyerek onu takdir ederler.

Bu arayışın sonunun ne olacağı ise film boyunca merak konusudur.

Ariana Grande: Afedersin, Seni Seviyorum

Yönetmen: Paul Dugdale / Oyuncular: Ariana Grande / Süre: 97 dakika
 

Netflix’in Müzikal Belgesel Filmler kuşağında 21 Aralık’ta gösterime girmesi beklenen ariana grande: excuse me, i love you adlı bu filmde; Sweetener Dünya Turu kapsamında Londra’da konser veren Ariana Grande, seyircisini sahne arkasına götürerek provalarda ve yolda yaşadıklarına bir bakış sunuyor.

Belgesel; Grammy ödüllü, çok sayıda platin plak sahibi şarkıcı ve söz yazarını tüm biletleri tükenen, 1.3 milyonluk bilet satışıyla Grande’nin bugüne kadarki en yüksek hasılatlı dünya turnesi olan Sweetener Dünya Turnesi’nde takip ediyor ve listelerde fırtına gibi esen hit şarkıların olağanüstü performanslarının yanı sıra, dünyaca ünlü süperstarın hem evde hem de dansçıları ve orkestrası ile turnedeyken çekilen ve ilk kez gün yüzüne çıkan görüntülerini izleyicilerle buluşturuyor.

Film bu tutkulu, samimi ve daima gerçek sanatçının birçok farklı yönüne özel bir bakış sunuyor ve izleyicileri konser öncesi provalara, efsanevi kostüm tasarımlarına ve sanatçının hayranlarıyla arasındaki özel bağın sebebi sayılabilecek samimi ve duygusal anlara tanık olabilecekleri sahne arkasına davet ediyor.

Ben Senin Kadınınım

Yönetmen: Julia Hart / Oyuncular: Rachel Brosnahan, Marsha Stephanie Blake, Arinzé Kene, Jameson Charles, Justin Charles, Barrett Shaffer, Frankie Faison, Marceline Hugot, De’Mauri Parks, James McMenamin, Bill Heck, Jarrod DiGiorgi, Mary Rawson, Anita Rodriguez, Alison Weisgall, Natasha Yannotti, Nathan Hollabaugh, Jonathan Visser, Darko Nikolic, Antwan Carson, David Santiago, Lynda Marnoni, Abdul Seidu, Bryant Carroll, Etta Cox, Colleen Longshaw, Keith Otto, Tony Amen, Mike Ancas, Saira Awan, Edward MW Bates, Jesse Anne Blyth, Gregory Bromfield, Carly Bruno, Candis Dorsey, Shalanda Fresh, Noah Bain Garret, Peter Georgo, Allyson R. Hood, John W. Iwanonkiw, Daniel Johnson, Nathaniel Johnson, William Kania, Pete Landis, Micaela Minner, Jake Moon, Phil Nardozzi, Andrew Stauffer, Rohn Thomas, Tiana Ware / Süre: 120 dakika
 

Amazon Prime Video’nun Suç Dramaları kuşağında bu hafta gösterime giren, Altın Küre ve Emmy ödülü kazanan Rachel Brosnahan’ın başrolünde yer aldığı I’m Your Woman adlı film; kocasının işlediği suçlardan dolayı çocuğu ile kaçmak zorunda kalan genç bir kadının hikayesini konu ediyor.

Seyirciyi 1970’li yıllara sürükleyen filmde, hırsızlık yapan kocasının, ortaklarının parasını alarak kaçması üzerine çocuğu ile yollara düşen ve kocasının işlediği suçlardan dolayı hayatı altüst olan Jean, sürekli çocuğu ile birlikte kaçmak zorunda kalır.

Suçlular genç kadın ve bebeğinin peşine düşer ve Jean için sığınacak hiçbir yer kalmaz.

Fakat Jean’in kocası Eddie’nin eski bir arkadaşı olan Cal ve ailesi ona yardım etmeye çalışırlar.

Cal bir gün gizemli bir şekilde ortadan kaybolunca artık suçluları kovalamak Cal’ın karısı Teri ve Jean’e kalır ve iki genç kadın, yeraltı mafyalarına karşı hayatta kalmak için tehlikeli ve zorlu bir mücadeleye girişirler.

Geceyarısı Gökyüzü

Yönetmen: George Clooney / Oyuncular: George Clooney, Felicity Jones, David Oyelowo, Caoilinn Springall, Kyle Chandler, Demián Bichir, Tiffany Boone, Sophie Rundle, Ethan Peck, Tim Russ, Miriam Shor, Lilja Nótt Þórarinsdóttir, Hanna María Karlsdóttir, Atli Oskar Fjalarsson, Edan Hayhurst, Jamie Schneider, Eysis Clacken, Sam Bond, Tia Bannon, Kishore Bhatt, Jill Buchanan, Grant Crookes, Sarah Guerin, Jem Hawkes, Natasha Jenssen, Gsus Lopez, Bharat Mistri, Olivia Noyce, Paul Riddell / Süre: 122 dakika
 

Netflix’in Kitaplardan Uyarlanan Bilim Kurgu ve Fantastik Filmler kuşağında 23 Aralık tarihinde gösterime girmesi beklenen ve Lily Brooks-Dalton’ın beğenilen romanı Good Morning, Midnight’tan uyarlanan The Midnight Sky adlı filmde; küresel bir felaketin ardından Kuzey Kutbu’nda tek başına yaşayan bir bilim insanı, bir astronot ekibiyle irtibat kurup Dünya’ya dönmemeleri için onları uyarmaya çalışır.

George Clooney’nin hem yönetmen hem de başrol oyuncusu olarak karşımıza çıktığı filmde, gökbilimciler galaksinin başka bir kısmında insanlara uygun yaşam alanı sağlamaya çalışırken orta yaşlarında Kuzey Kutbu’nda tek başına yaşayan Augustine adlı diğer bir gökbilimci, yıllarca gökyüzünü inceleyebilmek için dünyanın uzak noktalarında yaşıyordur.

Bu sırada Arctic araştırma merkezine ulaşmasından kısa bir süre sonra, Dünya gizemli bir nedenle felakete uğrar; yıkıcı düzeyde olaylar yaşanır ve araştırma merkezi tahliye edilmek durumunda kalır ama Augustine, orada kalıp çalışmasına devam etmek ister.

Bu süreçte Iris adında gizemli bir çocukla karşılaşır. Iris, her nasıl oluyorsa radyo dalgalarının sessizleşmesine neden olmaktadır.

Bu sırada Jupiter’e yolculuğa çıkan Sullivan isimli bir astronot evine geri dönüyordur; Sullivan ve ekibi, uzayın bu kadar derinlerine gidebilen ilk ekiptir.

Ancak yolculukları, kontrol ekipleriyle iletişimleri kesildiğinden beri pek de yolunda gitmiyordur, bu nedenle eve dönüp dönemeyecekleri muammadır.

Evrenin farklı köşelerine açılan, kıyamet sonrası temalı hikayesiyle yılın merakla beklenen bilim kurgularından olan bu filmde Augustine ve Sullivan’ın yolları bir şekilde kesişir.

Augustine, Dünya’ya geri dönme hazırlığındaki bir uzay gemisinde yer alan Sully ve beraberindeki diğer astronotlarla irtibat kurar ve onların Dünya’ya geri dönmelerini önlemek için zamanla yarışır.

Konuk Evi

Yönetmen: Sam Macaroni / Oyuncular: Pauly Shore, Mike Kalesi, Aimee Teegarden, Billy Zane, Bobby Lee, Punkie Johnson, Steve-O, Erik Griffin, Lou Ferrigno Jr., Charlotte McKinney, Alycia Cooper, Jesse Wellens, Ed Bassmaster, Jack Tenney, Timothy DeLaGhetto, Lesley Wolff, Mikaela Hoover, Daisye Öğretmeni, Nikki Limuzin, Liz Katz, Kaley Victoria Rose, Chris Kattan, Lily Drew Detwiler, Felipe Esparza, Sam Makarna, Preston Dantelli, Bryan Rojo, Jairo Orozco, Lou Ferrigno, Scarlette Jade Von Thayer, Isabella Sanchez, Sylvain Britton, Tom Woodruff Jr., Bérangère Rochet, LaNease Adams, Jessee Foudray, Bryan Gallinger, Söğüt Hale, Karina Junker, Kendall Milton, David M. Sandoval Jr., Kitiya Skye, Karen Teliha, Lyddie Ward / Süre: 84 dakika
 

Netflix’in Komediler kuşağında bu hafta gösterime girmesi beklenen Guest House adlı film; hayallerindeki evi satın alan yeni nişanlanmış bir çiftin evde karşılaştıkları bir sürpriz sonrasında başlarından geçenleri anlatıyor.

Mike Castle ve Aimee Teegarden, hayallerindeki evi bulan nişanlı bir çift olan Sarah ve Blake’i canlandırıyor, ancak bu satın alım sırasında bir sorun olduğunu öğreniyorlar: Konuk evinde ayrılmayı reddeden tuhaf bir adam vardır.

Bu malikanenin konuk evinde yaşayan bir önceki ev sahibinin sarhoş arkadaşı, ilerleyen süreçte Blake’in hapse girmesine bile sebep olacak derecede evde çılgın partiler düzenleyen, kadın düşmanı, kötü ruhlu bir uyuşturucu bağımlısıdır.

İlk başlarda onun kendi kendine konuk evinden ayrılacağı gibi bir iyimserlik içinde olan çift kısa süre içinde gerçeklerle yüzleşince, bu evden ayrılmaya hiç niyeti olmayan kaygısız Randy ile aralarında destansı bir çekişme başlar.

Nihayetinde bu çekişme, çiftin evlerini, evliliklerini ve hayatlarını mahvederken olaya dahil olan herkesin hayatını da kaosa sürükleyen bir gerilla savaşına yol açar.

Ma Rainey: Blues’un Annesi

Yönetmen: George C. Wolfe / Oyuncular: Viola Davis, Chadwick Boseman, Colman Domingo, Glynn Turman, Michael Potts, Jeremy Shamos, Jonny Coyne, Taylour Paige, Dusan Brown, Joshua Harto, Quinn VanAntwerp, Chloe Davis, Mayte Natalio, Johanna Elmina Moise, Onyxx Noel, LaWanda Hopkins, Sierra Stewart, Malaiyka Reid, Catherine Foster, Keith Otto, Tony Amen, Gregory Bromfield, James Ciesielski, Brent Feitl, Antonio Fierro, Ronnell Hunt, Sienna Jeffries, Daniel Johnson, Nathaniel Johnson, William Kania, Malik Abdul Khaaliq, Scott Matheny, Chris McCail, Shane McNair, Jake Moon, Phil Nardozzi, Roger Petan, Patrick Raffaele, Jordan Rhone, DaJuan Manwell Rippy, Eric Sharpe, Remington Sinclair, Tru Verret-Fleming / Süre: 94 dakika
 

Netflix’in Müzikal Dramalar kuşağında bu hafta gösterime giren Ma Rainey’s Black Bottom adlı bu filmde; korkusuz blues şarkıcısı Ma Rainey ile müzik grubu, 1927’de Şikago’daki bir kayıt stüdyosunda bir araya geldiğinde hem gerilim hem de hararet yükselir.

1920’lerin Şikago’sunda bir akşamüstü stüdyoda gerçekleştirilecek albüm kaydı için orkestra müzisyenleri, “Blues’un Annesi” olarak anılan ve çığır açan efsanevi şarkıcı Ma Rainey’yi beklerken tansiyon yükselir ve sinirler gerilir.

Kayda geç kalan korkusuz ve ateşli Ma, beyaz menajeri ve yapımcısı ile müziğinin üzerinde kimin söz sahibi olduğuna dair hararetli bir tartışmaya girişir.

Orkestra, stüdyonun klostrofobik prova odasında beklerken Ma’nın kız arkadaşında gözü olan ve müzik sektöründe kendine yer edinmek isteyen azimli kornet sanatçısı Levee, müzisyen arkadaşlarını kışkırtarak bir sohbet başlatır.

Gerçekleri gözler önüne seren hikâyeler, hepsinin hayatının gidişatını sonsuza dek değiştirir.

İki kez Pulitzer Ödülü kazanan August Wilson’ın aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan film, kendi değerlerini toplumun ön yargılarının belirlemesine izin vermeyi reddeden sanatçılara ve Blues müziğin dönüştürücü gücüne övgü niteliği taşıyor.

George C. Wolfe tarafından yönetilen ve Ruben Santiago-Hudson tarafından beyaz perdeye uyarlanan filmin yapımcılığını, Fences filmiyle Oscar’a aday gösterilen Denzel Washington ve Todd Black üstleniyor.

Müzikleri Grammy ödüllü Branford Marsalis’in imzasını taşıyan filmin oyuncu kadrosunda Colman Domingo, Glynn Turman, Michael Potts, Taylour Paige, Dusan Brown, Jeremy Shamos ve Jonny Coyne da yer alıyor.

Flashback

Vakti zamanında kimi festivallerde, kimi sinemalarda kimi de ev videosu ve televizyon ekranlarında seyirciyle buluşan ama şimdi hem sinemalarda hem çevrim içi platformlarda hem de televizyon kanallarında bu hafta yeniden gösterime girecek olan 2020 öncesinde çekilmiş diğer filmleri sizin için derledim.

FilmBox

Uluslararası medya kuruluşu SPI International bünyesinde yayın yapan FilmBox Arthouse, 7. Sanat sinemanın unutulmaz eserlerini, efsane isimlerini ve kült yapımlarını ekranlarımıza getirmeye devam ediyor.
Bu kapsamda dünya sinemasının farklı dönemlerine damga vurmuş üç klasik film ile ölümsüz yıldızların ışığı bu hafta FilmBox Arthouse ekranlarında olacak.

Netflix

Hem havaların soğuması hem de pandemi sebebiyle ekran başında daha uzun saatler geçirdiğimiz şu günlerde dünyanın en popüler dijital içerik platformu Netflix birbirinden ünlü isimlerin yer aldığı yapımlarıyla hayatımızı renklendirip kaliteli dizi, film ve belgesellerin keyfini sürmemizi sağlamaya hız kesmeden devam ediyor.

Korkutucu, komik, dramatik, romantik ne türde olursa olsun etkileyici bir film kadar duygularımızı harekete geçiren başka bir şey yok.

Dünyanın eğlence odaklı lider yayın hizmeti Netflix, her hafta güncellediği yayın programını bu hafta aşağıdaki filmlerin eklenmesiyle daha da genişletiyor ve yine birbirinden güzel filmler bu hafta seyircisini bekliyor.

TRT 2

TRT’nin zengin arşiviyle hazırlanan “Ev Hayat Dolu” yayın kuşağında; aralarında televizyonda ilk kez izleyiciyle buluşacak filmlerin de yer aldığı ödüllü ve prestijli filmler, orijinal dilinde TRT 2 ekranlarında sinemaseverlerle aralık ayı boyunca buluşmaya devam ediyor. Bu hafta programdaki filmler aşağıdaki gibidir.

Festival ajandası

İstanbul Modern Sinema

İstanbul Modern Sinema, Türkiye sinemasından yepyeni filmleri bir araya getirdiği Biz de Varız! programının dokuzuncusunu 17- 30 Aralık tarihleri arasında ilk kez çevrim içi ve ücretsiz olarak düzenliyor.

İstanbul Modern Sinema’nın, Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla hazırladığı; aralarında ödüllü film ve belgesellerin olduğu bu renkli programda Hayaletler, Kumbara, Bina, Maddenin Halleri, Mimaroğlu gibi dikkat çeken 11 yapım sinemaseverleri bekliyor.

Gösterimlere filmlerin yönetmen ve oyuncularıyla yapılacak söyleşiler de eşlik edecek.

Açılış Hayaletler’in

Biz de Varız!‘ın açılışını dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nin Eleştirmenlerin Haftası’nda kazandığı ödülle dikkat çeken, Azra Deniz Okyay’ın ilk uzun metrajı Hayaletler yapıyor.

Film, İstanbul’un genelinde yaşanan elektrik kesintisiyle daha da distopik hale gelen bir mahallede kendi dertlerinin peşinden giden dört karakterin kesişen hikâyesini takip ediyor.

Hayaletler’in de “En İyi Film” dahil beş ödülle döndüğü bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde “Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü” alan Ferit Karol’un Kumbara’sı orta sınıf bir adamın kefil olduğu arkadaşından kalan borçla girdiği yeni hayat mücadelesini anlatıyor.

Gösterilecek filmler arasında bir apartmanın çatısına dikilen televizyon anteninin yaydığı öldürücü güç üzerinden gerçeklik algısının manipüle edilişini gerilim-korku türünde işleyen Bina adlı film de yer alıyor.

Belgesel seçkisi

Biz de Varız! seçkisinin önemli bir bölümü bu yıl adından çok bahsedilen Maddenin Halleri, Mimaroğlu, Ah Gözel İstanbul, Miss Holokost Survivor gibi belgesellere ait.

Yönetmen ve oyuncularla çevrim içi söyleşiler

Programdaki gösterimlere, filmlerin yönetmen ve oyuncuları İstanbul Modern Sinema Film Küratörü Müge Turan moderatörlüğündeki söyleşilerle eşlik edecek.

İstanbul Modern’in YouTube kanalında canlı olarak yayınlanacak buluşmalara; Hayaletler’in yönetmeni Azra Deniz Okyay, başrol oyuncuları Nalan Kuruçim, Dilayda Güneş, Beril Kayar ve Emrah Özdemir, Hayalimdeki Sahneler’in yönetmeni Metin Akdemir, eş yapımcısı Emre Kaya ve oyuncu Bulut Sezer, Kadınlar Ülkesi’nin yönetmeni Şirin Bahar Demirel, Bina’nın yönetmeni Orçun Behram ve başrol oyuncusu İhsan Önal, Soluk adlı filmin yönetmeni Özkan Yılmaz ve oyuncular Uğur Polat, Emrullah Çakay, Aslı İnandık,  Ah Gözel İstanbul’un yönetmeni, Zeynep Dadak ve ekibi, Maddenin Halleri’nin yönetmeni Deniz Tortum ve daha pek çok isim katılacak.

Filmler İngilizce altyazılı olarak ve kontenjan çerçevesinde www.istanbulmodern.org adresinden kayıt yapılarak ücretsiz olarak izlenebilir.

Çevrim içi ve ücretsiz gerçekleşecek Biz de Varız! programı son yılın merak uyandıran, festivallerden ödüllerle dönen filmlerden oluşuyor; etkinlik programında yer alan filmler ise şöyle:

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap