Farklı ülkelerin komandolarınca düzenlenen “nokta operasyonları”nın kimi başarıya ulaştı, kimi facia ile sonlandı

by Haber Fora

Türk özel kuvvetleri, 10 Şubat 2021 Çarşamba günü Irak kuzeyindeki Gara Dağı’nda içinde PKK’nın kaçırdığı rehinelerin tutulduğu bir mağaraya nokta operasyonu düzenledi.

Ancak operasyon 13 rehinenin ve harekata katılan 4 askerin şehit olmasıyla ve çok sayıda PKK’lının etkisiz hale getirildiği iddiasıyla sonuçlandı.

Operasyonu istihbarat ve komandoların “Uçar birlik harekatı” ile mağaranın hemen yanına kadar inmeyi başarmasından dolayı “taktik açıdan başarılı” olarak niteleyenler olduğu gibi sonucu itibariyle başarısız bulanlar da oldu.

Özel kuvvet timleri, genellikle yüksek risk içeren ve dikkat gerektiren operasyonlarda kullanılıyor.

Birçok devlet komando birliklerinin içinden seçerek oluşturduğu özel kuvvetleri ile bugüne kadar farklı amaçlarla nokta operasyonları düzenledi.

Kimi zaman amaç rehinelerin kurtarılmasıydı. Kimi zaman önemli bir rakibin yakalanması veya öldürülmesiydi.

Kimi zaman da amaç stratejik bir hedefin imha edilmesiydi. Bunlardan başarıyla sonuçlananlar olduğu gibi başarısızlıkla bitenler de hayli fazla.

İngiliz komandoların kıyı baskınları etkili oldu

Özel kuvvetler kavramı özellikle II. Dünya Savaşı sırasında ilk komando birliklerinin oluşturulmasıyla yaygınlaşmaya başladı.

Günümüzdeki anlamıyla özel operasyonlar yapan komando sınıfını geliştiren ülke İngiltere oldu.

II. Dünya Savaşı’nda İngiliz komandoları birçok özel operasyona imza attı.

Bu baskınlar sayesinde düşmanlarının stratejik noktaları korumak için daha çok asker ayırmak zorunda kalmalarına yol açtı.

Bazısı başarıyla bazısı başarısızlıkla sonuçlanan bu operasyonlardan en bilinen ikisi şuydu:

Flipper Operasyonu: 1941’in Kasım ayında küçük bir İngiliz komando gücü, İtalya’da bulunan Alman karargahına baskın düzenledi. Amaçları ünlü Alman komutan Erwin Rommel’i öldürmekti ama baskın başarılı olmadı.

Halhal Operasyonu: 26 Aralık 1941’de İngiliz komandoları Alman işgalinde Norveç’te bulunan Lofoten adalarına baskın yaparak ciddi kayıplar verdirdi. Baskın, Almanların Norveç kıyılarını korumak için bu ülkeye fazladan 30 bin asker göndermesine neden oldu.

Alman özel harekatının ilk deneyimi hüsranla bitti

Özel kuvvetler veya özel harekat timleri açısından rehine kurtarma operasyonları en risklileri arasında. Almanya’da bu deneyimi ilk yaşayan ülkelerden.

Almanya Münih’te düzenlenen 1972 Yaz Olimpiyatları sırasında, Filistinli Kara Eylül örgütüne bağlı 8 militan, İsrailli sporcuların kaldığı apartman dairelerini basarak ikisini öldürüp 9’unu rehin aldı.

Rehinelerle yurtdışına çıkmak isteyen militanlara Alman özel harekat ekipleri tarafından yapılan operasyon bütün rehinelerin, beş militanın ve bir Alman polisinin ölümüyle son buldu, 3 militan da yakalandı.

Alman komandolardan Somali’de uçak operasyonu

1977 yılında dört Filistinli militan, Alman Lufthansa Havayolları’na ait uçağı Somali’nin başkentine kaçırdı. Almanlar bu sefer daha hazırlıklıydı.

Bu ülkeye giden Alman komandolar, 3 Filistinliyi vurarak yolcuları kurtardı.

İsrail’den özel kuvvetlere örnek gösterilen Entebbe Baskını

İstihbarata dayalı operasyonlarda ciddi başarıları olan ülkelerin başında gelen İsrail’in Entebbe Baskını, en bilinen komando operasyonlarından biri.

3 – 4 Temmuz 1976 tarihinde, Filistinli gerillaların Tel Aviv-Paris seferini yapmakta olan Air France uçağını kaçırarak Uganda’nın Entebbe Uluslararası Havalimanı’na indirmeleri üzerine İsrail, 100 seçkin komandosunu uçaklarla gönderdi.

Baskını Netanyahu’nun kardeşi yönetti, timden tek ölen de o oldu

Operasyon timinin başında günümüzde de İsrail Başbakanı olan Benjamin Netanyahu’nun ağabeyi Yonatan Netanyahu vardı.

Operasyona başlayan İsrailli komandolar, 53 dakika içerisinde 7 Filistinli “gerilla” dışında kendilerine direnen 45 Uganda askerini öldürdü. 11 Uganda uçağı yerde imha edildi.

Operasyonda 3 rehinenin yanı sıra 1 İsrail askeri öldü. Operasyonda ölen kişi Netanyahu’nun kardeşiydi. 5 İsrail askeri de yaralandı.

Rehinelerin kurtarılmasıyla sonuçlanan operasyon “Entebbe’de 7 Gün” adıyla bir filme konu oldu.

Tunus’ta Filistinli yetkiliye suikast

Yine İstihbarat ve Özel Harekâtlar Enstitüsü’nün (MOSSAD) özel timleri, Filistin Kurtuluş Partisi’nin dört kurucusundan biri olan Halil El-Vezir, 1988’de Tunus’taki evini basarak öldürdü.

İsrailli komandoların kesik başları Sayda sokaklarında gezdirildi

İsrail’in fiyasko ile sonuçlanan operasyonları da oldu. Bunlardan en bilineni 6 Eylül 1997’de yaşandı.

Güney Lübnan’da Sayda kenti yakınlarındaki bir köyün sahiline Şii Emel örgütünün üst düzey yetkilisini öldürmek için botlarla çıkan İsrail komando timi, Hizbullah ve Emel milislerinin pususuna düşerek imha oldu.

Öldürülen 11 İsrailli komandodan bazılarının kesik başları Sayda sokaklarında gezdirildi.

Hizbullah, İsrailli komandoların baskınını püskürttü

Yine 2006 yılında İsrail ve Hizbullah savaşında Sayda yakınlarında bir Hizbullah yetkilisini öldürmek amacıyla helikopter ile indirme yapılarak düzenlenen nokta operasyonu başarısızlıkla sonuçlandı. 1 İsrailli komandosu öldü, 8’i yaralandı.

Fransa’dan Somali’de başarısız operasyon

Fransız komando ve özel güçleri de bugüne kadar birçok operasyona imza attı.

Bunlardan başarılı olan da var, başarısız da.

Fransız komandolar, 2013 yılının ocak ayında Somali’de El Kaide bağlantılı Eş-Şebab tarafından kaçırılan bir vatandaşını kurtarmak için ülkenin güneyindeki Bulo Marer’e nokta operasyonu düzenlemiş ancak başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Rehineyi operasyon sırasında infaz eden militanlar, iki de Fransız askerin ölümüne yol açtı.

Burkina Faso’da rehineler kurtarıldı ama 2 komando öldü

Afrika ülkesi Benin’de 2019 yılında kaçırılarak Burkina Faso’nun Sahel bölgesine götürülen 2’si Fransız 4 rehinenin kurtarılması amacıyla mayıs ayı içerisinde yapılan operasyon rehinelerin kurtarılmasıyla son buldu.

Ancak 2 komandonun baskında ölmesi nedeniyle operasyona yönelik eleştirilere karşı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Onları kurban etmedik, gerekli bir operasyondu” diye açıklama yapmak zorunda kaldı.

Eylemciler amacına ulaşamadan öldürüldü

Fransa açısından başarılı sayılabilecek bir operasyon ise 24 Aralık 1994 tarihinde yaşandı.

4 Cezayirli eylemci tarafından 24 Aralık 1994’te kaçırılan Air France uçağına girmeyi başaran Fransız özel timleri, korsanları öldürerek rehineleri kurtardı.

Pasifik’in ortasında mağarada kanlı çatışma

Fransız komandoların gerçekleştirdiği ve sonu kanlı biten rehine operasyonlardan biri de 5 Mayıs 1988’de Pasifik Okyanusu’ndaki kolonisi Yeni Kaledonya’da gerçekleşti.

Bağımsızlık yanlısı Kanaklar adlı yerlilerin 4 Fransız jandarmayı öldürüp, 23’ünü de Ouvea adlı mağarada rehin almasıyla başlayan süreç mağaraya operasyonla sonuçlandı.

Çatışmada rehineler kurtarılırken 2’si Fransız askeri, 19’u Kanak 21 kişi öldü.

Bu olay 2011 yılında Rebellion yani “İsyan” adlı belgesel filme konu oldu.

Kabe baskını ve operasyonu

Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde bulunan ve Müslümanlar açısından kutsal kabul edilen Kabe, 20 Kasım 1979 günü radikal bir grup tarafından işgal edildi.

4 Aralık’a kadar süren işgal, Suudi yetkililerin yardım istediği Fransız komandoların operasyonuyla son buldu.

Ancak operasyon silahlarla gerçekleşmedi.

Kabe ve dehlizlere pompalanan sulara elektrik verilmesi ile içeridekilerin çoğu öldürüldü.

İçeri giren komandolar işgalci grubun lideri dahil çok sayıda kişiyi sağ yakaladı.

Mısır, uçağı kurtarayım derken Rumlarla savaşın eşiğine geldi

Mısır’da bugüne kadar farklı tarihlerde komandolarını sahaya sürdü. Ancak bu operasyonlarda şansının pek yaver gittiği söylenemez.

1978 yılının şubat ayında kaçırılarak Güney Kıbrıs’ın Larnaka şehrine götürülen ve içinde Mısırlı 15 yolcunun bulunduğu bir uçağa, 76 kişilik bir Mısır komando timince Rum makamlarından habersiz operasyon düzenlenmek istedi.

Rum güçleri müdahale edince iş rehine kurtarma operasyonu olmaktan çıkıp Mısır-Rum çatışmasına dönüştü.

15 ölü veren Mısırlı komando gücünün geri kalanı teslim oldu.

Yaşanan ölümler iki ülkeyi neredeyse savaşın eşiğine getirdi. 

Gururu incinen Mısır’ın donanması Kıbrıs açıklarında boy gösterdi.

Ölümlerden dolayı Kıbrıs Rumlarının lideri Mısır’dan özür diledi.

Mısırlı komandolar, kaçırılan uçağı bastı, 59 kişi öldü

Yine 1985 yılında Filistinli 3 hava korsanı, Mısır Havayolları’na ait uçağı Atina’dan Malta’ya kaçırdı.

Korsanlar, gıda ve yakıt alabilmek için 5 kişiyi vurdu. Mısırlı komandolar uçağı bastı. Korsanlarla birlikte 59 kişi öldü.

Ordusu güçlü Rusya’nın özel operasyonlarda karnesi zayıf

Büyük bir askeri güce sahip olan Rusya, hassasiyet gerektiren özel kuvvetler operasyonlarında aynı başarıya sahip değil.

2002 yılında Moskova’da bir tiyatroyu basarak 850 kişiyi rehin alan 50 Çeçen milise yönelik üç günün sonunda Rus özel timi Spetnaz tarafından düzenlenen operasyon eylemciler dışında 177 kişinin de ölümüyle sonuçlanmıştı.

Yine 2004’te Kuzey Osetya’da Beslan kasabasında bir okulu işgal ederek 1200 öğrenciyi rehin alan eylemcilere yönelik operasyon da tam bir felaketle sonuçlandı.

186’sı çocuk 344 kişinin öldüğü operasyonda 700 kişi de yaralandı. Çatışmalar sırasında 11 Rus askeri de öldü.

Perulu komandolar, büyük devletlerin ordularını şaşırttı

Ciddi bir rehine kurtarma operasyonu 1996’da Peru’da yaşandı.

17 Aralık 1996’da Peru’daki Japonya Büyükelçiliği’nde düzenlenen partiye baskın yaparak çok sayıda üst düzey yetkiliyi rehin alan Tupac Amaru örgütü üyelerine 126 gün sonra tünel vasıtasıyla içeri girerek baskın düzenleyen Perulu komandolar, 14 militanı da öldürdü.

Komandolar 2 kayıp verirken, sadece 1 rehine öldü.

ABD komandoları, Usame Bin Ladin’i Pakistan’da öldürdü

Dünyada en fazla özel kuvvete sahip ülke ABD, bugüne kadar birçok operasyona imza attı.

Afganistan ve Irak işgalleri öncesinde ABD’li komandoların bu ülkeye sızarak hedef belirledikleri biliniyor.

ABD özel kuvvetleri açısından başarı denebilecek operasyonların başında hiç kuşku yok ki El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in 2011’de Pakistan’da saklandığı evde helikopterden indirme yapan komandolarca öldürülmesiydi.

ABD helikopterlerinden biri operasyon sırasında Ladin’in koruması tarafından ateş açılarak düşürülmüştü.

Somali’de filme konu olan bozgun

Dünya gücü olsa da ABD’nin de her operasyondan başarıyla çıktığı sanılmasın.

ABD komandolarının 3 Ekim 1992’de Somali’de rakip kuvvetlerin üst düzey isimlerinin toplantı yapacağı binaya helikopterlerle indirme yaparak başlattığı operasyon karşılaştıkları sert direniş nedeniyle adeta bozgunla sonuçlandı.

Bir Black Hawk yani Kara Şahin helikopter düştü.

19 ABD askeri ile müttefikleri 1 Malezya ve 1 Pakistan askeri öldü. 73 ABD askeri yaralandı. Bir de ABD askeri esir düştü

Düşmanlarının eline geçen bazı ABD komandoların cesetleri sokaklarda süründürüldü.

Bu olay da “Kara Şahin Düştü” adıyla çok izlenen bir filme konu oldu.

ABD özel kuvvetlerinin Somali’de ve Yemen’de yine şansı yaver gitmedi

Yine The Times gazetesinde 2013 yılının ekim ayı içerisinde çıkan bir haberde üst düzey bir El Şebab militanını yakalamak için bu ülkedeki Barave şehrindeki bir eve Usame Bin Ladin’i yakalayan ABD’nin ünlü Seal adlı komando timince operasyon yapılmak istendi.

Ancak militanların hücum botlarla sahile inen komandoları püskürttüğü iddia edildi.

Yine ABD tarafından 2014 yılında Yemen’de El Kaide tarafından kaçırılan bir ABD’li gazeteci ile Güney Afrikalı öğretmenin kurtarılması için Sabva kentinde 40 kişilik tim tarafından yapılan operasyonda rehinelerin öldürülmesi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.

Defalarca denemesi yapılan operasyon çöle saplandı

ABD açısından en başarısız operasyon ise 4 Kasım 1979’da bir grup İranlı öğrencinin ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’ni basarak 52 Amerikalıyı rehin alması ile başladı.

ABD, rehineleri kurtarmak için operasyona hazırlandı.

Operasyon yapılacak yerin maketi hazırlanıp, defalarca tatbikat yapılıp üzerine çalışıldı.

Plana göre helikopterlerle çöle inecek komandolar burada yapılacak yakıt naklinin ardından rehinelerin olduğu alana operasyon düzenleyerek kurtaracaktı.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.

24 Nisan 1980’de Tebes Çölü’nde yaşanan kum fırtınası sonucu bir helikopter ile bir uçak çarpıştı, 8 ABD komandosu hayatını yitirdi.

Yaşanan karmaşa sonunda ABD Başkanı Carter, diğer helikopterlerin dönmesini emretti.

ABD’li rehinelerin 444 günlük esaretin ardından 20 Ocak 1981’de serbest bırakıldı.

Yaşanan bu olay da filmlere konu oldu.

Türk komandoların ilk sınav yeri Kıbrıs oldu

Türkiye’de komando sınıfının başlangıcı 1926 yılında Eğridir’de dağ talimgahının kurulmasına bağlansa bile gerçek anlamda komando birliklerinin oluşturulması NATO’ya girişten sonra oldu.

Türk komando birlikleri ile özel kuvvetlerinin ilk ciddi savaş deneyimi de 20 Temmuz 1974’de başlayan Kıbrıs harekatı ile oldu.

Paraşütlerle Beşparmak Dağları’na inen komandolar Rum savunmasının çökmesinde etkili oldu.

Savaşın ilk gününde 120 kişilik bir Rum komando grubu da Doğruyol’daki Türk mücahitlerin mevzilerine sızarak onlarcasının ölümüne neden oldu. 

Kaybedilen bu nokta Türk komandoların karşı saldırısı ile geri alındı.

Türk komandoları ve özel kuvvetleri, terörle mücadele kapsamında yüzlerce hatta binlerce operasyona imza attı.

Susurluk skandalında adı duyulan Eken operasyonu yönetti

13 Ekim 1980’de Münih-İstanbul-Ankara seferini yapan Diyarbakır uçağı Ankara’ya inmek üzere iken radikal dinci görüşlere sahip dört hava korsanı tarafından Diyarbakır’a kaçırıldı.

O günlerde Emniyet bünyesinde özel timler olmadığı için operasyonu Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı bir tim düzenlendi.

Operasyon timinin başında sonradan Susurluk davasında tanınacak olan Yarbay Korkut Eken vardı.

Operasyon başarıyla sonuçlandı. Korsanlardan 1’i ölü, 3’ü yaralı ele geçirildi. Bir hostes de yaralandı.

Esenboğa’da rehine operasyonu facia ile bitti

İki yıl sonra Ankara Esenboğa Havalimanı’na gelen Asala üyesi iki militanın önce silahlı saldırısı ardından 20 kişiyi bir kafeteryada rehin almasıyla başlayan çatışmalara bu sefer polis müdahale etti.

Yaşanan çatışmalarda militanlardan 1’i öldü, diğeri yakalandı ama 3 polis, 3Türk yolcu, 1 Türk havaalanı personeli, 1 Amerikalı kadın yolcu ve 1 Alman mühendis de yaşamını yitirdi.

Sakık’a Özel Kuvvetler operasyonu 

Türk özel kuvvetlerinin başarıyla sonuçlandırdığı operasyonlar arasında PKK yöneticilerinden Şemdik Sakık’ın yakalanması geliyor.

PKK yönetimiyle ters düşerek KDP’ye sığınan Şemdin Sakık, Irak’ın Duhok kenti yakınlarında bir aracın içinde seyahat ederken kurulan pusu ile yakalandı.

13 Nisan 1998’de yapılan operasyonu dönemin Özel Kuvvetler Alay Komutanı Albay Mithat Işık yönetti.

“Yarasa” adlı operasyon emekli olduktan sonra Işık tarafından kitaplaştırıldı.

Sonradan Sakık’ın geçeceği güzergahın sığındığı Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Peşmergelerince Türk istihbaratına bilerek sızdırıldığı iddiaları ortaya atıldı.

Öcalan, Kenya’dan getirildi

Yine 2 Şubat 1999’de Yunan istihbaratının yardımıyla Kenya’nın başkenti Naoribi’ye gelerek burada Yunan Konsolosluğu’nda kaldığı iddia edilen PKK lideri Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999’da havalimanında Türk özel kuvvetlerinin de dahil olduğu bir operasyonla yakalanarak özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi.

Öcalan’ın yakalanmasına neden olan sürecin ABD tarafından organize edildiği, operasyonla yakalanmaktan ziyade Kenyalı yetkililerce teslim edildiği iddia edildi.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap