HDP, Herri Batasuna’nın akıbetini yaşar mı? Emekli diplomat Özçer, anlattı: Kapatmak tek başına çare değil, şiddeti savunan parti halktan destek görmez

by Haber Fora

Türkiye’de şiddeti kınamayan parti denildiğinde akıllara hemen Halkların Demokrat Partisi (HDP) geliyor. 

HDP son günlerde en tartışılan siyasi oluşumların başında yer alıyor. 

Zira Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “HDP kapatılsın” çağrısında bulundu. 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici de bu çağrıya destek verdi. 

Hatta Perinçek, “HDP kapatılacak ve kimse onu bu sondan kurtaramayacak” dedi. 

Parti kapatma, HDP, AİHM, “terörist”… 

Tartışma düşük yoğunluklu devam ederken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği “serbest bırakılsın” kararı dozun yükselmesine yol açtı. 

Parti kapatma konusundaki tartışmalara girmeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demirtaş hakkındaki AİHM kararını eleştirdi ve “terörist” ifadesini birkaç defa tekrarladı. 

Durum böyle olunca, HDP’nin de tıpkı 11 Aralık 2009’da kapısına kilit vurulan Demokratik Toplum Partisi (DTP) gibi kapatılacağı dillendirildi. 

Ancak bilindiği gibi DTP’nin kapatılması olayında Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce haksız görülmüştü. 

HDP’nin kapatılması durumunda AİHM’nin yine Türkiye’yi mahkum edeceği ifade edildiği için parti kapatma konusunda başka örnek veriliyor. 

HDP, PKK ve Batasuna ETA karşılaştırması

O örnek ise hiç kuşkusuz İspanya’da uzun süre faaliyet gösteren ETA’nın siyasi kolu Herri Batasuna.

Türkçe “Birlik” anlamına gelen Batasuna İspanya’nın Bask Özerk Bölgesi’nde milliyetçi bir siyasi parti olarak faaliyet sürdürdü.

Parti 1978 yılında Herri Batasuna ismiyle kuruldu. Bu partinin ETA’nın siyasi kolu olduğuyla ilişkin davalardan sonra Batasuna adını aldı. Partinin lideri Arnaldo Otegi idi. 

Parti yerel seçimlerde yüzde 15 civarında oy aldı. 2003 yılında yapılan referandumun ardından İspanyol Hükümeti tarafından kapatıldı.

Batasuna, İspanyol Yüksek Mahkemesi’nin verdiği kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürdü. AİHM, ETA’nın siyasi ayağı Herri Batasuna kapatılmasını haklı buldu. Partinin lideri Arnaldo Otegi de cezaevine kondu. 

Batasuna kapatıldı, ETA silah bıraktı

ETA 20 Ekim 2011’de silah bıraktı, 3 Mayıs 2018’de ise kendi deyimiyle içinden çıktığı halkın içinde eriyip yok oldu.

Batasuna ile ETA arasında bir irtibat ve ilişki olduğu mahkeme kararlarına göre kesin. Ayrıca Batasuna’nın eski lideri Otegi de daha önce ETA’da yöneticilik yapmış ve bundan dolayı birçok devam cezaevine girmiş çıkmış birisi olarak biliniyor ve tanınıyor. 

“HDP ile PKK arasında da benzer bir bağ var mı?” bu soruya emekli diplomat ve yazar Akın Özçer’in cevabı: “Olabilir” 

Özçer ile bu konuyu konuşmamızın sebebi ise çok açık ve net. 

Zira Özçer, Türkiye’de bu meseleyi en iyi bilenlerden biri. 

Özçer, 1994-1998 yılları arasında Türkiye’nin Madrid Büyükelçiliği’nde müsteşar olarak 4 yıl görev yaptı. 

Sıradan bir diplomat olarak kalmak yerine şiddet olaylarının yaşandığı İspanya’da ETA’yı ve onunla bağlantılı siyasi oluşumları çalıştı. 

26 yıl Hariciye’de görev yaptıktan sonra emekli olan Özçer, bıkmadan usanmadan bu meseleyi yazdı. 

Bu konuda çok sayıda araştırma yaptı ve kitaplara imza attı. 

Önce iki ciltlik “İspanya Siyasi Tarihinde Bask Milliyetçiliği” ardından da “Agur, ETA Artık Yok” kitaplarını yazdı. 

Hem Türkiye’deki hem de İspanya’daki “siyasi parti” ve “örgüt” örneklerini ve bunları birbiriyle ilişkilerini bilen Özçer, AİHM’in verdiği kararı eleştirmek yerine yıllardır gerekenin yapılmadığını söylüyor.

Ölçer’e göre AİHM’de haksız duruma düşmemek için Türkiye’nin Siyasi Partiler Yasası’nda mutlak suretle düzenleme yapması gerekiyordu. Fakat Türkiye parti kapatmayı geçmişe göre nispeten zorlaştırmasına rağmen şiddetle arasına mesafe koymayan siyasi oluşumların akıbetinin ne olacağına ilişkin bir durumu hayata geçirmedi.

 

“İspanya 12 maddelik Siyasi Partiler Organik Yasası hazırladı” 

AİHM’nin Selahattin Demirtaş hakkında verdiği kararla Batasuna kararı arasında bir ilişki kurulmasına anlam veremeyen Özçer, “Batasuna kararı, Demirtaş hakkında verilen kararla değil, parti kapatma meselesiyle ilgili bir karşılaştırmaya örnek gösterilebilir” dedi. 

“HDP de tıpkı Batasuna gibi kapatılabilir mi?” sorusuna Özçer, “AİHM’nin Batasuna kararını yorumlamak için öncesine bakmak gerekiyor” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti: 

“İspanyollar bu parti kapatılmadan önce bir yasa çıkardılar. Bunun adı: ‘Siyasi Partiler Organik Yasası’dır’. İspanya, bu yasaya göre Batasuna’yı kapattı. Bu yasaya aynı zamanda ‘Ant-i Batasuna Yasası’ da denir. Yasada tabii ki Batasuna adı geçmiyor. Ama baştan sona kadar Batasuna’yı tarif ediyor. Terör örgütünü kınamama, terör örgütüne övgüde bulunma ve mensuplarının cenazesine katılma ile çeşitli olasılıkların yer aldığı 12 maddelik bir yasa. O yasa çerçevesinde mahkeme kapatma kararı veriyor. İspanyol yüksek mahkemesinin onama kararından sonra dava AİHM’ye götürülüyor. AİHM de kapatmayı uygun görüyor. Yani AİHM, kapatmanın İspanya hukukuna uygun olduğuna hükmediyor.” 

“AİHM şiddetle arasına mesafe koymayan partilerin kapatılmasını onaylıyor” 

Özçer, AK Parti’ye açılan kapatma davasından sonra yapılan düzenlemelerle Türkiye’de parti kapatmanın biraz güçleştirildi hatırlatarak, “Ama yine de 68 ve 69’üncü maddede siyasi partilerin kapatılabileceği var. Oradaki gerekçelere baksınlar. AİHM ise şiddetle arasına mesafe koymayan siyasi partilerin kapatılmasını onaylıyor. Şiddeti bir yöntem biçimi olarak kabul eden örgütlerle organik bağı bulunan partilerin kapatılmasını AİHM uygun görüyor” değerlendirmesinde bulundu. 

Türk Anayasası’nın 68 ve 69. maddelerde şiddetle arasına mesafe koymayan siyasi partilerin kapatılacağına dair bir hüküm bulunuyor. 

“Ayrılıkçı partinin kapatılmasına AİHM onay vermez” diyen Özçer, argümanlarını şöyle sıraladı: 

“AİHM, hüküm verirken Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’ndaki maddelerle Siyasi Partiler Yasası’na bakıyor. Türkiye’nin ilgili bu yasa maddelerine bakıldığında şiddetle arasına mesafe koymayan siyasi partilerin kapatılabileceğine dair bir delil görmüyor. Oysa ayrılıkçı, bölgesel ve federalizmi isteyen parti kurulabilir. Biz bunları yasaklıyoruz ama şiddete başvuran örgütlerle bağlantısı olan siyasi oluşumları kapatacak tıpkı İspanya’daki kanuna benzer kanun maddelerimiz de yok.”

Yani Türkiye’nin kapatma gerekçeleri arasına “şiddetle arasına mesafe koymayan”, “şiddete başvuranları övme” ve “Şiddeti kınamama” gibi ifadelerin yer alacağı yeni bir yasal düzenleme yapması gerekiyor. 

İspanyollar da ilk başta terörle arasına mesafe koymayan siyasi partiyi kapatamıyordu. Ama daha sonra oturup bir kanun yaptılar. Ondan sonra İspanyol yargısı siyasi parti kapatmaya başladı. Anayasa Mahkemesi de onayladı.” 

“AİHM’i haksız çıkarmak siyasilerin elinde”

Özçer’e göre, AİHM’in gerekçelerini çürütmek ve gerçekten siyasi karar verip vermediğini net bir şekilde ortaya koyabilmek için Türkiye’nin de tıpkı İspanya gibi bir yasa yapması kaçınılmaz. 

Refah Partisi’nin kapatılmasında “Kanlı mı, kansız mı olacak?” ifadesinin çok tartışıldığını hatırlatan Özçer, “DTP’nin kapatılması konusunda Türkiye haksız bulundu. Eğer AİHM’in ön yargılarla kararlar verildiğini düşünen siyasiler varsa, bunu ortadan kaldırmak onların elinde. ‘HDP’li Milletvekillerini araçlarında silah taşıyor, belediyeler aracılığıyla örgüte mali destek sağlanıyor ve dağa çocuk götürülüyor’ iddialarının hepsi partinin şiddet uygulayan yapıyla arasında bağ olduğunun kanıtı sayılabilir. Bunlar benim değil, hukukçuların işidir” diye konuştu.

“HDP ile PKK arasında ilişki kurmak mümkün” 

Özçer’e göre Herri Batasuna ile ETA arasındaki ilişkilinin bir benzeri HDP ile PKK arasında da kurmak mümkün. 

Bunun en nihayetinde bir tez olduğunu söyleyen Özçer, “Elbette aralarında bir ilişki vardır. Ama bu bir organik ilişki midir, değil midir? Onu ben bilemem. Türkiye’dekiler AİHM kararını eleştiriyorlar ama gerekçelerini iyi incelemiyorlar” dedi. 

“Şiddete başvuran partiye kimse oy vermez” 

“AİHM’in almış olduğu karar için çifte standart ya da siyasi karar demek çok kolay” diyen Özçer, şunları kaydetti: 

“Bırakın ‘Türkiye’yi bölmek istiyorum’ diyen bir parti de kuruluyorsa, kurulsun. Eğer şiddete başvuruyorsa kimse oy vermeyecektir. Dolayısıyla halkın desteklemediği siyasi parti kendiliğinden kapanır. Türkiye’de komik komik partiler var ve komik komik oy oranları alıyorlar. Birileri bir şekilde parti kuracaktır. Bunun üstüne gidip değişik gerekçelerle kapatmaktansa, şiddeti savunan, körükleyen veya şiddeti destekleyen partilerin kapatılması için Siyasi Partiler Yasası’nı yeniden düzenleyelim.” 

“İspanya’daki yasanın benzerini yapmak gerekiyor”

AİHM’in sadece “şiddetle organik bağlantısı” nedeniyle siyasi parti kapatılmasına onay verdiğini hatırlatan Özçer, ısrarla İspanya’nın yaptığı siyasi parti yasasına bakılması gerektiğini savunuyor. 

Siyasi Partiler Yasası’nda gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bir partinin şiddetle arasına mesafe koyup koymadığına bakıp buna göre adım atılması gerektiğini vurgulayan Özçer, “İspanya’daki yasal düzenlemenin bir benzerini Türkiye yapmış olsaydı HDP kapatılırdı. Türkiye’nin mevzuatında başka gerekçeler var. Batasuna’nun eski yöneticisi Otegi ETA silah bırakmadan önce de sonra da yargılandı ve cezaevinde yattı. Kişilerin yargılanması başka siyasi partilerin yargılanması başkadır. Bu ikisinin birbirinden ayrılması gerekiyor” yorumunda bulundu. 

“Kapatma tek başına çare değil” diyen Özçer, şunları kaydetti: 

“PKK ile ETA arasında fark var. Biri kırsalın militanı, diğeri şehir gerillası. Şiddetle arasına mesafe koymayan siyasi partileri kapatıldıktan ve mücadele sürdürüldükten sonra iş farklılaşıyor. Toplumsal olarak destek azaldığı zaman örgüt, silah bırakmaya zorlanıyor. Tabii ki, bir yerde terör örgütüyle bağlantısı olan partiyi bir devlet kapatabilir. Yenilerinin kurulmasını da zorlaştırabilir. Bunun için elinde yasal düzenlemesi gerekiyor. Mesela İspanya’da ETA ile ilişki kurabilecek kişilerin parti kurmalarına bile vize verilmiyor. Kurulan partinin seçime girmesine engel çıkartıyor. Ya da belirli bölgelerde gösterilen adayları engelleniyor.” 

“Otegi ile Demirtaş’ın yargılanması arasında bağ yok”

Arlado Otegi ile Selahattin Demirtaş kıyaslanmasının yanlış olduğunu vurgulayan Akın Özçer, ETA ve Herri Batasuna eski yöneticisi Orgeti’nin birçok defa cezaevine girip çıktığını söyledi. 

Özçer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ben, Otegi’nin kim olduğunu ve neler yaptığını biliyorum. Selahattin Demirtaş’ın geçmişini ise bilmiyorum. Bunun için bir kıyaslama yapamam. Batasuna kararı ise parti kapatma ile ilgili bir karar. AİHM’nin Selahattin Demirtaş hakkındaki kararı ise bir parti kapatma kararı değil. Batasuna ile Demirtaş arasında veyahut Arnaldo Otegi’nin mahkumiyet kararıyla Demirtaş’ın yargılanması arasında hiçbir bağlantı yok.”

Akın Özçer kimdir? 

1952’de İstanbul’da doğdu.

Koca Ragıp Paşa İlkokulu’ndan sonra orta ve liseyi Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde okudu.

1971’de Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi. Üniversite yıllarında tatillerde iki defa İspanya’da Salamanca’da İspanyolca kurslarına devam etti. 

1976’da SBF’yi bitirdikten sonra askerliğini yapıp 1978’de Dışişleri Bakanlığı’na girdi. 

Merkez hizmetinden sonra iki sene Somali’de görev yaptı. 

Üç sene de Lyon’da kalıp merkeze geldi. Orada Avrupa ülkeleriyle ikili İlişkiler Dairesi’nde çalıştı.

Strazburg’a Avrupa Konseyi’ne tayin oldu. Oradan Urumiye’ye Başkonsolos oldu. Merkezde Balkan Dairesi’nde çalıştı. 

Madrid’e müsteşar tayin edilip orada dört sene kaldı. İspanya’da 1994-98 yılları arasında bulundu. 

İspanya’daki gelişmeler ve özellikle ‘Euskal Herria’ Bask Milliyetçiliği dikkatini çekti. 

Ama başlangıçta düşünmediği bir gelişmeye hazır olduğunu, bu konuda araştırmalar da yapıp bir kitap yazabileceğini anladı. 

İki ciltlik 650 sayfalık ‘İspanya Siyasi Tarihinde Bask Milliyetçiliği’ni yazdı. 

Ardından da “Agur, ETA artık yok” isimli kitaba imza attı.

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap