Hibrit eğitim ne derece verimli kullanılıyor? Prof. Dr. Eraslan: Sistem buna evrilmezse Türkiye eğitimde treni kaçıracak

by Haber Fora

Çin Wuhan merkezli koronavirüs (Kovid-19) salgının üzerinden bir yılı aşkın bir zaman geçti.

Salgının ortaya çıkması sağlık ve turizm sektörü gibi eğitim faaliyetlerini de etkiledi.

Hem salgının yayılımını yavaşlatmak hem de eğitimin aksamaması için uzaktan eğitim uygulamaları geliştirildi.

Salgın döneminde uygulanan uzaktan eğitimin ne kadar başarılı olduğu konusu çokça tartışıldı.

Kimi eğitimciler, uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini dolduramayacağını savunurken, kimileri de hibrit eğitim modelinin daha başarılı olduğunu savundu.

Hibrit öğrenme, yüz yüze ve çevrimiçi olarak eşzamanlı öğretilen dersleri bir arada uygulamayı hedefler.

Hibrit, fiziksel sınıf ve dijital öğrenme alanlarını birbirine daha yakın bir şekilde daha eksiksiz bir eğitimde birleştirmeye odaklanan bir tür harmanlanmış öğrenimdir.

Türkiye’de eğitim, yüz yüze mi yoksa hibrit ile mi verilmeli? Hibrit ile verilecekse Türkiye buna ne kadar hazır?

Eğitimciler, hibrit eğitimin fırsat eşitliği ve çok büyük avantajlar sağladığı görüşünde.

 

“Hibrit geleceğin en önemli eğitim sistemi olacaktır”

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, pandemi süreciyle hibrit eğitimini gündeme getiren akademisyenlerden biri.

Haber Fora’ye konuşan Eraslan, hibriti, yüz yüze geleneksel eğitim ile dijital uzaktan eğitim olanaklarının harmanlandığı bir sistem olarak tanımladı.

Hibritte yüz yüze ve çevrimiçi olarak eşzamanlı öğretilen derslerin bir arada işlendiğini belirten Eraslan, dersin bir bölümünün uzaktan diğer bölümünün okuldan işlemek anlamına gelmediğini söyledi.

Sözkonusu sistemde önemli unsurun sınıf içerikleriyle ders materyallerin hem yüz yüze hem de dijital ortama uygun yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Eraslan, “Bu değerli bir sistemdir. Örneğin öğretmenin sınıfta coğrafya dersinde anlattığı ovalar, platolar ve dağlar konusunu ertesi gün çocuğun internette dijital içeriklerle görmesi, anlaması ve zihninde anlamlandırmasıdır” diye konuştu.

 

Hibrit eğitim modelinin okullarda trafiği azalttığını ve sınıf alanlarının daha etkin kullanılmasına olanak sağladığını aktaran Eraslan, “Bu öğretmenin sınıfta yapacağı birçok uygulamayı yani sınıfa getireceği birçok materyalini uzaktan eğitim yoluyla elde ettiği bir süreçtir. Bu aynı zamanda öğretmeni de rahatlatan bir sistem. Bu yüzden çok hızlı bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) öğretmenlere dönük olarak hibrit öğrenme planları, yöntem ve tekniklerine dönük çalışmalar yapması bekleniyor. Aynı zamanda Talim ve Terbiye Kurulu’nun da öğretim programlarını da buna göre düzenlemesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Artık dünyanın hiçbir şekilde eski sisteme dönmeyeceğini kaydeden Eraslan, pandeminin dünyadaki tüm ulusları eğitim bağlamında sıfırladığı belirterek, şunları kaydetti:

“Herkes start noktasında. Yüzlerce yıldır eğitim yapan ülkelerde buna dahil. Şu anda hamlesini yapabilen, dijital ve uzaktan eğitime vurgu yapabilen ülkeler gelecek on yılların önüne gelen ülkeleri olacak. Hibrit eğitim geleceğin en önemli eğitim sistemi olacaktır. MEB’in üzerine düşen görevler vardır. Bu süreçte öğretmenlere yönelik eğitimin güçlendirilmesi ve sistemin buna evrilmesi gerekir. Eğer bunu yapmazsak ülkenin eğitim sistemi yine treni kaçıracak.”

“Hibrit eğitim sistemi fırsat eşitliği yaratacak”

Bahçeşehir Üniversitesi rektör danışmanı eğitimci Turgay Polat da hibrit eğitim sisteminin pandeminden önce dünyanın birçok ülkesinde denendiğini söyledi.

 

Eğitimci Polat, sistemi hem insan kaynağının doğru kullanılması hem de erişilemeyen bölgelerdeki insanların gelişimi açısından büyük bir kazanım olarak tanımladı.

Teknolojinin geliştikçe eğitimi etkilediğini, pandemi sürecinin de bunu tetiklediğini vurgulayan Polat, “Salgın ile birlikte biraz zorunluluktan biraz da teknolojinin yardımıyla bu taraz bir eğitimin yapılabileceğini anladık. Zaten yüz yüze eğitimi biliyorduk üstüne bunu da yapınca kabiliyet kazanmış olduk. Bugün ülkede birçok öğretmen artık öğrencileriyle rahatlıkla dijital ortamları kullanarak ders yapabiliyor” diye konuştu.

Türkiye’nin eğitimde artık Boğaziçi Üniversitesi’nden bir hocanın Hakkari Üniversitesi’nde ders verecek boyuta geldiğini dile getiren Polat, “sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu büyük bir fırsat bizim için. Hibrit eğitimin bize getirdiği en büyük yenilik ciddi bir fırsat eşitliği yaratabilir. Bu model sayesinde eğitime erişemeyen ve zorluklar yaşayan bölgelerde çocukların eğitime erişimine katkı sağlayacağını umuyorum. Yüz yüze ve online demekten daha çok hibrit dediğimiz sistemin imkanlarını eğitime seferber etmenin çok faydalı olacağını düşünüyorum.”
 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap