Jurassic Park’ın saldırgan dinozorunun kıyılarda leylek gibi avlandığı ortaya çıktı

by Haber Fora

Bilim insanları, paleontolojide tartışma yaratan dinozor türünün suda avlanmadığını, balıkları sadece kıyıdan takip edebildiğini keşfetti.

Yaklaşık 95 yıl önce bugünkü Kuzey Afrika’da yaşayan ve ilk kez 1915’te keşfedilen Spinosaurus isimli büyük dinozor, paleontologları yıllardır şaşırtıyor. Zira uzmanlar Jurassic Park III filminde beyaz perdeye gelerek ünlenen türün suda mı yoksa karadaki yaşama mı adapte olduğuna bir türlü karar veremiyor.

Son zamanlarda paleontologlar, Spinosaurus’un, büyük kuyruğunu yüzmek ve suda balıkları takip etmek için kullandığını, yani avını suda izleyebilen bir avcı olduğunu düşünüyordu.

Ancak yeni çalışma, bu fikre meydan okuyor. Bulgular, dinozorun su kaynaklarından beslendiğini ve yüzebilse de bir su avcısının yaşamına uyum sağlayamadığını gösterdi.

Araştırmanın başyazarı, Londra’daki Queen Mary Üniversitesi’nden paleontolog Dr. David Hone, “Spinosaurus’un biyolojisi ve ekolojisi yıllardır paleontologların canını sıkıyor” dedi ve ekledi:

Dr. Hone ve meslektaşı Dr. Tom Holtz, Spinosaurus’un özelliklerini diğer dinozorların kafatasları ve iskeletleriyle birlikte karada, suda veya ikisinde birden yaşayan çeşitli canlılar ve soyu tükenmiş sürüngenlerle karşılaştırdı.

Bunun sonucunda “suda yaşayan avcı” konseptiyle çelişkili bazı kanıtlar bulundu. Ancak araştırmacılar, kanıtlardan hiçbirinin sığ balıkçılların özellikleriyle çelişmediğini, hatta bunlarla desteklendiğini gördü.

Dr. Holtz, “Spinosaurus, bir dinozor için bile tuhaf bir hayvandı. Haliyle bugün yaşayan her şeyden farklıydı. Ekolojisini anlamaya çalışmak her zaman zor” diye konuştu.

Palaeontologia Electronica isimli akademik dergide yayımlanan araştırmaya göre Spinosaurus, bir leylek ya da balıkçıl gibi besleniyor, nehir kenarlarında yürüyor ve altından geçen balıkları kapıyordu. Ancak muhtemelen, kıyı şeridinde dolaşırken karşılaştığı karasal avlarla da besleniyordu.

Dr. Hone, “Bulgular Spinosaurus ekolojisine dair daha net bir tablo sunuyor ama gelecekteki araştırmalar için de birçok soru bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Haber Fora, Sci-news, Newatlas

Derleyen: Çağla Üren

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap