Kadınların oy hakkına 37 yıl önce kavuştuğu Avrupa ülkesi, ilk kadın başbakanını seçme yolunda

by Haber Fora

Küçük Avrupa ülkesi Lihtenştayn, kadınların oy hakkı kazanmasından 37 yıl sonra ilk kadın liderini seçme yolunda ilerliyor.

Lihtenştayn’ın Avrupa Birliği (AB) ve Belçika elçisi olarak görev yapan 46 yaşındaki diplomat Sabine Monauni, Avrupa ülkelerine liderlik eden kadın siyasetçiler dalgasına katılacak son isim olmaya yakın görünüyor.

Son 12 ayda Finlandiya, Estonya, Litvanya ve Moldova’daki seçmenler kadın başbakanlar lehinde oy kullandı. Estonya’da şu anda hem devlet başkanlığı hem de başbakanlık koltuğunda kadın liderler oturuyor.

Lihtenştayn’da hafta sonu düzenlenen seçimlerde koronavirüs pandemisine rağmen 39 bin kişinin oy vermesiyle ulusal çapta katılım rekoru kaydedildi. İki büyük parti arasındaki fark 24 oydan azdı ve yerel medya seçimleri ülkenin yakın tarihindeki en “heyecan verici” oylamalardan biri olarak nitelendirdi.

Gazeteci Patrik Schädler, Liechtensteiner Vaterland gazetesinde “Seçmenler değişim istedi. Ancak bu talepleri için net bir yön işaret etmediler” diye yazdı.

Monauni’nin muhafazakar İlerici Halk Partisi ve rakip merkezci Yurtsever Birlik partisi seçimlerde neredeyse berabere kaldı, iki parti de oyların yüzde 36’sından biraz azını aldı ve 25 üyeli parlamentoda 10’ar sandalye kazandı.

Her iki parti 2017’de gerçekleştirilen bir önceki seçimlere göre performanslarını artırırken bu durum daha küçük partilerin aleyhine oldu.

Koltukların geri kalanı solcu yeşil partiyle, görünüşe göre eski konumunu yitiren radikal sağcı popülist grup arasında paylaşıldı.

Anadili Almanca olan ve denize kıyısı bulunmayan Lihtenştayn, bazı açılardan masallardaki krallıkları anımsatıyor.

Dublin ya da Philadelphia’nın yarısı büyüklüğündeki bir alanda, İsviçre ve Avusturya arasındaki Alpler’de kurulu ülke, genellikle çarpıcı karla kaplı tepelerin veya yemyeşil yamaçların manzarasına sahip dağ eteklerine inşa edilmiş ortaçağ kaleleriyle tanınıyor.

Onlarca yıldır kara para aklama ve vergiden kaçınma kazançlarından istifade eden Lihtenştayn dünyadaki en zengin ülkelerden biri. Kişi başına düşen gelirin 150 bin euro (yaklaşık 1,3 milyon TL) civarında olduğu ülke, para saklama cenneti olarak görüldüğü kara listelerden çıkabilmek için 2018’de kuralları sıkılaştırmasının ardından sağlam bankacılık sektörü üzerinden refah düzeyini yükseltmeyi sürdürüyor.
 

Başbakanlık koltuğuna şu an kabineyi yöneten partinin üyesi Monauni ya da onun 42 yaşındaki rakibi Daniel Risch otursa bile her iki isim de 1699’dan bu yana ülkeyi yöneten hanedana mensup 52 yaşındaki Lihtenştayn Veliaht Prensi Alois’in kayda değer otoritesine tabi olacak. Prens Hans-Adam iktidarın kontrolünü 2003’te oğlu Alois’e devretmişti.

Avrupa’nın diğer anayasal monarşilerinin aksine Lihtenştayn’ın hükümdarı, seçmenlerin 2003 referandumunda verdiği oylarla güçlenen önemli siyasal yetkileri elinde bulunduruyor.

Lihtenştayn Prensliği’nde monarşi yönetimi hükümeti feshedebiliyor, ayrıca yasa tasarılarını ve referandumları veto edebiliyor. Prenslik ailesi ülkenin neredeyse tüm topraklarının sahibi ve tahmini 3,6 milyar euroluk (yaklaşık 30 milyar TL) mal varlığıyla Avrupa’nın en zengin monarşisi.

Kürtajı yasadışı ilan etmeye yönelik girişimlerin monarşi ve seçmenler tarafından defalarca bastırıldığı Lihtenştayn aynı zamanda Avrupa’nın en muhafazakar ülkelerinden biri.

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/news

Haber Fora için çeviren: Noyan Öztürk

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap