Kılıçdaroğlu: 6-7 yıl önce bir olay olmuş insanlar ölmüş… Akıllarınca şimdi Millet İttifakı’nı bozacaklar

by Haber Fora

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. TBMM’ye gönderilen dokunulmazlık fwzlekelri için “siyaset mühendisiliği” diyen Kılıçdaroğlu, adıl amacın bu yolla Millet İttifakı’nı bölmek olduğunu öne sürerek yasama dokunulmazlığının konuşulabilmesi için önce yargının tam bağımsız olması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Çin’den ücretsiz gelen 1 milyon doz aşının Sağlık Bakanlığı’na aracı firma tarafından 12 milyon dolar karşılığı fatura edildiği iddiasını tekrarlayarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya bu konuda doğru bilgi verilmediğini savundu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Birileri gibi kendi cebimizi doldurmuyoruz. Birileri gibi İstanbul’da arsa varsa bana sormadan satmayın demiyoruz. Tek arzumuz bu ülkede herkes huzur içinde yaşasın” diyen Kılıçdaroğlu, Erdoağn’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nı eleştirerek, “19 yıl geçmiş hala İnsan Hakları’nı düşünüyorlar. 19 yıl geçmiş. Allah bunlara akıl fikir versin. Yeniden toplantı yapacağınıza Birleşmiş Milletler’e bakın, Peygamberimizin Veda hutbesine bakın görürsünüz insan haklarını” diye konuştu.

“Artık yönünüzü haktan ve halktan yana çevirin”

Şubat ayında Aksaray’da kanaat önderleri ile görüştüğünü ve vatandaşların Niğde-Ulukışla-Aksaray demir yolunun tamamlanmamasından şikayetçi olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu,  “Kanal İstanbul ile uğraşacağına yapsana bu demir yolunu. Yıllar yılı söz verdin neden yapmıyorsun? Herkese para var da Aksaray’a neden yok? Ben onlara söz verdim, CHP iktidarında Aksaray’da ürettiğiniz ürünleri demiryolu ile Mersin’e taşıyacaksınız asla para ödemeyeceksiniz” dedi.

“1994 yılından bu yana söyledikleri hiçbir şeyi yapmadılar” diyen Kemal Kılıçdaroğlu, “İstanbul’da olan rant Anadolu’da olmadığı için Anadolu’yu gözden çıkarttılar. Aksaraylılara da sitemim var. Artık yönünüzü haktan ve halktan yana çevirin yani bize çevirin” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Sandık gelecek seni bu hale düşürene oy vermeyeceksin” dedi.

“Bunların sorunlarını bir Meclis Araştırması’nda dile getirelim”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda ek ders karşılığında çalışan personeller olduğunu ve  çok ciddi sorunları olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu,  “Bana gelen metni okuyunca bunun bir grup toplantısının gündemini aştığını gördüm. Bu insanların güvencesi yok. Özlük hakları yetersiz, yolluk alamıyorlar. Bunların sorunlarını bir Meclis Araştırması’nda dile getirelim” talimatını verdi.

“Savcı ve hakimler gibi öğretmenlerin de özel yasası olacak”

Çocuğunu okula gönderen hiçbir anne ve babanın eğitim sisteminden memnun olmadığını söyleyen CHP lideri, “Eğitim sistemini bir deneme tahtasına dönüştüren, çocuklarımızı kobay olarak kullanan bu iktidara bütün anne ve babaların ders verme zamanı gelmiştir, geçiyor bile. Sandık gelince çocuklarınız için bu iktidara ders verin” dedi.

Erdoğan’ın 2021 yılı içinde 20 bin öğretmen ataması yapılacağını açıkladığını hatırlatan ve “Eğitimde tasarruf olmaz, bizim çocuklarımız gidiyor” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bedava aşıya para mı verildi?

Çin’den gelen 1 milyon doz aşının Keymen İlaç tarafından Sağlık Bakanlığı’na 12 milyon dolara fatura edildiği şeklindeki iddiasının yapılan açıklama ile doğrulandığını dile getiren CHP lideri, ”Koca’dan yanıtı şunun için istedim. Siz aracı yok diyorsunuz, size aracı yok diyen kim onu iyi tanı. O kişi size doğru bilgi vermiyor, sizi aldatıyor. Sana doğru bilgiyi bu kardeşin veriyor. Senin bütün bakanların ve adına çalıştığın Erdoğan sana doğru bilgi vermiyor, seni aldatıyor. Devlet Malzeme Ofisi ile Sinovac’ın yaptığı anlaşma benim elimde var sayın Bakan. Arzu edersen senin bulamadığın anlaşmayı ben sana gönderebilirim. Rantın olduğu yerde siyasi akbabalar vardır. 1 milyon doz aşıyı bedava alıp, DMO’ya 12 milyon dolara satacaksın, ben sorduğum zaman da çevireceksin” diye konuştu.

Yeni Şafak yazarına yanıt

“1 milyon doz aşı bedava gelseydi ve CHP iktidar olsaydı, 1 milyon doz aşıyı Filistin’e gönderirdi” diyen Kılıçdaroğlu, “Kılıçdaroğlu’nun aymazlığı, Türkiye’nin aşı tedarik programını nasıl tehlikeye sokuyor?” şeklinde yazı yazan Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet’e isim vermeden yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, “Bunların da gazeteleri var, sözde araştıyorlar konuyu. Birisi yazmış, “Kılıçdaroğlu asılsız iddialarla Sağlık Bakanlığının ticari sırlarını açıklamaya zorladı” diye. Hangi ticari sır? Bütün belgelerde var. Çin ile aramız bozulacakmış. Çin’in Uygur Türklerine yaptığı zulüm dolayısıyla aranız bozulmuyor da benim aşı sorumdan dolayı mı aranız bozuluyor?” diye konuştu.

Erdoğan’a 5 soru

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi hakkındaki sorularını tekrarlayan Kemal Kılıçdaroğlu, “128 milyar dolar küçük bir rakam değil. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı yenmiştir. Bunu uzun süredir dile getiriyorum. Erdoğan cevap verdi. “Salgın bahanesi ile yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Kılıçdaroğlu’nun sürekli sorduğu dövizlerin önemli bir bölümü bunun için kullanılmıştır” diye. Yani salgın bahanesi ile bizi zora sokacaklardı, zora sokulmasın da diye kullandık diyor. Soru şu, “128 milyar doları kime sattın?” Döviz düştü, güzel. Hiç onları sormayalım. 128 milyar doları kime, kimlere sattın?” dedi.

Merkez Bankası yönetiminin geçmişte yaptığı açıklamada “Kur hedefimiz yok” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Farz edelim Merkez Bankası döviz satıyor o zaman ilgili kurumlardan yetki almak zorundadır. Erdoğan’a 5 tane soru soruyorum. Çiftçi, emekli, esnaf, tüyü bitmemiş yetim hakkı için soruyorum;

1. Bu satış hangi yöntem ile yapıldı?
2. Bu satış hangi tarihlerde yapıldı? 
3. Hangi kurdan ne kadar döviz satıldı? 
4. Bu ticaretin alıcıları kimlerdir?
5. Bu satış işleminin altında kimlerin imzası var?

Bu soruları Erdoğan’a soruyorum. Damadı tasfiye etti bütün suçu onun omzuna attı. Sen ve damadın el ele verdiniz Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ettiniz. Sorumlusu sensin” diye konuştu.

128 milyar dolarla neler yapılırdı?

Konuşmasında MHP lideri Devlet bahçeli’ye seslenen ve “‘128 milyar doların nerelere gittiğini açıklamayın’ diye destek veriyorsun. Milletçilik, vatanseverlik bu mu? Yabancılara verildi yurt dışına çıksın diye” şeklinde konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu,  128 milyar doların Türk lirası ile 932 milyar lira yaptığını belirterek bu parayla yapılabilecek hizmetleri şu şekilde sıraladı:

Kılıçdaroğlu, Yine bitmiyor, para artıyor. Onunla da yatırım yapardık.  Kime gitti bu para. Çiftçiye, işsize, emekliye gitmedi. Kim aldı bu parayı? Yurtdışına gitmek, kaçmak isteyenlere verilen verilen paradır bu, rüşvettir bu. 83 milyonun alın teriydi” dedi.

“Saray ve beslemelerinin tamamı büyüdü”

TÜİK’in açıkladığı 2020 yılına dair büyüme rakamlarını değerlendiren ve TÜİK için “Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu” ifadesini kullanan CHP lideri,  “2020 yılında Türkiye 1.8 oranında büyümüş. Çiftçi, esnaf, hayvancılıkla uğraşan kardeşlerime soruyorum siz büyüdünüz mü? Kalkınmadan pay aldınız mı? Tam tersi oldu herkes perişan, işsizlik de perişan. Soru şu, kim büyüdü? Bunlar büyümediğine göre birileri büyümüştür. Saray ve beslemelerinin tamamı büyüdü. Bir maaş yetmiyor onlara. Yeri geldiğinde 5 ayrı yerden maaş alıyorlar. 5’li çete büyüdü. Bankada dövizi olanların durumu iyi. Devlete dolarla altınla borç verenler var. Onların da durumu iyi” dedi.

“Yargının tam bağımsız olduğu yerde yasama dokunulmazlığını konuşabiliriz”

TBMM’ye gönderilen 33 milletvekili hakkındaki dokunulmazlık fezlekeleri hakkında partisinin tavrının ne olacağı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, “Yasama dokunulmazlığını kaldırırsanız siyaset alanını daraltırsınız. Demokrasiden vazgeçmiş olursunuz. Dokunulmazlıklar konusunda sağlıklı bir karar alabilmek için yargı bağımsızlığı olması lazım” dedi.

Yargının bağımsız olmadığını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi hakkında açtığı tazminat davalarında verilen kararları örnek göstererek açıklayan Kılıçdaroğlu, “Erdoğan zaman zaman benimle ilgili tazminat davaları açar. Çünkü parayı çok seviyor. Hakimlere de talimat veriyor, şu mahkemelere düşürün diyor. Tesadüf bazen o mahkemelere düşmüyor. O zaman o mahkemelerin hakimleri görevden alınıyor, başka bir yere atanıyor, yeni hakimler tayin ediliyor ve ben tazminata mahkum ediliyorum. Bu Türkiye’de yargı bağımsızlığını gösterir mi?” dedi.

“Siyaset mühendisliği”

Dokunulmazlıklar üzerinden bir siyaset mühendisliği yapılmaya çalışıldığını savunan Kemal Kılıçdaroğlu, “Dokunulmazlıklar siyaseti kendi arzularına göre dizayn etme alanı değildir. 6-7 yıl önce bir olay olmuş, insanlar ölmüş. Aradan geçmiş 6-7 yıl. Şimdi Millet İttifakı’nı nasıl bozabiliriz diye yola çıkıyorlar. Fezlekeleri düzenleyelim, getirelim, CHP zor durumda kalsın. Cumhuriyet Halk Partisi hakkı, hukuku, adaleti her yerde, her ortamda savunur ve asla haksızlıklar karşısında da susmaz. Biz bildiğimiz yoldan yürürüz” dedi. 

 Anayasa’nın 83. maddesine göre yasama dokunulmazlığı konusunda grup kararı alınamayacağını hatırlatan CHP lideri, “Her bir milletvekili dosyaya bakar ona göre oturur oyunu kullanır. Milletvekillerine sağlanmış önemli bir güvencedir. Bunu da almak istiyorlar. Milletvekilinin dokunulmazlığı bir kişinin iradesine bırakılamaz. Milli iradeye ihanettir” şeklinde konuştu

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap