Klonlamadaki atılım tartışmayı büyüttü: Mamutlar geri mi dönecek?

by Haber Fora

ABD’de nesli tükenme tehlikesi altındaki kara ayaklı gelinciğin 30 yıl önce ölen bir hayvanın genleri sayesinde klonlanması, bilim dünyasının aşina olduğu bir tartışmayı yeniden alevlendirdi: Nesli yıllar önce tükenmiş hayvanları geri getirmek mümkün mü?

Elizabeth Ann ismi verilen ilk kara ayaklı gelincik klonu, 10 Aralık’ta dünyaya gelmişti. Şu anda kendi başının çaresine bakabildiği belirtilen Elizabeth Ann, 30 yıldan uzun süre önce ölen bir hayvanın korunmuş genlerinden doğmuştu.

Büyük yankı uyandıran bu başarının ardından gözler Harvardlı bilim insanlarına çevrildi. Zira Harvard Üniversitesi’nde Prof. George Church’ün liderliğindeki bir grup araştırmacı, nesli yaklaşık 4 bin yıl önce tülkenen yünlü mamutları genetik mühendisliğinden yararlanarak geri getirmeye çalışıyor.

Prof. Church, araştırma ekibinin mamutlara ait özelliklerin bir Asya filine ekleneceği melez bir embriyo oluşturmaya yaklaştıklarını ifade etmişti:

Dünyaya gelecek yeni melez türlerin, mamutların karakteristik özellikleri sayesinde kuzey bölgelerinde yaşayabileceği, buradaki kar tabakalarını ezerek sıkıştırabileceği veya kazıyarak soğuk havanın toprağa nüfuz etmesini sağlayabileceği belirtiliyor. Bu sayede kuzeydeki donmuş toprakların erimesinin de önüne geçilebileceği düşünülüyor.

Kısacası bu uzmanlar, yünlü mamutları geri getirmenin doğaya katkıda bulunacağında hemfikir. Ancak bu hayvanları planlandığı şekilde geri getirmenin mümkün olup olmadığı hala tartışma konusu. Örneğin, Sheffield Üniversitesi’nden Profesör William Holt, konuyla ilgili şüphelerini şöyle dile getiriyor:

Bunun yanı sıra Prof. Holt, projeyle ilgili başka soruların da cevapsız kaldığını ekliyor. “Klonlanmış o hayvanı ne yapacaksın? Onu nerede tutacaksın?” diye soran bilim insanı sözlerini şöyle sürdürüyor:

En eski mamut DNA’sının yardımı olacak mı?

Kısa süre önce ODTÜ’lü araştırmacıların da aralarında yer aldığı bir grup bilim insanı, Sibirya’da bir mamut dişinden çıkarılan DNA’nın dünyadaki en eski DNA örneği olduğunu belirlemişti.

Bu keşif, akla Jurassic Park’ın DNA’lar sayesinde yeniden hayata döndürülen dinozorlarını getirmişti. Ancak uzmanlar, mamut dişinden elde edilen DNA’nın bu hayvanları geri getirmede etkili olacağını düşünmüyor.

Mamut DNA’sının elde edildiği araştırmanın başyazarı, İsveçli genetikçi Dr. Tom van der Valk, The Salon’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanıyor:

Çalışmanın ortak yazarı, Stockholm Üniversitesi’nden İsveçli zooloji profesörü Dr. Love Dalén ise CRISPR-Cas9 isimli teknolojiyi kullanan genetikçilerin bu keşiften yararlanabileceğini aktarıyor. Söz konusu teknoloji, genetikçilerin ve tıp araştırmacılarının, genomun çeşitli kısımlarına ekleme, çıkarma yapmasına ya da DNA dizilimininde değişiklikler meydana getirmesine olanak tanıyan özgün bir araç.

Öte yandan bilim insanları mamutları geri getirme planlarına çeşitli yöntemlerle devam ediyor. Örneğin Rus ve Japon bilim insanlarından oluşan bir ekip, 28 bin yıllık bir mamut yavrusunun sol arka bacak kemiğinden canlı hücre çıkarmayı başarmıştı.

Bu hücrenin çekirdeği bir fareye aktarılmış ve materyalin biyolojik aktivitelerde bulunduğu görülmüştü. Projenin üyeleri hala daha yok olmuş bir canlının geri getirilmesi için zaman olduğunu düşünse de bunun yakın gelecekte mümkün hale geleceğine inanıyor.

 

Haber Fora, Euronews, The Salon, Scientific Reports, The Guardian, Bilimfili, Evrim Ağacı

Derleyen: Çağla Üren

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap