Kovid-19 aşıları: Etkinlikleri, güvenlikleri ve yan etkileri

by Haber Fora

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de dahil olmak üzere dünyadaki tüm sağlık kuruluşları, özellikle Amerika, Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinin çoğu tarafından acil kullanım için aşı onayları verildikten Kovid-19 aşısının, hastalıktan korunmak ve salgına son vermek için en iyi umut olabileceğini belirtiyorlar. Aşı olmanın tercihe bırakılmasına karar verilirken, insanların aşıdan faydalanmak isteyeceği düşünülüyor.

Hızla üretilen aşı

-Birçok kişi aşının güvenliği, etkinliği ve faydalarına ilişkin bir dizi soru soruyor… Aşıların nasıl çalışır? Olası yan etkileri nelerdir? Aşı olmak, enfeksiyonu karşı alınan koruyucu tedbirlerinin yerini tutar mı? Hızlı üretilmesine rağmen Kovid-19 aşılarının alınmasını tavsiye ediyor musunuz?

Mayo Clinic’te Enfeksiyon Hastalıkları Doktoru ve Kovid-19 Araştırma Ekibi Başkanı Dr. Andrew Badley, aşıların nasıl bu kadar hızlı bir şekilde insan aşılamasına hazır olacak aşamaya geldiğine ilişkin bazı bilgiler verdi. Badley, gerçekten de, aşı üretiminde ve uygulanmasında hızlı bir yolun izlendiğini, ancak hangi aşamaların hızlı ve hangilerinin ise normal hızda takip edildiğinin bilinmesinin çok önemli olduğunu belirtti. Badley, aşıların düzenleyici kurumlar tarafından onaylanması, finanse edilmesi, veri analizlerinin yapılması ve FDA’ya sunulması aşamalarının hızlı bir şekilde yürütüldüğünü ancak hastaların kaydedildiği, klinik olarak takip edildikleri ve meydana gelen olayların kaydedildiği klinik denemeler aşamasının bu hıza tabi olmadığını, bu aşamaların çok iyi bir şekilde uygulandığını belirtti.

Mevcut durumunda sadece iki aşıya izin verilmiş bulunuyor. FDA’nın aşıların virüse karşı koruma sağlaması için aşamalı olarak ulaştırılmasına izin vermesinin ardından ileride aşılarının sayısının artması bekleniyor.

Dr. Badley, aşının, sağlanmasının ardından enfeksiyonu önlemek ve semptomlarının tehlikelerini azaltmak için en iyi önleyici yöntem olduğunu sözlerine ekledi.

CDC’inin aşının ilk aşamada sağlık çalışanlarına, yaşlılara ve ağır Kovid-19’a yakalanma riskini artıran bazı kronik hastalıklardan muzdarip kişilere verilmesini önerdiğini de dile getirdi.

Aşının etkinliği ve güvenliği

-Aşı etkili mi? Güvenli mi? Gerekli mi? Alternatifleri var mı?

Mayo Clinic’te Birinci Basamak Aşılama Programı Tıbbi Direktörü Dr. Robert M. Jacobson, aşılama konusunda tereddütlerin yaygın olduğunu belirtiyor ve aşılama tavsiyelerinin Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) tarafından verildiğini açıklıyor. ACIP önerilen aşıları belirlemek için yılda üç kez toplanan güvenilir ve bağımsız bir organ olmasının yanı sıra Komite, Kongre ve FDA’dan da bağımsız çalışmaktadır. Komite tavsiye edilen aşıları etkinlik (Effectiveness) ve güvenliğin (Safety) yanı sıra ihtiyaç (Need) ve makul alternatiflere (Alternatives) sorunlarını ele alan kanıta dayalı bir sistem kullanıyor. Komite ayrıca, önerilerine yönelik geniş kapsamlı bir anlaşma sağlamak için birkaç sağlık kuruluşuyla birlikte çalışıyor.

-Aşıların etkinliği (Effectiveness), hangi sonuçların tesadüf, hangilerinin aşının neden olduğu sonuçlar olduğunu ayırt etmek için rastgele yapılan kontrollü çalışmalar kullanılarak belirlenir. Denemeler, birine plasebo, diğerine gerçek aşı yapılmak üzere rastgele iki gruba ayrılmış olan on binlerce gönüllüyü gerektiriyor. Gönüllülerden oluşan iki grup enfeksiyon kapıp kapmayacaklarının öğrenilmesi için inceleniyor. Araştırmacılar, kimlikler ikna edici olabileceği için sonuçlar toplanıncaya kadar hangi gönüllü grubunun bulunduğunu bilmiyorlar.

-Aşıların güvenliği (Safety) de kontrollü rastgele testler ile tespit edilmektedir. Aşı denemelerinde, yan etkiler (ateş veya enjeksiyon bölgesinde ağrı), hastalık, hastaneye yatırılma ve ölüm gibi kötü sonuçları takip ediliyor. Dr. Jacobson, önerilen aşıların koruyucu olmaları ve sağlıklı kişilere verilmesi sebebiyle, reçeteli ilaçlardan daha yüksek güvenlik standartlarını karşılaması ve daha titiz güvenlik sonuçlarının alınmasını gerektiğini belirtiyor. Bu deneylerde (10 ila 100 kat daha fazla) sayıda kişi seçiliyor.

-Aşıya yönelik ihtiyaç (Need) hastalığın riskini belirlemek için büyük sayıda nüfusu inceleyen epidemiyolojik araştırmalar ile ölçülüyor. FDA tarafından etkili ve güvenli olarak ruhsatlandırılmış bazı aşılar var ancak bunlar gerekli aşılar değiller. Bu aşıların önlediği hastalık ile enfekte olma riski, kullanımlarını haklı çıkarmak için çok düşük kalıyor.

-Aşının alternatifleri (Alternatives) de incelenir. FDA tarafından güvenli ve etkili olduğu onaylanan bazı aşılar Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) tarafından tavsiye edilmediği biliniyor. Bunun nedeni aşıya alternatif olan ve daha iyi bir seçenek olan bir alternatifin bulunmasıdır. Komite, yalnızca dört gerekliliği yerine getiren aşılar için öneride bulunuyor: etkili ve güvenli olan, ihtiyaç duyulan ve alternatifleri bulunmayan. Mayo Clinic, hastalarına ACIP tarafından önerilen aşıları tavsiye ediyor.

Mevcut ve onaylanmış aşılar

Mevcut durumunda, klinik denemelerden geçmekte oolan birkaç Kovid-19 aşısı bulunuyor. Denemelerin sonuçları, FDA tarafından kullanılmak üzere onaylanmadan önce değerlendiriliyor. Bu süreç genellikle birkaç yıl sürüyor.

Kovid-19 aşılarının acil olarak yapılması gerektiği göz önüne alındığında, FDA aşı için ruhsat çıkarılmadan önce, aşının güvenliğini ve etkinliğini göstermesi gereken veri miktarına istinaden “aşı acil kullanım” ruhsatı çıkarmaya başladı. Şu ana kadar onaylanan iki aşı bulunuyor:

Pfizer-BioNTech aşısı

ABD’de FDA Pfizer-BioNTech aşısı için acil kullanım izni çıkardı. Veriler, aşının iki doz halinde 21 gün ara ile yapılması gerektiğini, aşının etkisinin kısa bir süre başladığını, ikinci dozdan 7 gün sonra etkinlik oranın yüzde 95’e yükseldiğini gösteriyor. Bu aşılanan kişilerin yüzde 95’inden fazlasının virüsün neden olduğu ciddi semptomlara yakalanmaktan korunduğu anlamına geliyor. Aşı 18 yaş ve üzeri kişilere uygulanabiliyor.

Moderna aşısı

Aşı ABD’de FDA’dan acil kullanım izni aldı. Verilere göre yüzde 94,1 oranında etkililik gösterdi. Aşının ilk doz halinde ve 28 gün ara ile enjekte edilmesi gerekiyor.

Hem Pfizer-BioNTech hem de Moderna, Kovid-19 aşılarında haberci RNA (mRNA) kullanıyor. Koronavirüslerin yüzeyinde spike proteini adı verilen dikensi çıkıntılar bulunuyor. Haberci RNA’ya (mRNA) dayanan Kovid-19 aşıları hücreye, spike proteinlerinden birinin zararsız bir kısmının nasıl yapılacağına yönelik direktifler verir. Aşılamanın ardından hücreler protein parçaları oluşturmaya ve bunları hücre yüzeylerinde ortaya çıkarmaya başlar. Bağışıklık sistemi yabancı proteini fark ettiğinde bağışıklık tepkisi oluşturmaya ve antikor üretmeye başlar.

Kovid-19’a neden olan canlı hücreler bu iki aşıda kullanılmıyor. Bunun yanı sıra aşının olunması, aşı olan kişiye virüsün aktarılmasına neden olmuyor. Bu yüzden, vücudun bağışıklığını geliştirme süreci aşıyı aldıktan sonra birkaç hafta sürdüğü için, bu kişinin aşılamadan önce veya sonra virüsle enfekte olması mümkündür.

Oxford-AstraZeneca aşısı

Oxford-AstraZeneca aşısı viral vektör aşıdır. The Lancet’e göre, önce yarım doz bir ay sonra tam doz olarak enjekte edildiğinde virüse yüzde 70,4 ila 90 arasında güvenli ve etkili olur. Aşı, hastalığa karşı en duyarlı yaşlılar da dahil olmak üzere tüm yaş gruplarında, sadece yorgunluk ve baş ağrısı gibi küçük yan etkilerle, artan antikorların sayıları ve T hücrelerinden gelen yanıtlar dahil olmak üzere güçlü bağışıklık tepkileri üretebiliyor. Oxford-AstraZeneca aşısının kullanımı Birleşik Krallık, Arjantin ve Hindistan’da onaylandı. Bu aşı, virüsün DNA’sının “adenovirüs” adı verilen başka bir virüsün içine yerleştirilmesine dayanıyor. Aşı vücuda enjekte edilmesinin ardından antikor üretimi başlar. 

Sputnik aşısı

Rus Gamaleya Araştırma Merkezi tarafından Kovid-19’a karşı geliştirilen Sputnik-V isimli aşıdır. Viral vektör aşısıdır. Aşıda iki adenovirüs türü kullanır ve bağışıklık tepkisini artırmak için 21 gün sonra ikinci bir doz enfekte edilmesi gerektiriyor. Rusya aşının geniş çaplı kullanımını onayladı. Rusya o dönemde yayınlanmış bir kanıt olmamasına rağmen, aşısının Faz 3 denemeleri başlamadan önce, bu aşının Kovid-19’a karşı kaydedilen ilk aşı olduğunu açıkladı.

Sinopharm aşısı

Çinli Sinovac Şirketi tarafından Brezilya’daki araştırma merkezi Butantan Enstitüsü ile işbirliğinde geliştirildi. Aşı insan vücudunda enfeksiyon neden olmayan inaktif bir aşıdır. Yüzde 50’nin üzerinde etkili olduğu gözlemlenen aşı Çin ve Endonezya’da acil kullanım izni aldı.

Hindistan’ın ilk yerli üretim aşı adayı “COVAXİN” 28 gün ara ile iki doz halinde yaptırılması gereken inaktif bir aşı. Hindistan’da acil kullanım izni aldı. Üretici şirket, aşının yüzde 90 oranında güçlü bağışıklık tepkilerini yanı sıra mükemmel güvenlik verileri sunduğunu belirtiyor.

Yan etkiler

Kovid-19 aşısının olası yan etkileri nelerdir?

Mayo Clinic’e göre Kovid-19 aşısı, birinci veya ikinci dozdan sonra küçük yan etkilere neden olabiliyor. Söz konusu yan etkiler arasında şunlar yer alıyor: Enjeksiyonunun bölgesinde ağrı, kızarıklık veya şişme, ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kas ağrısı, titreme, eklem ağrısı.

Bunların yanı sıra, aşı olan kişinin enjeksiyon işleminden sonra, herhangi bir alerjik reaksiyon göstermediğinden emin olunması için 15 dakika takip edilmesi tavsiye ediliyor. Bu alerjik reaksiyonlar aşılamadan sonraki ilk birkaç gün içinde ortaya çıkabiliyor ve en fazla üç gün sürüyor. Aşı yapıldıktan sonra yan etkilerden birinin ortaya çıkması enfekte olunduğu anlamına gelmiyor ve karantina amacı ile değil dinlenme amacı ile evde kalınması yeterli oluyor.

Alerjik reaksiyonun belirtileri arasında kızarıklık, yüzde ve boğazda şişme, nefes almada güçlük, hızlı kalp atışı, baş dönmesi ve halsizlik gibi belirtiler yer alıyor ve bu reaksiyonlar acil tıbbi müdahale gerektiriyor.

Aşılara karşı alerjik reaksiyonlar. CDC göre, alerjik reaksiyon gösteren hastalar şu şekilde ayrılabilir:

-Aşılar veya enjekte edilen ilaçlarla ilgili olmayan önceden de var olan alerjik reaksiyonlara sahip olan kişiler aşıyı aldıktan sonra 30 dakika süreyle müşahede altında tutulması ile Kovid-19 aşısı olabilirler.

-Daha önce enjekte edilen aşı veya ilaçlara bağlı şiddetli alerjik reaksiyonlar gösteren kişiler için uzman doktorlar aşıyı olup olamayacağına karar verir.

-Kovid-19 aşılarının herhangi bir içeriğiyle ilişkili şiddetli alerjik reaksiyonlar gösteren kişiler için, CDC söz konusu bileşeni içeren aşının bu kişilere uygulanmamasını tavsiye ediyor.

-Kovid-19 aşısının ilk dozunun alınmasına bağlı şiddetli alerjik reaksiyonlar görülmesi durumunda ikinci dozun olunması önerilmiyor.

Kovid-19 aşısı yapılmaması gereken belirli gruplar var mı?

-16 yaş altı çocuklar, bu grup için şu anda Kovid-19 aşısı bulunmuyor. En az 12 yaşındaki çocukların katılımına izin veren, hala klinik deneme aşamasında olan aşılar var.

-İmmünsüpresanlarla tedavi gören hastalar gibi belirli sağlık koşulları olan kişilerin aşı olması önerilmiyor.

-Hamile ve emziren kadınlar, bu kategori için Kovid-19 aşılarının güvenirliği konusunda henüz veri yok.

-Daha önce enfekte olan kişilere gelince ise, bu kişilerin aşı olmalarını engelleyecek bir durum yok aksine, kendisi için belirlenen aşıyı, enfeksiyon tarihinde 90 gün sonra olması daha iyi olur çünkü enfeksiyon, henüz bilinmeyen belirli bir süre için, tekrarlayan virüs enfeksiyonlarına karşı bir miktar doğal koruma veya bağışıklık sağlıyor. Aşı yaptırılması ise enfeksiyon tekrarını önlüyor ve ciddi komplikasyonların gelişme riskini azaltıyor.

Aşılama sonrası önlemler

Kovid-19 aşısı olduktan sonra ihtiyati önlemler alınması bırakılabilir mi?

WHO ve CDC, aşının sağladığı koruma ve bağışıklığın ne kadar süreceği hakkında daha fazla bilgi elde edilinceye kadar Kovid-19 aşısı olduktan sonra bile ihtiyati önlemlerin uygulanmaya devam edilmesini öneriyor. 

Aşılanan kişi sayısı ve virüsün topluluklarda nasıl yayıldığı gibi faktörler, güvenlik önerilerini ve önceki tüm önlemleri değiştirilmesine yönelik kararlar üzerinde etkili oluyor. Kovid-19’un yayılmasını yavaşlatmak ve yaşlılar da dahil olmak üzere ciddi semptomlar geliştirme riski taşıyan bireyleri korunması büyük önem taşıyor. Aynı şekilde sağlık sorunları olan kişilerin de yaş gruplarına bakılmaksızın korunması gerekiyor.

Enfeksiyon riskinden kaçınmak için en önemli önlemler:

-Yakın mesafeden kaçının. Bu, özellikle de kişinin ciddi bir hastalığa yakalanma riski daha yüksekse bir yerde insanlar arasındaki mesafenin iki metreden az olmaması anlamına geliyor. Bazı kişilerin virüsü taşıdığı ancak hiçbir semptom göstermeden virüse başkalarına aktarabildiğini unutmayın.

-Büyük etkinliklere ve toplantılara katılmaktan kaçının.

-Başkaları ile yakın temasın kaçınılmasının zor olduğu kamu alanlarında maske kullanılanın Kumaştan yapılan maskeler ekstra koruma sağlar, varsa cerrahi maskeler kullanılabilir. Sağlık çalışanlarına N95 tarzı maskeler tahsis edilebilir.

-Sağlıklı alışkanlıklar geliştirin. Bunlar arasında, elleri su ve sabun ile en az 40 saniye yıkayın veya en az yüzde 60 alkol içeren bir el dezenfektanı kullanın, öksürürken veya hapşırırken ağzın dirseğin iç kısmı ile kapatın veya mendil kullanın, mendil kullanıldıktan sonra atın, gözlerinize, burunuza veya ağıza dokunmaktan kaçının, hastaysanız tabakları, bardakları, yatak ve diğer ev eşyalarını paylaşmaktan kaçının, kapı kolları, ışık düğmeleri, elektronik cihazlar ve masalar gibi sık dokunulan yüzeyleri temizleyin ve dezenfekte edin.

-Mümkün olduğunca evde kalın, özellikle hastaysanız. Okula ve işe gitmeyin. Tıbbi yardım için değilse, halka açık yerlere gitmeyin.

-Hastaysanız toplu taşıma ve taksi kullanmaktan kaçının.

-Kronik bir sağlık sorununuz varsa veya ciddi bir hastalığa yakalanma olasılığınız daha yüksekse, diğer önlemler için doktorunuza danışın.

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.,,

Şarku’l Avsat

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap