Kovid-19 aşılarında son durum: Aşılar ne aşamada, hangi ülke hangisini tercih etti?

by Haber Fora

2020’nin son günleri, koronavirüs aşılarıyla ilgili art arda gelen haberlerle geçti. ABD, Kanada’nın yarışı önde götüren Pfizer ve Moderna aşılarına onay vermesi dünya genelinde yankı bulurken, Birleşik Krallık, Oxford aşısının, Çin de Sinopharm aşısının kullanımına izin verdi. Dünya, koronavirüs salgınıyla mücadele ettiği bir yılı geride bırakırken bu onay haberleri, insanlığın Kovid-19 belasından 2021’de kurtulacağına dair umutları yeşertti.

Ancak bu gelişmelerle birlikte yayılan spekülasyonlar, kamuoyundaki kafa karışıklığını artırdı. Zira Dünya genelinde geliştirilmekte olan çok sayıda aşı mevcut ve bunlarla ilgili medyada yer alan bilgiler zaman zaman yanlış anlaşılırken, işler daha da karmaşık bir hal alıyor.

Biz de akıllardaki soru işaretlerini giderebilmek için bahsi geçen gelişmelere mercek tutmaya ve yarışı önde götüren Pfizer, Moderna ve Oxford gibi aşıların hangi ülkelerden ne tür bir kullanım onayı aldığını açıklığa kavuşturmaya çalıştık. Bu kapsamda dünya genelinde klinik aşamaya geçen tüm aşıları sıralayarak, hangi yöntemle hangi ülkede geliştirildiklerini ve hangi aşamada bulunduklarını New York Times ve National Geographic’in hazırladığı aşı takip verilerinden ve diğer güvenilir kaynaklardan derledik. Bu bilgilerin yanında hangi ülkelerin hangi aşıdan ne kadar aldığını ve aşılarda nasıl yöntemler kullanıldığını da grafiklerle aktardık:

Dünya genelindeki biyoteknoloji firmaları ve enstitüleri, koronavirüs aşılarında farklı yöntemler kullanıyor. Bunları üç ana başlıkta toplayabiliriz:

Genetik aşılar: Genetik yöntemle geliştirilen aşılarda koronavirüsün kendi genlerinden biri veya daha fazlası, insan hücrelerine aktarılıyor ve böylelikle vücudun virüse karşı bağışıklık tepkisi üretmesi amaçlanıyor. Bu korona aşılarının en popülerleri ise mRNA aşıları. Bu aşılar arasında Pfizer / BioNTech aşısı ve Moderna aşısı önde geliyor. Diğer genetik koronavirüs aşıları arasında ise DNA ve RNA bazlı aşılar var. Bunlar da laboratuvar ortamında üretilen genetik materyal parçacıklarına dayanıyor.

Viral vektör aşıları: Bu yöntemde koronavirüsün taşıdığı genetik malzemenin bir kısmı, laboratuvarda etkisiz hale getirilen başka bir virüs içine yerleştiriliyor ve vücuda enjekte ediliyor. Vücudun söz konusu genetik malzemeyi tanıması ve gerçek virüsle karşılaştığında ona karşı savaşabilmesi hedefleniyor. Popüler viral vektör aşıları arasında Oxford / Astrazeneca aşısı ve Rusya’nın Sputnik V aşısı yer alıyor.

Protein bazlı aşılar: Bu aşılar koronavirüse ait proteinleri içeriyor ama genetik materyal içermiyor. Bazı aşılar koronavirüs proteininin tamamını, bazıları da parçalarını barındırıyor. Popüler protein bazlı aşılar arasında Novavax aşısı, Fransız Sanofi aşısı ve Rusya’nın EpiVacCorona aşısı yer alıyor.

İnaktif aşılar: İnaktif diye bilinen aşılarda, ölü veya etkisizleştirilmiş mikropların vücuda enjekte ediliyor. İnaktif bir aşı üretilmesi için vücudun korunması hedeflenen mikrobun önce kültür ortamında yetiştirilmesi gerekiyor. Mikrobun etkisiz hale getirilmesi ise genellikle ısıyla, bazen de formalin gibi kimyasallarla mümkün oluyor. Türkiye’nin satın aldığı Sinovac aşısında işte bu yöntem kullanıldı.

İyi denetlenen ve gerekli aşamaların hepsini geçerek onaylanan bir aşıya güvenmemek için sebep yok. Zira aşı adaylarının nihai onayı alması için Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği bir dizi zorlu süreçten geçmesi gerekiyor. Bu aşamalara “faz” ismi veriliyor. Aşı adaylarının geçtiği aşamalar şöyle özetlenebilir:

Klinik öncesi testler: Bilim insanları yeni bir aşıyı önce hücreler üzerinde test ediyor ve sonra da bağışıklık tepkisi oluşturup oluşturmadığını görmek için fareler veya maymunlar üzerinde deniyor.

Faz 1 güvenlik deneyleri: Bu aşamada araştırmacılar aşıyı, güvenlik açısından test etmek ve bağışıklık sistemini uyardığını doğrulamak için az sayıda insan üzerinde deniyor.

Faz 2 genişletilmiş denemeler: Bilim insanları bu aşamada aşıyı, çocuklar ve yaşlılar şeklinde gruplara ayrılmış yüzlerce insanda deniyor ve farklı gruplarda farklı etkiler görülüp görülmeyeceğine bakıyor.

Birleştirilmiş aşamalar: Aşı geliştirmeyi hızlandırmanın bir yolu, aşamaları birleştirmekten geçiyor. Bu nedenle bazı koronavirüs aşıları Faz 1 ve Faz 2’yi birlikte yürütüyor.

Faz 3 etkinlik denemeleri: Bu aşamada aşılar, binlerce gönüllü üzerinde deneniyor. Bu esnada aşının denendiği gruba benzer bir grup daha oluşturuluyor ve onlara da plasebo (içi boş) aşı veriliyor. Denemeler sırasında, çalışmayı yürüten gönüllüler ve bilim insanları, test edilen aşıyı ve plaseboyu hangi gönüllülerin aldığını bilmiyor. “Çift kör çalışma” denen bu prosedür, gönüllülerin ve bilim insanlarının objektif kalmasını sağlıyor.

Daha sonra katılımcılar kendi doğal ortamlarına bırakılıyor ve belirli sayıda kişinin patojene doğal yollardan yakalanması bekleniyor. Belirlenen sayıda denek enfekte olduktan sonra sonra gönüllüler ve bilim insanları kimlere gerçek, kimlere sahte aşı yapıldığına dair bilgilendiriliyor. Böylece bilim insanları aşının ne kadar etkili olduğunu gösteren bir yüzde hesaplıyor. Örneğin Pfizer / BioNTech aşısının yüzde 95 oranında etkili olduğu bu sürecin sonunda belirlendi.

Faz3 denemeleri sayesinde aşının güvenilirliği de çok daha büyük bir grupta test edilmiş oluyor. Aşının çalışma performansını farklı nüfuslar üzerinde doğrulamak için çoğu zaman deneyler birkaç ülkede birden yürütülüyor.

Tam onay ve acil kullanım izni: Her ülkenin sağlık yetkilileri, klinik deneme sonuçlarını gözden geçiriyor ve aşının onaylanıp onaylanmayacağına karar veriyor. Ancak bir pandemi sırasında aşı, yetkililerden tam onay almadan önce “acil kullanım izni” alabiliyor. Acil kullanım izni, aşının güvenliği ve etkisiyle ilgili çalışmalar sürerken aşının belli kişilere uygulanması için verilen izin. Bu kapsamda yetkililer, bazı ürünlerin yararlarının risklerinden fazla olması durumunda uzun yıllar süren onay sürecinin tamamına tabii tutmadan, bu ürünlerin piyasaya çıkmasına izin veriyor. Bazı durumlarda ise aşılar “sınırlı kullanım onayı” alıyor ve halkın sadece belirli kesimlerinde (örneğin, hastalığın bulaşma riskinin yüksek olduğu meslek grupları) kullanılıyor.

Uluslararası kamuoyunda hararetle tartışılan Oxford, Pfizer, Moderna, Sputnik V, Sinovac gibi aşıların hepsi sonuncu aşamaya, yani Faz 3’e geçmiş durumda. Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aktardığına göre “su anda Faz 3 dönemini bitiren hiçbir aşı yok. Pandeminin yol açtığı acil durum nedeniyle aşılara ara raporlarla uygunluk veriliyor”.

Aşıların etkinlik oranları da söz konusu ara raporlara göre belirlendi. Bu raporlara göre Pfizer aşısının yüzde 95, Moderna’nınsa yüzde 94,5 oranında etkili olduğu belirlendi. Oxford aşısının etki oranının yüzde 70 ve üzeri, Çin aşısının etkinliğinin de yüzde 50 ve üzeri olduğu tahmin ediliyor. Brezilya’daki araştırmacılar, ülkedeki Faz 3 çalışmasının yüzde 50’nin üzerinde bir orana, Türkiye’deki çalışmalarsa yüzde 91’lik bir etkinlik oranına işaret ediyor.

Bu aşıların bir kısmı bazı ülkelerin sağlık otoritelerinden tam onay alırken, bazı ülkelerde ise kısıtlı veya acil kullanım onayı aldı. Örneğin, Pfizer aşısı Kanada’nın tam kullanım onayını alırken, ABD’de ve AB’de yalnızca acil kullanım izni alabildi. Türkiye’nin satın aldığı Sinovac aşısına ise Çin’de sınırlı kullanım izni (halkın sadece belirli kesimlerinde kullanılması izni) verildi.

İşte klinik denemeleri devam eden tüm koronavirüs aşıları ve onay durumları:

Sinopharm aşıları / Çin

BBIBP-CorV: Çin merkezli ve devlet destekli sağlık şirketinin üçüncü fazda iki aşısı bulunuyor. Bunlardan biri Pekin Enstitüsü’yle birlikte geliştirilen BBIBP-CorV isimli, yüzde 79 oranında etkili olduğu bildirilen koronavirüs aşısı. Şirket, Faz 3 denemesinin ayrıntılı sonuçlarını henüz paylaşmadı. Kas enjeksiyonuyla uygulanan aşı inaktif yöntemle geliştirildi. Aşı Çin, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde genel kullanım onayı aldı.

İkinci Sinopharm aşısı: Sinopharm’ın diğer aşısı ise Vuhan Biyolojik Ürünler Enstitüsü işbirliğiyle geliştiriliyor. Bu aşıyla ilgili henüz net veriler yok. Ancak Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde sınırlı kullanım onayı aldı.

Oxford ve Astrazeneca aşısı / Birleşik Krallık

İsmi: Oxford Üniversitesi’nin dünyaca ünlü ilaç firması Astrazeneca’yla geliştirdiği aşının resmi ismi ChAdOx1 nCoV-19. Aynı zamanda AZD1222 ismiyle de biliniyor ve Hindistan’daki eşdeğeri de Covishield diye anılıyor.

Yöntemi ve onay durumu: Viral vektör yöntemiyle geliştirilen aşının yüzde 70 ila 90 arasında etki gösterdiği ifade ediliyor. Aşı Britanya’da acil kullanım onayı aldı.

Novavax aşısı / ABD

İsmi: Resmi adı NVX-CoV2373 olan aşı ABD merkezli ilaç şirketi Novavax tarafından geliştiriliyor.

Yöntemi ve onay durumu: Protein bazlı aşının etki oranı henüz bilinmiyor. Ayrıca herhangi bir kullanım onayı almadı.

Pfizer ve BioNTech aşısı / ABD, Almanya

İsmi: ABD’li ilaç devi Pfizer ve Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in ortak geliştirdiği aşının resmi ismi BNT162b2.

Yöntemi ve onay durumu: mRNA yöntemiyle geliştirilen aşının etki oranının yüzde 95 olduğu açıklandı. Birleşik Krallık, 2 Aralık’ta Pfizer ve BioNTech’in aşısına acil durum yetkisi vererek bir koronavirüs aşısına onay veren ilk Batı ülkesi oldu. ABD’de acil kullanım onayı alan aşı, AB’de de şartlı kullanım onayı aldı. Şartlı kullanım onayı da tıpkı acil kullanım izni gibi, Avrupa yetkililerinin pandemi gibi acil durumlarda “halk sağlığı yararına, normalde gerekenden daha az kapsamlı klinik verilerle verilen pazarlama izni” anlamına geliyor. 

Bunun yanında, Arjantin, Şili, Kosta Rika, Ekvador, Kuveyt, Meksika, Panama ve Singapur gibi ülkeler de aşıya acil kullanım yetkisi verdi. Bahreyn, Kanada, Suudi Arabistan ve İsviçre ise aşıyı tamamen onayladı.

16 Aralık’ta BioNTech, Çin’e 100 milyon doz tedarik etmek için bir anlaşma yaptığını duyurdu. Bu anlaşma, aşıyı Çin’de satılacak ilk Batı menşeili aşı kılacak.

Moderna aşısı / ABD

İsmi: mRNA-1273 isimli aşı, ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Moderna’nın ismiyle anılıyor. 

Yöntemi ve onay durumu: mRNA yöntemiyle geliştirilen aşının yüzde 94,5 etkili olduğu ifade ediliyor. Moderna 22 Aralık’ta, aşısının Birleşik Krallık’ta bulunan yeni koronavirüs varyantına karşı ne kadar etkili olduğunu da test edeceklerini açıkladı.

23 Aralık’ta Kanada’nın tam kullanım onayını alan aşı, 18 Aralık’ta ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nden acil kullanım onayı almıştı.

Sputnik V / Rusya

İsmi: Resmi ismi Sputnik V olan aşı, hem Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Merkezi’nin adıyla hem de “Rus aşısı” diye anılıyor.

Yöntemi ve onay durumu: Enstitü, viral vektör yöntemiyle geliştirilen aşının yüzde 91,4 oranında etkili olduğunu söylüyor. Ancak denemelerin tüm detayları henüz bilimsel bir dergide yayımlanmadı. Devlet Başkanı Vladimir V. Putin, 11 Ağustos’ta, klinik denemeleri Haziran’da başlayan aşının Rus yetkililerin kullanım onayını aldığını duyurdu. Aşı onay aldığında henüz Faz 3 denemelerine geçmemişti. Uzmanlar bu durumu riskli diye nitelemiş ve Rusya daha sonra bu onayın “şartlı onay” olduğunu söyleyerek duyuruyu değiştirmişti.

Astrazeneca ortaklığı: Gamaleya Enstitüsü Aralık’ta, koronavirüs aşısı alanında eşi görülmemiş bir hamle yaptı ve AstraZeneca’yla güçlerini birleştirdi. İki firma, kendi başlarına geliştirdikleri aşıdan daha güçlü koruma sağlayıp sağlayamayacaklarını görmek için aşılarını birleştirecek. AstraZeneca, birleşik aşının Faz 1 denemesine 24 Aralık’ta başladı.

Sinovac / Çin

İsmi: Çin aşısı diye de anılan aşının resmi adı CoronaVac.

Yöntemi ve onay durumu: İnaktif yöntemle geliştirilen aşının etki oranının yüzde 50 üzerinde olduğu belirtiliyor. Aşı, Çin’de sınırlı kullanım onayı aldı. Ekim ayında, Çin’in doğusundaki Jiaxing kentinden yetkililer, CoronaVac’ı sağlık çalışanları ve diğer kamu personeli dahil olmak üzere yüksek risk altında çalışan kişilere uygulayacaklarını duyurdu.

Bu esnada Sinovac, aşıyı küresel dağıtıma açmaya hazırlanıyor. Ağustos’ta Endonezya’ya en az 40 milyon doz tedarik etmek için anlaşan şirket, Ukrayna’yla 1,8 milyon doz, Türkiye’yle 50 milyon doz için anlaştı. Eylül ayında Sinovac’ın CEO’su Yin Weidong, 2021’de ABD de dahil olmak üzere, dünya çapında dağıtmayı planladıklarını söyledi.

Bharat BioNTech / Hindistan

İsmi: Hintli biyoteknoloji şirketi Bharat BioNTech’in Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi ve Ulusal Viroloji Enstitüsü’yle birlikte geliştirdiği aşının resmi adı COVAXIN.

Yöntemi ve onay durumu: İnaktif yöntemle geliştirilen aşının etki oranı henüz bilinmiyor ve henüz herhangi bir kullanım onayı almadı.

Johnson & Johnson / ABD

İsmi: ABD merkezli çok uluslu ilaç firması Johnson & Johnson’ın geliştirdiği aşının resmi ismi JNJ-78436735. Aşının bir diğer adı da Ad26.COV2.S.

Yöntemi ve onay durumu: Viral vektör yöntemiyle geliştirilen aşının etki oranı henüz bilinmiyor ve hala kullanım onayı almadı.

Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü / Avustralya

İsmi: Avustralya’daki en büyük çocuk sağlığı araştırma enstitüsünün geliştirdiği aşının resmi ismi Bacillus Calmette-Guerin BRACE denemesi.

Yöntemi ve onay durumu: Aşı, Melbourne Üniversitesi işbirliğiyle geliştiriliyor. Etki oranı bilinmediği gibi henüz kullanım onayı almadı. Bacillus Calmette-Guerin aşısı, ilk olarak tüberküloza karşı koruma sağlaması için 1900’lerin başında geliştirildi. Şimdi de koronavirüs için deneniyor.

CanSino Biologics / Çin

İsmi: Çin merkezli ilaç firması CanSino tarafından geliştirilen aşının resmi adı Ad5-nCoV. 

Yöntemi ve onay durumu: Viral vektör yöntemiyle geliştirilen aşının etki oranı bilinmiyor. Tek dozda uygulanan aşı Çin’de sınırlı kullanım onayı almış durumda.

Vektör Enstitüsü / Rusya

İsmi: Rusya merkezli enstitünün geliştirdiği aşı “ikinci Rus aşıs” diye de anılıyor ve resmi adı EpiVacCorona.

Yöntemi ve onay durumu: Protein bazlı aşının etki oranı henüz bilinmiyor. Aşı, peptit diye bilinen olarak bilinen viral protein parçaları içeriyor. 14 Ekim’de Vladimir Putin, Gamaleya Enstitüsü’nün Sputnik V aşısının ardından Rus yetkililerin bu aşıya da onay verdiğini duyurdu.

Curevac aşısı / Almanya

İsmi: Aşı, merkezi Almanya’nın Tübingen kentinde bulunan ve dünyanın dört bir yanında mRNA aşıları üretmek için Tesla’yla işbirliği yapan aşı şirketi Curevac tarafından geliştiriliyor. Aşının resmi adı CVnCoV.

Yöntemi ve onay durumu: mRNA yöntemiyle geliştirilen aşının etki oranı henüz bilinmiyor ve herhangi bir kullanım onayı almadı.

Medicago aşısı / Kanada

İsmi: Kanada merkezli Medicago’nun geliştirdiği aşının resmi adı CoVLP.

Yöntemi ve onay durumu: Protein bazlı aşı, virüs genlerinin bitkilere aktarılmasıyla geliştiriliyor. Etki oranı henüz açıklanmayan aşı, kullanım onayı da almadı.

RIBSP aşısı / Kazakistan

İsmi: Kazakistan’ın Biyolojik Güvenlik Sorunları Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen aşı, enstitünün ismiyle anılıyor. Faz 3 aşamasına kısa süre önce geçti.

Yöntemi ve onay durumu: İnaktif yöntemle geliştirilen aşının etkinlik oranı henüz bilinmiyor ve kullanım onayı da daha gelmedi.

Zydus Cadila aşısı / Hindistan: Hindistan merkezli aşı üreticisi Zydus Cadilla’nın geliştirdiği aşının ismi ZyCoV-D. DNA bazlı aşı, bant şeklinde, deriye yapıştırılarak uygulanacak. Çalışmanın Faz 3’e kısa süre içinde geçmesi bekleniyor.

INOVIO aşısı / ABD: Pensilvanya merkezli INOVIO firmasının geliştirdiği aşı, bir cihazdan gelen elektrik darbeleri aracılığıyla cilde uygulanıyor. DNA bazlı aşının resmi adı INO-4800.

Imperial College London aşısı / Birleşik Krallık: Imperial College London araştırmacıları, “kendi kendini geliştiren (self-amplifying)” bir RNA aşısı hazırlıyor. Yeni teknolojiyle üretilen aşılar, alfavirüslerden veya flavivirüslerden türetiliyor ve kendi kendini büyütmesini sağlayan viral replikaz enzimini içeriyor. Aşının Faz 1 ve Faz 2 aşamaları birlikte yürütülüyor.

Arcturus aşısı / ABD – Singapur: ABD merkezli Arcturus Therapeutics firmasının Singapur’daki Duke-NUS Tıp Okulu’yla birlikte geliştirdiği aşı, mRNA yöntemini kullanıyor. Aşının Faz-1 ve Faz-2 aşamaları birleştirildi.

Gennova aşısı / ABD – Hindistan: Hindistan merkezli ilaç şirketi Gennova Biopharmaceuticals’ın ABD’li ilaç firması HDT Bio’yla birlikte hazırladığı aşı, kendi kendini geliştiren RNA teknolojisine dayanıyor. Aşının Faz-1 ve Faz-2 aşamaları birleştirildi.

Güney Kore aşısı: Güney Kore merkezli biyoteknoloji firması GeneOne Life Science’ın geliştirdiği aşının Faz-1 ve Faz-2 aşamaları birlikte yürütülüyor. DNA bazlı aşıda koronavirüse ait iki protein kodlanıyor.

Sichuan Üniversitesi / Çin: Sichuan Üniversitesi Batı Çin Hastanesi’nin geliştirdiği aşı, koronavirüsün sivri uçlu proteininin RBD isimli bölgesini kullanıyor. Protein bazlı aşı, fareleri ve maymunları koronavirüsten korumayı başardı.

Birinci Küba aşısı: Küba’daki Finlay Aşı Enstitüsü’nün geliştirdiği protein bazlı aşının ismi Soberana 1. Aşının Faz 1 ve Faz 2 denemeleri birlikte yürütülüyor. Aşıda koronavirüsün sivri uçlu proteinin RBD isimli kısmı, bağışıklık tepkisini güçlendiren iki adjuvanla birlikte kullanılıyor. 

İkinci Küba aşısı: Yine Finlay Aşı Enstitüsü’nün geliştirdiği protein bazlı aşının ismi Soberana 2. Araştırmacılar, koronavirüsün sivri uçlu proteinin RBD kısmını standart bir tetanoz aşısıyla kaynaştırdı.

GSK – Sanofi aşısı / Fransa: Fransa merkezli sağlık firması Sanofi’nin geliştirdiği protein bazlı aşının Faz 1 ve Faz 2 çalışmaları birlikte ilerliyor. Aşıda kullanılan proteinler, böcek hücrelerinin içinde büyüyen özel virüslerle elde edildi. GSK de bu proteinleri bağışıklık sistemini uyaran yardımcı maddelerle destekledi.

SpyBiotech aşısı / Birleşik Krallık: Oxford merkezli biyoteknoloji firması SpyBioTech’in geliştirdiği aşı, bir protein karışımından oluşuyor. Aşıda hepatit B virüslerinden alınan bazı proteinler, içi boş kabuklar şeklinde bir araya geliyor. Bu kabuklar, koronavirüsün sivri uçlu proteinine ait parçalarla süsleniyor. Aşının Faz 1 ve Faz 2 çalışmaları birlikte yürütülüyor.

Baylor Tıp Okulu / ABD: Teksas merkezli, özel sağlık bilimleri üniversitesi Baylor Tıp Okulu’nun henüz 2002’de SARS salgını için geliştirmeye başladığı aşı, viral proteinlerin Kaliforniyalı ilaç firması Dynavax’ın ürettiği bir adjuvanla birleşiminden oluşuyor. Aşının diğer ortakları arasında Teksas Çocuk Hastanesi ve Hintli şirket Biological E yer alıyor.

Shionogi aşısı / Japonya: Japon ilaç devi Shionogi’nin geliştirdiği aşının Faz 1 ve Faz 2 denemeleri birlikte yürütülüyor. Şirket aşıyı Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü ve Kyushu Üniversitesi işbirliğiyle geliştiriyor. Aşı, genetiği değiştirilmiş virüslerin böcek hücrelerinde ürettiği bir koronavirüs proteinine dayanıyor.

Valneva / Fransa: Fransız aşı üreticisi Valneva, aşıyı Dynavax’ın ürettiği bir adjuvanı kullanarak, inaktif yöntemle geliştiriyor. Valneva, şu anda bu geleneksel aşı yöntemini kullanan tek Batılı şirket. Aşının Faz 1 ve Faz 2 denemeleri birlikte devam ediyor.

Chumakov aşısı / Rusya: Rusya Bilimler Akademisi’ndeki Chumakov Merkezi’nin inaktif yöntemle geliştirdiği aşının klinik denemeleri, 19 Ekim’de başladı. Aşının Faz 1 ve Faz 2 çalışmalarının birlikte yürütüleceği belirtiliyor.

ERUCOV-VAC / Erciyes – Türkiye: Erciyes Üniversitesi’nden araştırmacıların inaktif yöntemle geliştirdiği aşının ismi ERUCOV-VAC. Araştırmacılar, gönüllüler üzerindeki denemelerin başladığını 5 Kasım’da açıkladı. 14 Aralık’ta, Faz 1 denemelerinin tamamlandığı ve kısa süre içinde Faz 2’ye geçileceği belirtildi. Kamuoyunda “yerli aşı” diye bilinen aşının Faz- 2 çalışmaları devam ediyor.

Hürriyet’in haberine göre Faz- 1 çalışmalarında aşı uygulanan 44 gönüllüde herhangi bir yan etkiye rastlanmadığı bildirildi. Faz- 2 çalışmaları ise 16 Aralık itibariyle başladı. Aşıyla ilgili çalışmalar tüm hızıyla devam ederken, çok sayıda başvurunun yapıldığı merkezde şu an için 200 kişinin aşılanmasının planlandığı bildirildi.

Faz 1 ve Faz 2’deki aşıların grafiği:

ArCov aşısı / Çin: Haziran ayında, Askeri Tıp Bilimleri Akademisi, Suzhou Abogen Biosciences ve Walvax Biotechnology’deki Çinli araştırmacılar, ülkedeki ilk mRNA aşısı ArCov’un klinik aşamaya geçtiğini duyurdu.

COVIran Bereket aşısı / İran: İran merkezli ilaç firması Shafa Pharmed Pars’ın inaktif aşı yöntemiyle geliştirdiği aşının ismi COVIran Bereket. Klinik denemelere Aralık sonunda geçen aşı, İran’da klinik testlere geçen ilk aşı oldu.

ChulaCov19 / Tayland: Tayland’daki Chulalongkorn Üniversitesi’nden araştırmacılar, ChulaCov19 isimli mRNA aşısının klinik araştırmalarına 29 Eylül’de geçti.

Covigenix VAX-001 / Kanada: Kanadalı şirket Entos Pharmaceuticals’ın geliştirdiği aşı, DNA bazlıEkim ayında klinik aşamaya geçen aşıda virüs zarının içinde yer alan nükleokapsid proteinin geni mevcut.

Symvivo aşısı / Kanada: Kanadalı şirket Symvivo’nun geliştirdiği DNA aşısı Kasım’da klinik aşamaya geçti.

CORVax12 / ABD: New Jersey merkezli OncoSec Immunotherapies isimli firmanın geliştirdiği DNA aşısı, 13 Kasım’da klinik denemelere başladı.

GRAd-COV2 / İtalya: İtalyan biyoteknoloji şirketi ReiThera’nın geliştirdiği viral vektör aşısı, gorilleri enfekte eden bir adenovirüsü kullanıyor. Klinik denemeleri Temmuz sonunda başladı.

Vaxart aşısı / ABD: San Francisco merkezli küçük bir ilaç firması Vaxart’ın geliştirdiği viral vektör aşısında AD5 isimli bir adenovirüs kullanılıyor. Aşının Faz 1 denemeleri Ekim ayında başladı.

Merck aşısı / ABD – Avusturya: Amerikan ilaç şirketi Merck’in Avusturyalı Themis Bioscience firmasıyla birlikte geliştirdiği viral vektör aşısında koronavirüse ait parçalar taşıyan, zayıflatılmış bir kızamık virüsü kullanılıyor. Aşının Faz 1 denemeleri Ağustos’ta başladı.

Xiamen aşısı / Çin: 2019’da, Hong Kong Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, grip virüsünün zayıflatılmış bir formunu kullanarak, grip için bir burun spreyi aşısı geliştirmişti. Bu yıl o aşıyı koronavirüse uyarladılar. Aşı Faz 1 denemeleri için Eylül’de onay aldı.

Alman Enfeksiyon Araştırma Merkezi aşısı: Alman Enfeksiyon Araştırma Merkezi, 30 yıl önce, Modified Vaccinia Ankara, kısaca MVA adı verilen zararsız bir virüs kullanarak, çiçek hastalığı için aşı geliştirmişti. Daha sonra bu aşı MERS virüsüne uyarlandı. Şimdi de koronavirüs için geliştiriliyor. Faz 1 denemeleri 29 Eylül’de başladı.

Merck – IAVI aşısı / ABD: Amerikan ilaç devi Merck’in New York merkezli sağlık firması IAVI’yla birlikte geliştirdiği viral vektör aşısı, hap şeklinde tasarlandı. Aşının Faz 1 denemeleri 30 Eylül’de başladı.

ImmunityBio aşısı / ABD: ABD merkezli biyoteknoloji firması ImmunityBio’nun geliştirdiği viral vektör aşısının Faz 1 denemeleri Ekim ayında başladı. Aşı, CanSinBio ve Gamaleya Enstitüsü tarafından kullanılanla aynı virüsü, Ad5 adenovirüsünü kullanıyor.

İsrail Aşısı: İsrail Biyolojik Araştırma Enstitüsü’nün veziküler stomatit isimli etkisizleştirilmiş bir virüsü kullanarak tasarladığı aşının ismi Brilife. İsrail yetkilileri aşının klinik aşamaya geçtiğini 25 Ekim’de duyurdu.

City of Hope aşısı / ABD: Kaliforniya merkezli biyomedikal araştırma enstitüsü City of Hope’daki araştırmacılar, aşıyı, Modified Vaccinia Ankara (MVA) adlı virüsün zayıflatılmış halini kullanarak tasarladı. Klinik denemeler 24 Kasım’da başladı.

Cellid aşısı / Güney Kore: Güney Koreli biyoteknoloji firması Cellid’in geliştirdiği viral vektör aşısı, Ad5 ve Ad35 adı verilen iki adenovirüs suşundan yapılıyor. Faz 1 çalışamaları Aralık ayında başladı.

Altimmune aşısı / ABD: Maryland merkezli Altimmune’un geliştirdiğ aşı, burun spreyi şeklinde. Ad5 adenovirüsünün kullanıldığı aşının denemeleri 22 Aralık’ta başladı.

Vaxine aşısı / Avustralya: Avustralyalı Vaxine firması, aşıyı viral proteinleri bağışıklık sistemini uyaran bir adjuvanla birleştirerek geliştirdi. Protein bazlı aşının Faz 1 denemeleri yaz döneminde başladı.

Kentucky Bioprocessing aşısı / ABD: Ünlü tütün firması British American Tobacco’nun ABD’li iştiraki Kentucky BioProcessing de bitki bazlı bir koronavirüs aşısı geliştiriyor. Aşının Faz 1 denemeleri Aralık’ta başladı.

Medigen aşısı / Tayvan: Tayvan merkezli aşı üreticisi Medigen, koronavirüsün sivri u.lu proteinini, Dynavax’tan alınan bir adjuvanla birleştirdi. Protein bazlı aşının Faz 1 denemeleri, Ekim başında başladı.

Adimmune aşısı / Tayvan: Tayvan merkezli aşı üreticisi Adimmune, protein baslı aşısı için 20 Ağustos’ta Faz 1 denemesi izni aldı. Aşıda koronavirüsün sivri uçlu proteininin RBD kısmı kullanıldı.

COVAXX aşısı / ABD: New York merkezli COVAXX firmasının ürettiği protein bazlı aşının Faz 1 denemeleri 11 Eylül’de Tayvan’da başladı.

Tübingen aşısı / Almanya: Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden araştırmacıların geliştirdiği protein bazlı aşının Faz 1 denemeleri, Eylül’de başladı.

Mambisa aşısı / Küba: Küba Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi, 26 Kasım’da burun spreyi gibi uygulanan protein bazlı aşının Faz 1 denemelerine geçtiğini duyurdu.

Abadala aşısı / Küba: Küba Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi, burun spreyine ek olarak, Kasım sonunda enjekte edilerek uygulanan protein bazlı bir başka aşı üzerinde Faz 1 denemeleri başlattı. Abadala aşısı ismini José Marti’nin bir şiirinden alıyor.

SK Bioscience aşısı / Güney Kore: Güney Koreli aşı üreticisi SK Bioscience’ın aşısı, koronavirüsün sivri uçlu proteinin parçalarını kullanıyor. Faz 1 denemeleri Kasım sonunda başladı.

Nanocovax aşısı / Vietnam: Vietnam merkezli Nanogen Biopharmaceutical, protein bazlı aşısı Nanocovax’ın Faz 1 denemelerine 10 Aralık’ta başladı.

Kuzey Kore aşısı: Kuzey Kore’nin Eyalet Bilim ve Teknoloji Komisyonu, 18 Temmuz’da internet sitesinde yaptığı duyuruda, koronavirüsün sivri uçlu proteininin bir kısmının kullanıldığı bir aşının klinik denemelerine başladığını duyurdu. O zamandan beri başka bilgi verilmedi.

Codagenix aşısı / ABD: New York merkezli Codagenix firması, canlı ama zayıflatılmış virüsleri kullanarak aşı geliştiriyor. Aşının ilk klinik çalışmaları Kasım’da başladı.

Yukarıda oluşturduğumuz listeden görüleceği üzere dünya genelinde çok sayıda Kovid-19 aşısı geliştiriliyor. Bunlardan çok azı birden fazla ülkenin yetkili sağlık kurumlarından onay aldı. Ancak buna rağmen zengin ülkelerin hükümetlerini, aşılar daha onaylanmadan büyük miktarda siparişler verdi. Bu durum aşıların dünyaya adil dağıtılmayacağına yönelik endişeleri daha da artırıyor.

Birleşik Krallık merkezli kampanya ekibi Global Justice Now’un yöneticisi Nick Dearden, “İlaç sisteminin ne denli eşitsiz olduğuna dair daha net bir örnek göremezsiniz. Bazıları milyarlarca pound kazanırken, diğerleri tedaviye gücü yetmediği veya satın alacakları bir ilaç kalmadığı için ölüyor. Bu değişmeli” diyor ve ekliyor:

Küresel ekonomi trendlerini grafiklerle açıklayan internet sitesi Visual Capitalist’in verilerine göre ABD, Hindistan, Kanada, japonya gibi büyük ülkelerle birlikte AB ülkeleri, şimdiden, yarışı önde götüren aşılardan milyonlarca doz satın aldı. İşte o ülkeler ve satın aldıkları aşılar:

Hindistan (1,6 milyar doz): Hindistan an itibarıyla Sputnik V’ten 100 milyon doz, Oxford ve Astrazeneca’nın geliştirdiği aşıdan 500 milyon doz, ABD’li Novavax firmasının aşısından da 1 milyar doz alıyor. Ülkedeki yetkili sağlık kurumu Serum Enstitüsü, Novavax’la üretim anlaşması yaptı. Anlaşma kapsamında enstitü, 2021’de 1 milyar doz NVX-CoV2373 üretecek.

Avrupa Birliği (1,585 milyar doz): AB ülkeleri an itibarıyla 1,6 milyar dozluk sipariş verdi. Satılan aşıların büyük kısmını yine Avrupa ülkelerinde geliştirilen aşılar oluşturuyor. Oxford aşısından 400 milyon doz, Fransız Sanofi firmasının ve ABD ilaç devi Pfizer’ın aşısından 300’er milyon, Moderna aşısından 160 milyon, Johnson & Johnson aşısından 200 mliyon, Alman CureVac aşısından da 225 milyon doz satın alındı.

ABD (1010 milyar doz): An itibarıyla 1 milyar dozluk koronavirüs aşısının garantileyen ABD, Oxford aşısından 500 milyon, Novavax aşısından 110 milyon doz, Pfizer, Moderna, Sanofi ve Jenssen aşılarından da 100’ler milyon doz aldı.

Birleşik Krallık (355 milyon doz): Birleşik Krallık’ın sipariş ettiği aşı miktarı da an itibarıyla 357 milyon doz. Bunlar arasında 100 milyon dozluk Oxford aşısı, 40 milyon dozluk Pfizer aşısı, 30 milyon dozluk Johnson & Johnson, 5 milyon dozluk Moderna aşısı yer alıyor. Ülke ayrıca, Novavax, Sanofi ve Valneva aşılarından da 60’ar milyon doz satın aldı.

Japonya (290 milyon doz): Japonya da an itibarıyla Oxford ve Pfizer aşılarından 120’şer milyon doz, Moderna aşısından da 50 milyon doz sipariş etti.

Brezilya (200 milyon doz): Brezilya Oxford aşısından 100 milyon, Sinovac’tan 50, Sputnik V’den de 50 milyon doz aldı.

Türkiye’nin satın aldığı aşılar: Türkiye Çin aşısı diye bilinen, Sinovac firmasının geliştirdiği CoronaVac aşısından 50 milyon doz satın aldı. Bunun yanında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Biontech aşının da Türkiye’ye gelmesi için imzaların atıldığını duyurdu. Bakan Koca, ilk etapta 550 bin doz için anlaştıklarını bildirdi. 

Rusya ve Çin aşılarını hangi ülkeler aldı: Sputnik V’in pazarlamasından sorumlu Rusya Doğrudan Yatırım Fonu da satış planlarını şu şekilde açıkladı: Hindistan’a 100 milyon, Brezilya’ya 50 milyon, Özbekistan’a 35 milyon, Meksika’ya 32 milyon ve Nepal’le Mısır’a 25 milyon doz. Bunun yanında Venezuela’nın da 10 milyon, Kazakistan’ınsa 2 milyon doz sipariş ettiği belirtiliyor.

Duke Üniversitesi’nin verilerine göre Sinovac’ın geliştirdiği aşının 60 milyon dozunu Şili sipariş ederken, Brezilya da 50 milyon dozu garantiledi. Channel News Asia’ya göre Endonezya ise aşıdan yaklaşık 125 milyon doz sipariş etti.

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap