Kürtaj 37 yıldır yasal hak ancak 295 kamu hastanesinin 102’si arayan hastalara “kürtaj yasak ya da devlet hastanesinde yapılmıyor” yanıtını verdi

by Haber Fora

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz ha doğduktan sonra öldürürsünüz. Hiçbir farkı yok” açıklamasıyla başlamıştı kürtaj tartışmaları. 

Erdoğan’ın Başbakanlık yaptığı 2012’de sarf ettiği bu sözler üzerine bir kürtaj yasasının oluşturulacağı açıklamaları zaman zaman gündemdeki yerini aldı.

Hatta sekiz yıl öncenin Sağlık Bakanı Recep Akdağ da “kadının hakkı olduğu kadar bebeğin de hakkı var” demiş, kürtajın aile planlaması yöntemi olmadığını savunmuştu. 

Siyasilerden gelen bu açıklamaların üzerine “Benim bedenim, benim kararım” sloganlı kadın hareketi, tüm ülkeye yayılmıştı. 

Gelinen noktada kürtajın yasaklanması ya da sınırlandırılması ile ilgili herhangi bir yasa çıkmadı ancak kamu hastanelerinde bile kürtajın yasal olmadığı algısı hakim. 

Kadir Has Üniversitesi’nin 29 Aralık’ta ikincisini yayımladığı “Kürtaj Hizmetleri Araştırması Raporu’na” göre kadın hastalıkları ve doğum bölümüne sahip 295 kamu hastanesinden kürtajın yasak ya da yasal olmadığını, devlet hastanelerinde yapılmadığını söyleyenlerin sayısı 102. 

Oysa ki; 1983 yılında yürürlüğe giren 2827 sayılı “Nüfus Planlaması Yasası͕”, Cumhuriyet͛’in kuruluşundan bu yana uygulanan kürtaj üzerindeki yasal kısıtlamayı kaldırmış, isteğe bağlı durumlarda 10 haftaya kadar olan gebeliklerin kürtajla sonlandırılmasına izin vermişti. 
 

Kadın evli ise eşinin, 18 yaşının altında ise ebeveynin rızasını şart koşan yasa, gebeliğin 10 haftadan fazla olduğu ve kadının hayatını tehdit ettiği veya edeceği ya da doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır mağduriyet yaratacağı hallerde de kürtaja izin veriyor. Bu tür gebelik sonlandırmaları için zaman sınırlaması yok. 

Bir suç sonucu meydana gelen gebelikler için Türk Ceza Hukuku 20 haftaya kadar kürtaj izni veriyor. 

Raporda yer alan ve çok fazla insanın bilgi sahibi olmadığı diğer bir konu ise devlet hastanelerindeki yapılan kürtajın devlet sağlık sigortası tarafından karşılandığı. 

Kadir Has Üniversitesi’ni ilkini 2016’da kamuoyuyla paylaştığı raporun bu yılki verisine göre Türkiye’de toplam 850 kamu hastanesi bulunuyor. Bunlardan 518’inde “Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü” bulunuyor. 

518 hastanenin tamamıyla iletişime geçmeye çalışan Kadir Has Üniversitesi’nin ulaşabildiği hastane sayısı ise 295.

Raporda imzası bulunan araştırmacılardan Deniz Altuntaş, ulaşılamayan hastanelerin bir kenara bırakılmadığını, farklı gün ve saatlerde tekrar tekrar arandığını söylüyor. 

Haber Fora’ye konuşan Altuntaş, “223 hastaneye ulaşabilseydik sonuçlar nasıl değişirdi konusunda bir şey söylemek mümkün değil ancak 518 hastanenin 223’üne hiç ulaşamamış olmamız da problematik bir durum” diyor. 

Kadir Has Üniversitesi’nin örneklemini yapabildiği 295 hastaneden yalnızca 10’unda bir kadının isteği esas alınarak, hiçbir şart koşulmadan kürtaj hizmeti veriliyor. Bu hastanelerin bulunduğu iller: Ankara, Amasya, Bayburt, Burdur, Hakkâri, Şanlıurfa Tekirdağ ve Tunceli.

Üniversite ekibinin ulaştığı hastanelerden, isteğe bağlı kürtaj hizmeti sağlamayan veya net bir bilgi vermeyenlerin gerekçeleri şu şekilde sıralanıyor: 

– 63 hastane, kendilerini arayanları başka bir kuruma yönlendirmek istedi. Bu hastanelerin 33’ünün yönlendirdiği yer ise özel hastanelerdi. 
 

– Ulaşılan hastanelerin en fazla sunduğu ikinci gerekçe, kürtaj hizmetinin yasak ya da yasal olmadığını söyleyenlerdi. 

55 hastanenin sunduğu bu gerekçeyi “Yasal olmasına rağmen kürtajı kriminalize etmektedir” diyerek açıklayan Kadir Has Üniversitesi, 11 hastanenin net olarak “kürtaj devlet hastanelerinde yasak” dediğini belirtiyor. 36 hastane ise “yasak” ifadesini kullanmasa da devlet hastanelerinde yapılmadığını söyledi. 

– “Yapılmaması doktorun tercihi” diyen hastane sayısı ise 28. 

Kadir Has Üniversitesi’nin iletişime geçtiği ve kürtajın yasak olduğunu savunan hastanelerden hiçbirinde “yasağın” kaynağında dair açıklama yapılmadı. 

Kadir Has Üniversitesi Proje ve Etkinlik Koordinatörü Deniz Altuntaş, “Neden kürtaj yapılmıyor?” sorusunu 2020 araştırmasında eklediklerini hatırlatarak şunları söyledi:
 

Yapılan görüşmelerde ayrıca, hastanede yalnızca evli bireylerin isteğe bağlı kürtaj hizmeti alabildiğini, bekarlar için savcılıktan izin alınması gerektiğini, Nüfus Müdürlüğü’nden bekâr olunduğuna dair belge getirilmesi gerektiğini savunanlar da oldu. 

Araştırmacıların yüzüne telefon kapatan 14 hastane olmasının yanı sıra, kendilerini arayanları Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüne bağlamak yerine vezneye bağlayan, orada çalışan kadın personele sorulmasını teklif eden hastane de oldu. 

Hatta bir hastanenin isteğe bağlı kürtajın olmaması konusuna yorumu “Neden gerek olsun ki? Bu tür durumlar yok” şeklinde oldu. 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümüne sahip 295 hastanenin yalnızca yüzde 3’ü isteğe bağlı kürtaj hizmeti verdiklerini söyledi. Yüzde 5’i ise isteğe bağlı bu hizmeti veriyor ancak mutlaka bir şart koşuyor. 

Hastanelerin yüzde 54’ünde isteğe bağlı kürtaj hizmeti yok. “Sadece tıbbi zorunlulukta bu operasyon gerçekleşir” diyenlerin oranı ise yüzde 14. Hastanesinde konuyla ilgili bir bölüm ya da doktorun olmadığını söyleyenler yüzde 19’luk paya sahip. 

Kadir Has Üniversitesi Proje ve Etkinlik Koordinatörü Deniz Altuntaş, 295 hastanenin Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü olup olmaması kontrol edilmesine rağmen yapılan görüşmelerin yüzde 19’unda “bölüm veya doktor yok” denildiğini söyledi. 

Altuntaş’ın açıklamasına göre araştırma sırasında cevap alınamayan, yani telefonda “bilgi veremeyiz, randevu almanız lazım, doktorla konuşmanız lazım” gibi cevaplar veren yüzde 5’lik de bir kısım bulunuyor.  

Araştırmanın çarpıcı noktalarından biri 2016 ve 2020 ile yıllarının raporları karşılaştırıldığında ortaya çıkan sonuç. 

Buna göre “Sadece tıbbi zorunluluk varsa yapılıyor” diyenlerin oranı 2016’da yüzde 78 iken 2020’de yüzde 14 oldu. 
 

Dört yıl önce yüzde 12’lik paya sahip “İsteğe bağlı kürtaj yapmıyoruz” diyenlerin oranı 2020’de yüzde 54’e kadar çıktı. 

Hiçbir şart sunmadan isteğe bağlı kürtaj hizmeti verenler ise 2016’da da daha yüksekti (yüzde 8). 

Araştırma yapılan iki yılda da aynı yasa maddesinin yürürlükte olduğunu hatırlatan Deniz Altuntaş, “Yasada herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen araştırma sonuçlarında bu kadar ciddi bir artış ve azalış görüyoruz” dedi. 

Araştırma, 81 ili 12 bölge üzerinden inceliyor. Bunlar: İstanbul, Batı Marmara, Doğu Marmara, Ege, Batı Anadolu, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu. 

İstanbul bölgesi hariç diğer tüm bölgelerde doktor ve bölüm eksikliği olduğunu söyleyen Deniz Altuntaş, “Buna ek olarak 12 bölgenin beşinde de isteğe bağlı kürtaj hizmetine ulaşılamıyor” dedi. 
 

“İsteğe bağlı kürtaj yapılmıyor” diyen hastanelere en fazla sayıda sahip olan ilk üç bölgeyi şöyle sıralanıyor: Akdeniz bölgesi (25), İstanbul (24), Ege (23) ve Ankara ve güneyini kapsayan Batı Anadolu (20). 

Her bölgenin farklı dinamiklerinin farklı sonuçları ortaya koyduğunu söyleyen Deniz Altuntaş, isteğe bağlı kürtajı yapmayan kurumların neden en fazla Akdeniz bölgesinde olduğu ile ilgili soruya şu yanıtı verdi: 
 

Araştırmaya göre Batı Marmara’da iki, Batı Anadolu’da iki, Akdeniz’de bir, Batı Karadeniz’de bir, Kuzeydoğu Anadolu’da bir, Ortadoğu Anadolu’da iki, Güneydoğu Anadolu’da bir olmak üzere toplam 10 hastanede isteğe bağlı kürtaj hizmeti veriliyor.

Ege, Doğu Marmara, Orta Anadolu ve Doğu Karadeniz’de isteğe bağlı hizmet verilmezken, ayrıca merceğe alınan İstanbul’da ise isteğe bağlı hizmet veren hastane bulunmaması dikkat çekiyor.

Araştırmayı il bazında incelediğimizde 56 ilde isteğe bağlı kürtaj hizmetinin verilmediği görülüyor. Bunlar: 

Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Rize, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Trabzon, Uşak, Van, Yozgat ve Zonguldak. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2019’a ait doğum istatistiklerine göre toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il, 3,89 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,37 çocuk ile Şırnak, 3,16 çocuk ile Ağrı ve 3,15 çocuk ile Muş izledi.

Kadir Has Üniversitesi’nin bu dört il üzerindeki araştırmasına bakarsak;

Şanlıurfa’daki 18 kamu hastanesinin 12’si kadın-doğum bölümüne sahip. Nüfusu 2 milyonun üzerinde olan kentin 501 binini doğurganlık çağındaki kadınlar oluşturuyor. Araştırma sırasında 12 hastaneden beşine ulaşılamadı. Yalnızca biri “isteğe bağlı kürtaj hizmeti veriyoruz” derken, isteğe bağlı bu operasyonu gerçekleştirmeyenlerin sayısı beşti. Üç hastanede de “Sadece tıbbi zorunluluk varsa yapılıyor” yanıtını verdi. 
 

Sekiz hastanesinin altısında kadın-doğum bölümü olan Şırnak’ta ise beş hastaneye tüm çabalara rağmen ulaşılamadı. Ulaşılan bir hastane ise “ilgili bölüm/doktor yok” açıklamasını yaptı. 

Benzer tablo Ağrı için de geçerliydi. Nüfusunun dörtte birini doğurganlık çağındaki kadınların oluşturduğu Ağrı’daki beş hastaneden üçüne ulaşılamadı ikisinde de “ilgili bölüm/doktor yok” denildi. 

Toplam yedi hastanede sahip Muş’ta, dört kurumun kadın-doğum bölümü var. Bunlardan biri “isteğe bağlı yapılmıyor”, biri “tıbbi zorunlulukta yapılıyor”, biri ise “ilgili bölüm/doktor yok” dedi. İkisine ise ulaşılamadı. 

Ayrı bir bölge olarak incelenen İstanbul’da kadın-doğum bölümü olan hastane sayısı 44. 15,5 milyonluk nüfusun 4,3 milyonu doğurganlık çağındaki kadınlardan oluşuyor. İletişime geçilmeye çalışılan 44 hastaneden hiçbirinde isteğe bağlı kürtaj hizmeti yok. 24’ünde bu işlem, isteğe bağlı yapılmıyor, 12’sinde ise yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında yapılıyor.

 5,6 milyon insanın yaşadığı Ankara’da 1,5 milyon kadın doğurganlık çağında. Bu kadınlara hizmet verebilecek, ilgili sağlık departmanına sahip hastane sayısı 26. Bunların yarısı ise “isteğe bağlı kürtaj hizmeti vermiyoruz” diyor. İkisi, şart koşmadan kürtaj hizmeti veriyor ancak diğer iki hastanede isteğe bağlı kürtaj yalnızca evlilere yapılıyor. 

1 milyon 121 kadının doğurganlık çağında olduğu İzmir’de 23 hastanenin 13’üne ulaşılamadı. Ulaşılan hastanelerden isteğe bağlı kürtaj hizmeti veren yok. “İsteğe bağlı yapılmıyor” diyen hastane sayısı altı. 

“İsteğe bağlı kürtaj hizmeti veriyoruz ancak doktor görürse” yanıtını bir hastane verdi. “Sadece tıbbi zorunluluk varsa yapılıyor” yanıtını veren kurum sayısı da bir. 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap