Metin Lokumcu davası 9 yıl sonra açıldı | Avukat Eyüboğlu: Çok mücadele ettik, 7-8 kere savcı değişti

by Haber Fora

9 yıl önce Artvin’in Hopa ilçesinde Hopa halkıyla birlikte HES kuşatmasını protesto ederken, polislerin biber gazlı ‘müdahalesi’ sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu‘nun ölümüne ilişkin il ve ilçe emniyet müdürleri dahil olmak üzere 13 kişi hakkında dava açıldı. Avukat Meriç Eyüboğlu, davada gelinen noktayı ”7-8 kere savcı değişti. Çok büyük mücadele verdik sorumluları adalet önüne çıkarmak için. Yargılamanın sadece uygulayanların değil bu talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu ama her şeye rağmen davanın açılmış olması çok kıymetli” sözleriyle anlattı.

Hopa’da 2011’de dönemin başbakanı Erdoğan’ın mitingini protesto için alanda bulunanlara polis yoğun gaz ile müdahale etmiş, emekli öğretmen Metin Lokumcu hayatını kaybetmişti. 9 yıl süren hukuk mücadelesi sonunda il ve ilçe emniyet müdürleri dahil olmak üzere 13 kişi hakkında dava açıldı.

Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuk olan Avukat Meriç Eyüboğlu, Lokumcu’nun ölümüne ilişkin açılan davayı değerlendirdi. “7-8 kere savcı değişti. Çok büyük mücadele verdik sorumluları adalet önüne çıkarmak için” diyen Eyüboğlu, “Yargılamanın sadece uygulayanların değil bu talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu ama her şeye rağmen davanın açılmış olması çok kıymetli” ifadesini kullandı.

Eyüboğlu’nun sürece ilişkin açıklamalarından satır başları şöyle:

”13 kişi hakkında dava açılmış durumda. Dava açılanların arasında Artvin İl Emniyet Müdürü ve Hopa İlçe Emniyet Müdürü de var. Gerçekleşen cinayet sonrasında yaptığımız suç durusu ve şikayetlerde çok daha fazla kişi vardı. Sadece kimyasal gazı kullananlar değil ne yoğunlukta ne sıklıkta hangi aralıkta kullanılacağı talimatını verenlerinde sorumlu olması gerekir. Hopa’dan sonra Gezi’yi yaşadık hep beraber.

“Yargılamanın talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu”

“Dönemin Başbakanı ilçeye geliyor. O gün Hopa’da sendikalar ve siyasi partiler basın açıklaması yapıyorlar. Açıklanın sonrasında horon tepilirken polis müdahalesi başlıyor. Ertesi gün dönemin Hopa Kaymakamı gaz stoklarının bittiğini söyledi. 9 İlden ilçeye polis getirilmiş ama sadece 13 kişiye dava açıldı. Gaz tabancalarının kimlerin kullandığı bile tam tespit edilmeden dava açıldı. Erzincan Emniyet Müdürlüğü dışında diğer illerin tamamı resmi olarak savcılığa sundukları yazıda, o gün Hopa’da görevli polislerin yanlarında ne kadar gaz mühimmatının olduğuna ilişkin raporların arşivlerinde bulunmadığını dile getirdiler. 7-8 kere savcı değişti. Bu süreçte yargılamanın sadece uygulayanların değil bu talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu ve bu yönüyle eksik bir iddianame ile karşı karşı karşıyayız.”

“Metin hocanın ölümü tesadüf değil”

“Kimyasal gaz olduğu biliniyor, 2011’de bilinmiyordu ve şu an ölümcül olduğunu da biliyoruz o zaman bunu da bilmiyorduk. 2012 Yılında TTB bilimsel rapor oluşturdu. Ölüm ile kimyasal gazlar arasında illiyet bağı olduğuna ilişkin ayrıntılı bir bilimsel mütalaa verdi. Bu ilk kez oldu. Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu da bu rapor sonrasında biraz mahcup olsa da bunu onaylayan rapor oluşturdu. Metin hocanın ölmesinin bir tesadüf olmadığı ya da kendisinin kalp krizi sonrası ölmediği gazla ilgili olduğunu belirten raporlar vardı. 8 Yıl sonra ancak bir dava ile karşı karşıyayız. Her şeye rağmen davanın açılmış olması kıymetli. Kimyasal gazların kullanılmasını engelleyen ve kullanıldığı durumda da hukuka aykırı durumların yargı önüne çıkmasına vesile olan bir dava olsun diye ummak istiyorum.”

9 yıl önce Artvin’in Hopa ilçesinde Hopa halkıyla birlikte HES kuşatmasını protesto ederken, polislerin biber gazlı ‘müdahalesi’ sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu‘nun ölümüne ilişkin il ve ilçe emniyet müdürleri dahil olmak üzere 13 kişi hakkında dava açıldı. Avukat Meriç Eyüboğlu, davada gelinen noktayı ”7-8 kere savcı değişti. Çok büyük mücadele verdik sorumluları adalet önüne çıkarmak için. Yargılamanın sadece uygulayanların değil bu talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu ama her şeye rağmen davanın açılmış olması çok kıymetli” sözleriyle anlattı.

Hopa’da 2011’de dönemin başbakanı Erdoğan’ın mitingini protesto için alanda bulunanlara polis yoğun gaz ile müdahale etmiş, emekli öğretmen Metin Lokumcu hayatını kaybetmişti. 9 yıl süren hukuk mücadelesi sonunda il ve ilçe emniyet müdürleri dahil olmak üzere 13 kişi hakkında dava açıldı.

Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuk olan Avukat Meriç Eyüboğlu, Lokumcu’nun ölümüne ilişkin açılan davayı değerlendirdi. “7-8 kere savcı değişti. Çok büyük mücadele verdik sorumluları adalet önüne çıkarmak için” diyen Eyüboğlu, “Yargılamanın sadece uygulayanların değil bu talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu ama her şeye rağmen davanın açılmış olması çok kıymetli” ifadesini kullandı.

Eyüboğlu’nun sürece ilişkin açıklamalarından satır başları şöyle:

”13 kişi hakkında dava açılmış durumda. Dava açılanların arasında Artvin İl Emniyet Müdürü ve Hopa İlçe Emniyet Müdürü de var. Gerçekleşen cinayet sonrasında yaptığımız suç durusu ve şikayetlerde çok daha fazla kişi vardı. Sadece kimyasal gazı kullananlar değil ne yoğunlukta ne sıklıkta hangi aralıkta kullanılacağı talimatını verenlerinde sorumlu olması gerekir. Hopa’dan sonra Gezi’yi yaşadık hep beraber.

“Yargılamanın talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu”

“Dönemin Başbakanı ilçeye geliyor. O gün Hopa’da sendikalar ve siyasi partiler basın açıklaması yapıyorlar. Açıklanın sonrasında horon tepilirken polis müdahalesi başlıyor. Ertesi gün dönemin Hopa Kaymakamı gaz stoklarının bittiğini söyledi. 9 İlden ilçeye polis getirilmiş ama sadece 13 kişiye dava açıldı. Gaz tabancalarının kimlerin kullandığı bile tam tespit edilmeden dava açıldı. Erzincan Emniyet Müdürlüğü dışında diğer illerin tamamı resmi olarak savcılığa sundukları yazıda, o gün Hopa’da görevli polislerin yanlarında ne kadar gaz mühimmatının olduğuna ilişkin raporların arşivlerinde bulunmadığını dile getirdiler. 7-8 kere savcı değişti. Bu süreçte yargılamanın sadece uygulayanların değil bu talimatı verenleri de kapsaması gerekiyordu ve bu yönüyle eksik bir iddianame ile karşı karşı karşıyayız.”

“Metin hocanın ölümü tesadüf değil”

“Kimyasal gaz olduğu biliniyor, 2011’de bilinmiyordu ve şu an ölümcül olduğunu da biliyoruz o zaman bunu da bilmiyorduk. 2012 Yılında TTB bilimsel rapor oluşturdu. Ölüm ile kimyasal gazlar arasında illiyet bağı olduğuna ilişkin ayrıntılı bir bilimsel mütalaa verdi. Bu ilk kez oldu. Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu da bu rapor sonrasında biraz mahcup olsa da bunu onaylayan rapor oluşturdu. Metin hocanın ölmesinin bir tesadüf olmadığı ya da kendisinin kalp krizi sonrası ölmediği gazla ilgili olduğunu belirten raporlar vardı. 8 Yıl sonra ancak bir dava ile karşı karşıyayız. Her şeye rağmen davanın açılmış olması kıymetli. Kimyasal gazların kullanılmasını engelleyen ve kullanıldığı durumda da hukuka aykırı durumların yargı önüne çıkmasına vesile olan bir dava olsun diye ummak istiyorum.”

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap