Osman Kavala: Hukuk reformu konusunda iyimser olamıyorum

by Haber Fora

Reuters’ın sorularını yazılı olarak yanıtlayan Kavala, “Üç yılı aşkın bir süredir, gittikçe daha koyulaşan hukuksuzluklara maruz kalmış, bu sırada yürütülmekte olan başka siyasi davaları da gözlemiş birisi olarak siyaset-yargı ilişkilerinin geleceği konusunda çok iyimser olamıyorum” dedi.

Kavala sözlerini “Öncelikli olanın, siyasi gücü ellerinde tutanların hukuk normlarının evrensel nitelikte olduğunu, hukuk kurallarının uygulanmasında ayrımcılık yapılamayacağını kabul etmeleri olduğuna inanıyorum” diye sürdürdü.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçen hafta insan hakları üzerinde hukukun korumasının güçlenmesi ve yargı bağımsızlığı ile adil yargılanma hakkının güçlendirilmesine dayanan bir insan hakları eylem planı açıkladı.

Ancak Kavala Gezi Parkı protesto gösterileri hakkında tutuklu yargılanırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kavala’nın suç işlemiş olduğuna dair makul bir şüphenin bulunmadığını tespit ederek serbest bırakılması hükmünü vermiş, ancak Türkiye AİHM’nin bağlayıcı bu kararına uymamıştı.

AİHM ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin Kavala’nın başvurusunu değerlendirme süresinin “hızlılık” koşuluna uymadığını ve tutukluluğunun Kavala’yı ve diğer hak savunucularını susturmaya yönelik olduğunu belirtmişti.

“Siyasi muhalifleri tasfiye etmek için yargıya kilit bir görev verilmesi yeni bir durum”

Darbe girişiminden sonra ceza yargısının işleyişinin değiştiğini vurgulayan Kavala, “Kendimi bildim bileli Türkiye’de özgürlüklerin yargı yoluyla kısıtlandığına şahit oldum, bu durumu eleştirdim” dedi geçmişten bu yana yargıdaki değişimi şöyle açıkladı:

“Serbest bırakılırsam resmi söylem zarar görür”

Üst mahkeme olan istinaf mahkemesi, Ocak ayında Kavala’nın beraat ettiği Gezi davasının kararını bozdu. İstinaf mahkemesinin tavsiyesiyle Kavala’ya suç isnat edilen Gezi ve darbe girişimi davalarının birleştirildi.

Darbe girişimi davasında anayasal düzeni ortadan kaldırma, hükümeti ortadan kaldırma ve casuslukla suçlanan Kavala aleyhindeki iddiaların delile dayanmadığını ve dünya görüşüne zıt olduğunu daha önce ifade etmişti.

Aleyhine açılan iki davanın da Türkiye’ye ülke dışından komplo kurulduğu teorisi üzerine kurulduğunu belirten Kavala, serbest bırakılması halinde bu resmi söylemin zarar göreceğini ve söylemin devamı için suç algısının sürdürülmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Aleyhindeki iddiaların somut olguya dayanmadığını ve bu nedenle aksini ispat etmenin mümkün olmadığını belirten Kavala şöyle dedi:

“Ailem için de ciddi bir eziyet”

“Tutuklandıktan sonra bağımsız ve evrensel hukuk normlarına göre çalışan yargının demokrasiler için ne kadar hayati bir işlevi olduğunu daha iyi anladım” diyen Kavala sözlerini, “Maruz kaldığım yargısız infaz, yani ceza haline gelen uzun tutukluluk ailem için de ciddi bir eziyet” diye sürdürdü.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi protestolarından bahsederken eşi Ayşe Buğra’ya yönelik ithamları ile ilgili olarak ise Kavala, “Kullanılan üslup Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığına da zarar verici nitelikte. Ayşe’nin uzun yıllar boyunca emek vermiş olduğu, akademik kariyeri ile bütünleştirdiği Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili bir konuda benden etkilenerek tavır geliştireceğini düşünmek son derece sorunlu bir mantık yürütme” dedi. 

3 yılı aşkın süredir tutuklu

Hakkında henüz bir hüküm verilmemesine rağmen üç yıldan uzun süredir tutuklu yargılanan Osman Kavala, Türkiye’de gündeme alınan hukuk reformları ile ilgili siyaset-yargı ilişkileri açısından iyimser olamadığını ve en önemli noktanın hukuk kurallarının uygulanmasında ayrımcılık yapılmayacağının kabul edilmesi olduğunu söyledi.

İnsan hakları alanındaki faaliyetleri ile bilinen iş insanı Kavala, Kasım 2017’de Gezi Parkı protesto gösterilerini organize ettiği iddiasıyla gözaltına alındı ve tutuklu yargılandı. Bu davada beraat eden Kavala serbest bırakıldığı gün 2016 yılındaki darbe girişimi ile bağlantılı başka bir soruşturma kapsamında tekrar tutuklandı.

Reuters

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap