Pandemi güzellik sektörüne yaradı, çiftli estetik dönemi başladı

by Haber Fora

Kovid-19 salgınında pek çok sektör zarar açıklarken, estetik alanında bu durumun aksi bir tablo mevcut olabilir.

Uzmanlar, evde uzun süre vakit geçirilmesinin çiftlerin güzellik kaygılarını artırdığını ve bu nedenle hem estetik operasyonların hem de ameliyat gerektirmeyen güzellik uygulamalarının daha fazla tercih edilmeye başlandığını söylüyor.

Birlikte geçirilen sürenin artması, evli çiftler, sevgililer, arkadaşlar ya da aile bireyleri arasındaki tartışmaların büyümesine neden olabilirken; fiziksel kusurlar daha fazla göze çarpabiliyor.

Diğer taraftan bazı kişiler; tatil, dışarda yeme-içme, gezme gibi farklı harcamalara ayırdıkları bütçeleri, bu yıl estetik uygulamalara harcıyor.  

“Çiftli estetik dönemi başladı”

Este World Sağlık Grubu Başkanı Uzm. Dr. Servet Terziler, pandemi süreciyle birlikte özellikle yurtiçinde estetiğe ilginin yoğunlaştığını ifade etti.

Mutluluk hormonu salgılamanın birkaç yolu bulunduğuna değinen Servet Terziler, adeta bir tüketim toplumu haline gelindiğini ve para harcayarak mutlu olmaya çalışan kişi sayısının arttığını savundu. Terziler, salgın öncesinde akşamları kafeye, restorana, alışverişe, otele giden ya da seyahatler yapan, arabasını, eşyalarını değiştirerek hayattan keyif alan bu kesimin “mutluluğunun kıskaca alındığı” yorumunu yaptı.

Servet Terziler’e göre, bireyler kendilerine hapiste hissetti ve mutluluk oyuncaklarının ellerinden alındığını düşündü. Durum böyle olunca da bu kişiler, estetik motivasyonlarla kendilerini mutlu etme yolunu seçti.

Dr. Terziler, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

Son dönemde erkeklerin geçmişe nazaran estetik müdahalelere daha sıcak bakıp bakmadığını da sorduğumuz Servet Terziler, şu cevabı verdi:

“Eskiden estetik operasyonlar ağırlıklı olarak kadınlar tarafından tercih edilirdi. Şimdi hala böyle ama erkekler de istemeye başladı. Geçmişte genellikle erkekler işinde, kadınlar da işte ya da evdeydi. Günlük birbirini görme süreleri kısıtlıydı, kavga edebilecek zaman daha azdı. Aynı ortamda bulunma artınca, birbirlerinin kusurlarını daha fazla görür oldular. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kusurlar daha kolay fark edilir oldu. Artık pek çok çift, birbiriyle rahatça ‘Dolgu mu yaptırsan, botoks mu gerekiyor’ şeklinde rahatça konuşabiliyor, hatta birbirini eleştiriyor. Yanlış ama kimi zaman kırıcı da olunabiliyor.”

Çiftlerin en çok hangi uygulamaları tercih ettiğine ilişkin ise Terziler, “Akılcı, krizi lehine çevirebilen bireyler var. Bu çiftler en çok glutatyon, ozon, botoks, dolgu gibi uygulamaları tercih ediyor. Pek çok işlem yaptığımız çift var. Çiftli estetik dönemi başladı” yorumunu yaptı.

Gelecekte estetiğe ilginin sürüp sürmeyeceğine ilişkin ise Servet Terziler, bu dönüşüm bundan sonra da benzer şekilde devam edeceği iddiasında bulundu ve “Kadın, erkek estetiğe ilgi sürer…” dedi.

 

“Ameliyatsız şekilde 5-10 yaş gençleşmek çiftlere moral veriyor”

Nişantaşı’nda hizmet veren Dr. Nuri Ceyhan Klinik’te görev yapan koordinatör Naz Şimşek de Dr. Servet Terziler ile benzer görüşleri paylaştı.

Koronavirüs sürecinde evde geçirilen sürenin artmasıyla çiftlerin birbirinin kusurlarını daha fazla görür olduğunu savunan Şimşek, gerek estetik operasyonlara gerek ise ameliyatsız uygulamalara talebin süreceğini savundu.

Erkek danışanlarının da işlem yaptırdığını ve hatta pek çok çiftin işlem yaptırmaya birlikte geldiğini ifade eden Naz Şimşek, kimi zaman eşlerin birbirine çeşitli uygulamalar hediye ettiğini de vurguladı.

Kısa süreli uygulamalar yoluyla, ameliyatsız şekilde 5-10 yaş gençleşmenin çiftlere moral de verdiğini savunan Şimşek, en fazla rağbet gören uygulamalara ilişkin ise şöyle konuştu:

“Kişi kendisini ve karşısındakini beğenmemeye başlıyor”

Uzm. Klinik Psikolog Burcu Yarapsanlı Zayim de salgın döneminde estetik uygulamalara talebin artmasının nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

İnsanların bastırılmış kaygılarının bulunduğuna dikkati çeken Zayim, kalabalık bir ortam içerisindeyken, koşuşturma halindeyken kusurların ön plana çıkmadığını; sosyal ortamlar, başarılar ve kıyafetler yoluyla bastırıldığını dile getirdi.

“Kişi evde kendi kendine kaldığında kadın ve erkek öz rollerine döner” yorumunu yapan Burcu Yarapsanlı Zayim, bu durumda bireylerin kendilerini ve karşısındakileri beğenmemeye başladığını ifade etti.

Kimi zaman kadınların “Göğüslerin çok küçük, bacakların kalınlaştı, kilo aldın” gibi sözlerle aşağılandığını ya da erkeklere çeşitli eleştirilerin yapıldığını belirten Zayim, “Bu durum özbenlik algısını düşürdüğünden, kişi kendi duygularını, özgüvenini iyileştirmek için estetik müdahalelere başvurur” şeklinde konuştu.

 

“Aslında kadın ve erkek, kusurlarını eşit düzeyde hisseder”

Burcu Yarapsanlı Zayim, toplumun, erkeğin kusurlarını daha normal karşılarken, kadınlara karşı daha acımasız olabildiğini belirtse de aslında kadın ve erkeğin iç dünyasında “yeteri kadar güzel/yakışıklı olmama” durumundan eşit olarak etkilendiğini dile getirdi:

“Erkek kendi kendine kaldığında iç huzursuzluğuyla yüzleşir”

Pandemi sürecinde çiftlerin estetik yaptırmaya beraber gitmeleri konusuna da değinen Zayim, “Erkeği destekleyen toplum yok, erkek kendi kendine kaldığında iç huzursuzluğuyla yüzleşir, eşiyle birlikte ya da partneriyle estetik müdahalelere yönelmiş olur” ifadelerini kullandı. 

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap