Pandeminin ortasında büyük ölçekli bir ışık gösterisi planlanlayabilmek küçük bir mucizedir

by Haber Fora

Işık sanatının erken dönem öncülerinden Dan Flavin ve James Turrell’in en önemli eserlerini de barındıran yeni “Işık Üzerine Işık: 1960’lardan bu yana Işık Sanatı” (Light Upon Light: Light Art since the 1960s) gösterisi hem Suudi Arabistan’da kültür açısından çığır açan bir etkinlik hem de ülkenin tarihindeki ilk ışık sanatı sergisi. Pandeminin ortasında böylesine büyük ölçekli bir projeyi planlamak ve yürütmek başlı başına küçük bir mucize teşkil etse de bu sergiyle Suudi Arabistan’da başka tarihi sergilerin de öne çıkması için zemin hazırladığımıza inanıyorum.

New York’taki Guggenheim Müzesi’nin eski Kıdemli Küratörü olarak birçok zorlukla karşılaştım; fakat bu, Kovid salgını sırasında büyük bir serginin küratörlüğünü yapma konusundaki ilk tecrübemdi. Gösteri, 1960’lardan günümüze dek yapılmış 30 sanat eseriyle sanatta başlıca estetik ilke olarak aydınlatma temasını inceliyor. Öne çıkan eserler arasında Flanvin’in bir araya gelerek bir kare oluşturan 4 kırmızı armatürden oluşan 1966-71 tarihli “Untitled (to Sabine and Holger)” ve Turrell’in karanlık bir odaya pembe tonlu ana geometrik formlardan birini yansıttığı 1967 tarihli projeksiyon parçası “Afrum (Pale Pink)” var. 
 

Japon görsel sanatçı Yoyoi Kusama’nın 2014 tarihli, eğlenceli “Infinity Mirror Room – Brilliance of Souls”  adlı eseri 4 ayna ve aydınlatılmış toplardan oluşan bir oda; Japon sanat kolektifi teamLab’in 2020 tarihli “Flowers and People – A Whole Year per Hour” eseri odayı çiçek şekilleri ve desenleriyle aydınlatan interaktif bir dijital çalışma. Minimal üç boyutlu sanatın İtalyan öncüsü Lucio Fontana’nın 1967 tarihli “Ambiente Spaziale a Luce Rosso” adlı eseri kırmızı ışıkla aydınlatılan birden fazla duvardan meydana gelen ve içinden yürünebilen (walk-in) bir enstalasyonken Keith Sonnier’in 1970 tarihli büyük duvar heykeli “Neon Wrapping Incandescent V” neon ışıkların etrafına sarılı cam ve plastiklerden oluşuyor. 

Riyad şehri genelinde Suudi ve uluslararası sanatçılar tarafından yapılmış 30’dan fazla halka açık sanat enstelasyonunun yer aldığı gösteri, her yıl şehir genelinde yapılacak yeni bir ışık festivali olan Riyad Nur Festivali’nin ilk bölümü kapsamında gerçekleşiyor. Riyad Nur Festivali, şehri duvarsız bir sanat galerisine dönüştürmeyi amaçlayan  daha geniş kapsamlı Riyad Sanat programının ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. 
 

Gerçekte ışık görmek için elzemdir; kavramsal olarak ışık gelip geçici veya görünmezdir; bilimsel olaraksa ışık hem parçacık hem de dalga halinde bulunur. Kişi ışığı görebilirse de ona dokunamaz. Işığın görünür ama elle tutulamaz olması kısmen onun büyüsünü de açıklar. Ve elbette ki ışık sağlığımız için de elzemdir. Serginin temel önermesi ışığın kendisinin temsili değil, daha ziyade ışığın bir medyum olarak artikülasyonudur. Bir başka deyişle ışık, sergide yer alan sanatçıların sergilenen eserlerini oluştururken kullandıkları palet olarak karşımıza çıkar. 
 

Gösteri, ışığı sanatsal bir medyum olarak ele alan 4 bölüm etrafında tasarlandı: “Işığı Algılamak”, “Işığı Yaşamak”, “Işığı Yansıtmak” ve “Çevresel Işık”. Bu başlıklar her bölümün sergilediği aydınlatma türü için bir referans noktası işlevi görüyor. Sergi bütün olarak ele alındığında izleyiciye çağdaş ışık sanatını anlamada çeşitli estetik deneyimler sunuyor.

Gösteri dünyanın her yerinden hem tanınmış hem de kariyerlerinin ortasındaki sanatçıları bir araya getiriyor ve farklı mecralara yol gösteriyor. Sergi ışık sanatının belirleyici anlarından 1960’ların en önemli icracılarından örneklerle başlıyor. Işık sanatı Amerika Birleşik Devletleri’nin iki kıyısında, New York ve Kaliforniya’da başladı; ama Fransa ve İtalya’da da bu medyumda çalışan erken icracılar vardı. Daha birçoklarının yanı sıra Fontana, Turrell ve Flavin’in önemli eserleri de sergide yer alıyor. Bu sergide Nancy Holt, Mary Corse ve Kusama gibi ışık sanatının kadın öncülerinin eserlerinin de yer almasından gurur duyuyoruz.
 

Çalışmaları daha çok çevre veya arazi sanatına dayandığı için Holt benim özellikle ilgimi çeken bir isim. Nefes kesici eseri “Hole of Light” (1973), ışık ve gölge oyunuyla Ay’a benzer 8 tane daire oluşturan bir duvar tarafından ayrılmış bir odadan meydana geliyor. 

Daha çağdaş kadın sanatçı Anila Quayyum Agha’nın “Hidden Diamond-Saffron” (2019) adlı eseri de epey dikkat çekici. Eserin sarı tonu burada, Suudi Arabistan’ın çöl manzarasının rengine atıfta bulunuyor. 

Bu sergide Suudi küratör Raneem Farsi’yle çalışmak, Manal Al Dowayan ve Rashed Al Shashai gibi bugün Suudi Arabistan’da çalışan en heyecan verici sanatçıların eserlerini sergilememize olanak tanıdı. Gösterinin öne çıkan eserlerinden biri Ahmed Mater’in anten şekline sokulmuş neon bir borudan oluşan “Antenna (Green)” adlı eseri. Eser havada süzülüyor gibi görünüyor ve Mater’in iletişim kurma arzusundan ve bilgi arayışından bahsediyor. 

Gösterinin gerçekleştiği Kral Abdullah Finans Bölgesi Konferans Merkezi, dikkatle seçilmiş eserlerden oluşan ışık sanatı koleksiyonumuzu sergilemek için bize boş bir tuval sağladı. İnsanın içinde hareket edebileceği ve hatta içinden geçebileceği, etrafını saran ortamlardan video ve heykele, ziyaretçiler zengince aydınlatılmış sergiyi bütün uzamsal, duyusal ve algısal fenomenleriyle deneyimleyecek ve tadını çıkaracak. 

Riyad’daki Kral Abdullah Finans Bölgesi Konferans Merkezi’nde (KAFD) “Işık Üzerine Işık: 1960’lardan beri Işık Sanatı” sergisi 12 Haziran’a kadar Riyad Sanat tarafından ağırlanacak (noorriyadh.sa). 

* İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

www.independent.co.uk/arts-entertainment

Haber Fora için çeviren: İrem Oral

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap