Parlak renkleriyle göz kamaştıran zehirli kelebeklerin sırrı çözüldü

by Haber Fora

Altı türden oluşan Eumaeus cinsi zehirli kelebeklerin bu özelliğinin nereden geldiğini merak eden bilim insanları bir araştırma yaptı. Parlak renkleriyle gözleri kamaştıran kelebeklerin “yaşayan fosil” diye bilinen sikad (cycad) bitkisini tüketmesi sonucunda zehir özelliğini kazandığı ortaya çıktı. Bulgular, Eumaeus kelebeklerinin dinozorlardan bile önce yeryüzünde bulunan sikad bitkisi yüzünden uçuş şeklinin de değiştiğini gösterdi.

Forbes’un haberine göre, parlak renklere sahip canlıların zehirli olması doğada epey yaygın. Bununla birlikte pek çok kelebek zehirli değil. ABD’nin başkenti Washington DC’deki Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’ndeki bilim insanları da bu yüzden parlak renkleriyle dikkat çeken bu zehirli kelebekleri incelemek istedi.

Müzenin kelebek küratörü Bob Robbins, “Kelebeklerin kendilerini savunmak için kullanacağı dişleri veya pençeleri yok. Fakat kanat renglerini ve uçuş şekillerini, yırtıcılara karşı nahoş özelliklerinin bir işareti olarak kullanıyorlar” dedi.

 

Eumaeus’lar tırtılken, gruplar halinde sikasin (cycasin) adlı zehirle dolu sikad bitkilerini halinde yiyor. Böylece parlak kırmızı ve altın sarısı renklerine kavuşan tırtıllar, zehirleri sayesinde yırtıcılardan saklanmaya gerek duymuyor.

Eumaeus’lar kozalarından çıktığında, sikasinle dolu birer kelebek oluyor. Acelesi yokmuş gibi gözüken tembel uçuşlarıyla ünlü bu kelebeklerin görünüşü ve davranışı, Theclinae altfamilyasındaki akrabalarından çok farklı. Zira Theclinae’deki diğer kelebekler genellikle hem tırtılken hem de kelebekken çok iyi kamufle olup yırtıcılardan korunuyor. Gruplar halinde de hareket etmiyor.

Bu yüzden bazı bilim insanları yıllarca Eumaeus’un, Theclinae üyesi olmayabileceğini öne sürmüştü. Ayrıca, sikad bitkisinin tarihini göz önüne alan bilim insanları, Eumaeus’ların çok uzun zaman önce sikasine toleranslı hale geldiğini düşünüyordu.

Hakemli bilim dergisi PNAS’te yayımlanan araştırmada, Eumaeus kelebekleri ve Theclinae’nin diğer üyeleri arasındaki ilişkiyi ve zehri tolere etme kabiliyeti hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için 46 kelebeğin genom dizilimini yeni bir teknikle inceledi.

 

Bulguları, Eumaeus’ların evrimleşmesinin, diğer Theclina kelebeklerinden çok da eski olmadığını gösterdi. Hatta söz konusu kelebeklerin, Theorema ve Mithras adlı iki cinsle yakından akraba olduğu ortaya çıktı. Fakat Eumaeus’un genomları, bazı proteinleri yaratan genlerde şaşırtıcı sayıda farklılığa sahipti.

Robbins şöyle konuştu:

Bilim insanları, bunun Eumaeus tırtıllarının yediği zehirli sikasine karşı bağışıklığı olmadığını ancak hasarlı hücreleri atma ve yenilerini yaratmada evrimleştiğini gösterdiğini söyledi. Eumaeus’ların sikadı besin kaynağı olarak tüketmeye başlamasıyla evrimleşme sürecinin hızlandığını ve diğer Theclinae’lerden farklı özellikler kazandığı tespit edildi. 

Haber Fora, Forbes, Phys.org

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap