Prof. Ali Yaycıoğlu: Batılılaşma Türkiye’ye dışarıdan empoze edilmedi; yerel ve milli kökleri var

by Haber Fora

Osmanlı’dan Türkiye’ye Batılılaşma deneyimini anlatan Stanford Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Ali Yaycıoğlu ”Batılılaşma Türkiye’ye dışarıdan empoze edilmedi, bu 200-250 yıllık toplumsal bir hareket” dedi.

Osmanlı’nın dağlık bölgelerini incelediği çalışmasıyla gündem olan Stanford Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Ali Yaycıoğlu, RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuk oldu.
Prof. Yaycıoğlu Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne batılılaşma deneyimini anlatırken, “Türkiye’nin 200-250 yıllık deneyimi var. Dönüşüm, reform, batılılaşma diyebiliriz buna. Bu aynı zamanda Türkiye’nin gerçek tarihidir. Dışarıdan gelmiş Türkiye’ye dışarıdan empoze edilmiş bir şey değildir. Türkiye’de yıllardır yanlış anlaşılır” ifadesini kullandı.
“Batılılaşmanın yerel ve milli kökleri var”
Batılılaşmanın ‘doğal bir şey, toplumsal bir hareket’ olduğunu belirten Yaycıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Batı-Türkiye ikililiği içinde anlaşılır. Halbuki öyle değildir. Doğal bir şeydi, toplumsal bir hareketti batılılaşma, ıslahat. Toplumsal olduğu için çok derin kökleri vardır. Sanki 200 yıllık deneyim Türkiye’nin deneyimi değilmiş gibi bir varsayım var. Bu çok yanıltıcı, tarihsel olarak da çok yanlış. Dünya 200-250 yıldır radikal bir dönüşüme girdi ve bu dönüşüm içinde batılılaşma denilen olgu dünyanın farklı yerlerinde farklı şekillerde yaşandı. Türkiye de, Rusya da, Japonya da bunun içindedir. Bu ülkeler kendi dönüşüm modernleşme hikayelerini ortaya çıkardılar. Türkiye’de demokrasi, laiklik, cumhuriyet… Bütün bunların çok yerel ve milli kökleri vardır.”
Osmanlı’nın yüzde 74’ü dağlıkmış
Prof. Yaycıoğlu, Selma Köroğlu ile yaptığı son araştırması konusunda da canlı yayında bilgiler paylaştı. 18. yüzyıldaki Osmanlı topraklarının yüzde 74’ünün dağlık olduğunu tespit eden Yaycıoğlu, “Osmanlı’yı o dönemde Çin ve İran’dan sonra üçüncü en dağlık ülke yapıyor. Bu da aynı zamanda birçok diğer disiplinde de yeni sorular sorulmasını sağlayacak. Yaptığımız çalışma sadece dışarıdan topoğrafyayı anlamak değil, o zihin dünyasıyla birlikte anlamak” dedi. 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap