Şam’ın verdiği sürenin sona ermesinin ardından Dera’da endişe hakim

by Haber Fora

Suriye rejim lideri Beşşar Esed’in kardeşi Mahir Esed’in komutasındaki 4. Tümen, geçtiğimiz günlerde Dera kentindeki 6 eski muhalif komutanın kentten çıkarılması, bölgedeki orta ve ağır silahların teslim edilmesi ve bölgeye yeni kontrol noktaları kurma taleplerini dile getirmiş ve bu taleplerin yerine getirilmemesi halinde Dera’nın batısına askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulunmuştu. Tehditler nedeniyle Dera’nın batısında halen gerginlik hakim. Dera’nın komşusu Suveyda kentinde ise bekleyiş hakim.  Suveyda’da ikamet eden Dürzilerin ruhani lideri Hikmet el-Hicri, Şam hükümetinden bir yerel güvenlik yetkilisini görevden almasını talep ederken, Suveyda sakinlerine de ‘sağduyu’ çağrısı yaptı.

Bölgedeki muhalif aktivistler, merkezi komitelerin bölgedeki gerginliğe son vermek ve muhtemel bir askeri operasyonu önlemek amacıyla Dera’da art arda iki gün müzakereler yürüttüğünü ve ayrıca Rusya destekli 5. Kolordu’nun temsilcileri ile Dera’daki aşiret şeyhlerinin rejime bağlı Güvenlik Komitesi ile 4. Tümen komutanlarına müzakere turları gerçekleştirdiği ve görüşmelere bir Rus generalin de katıldığını aktardı. Bölgedeki merkezi komiteler ve bazı aşiretler, rejimin 6 eski muhalif komutanın kentten çıkarılması teklifini reddederek, nerede olduğunu bilmedikleri Muhammed es-Sabihi dışındaki diğer 5 eski muhalif komutanın devlet karşıtı eylemlere girişmeyeceği güvencesi verdiler.

4. Tümen’in, Dera’nın batısındaki Tafas ilçesi ile batı kırsalındaki bazı bölgelere yönelik askeri operasyon başlatmak için müzakere ve merkezi komitelerine verdiği ateşkes süresinin dün son ermesine rağmen müzakerelerin nasıl sonuçlandığı henüz bilinmiyor. Dera’nın batı bölgesinde gerginliğin üst seviyeye çıktığı, Tafas’ta bazı sakinlerin askeri operasyon endişesiyle göç ettiği ve özellikle Rus generalin müzakerelerin başarısız olması halinde Dera’nın batısına düzenlenecek askeri operasyonda savaş uçaklarını kullanmakla tehdit etmesinin ardından son iki gündür Dera’nın batı semalarında savaş uçaklarının görüldüğü bir ortamda dün akşama kadar Dera’nın batısında herhangi bir askeri gerginlik kaydedilmedi.

Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu Suveyda kentindeki yerel kaynaklar, Suriye rejimine bağlı güvenlik birimlerinin, durumu sakinleştirmek adına, Dürzilerin ruhani lideri Hikmet el-Hicri’nin akıbeti hakkında bilgi talep ettiği Serrac Racih es-Sahnavi’yi serbest bıraktığını bildirdi. Rejim güçlerinin daha önce Sahnavi’yi tutukladıklarını reddetmesi halkın tepkisine neden olmuştu. Hicri, rejimin bölgedeki Askeri İstihbarat Şube Başkanı Luay el-Ali’den Sahnavi’nin tutuklanmasıyla ilgili yasalar çerçevesinde hareket etmesi talebinde bulundu. Zira yasalar çerçevesinde hareket etmek, yetkili makamların tutukladıkları kişilerin akıbeti hakkında bilgi vermesi ve onları yargıya sevk etmesini gerektiriyor. Ancak Ali’nin, Hicri’nin talebine ‘uygunsuz bir yolla’ verdiği yanıttan son derece rahatsız olan bölge halkı, Ali’nin görevden alınmasını talep etti.

Suveyda kentindeki yetkililerin yer aldığı resmi bir heyet, durumu sakinleştirmek amacıyla Çarşamba günü Hicri’nin evini ziyaret etti. Heyetin içerisinde Suveyda Valisi, Baas Partisi İl Başkanı, İl Emniyet Müdürü ve başka isimler yer aldı. Hicri’nin evinde gerçekleşen görüşmeye ayrıca yerel grupların ve tanınmış ailelerin temsilcileri katıldı. Bu temsilciler, heyetteki yetkililere, yönetimin kentteki gergin durumun sakinleştirmek için acil çözüm bulamaması ve uygun önlemler almaması durumunda gerginliğin tırmanmasına karşı uyardı. Hicri’nin Suriye’deki Dürzi cemaatin lideri olduğuna dikkat çeken temsilciler, Hicri’den özür dilemenin en üst makamlarca yapılması gerektiğini vurguladı.

Kaynaklar, Ali’nin yaptığı hakaretin ardından Hicri’ye dayanışmanın bir göstergesi olarak Kanavat beldesindeki evine genç ve yaşlı yüzlerce kişinin akın ettiğini, Kuneytra’dan, Cebel eş-Şeyh’teki bölgelerden, Şam Kırsalının Sahnaya ve Caramana kentlerinden heyetlerin geldiğini aktardı.

Suveyda’daki Dürzi Dini Liderliği, Hicri adına yayınladığı açıklamada, “Makamı her ne olursa olsun herhangi bir yetkilinin, ülkeye ve vatandaşa hizmet yolunda çalışması, halkın efendisi değil hizmetkarı olduğunu idrak etmesi, çirkefliğini ve zorbalığını dayatmaması ve kendi elleriyle kendisine ve temsil ettiği hükümet makamlarına karanlık bir gelecek hazırladığı günahıyla övünmemesi gerektiğini vurguluyoruz. Yapan yaptığıyla kaldı. Zalimce, yanlış ve sorumsuzca davranışları sebebiyle devlete ve kanuna karşı nefret ve kin yayan bu örneklerin yetkililer arasında olmasını kabul etmeyeceğiz” ifade edildi.

Hicri, Suriye rejiminden birçok yetkilinin durumu açıklamak, kendisinden özür dilemek ve akıbetini öğrenmek istediği kişinin serbest bırakıldığını haber vermek için yaptığı telefon görüşmelerinden sonra cemaat üyelerine “sükunet ve sağduyu” çağrısında bulundu.

İki taraf arasında gerçekleşen tüm bu olaylar, Serrac es-Sahnavi isimli gencin Suriye rejimine ait kontrol noktaların birinde tutuklanmasıyla başladı. Sahnavi’nin yakınları, evlatlarını serbest bırakması konusunda rejime baskı uygulamak için Şam-Suveyda yolunda kontrol noktası kurarak rejime bağlı bir komutan ve birkaç askeri tutukladı. Bu noktada Hicri meseleye müdahil oldu. Hicri ve rejim tarafının vardığı anlaşma doğrultusunda, Taybe köyünün sakinleri tarafından tutulan rejim komutanı ve askerlerin serbest kalması karşılığında rejim de Sahnavi’yi serbest bırakacaktı. Hicri, anlaşmaya uyarak komutanı ve askerleri salıverdi. Ancak Suveyda’daki Askeri Güvenlik Şubesi tarafından tutuklanan Sahnavi anlaşmada kararlaştırılan gün serbest bırakılmadı. Bunun üzerine Hicri, yetkili komutanı telefonla aradı. Komutan’ın, cemaat açısından merkezi bir rolü bulunan Hicri’ye verdiği yanıtta hakaretlerde bulunması Suveyda sakinlerinin tepkisine neden oldu.

Suveyda’daki yerel gruplar son birkaç yıldan bu yana, rejime bağlı güvenlik birimlerinin tutukladığı kentin evlatlarının serbest bırakılması hususunda baskı uygulamak için rejimin komutanlarını ve askerlerini alıkoyma yöntemine sık sık başvuruyor

Suveyda’daki yerel gruplar, kent nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Dürzi halktan oluşuyor ve kentin çeşitli bölgelerinde konuşlanıyor. Bu grupların kuruluş tarihleri, Suriye’de savaşın patlak verdiği 2011’e kadar uzanıyor. Bu gruplar Suriye krizinde tarafsız kalarak, herhangi bir tarafa geçmeyi reddetti. Aynı şekilde bu gruplar krizin başlangıcından bu yana kentteki gençlerin zorunlu askerlik hizmeti altında Suriye rejim ordusu saflarına alınmak istenmesine, gençlerin rejim kurumları tarafından tutuklanmasına karşı çıkarken, rejim güçleri ve ordusunun saflarına gönüllü katılan kişilere de karşı durmuyor. Bu gruplar, Suriye rejim güçleri tarafından kabul görmüyor ve rejimin tüm Suriye topraklarında savaşması için oluşturduğu Halk Komiteleri, Ulusal Savunma Komiteleri ve diğer oluşumlara katılmıyorlar. Söz konusu grupların Suveyda’daki faaliyetleri sadece kente ve kent sakinlerine yönelik her türlü tehditleri bertaraf etmekle sınırlı ve daha önce kent dışında herhangi bir askeri eylemde bulunmadılar. Bu gruplar sadece “toprağın ve namusun korunması” sloganı ve “kentin gençlerini askeri ve güvenlik kovuşturmalarına karşı koruma” idealiyle hareket ediyorlar.

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Haber Fora’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Şarku’l Avsat

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap