Samsunspor, kırmızı-beyaz renklerine siyahı ekleyeli 32 yıl oldu, kazanın şahitleri o anları anlattı: Karşıdan gelen bir kamyonun sollamasıyla olanlar oldu

by Haber Fora

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Lig ekiplerinden Samsunspor kafilesinin 20 Ocak 1989’da geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirenler anılıyor.

Samsunspor Kulübü, Twitter hesabından “Bir yanımız siyahtır bizim” başlığıyla bir video yayınladı.

Videoda, kazada yaşamını yitirenlerin fotoğrafları tribüne yerleştirilirken, 32 yıl önce radyodan yapılan kaza ile ilgili anons yer aldı. 

Videonun devamında ise “Hasretinle yandı gönlüm” şarkısının melodisine yer verildi.

 

Türk futbol tarihinin en acı günlerinden biri olarak kabul edilen kaza, 20 Ocak 1989’da Malatyaspor ile oynanacak maç önce şehre hareket edilmesinden kısa bir süre sonra yaşandı.

20 Ocak sabahı yola çıkan Samsunspor kafilesini taşıyan otobüs, saat 9.30 civarında Samsun’un Havza ilçesinde bir kamyonla çarpıştı. 

Kaza sonrası kafileyi taşıyan otobüs uçuruma yuvarlanmış ve Karadeniz temsilcisinin futbolcuları Muzaffer Badalıoğlu ve Mete Adanır, teknik direktör Nuri Asan ve otobüs şoförü Asım Özkan, olay yerinde yaşamını yitirmişti.

Futbolculardan Zoran Tomic ise ülkesi Yugoslavya’da altı ay komada kalmış ve hayat mücadelesine yenik düşmüştü. 

Futbolculardan Emin Kar, Erol Dinler, Şanver Göymen, Orhan Kılınç, Kasım Çıkla, Fatih Uraz, Burhanettin Beadini, Yüksel Öğüten, Uğur Terzi ve kulüp menajeri Yüksel Özan kazadan yaralı olarak kurtulmuştu.

 

“Onur Şampiyonu” ilan edildi

Yaşanan trajik olayın ardından 1988-89 sezonuna devam edemeyen Samsunpsor, kalan maçların tamamında hükmen yenik sayılmıştı. Söz konusu süreçte özel bir imkan sağlanan Samsunspor, küme düşürülmemiş ve ayrıca “Onur Şampiyonu” ilan edilmişti.

Kuruluşundan itibaren renkleri kırmızı ve beyaz olan Samsunspor, bir süre sonra kaybettiği isimlerin anısına siyah rengi de kırmızı ile beyazın yanına ekledi.

Samsunspor kafilesinin 20 Ocak 1989’da geçirdiği trafik kazasından yaralı olarak kurtulan ancak sonrasında felç kalan ve o günden sonra hayatını tekerlekli sandalyede sürdüren kırmızı-beyazlıların eski futbolcusu ve başkanı Emin Kar ile Şanver Göymen yaşananları ‘ye anlattı.

Emin Kar: Rahmetli Muzaffer o gün deplasmana çok gelmek istemiyordu

Kazanın olduğu gün gitmeyi planladıkları Malatyaspor maçının da her zamanki gibi normal bir deplasman gibi gördüklerini söyleyen Kar, şöyle konuştu:

 

Kazadan önce şoförün arabaya zincir taktığını ancak yolun müsait olduğunu görünce bir yerde durarak zinciri çıkarttıklarını kaydeden Kar, bekleme sürecinde arkadaşlarıyla kar topu oynadıklarını ifade etti:

“Çok zorlu bir süreçti, bütün takımı kaybettik”

Kazada sadece futbolcu arkadaşlarını ve teknik direktör Nuri Asan’ı kaybetmediklerini, kendisiyle birlikte diğer arkadaşlarından da futbola dönemeyenler olduğunu aktaran Kar, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) aldığı kararla o sene tüm maçları hükmen 3-0 mağlup sayıldıklarını hatırlattı:

Kazanın ardından 17 gün Samsun’da kaldığını ve yaklaşık bir yıl sonra şehre dönebildiğini söyleyen Kar, tedavi süreci ve Turgut Özal’ın o dönemki yardımlarını şu sözlerle dile getirdi:

Çok zor zamanlar yaşadıklarını söyleyen Kar, herkesin 20 Ocak’ta kazayı hatırladığını belirterek, sözlerini şöyle noktaladı:

 

Şanver Göymen: Çarşambaspor otobüsü arkamızda olmasa kayıp daha fazla olurdu

32 yıl önce meydana gelen kazanın şahitlerin biri de dönemin Samsunspor kalecisi Şanver Göymen.

Göymen, her zamanki gibi normal bir deplasman maçına gidermiş gibi hazırlandıklarını ve otobüse bindiklerini dile getirerek, yaşadıklarını şöyle aktardı:

Kazadan sonra 15 güne yakın hastanede kaldığını ve 1 ay kadar da korseyle dolaşmak zorunda kaldığını dile getiren Göymen, “O süreçte kulüp kapalıydı. Futbolcular da yoktu. Maddi anlamda iyi değildi zaten. Gelen yardımlarla bizim maaşlarımızı ödemişlerdi. Sonraki sezonun kampına ben de katılmıştım. O zamanlar bizim masör Mahmut Çalış ile Samsun Devlet Hastanesi’nde kalıyordum. Binlerce insan geldi ziyarete. Yine Tomic de bir süre yoğun bakımda kaldı. Sonrasında eşi memleketine götürdü. Ölen öldüğüyle kaldı” değerlendirmesinde bulundu. 

“Öyle bir şey ki sanki her gün rüyanda yeniden kaza yapıyorsun”

Kazada sadece vefat edenlerin olmadığını sakatlananlar ve felç geçirenlerin de bulunduğunu vurgulayan Göymen, şunları kaydetti:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap