Serdaroğlu: Bakanlığı tarikatlar yüzünden bıraktım

by Haber Fora

Çoban Ateşi Hareketi adlı bir demokrasi platformu oluşturup Anadolu’yu dolaştıktan sonra hareketi partiye dönüştürerek Doğru Parti’yi kuran eski Sağlık Bakanı Rifat Serdaroğlu, 1993 yılında 5,5 ay süren Sağlık Bakanlığı görevinden neden istifa ettiğini Cumhuriyet muhabiri İpek Özbey’le yaptığı röportajda anlattı.

“Tarikatlar kapıyı her zaman zorladı, bu yüzden bakanlığı bıraktım”

Rifat Serdaroğlu, kendisinin Sağlık Bakanlığı yaptığı dönemde bakanlıklara bir sızma olup olmadığı sorusuna,  “Ben 5.5 ay Sağlık Bakanlığı yaptım. Sağlık kökenli biri de değilim. Maliye kökenliyim. 1993 senesinde Tansu Çiller hükümetinde bize Sağlık Bakanlığı’nı uygun gördüler. Tabii benim en büyük şansım Yıldırım Aktuna’dan sonra bakan oldum. Çok güzel bir kadro bırakmıştı… Tarikatlar meselesine gelince; onlar kapıyı hep zorlardı. Tek sebep değil ama bu yüzden de bıraktım zaten” yanıtını verdi.

Serdaroğlu, istifa etmesine neden olan olayı şu şekilde anlattı:

 “Doğru Parti’ye hiçbir tarikat ve cemaatçi giremez” diyen Serdaroğlu, “Menzilciler, AKP geldiğinden beri Sağlık Bakanlığı’nın büyük çoğunluğuna hâkimdir. Onlardan habersiz hiçbir iş yapamazsınız. Bunlar anayasaya göre yasak, suç işliyorlar. Allah aşkına bir kişi söylesin bana, şu tarikatlar Türkiye için ne üretti? Yanmaz kefen, uçan takunya satıp Mercedes’e biniyorlar” diye konuştu.

“Bir gözü dosyada bir gözü saraydadır bunların”

Bir süre önce cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile havaalanında gözaltına alınan Rifat Serdaroğlu, “2007’den itibaren FETÖ’nün savcılarıyla kavga ettim, şimdi AKP’nin savcılarıyla uğraşıyorum. Bu mücadeleyi sürdüreceğim” derken, yargıda bir AK Parti kadrolaşması olduğunu ve kararların siyasi dayanakla alındığını şu sözlerle savundu:

“Merkez sağı patlattılar”

Rifat Serdaroğlu, “Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar’ın hamleleri olmasaydı AKP bugün iktidar olabilir miydi?” sorusuna “Kesinlikle olamazdı ama Tayyip Bey bu işleri çok iyi bilir. Yıkmayı çok iyi bilir. Bugün Mehmet Ağar’ın nerede olduğuna bakarsanız resmi daha net görürsünüz” şeklinde yanıt verdi.

Serdaroğlu, “Sözüm ona Türkiye’ye hizmet etmiş mafya babalarıyla pozlar veriyor ama biz bunların cemaziyelevvelini biliriz. Bizim yanımıza bile gelemezlerdi, hâlâ da gelemezler. Tansu Çiller nerede, o da Tayyip Bey’in yanında, Süleyman Soylu da yanında. Bunlar merkez sağı patlattılar. Eğer sizin dediğiniz olsaydı AKP iktidar falan olamazdı. Merkez sağ Türkiye’nin çimentosudur, esnaf teşkilatı gibi. Ben bunları çok benzetirim. Yani biz yeni parti kurduk, çünkü çaresiz kaldık. Biz bu memleketin sevdalılarıyız. 46 ilde teşkilatımız var. En kısa zamanda seçimlere girebilecek hakkı kazanacağız. İşimizin zor olduğunu biliyorum. Bizler zengin insanlar değiliz İpek Hanım. Biz siyaset yapıp zenginleşmedik. Malımızı sattık, siyaset yaptık. Biz mücadele edeceğiz” diye konuştu.

“Bizim selam vermeyeceğimiz iki parti var”

“Cumhuriyetin en önemli kurumlarından biri olarak CHP kaldı, onun da tek başına veya ittifak halinde AKP’yi yenebileceğine inanmıyorum “ diyen Rifat Serdaroğlu, İYİ Parti’nin de merkez sağdaki boşluğu dolduramadığını ve bu yüzden parti kurmaya karar verdiklerini söyledi.

Serdaroğlu, Doğru Parti’nin Millet İttifakı’ndan davet alması haline kabul edip etmeyecekleri sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Kardeşim seni ne bağlar”

 AİHM’nin Selahattin Demirtaş kararı için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bizi bağlamaz” dediğini hatırlatan Serdaroğlu, “Kardeşim seni ne bağlar? Anayasa bağlamaz, yasalar bağlamaz, yargı bağlamaz, TBMM zaten bağlamaz… Ne bağlar? Anayasanın 90’ıncı maddesinin son fıkrası şöyle: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyumsuzluklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır…” Yargıda da ekonomik kararlarda da bu böyle. O zaman sen bunlara uymak zorundasın. Peki, bu ne zaman konmuş? 7 Mayıs 2004… Kardeşim bunu sen koymuşsun buraya, nasıl uymazsın. Uymak zorundasın” diye konuştu.

“Türk milletinin sorunu AKP’dir”

“Türkiye siyasetinin en büyük problemi nedir?” sorusuna, “Türk siyasetinin birinci derece sorunu ekonomi ya da dış politika değil ahlaktır” yanıtını veren Rıfat Serdaroğlu,  “Türk milletinin sorunu AKP’dir. Derhal ve derhal demokratik yolla en erken zamanda yapılacak seçimle mutlaka gönderilmelidir. Kendisinden önceki 11 cumhurbaşkanı nasıl gittiyse o da gidecek. “Ben gitmem”, yok öyle şey. Seçimi kaybettiğin an gideceksin” dedi.

“Biz mutlaka ve mutlaka mal varlıklarından, siyasetin paralı hale gelmesinden ülkeyi kurtaracağız. Milletimiz bize bir yetki verirse mesela biz Hazine yardımı almayacağız” diyen Serdaroğlu, “Hüda-Par Türkiye’nin en tehlikeli terör örgütlerinden biri. Rus silahlarıyla insanların ensesine tek el kurşun sıkarak öldürdükleri yüzlerce insan var. Bunları herkes biliyor. Ama Hüda-Par’ın başkanı yine Saray’daydı. CHP’ye terörist diyorsun, İYİ Parti’ye terörist diyorsun, HDP’ye terörist diyorsun. E, sen görüştün bunlarla, valilere emir verdin. Ama kimse bunları konuşmasın… Hayır kardeşim, sen şah değilsin, padişah değilsin. Halife falan hiç değilsin zaten” diye konuştu.

“Sizi tükürükle boğarlar”

Koronavirüs sürecinin doğru yönetilmediğini belirten eski Sağlık Bakanı, “Hiçbir şey yönetemedikleri gibi bunu da yönetemediler. İnsanlara yalan söylüyorlar. Bir hükümet yaşam hakkı konusunda gerçekleri saklıyorsa o hükümetin orada bir dakika bile oturmaya hakkı yoktur. Hiçbir Avrupa ülkesinde bunu yapamazsınız. Sizi tükürükle boğarlar. Biz milletimize anlatacağız. Bu senin hayatın, çocuklarının hayatı diyeceğiz” dedi.

“Tayyip Bey bugün mal varlığı sebebiyle ABD’nin derin devleti tarafından rehine pozisyonundadır”

“ Ben tabii demokrasiye inanmış bir insan olarak asla başka ülkelerin ya da emperyalist devletlerin tahakkümü altına girmeyi kabul edemem. Ne kadar kızarsam kızayım, Tayyip Bey’e hakarete varan konuşmalar yapmalarını da asla tasvip edemem” diyen Serdaroğlu, “Ama şu gerçeğin de adını iyi koymalı, Türk milleti iyi düşünmeli. Sonuca değil, nedene bakmalı. Neden geldi bu ambargolar kardeşim? Tayyip Bey bugün mal varlığı sebebiyle ABD’nin derin devleti tarafından rehine pozisyonundadır. Türkiye’yi zor günler bekliyor. AİHM kararıyla ilgili olay martta etkili olur” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap