Sosyal medya tutuklamaları… Yargıç Köse: Dosyalar özensiz hazırlanıyor, hakim ve savcının önüne eksik geliyor, adli kolluk ve adli bilirkişi sistemi kurulmalı

by Haber Fora

Türkiye’de son dönemde en çok tartışma yaratan konulardan biri, sosyal medyanın yargı üzerindeki etkisi… 

Yargıdan vicdanları rahatlatan bir kararın çıkmadığı kadına şiddet, çocuk istismarı gibi tüm toplumun ortak hassasiyet gösterdiği konularda, fail yakalanıp çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldıysa sosyal medya devreye giriyor.

Tepkiler, fail hakkında yeniden işlem yapılıncaya kadar dinmiyor. Tepkilerin ardından fail, işlediği suç tutuklama tedbirinin uygulanması için gerekli koşullar sağlanmasa bile tutuklanarak cezaevine gönderiliyor.

“Kaç RT’ye tutukluyorsunuz abi?”

Eski Yargıçlar Sendikası Başkan Yardımcısı Nuh Hüseyin Köse, Twitter hesabından sosyal medyanın yargı üzerindeki etkisine dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

Köse, “Genç çocuk, tutuklama kararlarının Twitter kampanyası sonucu verildiğini sanıyormuş. ‘Kaç RT’ye tutukluyorsunuz abi?’ diye soruyor.” dedi.

Yargıç Köse, bu ironik paylaşımının ardından bir tweet daha atarak, “Hem yargıçlara hem de sokağa ısrarla tekrarlamakta yarar var: Yargıçlar sadece yürütmeye değil, sokağa, basına, güce ve en önemlisi de önyargılarına ve kendi dünya görüşlerine karşı da sağır olmadıkça adalet olmaz.” ifadelerini kullandı. 

Paylaşımlarının ardından Haber Fora’ye konuşan Köse, hem bir sorun haline gelen sosyal medya yargılamalarını değerlendirdi hem de çözüm önerilerini sıraladı. 

2004’teki değişikliği hatırlattı

2004 yılında Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nda yapılan değişikliği hatırlatarak söze başlayan Köse, “2004 yılında Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu değişti. O zamana kadar bir olay toplumda infial yaratıyorsa, sanık kaçma ve delilleri karartma şüphesiyle tutuklanırdı.  Geçmişte, ‘toplumda infial yaratma’ kriterinin keyfi tutuklamalara gerekçe yapıldığı iddiaları nedeniyle bu konu çok tartışıldı ve bu gerekçe 2004’teki değişikliklerde, kanundan çıkartıldı” dedi.

2013 yılına kadar toplumda infial yaratan olayın failine yönelik tutuklamalar olmadığını ancak 2013 yılında yaşanan bir olayın, değişikliğe sebep olduğunu dikkati çekerek şunları söyledi: 

“2013 yılında dönemin Adalet Bakanı bir saldırgan tarafından yumruklandı. Olayın ardından fail salıverildi. Bu durum Hükümette ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Yasada, ‘doğrudan doğruya para ceza gerektiren durumlarda ve üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlarda tutuklanma tedbiri uygulanmaz’ hükmü vardı. Bu olaydan ve toplum vicdanında kabul edilemeyen benzeri tutuklamama durumlarından sonra, o hususa, ‘yaralama fiili hariç’ eklemesi yapıldı ve ‘toplumda infial yaratan olay’ konusu da halledilmiş oldu.”

İş yoğunluğu, tecrübe eksikliği, delillerin dosyaya geç girmesi…

Şu anda tartışma yaratan salıverme ve tutuklama kararlarının nedenlerini sıralayan Köse, şöyle konuştu:

“İnfial görülmeyebilir”

Sosyal medyada tepki çeken olayların faillerinin ilk aşamada serbest bırakılmış olmasının nedenini dosyadaki eksiklikler ve hakim ve savcıların iş yükünün fazla olmasından kaynaklandığına işaret eden Köse, “Yaralama gibi olaylar hakimin savcının önüne geldiği zaman, oradaki infiali göremeyebilir kimi zaman hakimler ve savcılar. Çünkü, güvenlik kamera kayıtları gibi veriler sonradan ortaya çıkıyor, dosyaya yansımamış oluyor. Ya da dosyada vardır görüntü, dosya zaten 150 sayfa olmuştur. İş yoğunluğu içinde hakim ve savcı görüntüleri atlamış oluyor. Görüntüleri yardımcıların hatırlatması gerekiyor.” dedi.
 

“Tutuklamak için çok ciddi doneler olması gerekiyor”

Tutuklamanın çok hassas bir konu olduğunun altını çizerek, “Özgürlüğün geçici de olsa bir insanın elinden alınması için çok ciddi delillerin, donelerin olması gerekiyor. Ayrıca hakim ve savcıların çok iyi kamu hukuku, sosyoloji ve psikoloji eğitimi alması da gerekli” diyen eski Yargıçlar Sendikası Başkan Yardımcısı, dosyalarda soruşturma aşamasının eksikliğine dikkati çekti:

Nuh Hüseyin Köse’nin önerileri…

Sistemsel bir değişikliğin gerekliliğine işaret eden Köse’nin çözüm önerisi ise şöyle:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap