Taşgetiren:  ‘İslam ülkesi’ olarak, İsrail’in adım adım ilişki geliştirdiği İslam ülkeleriyle bile mesafeli hale gelmek herhâlde sağlık alameti değildir

by Haber Fora

Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, “İslam ülkesi’ olarak, İsrail’in adım adım ilişki geliştirdiği İslam ülkeleriyle bile mesafeli hale gelmek herhâlde sağlık alameti değildir” görüşünü savundu. 

Taşgetiren, “ABD, Mısır’daki darbeyi ‘Demokrasiyi koruma’ kılıfına bürüyüp, birçok insani meseleyi ıskalayıp geçti. Çifte standarda kılıf uydurmak zor olmuyordu.  Bu süreçte Türkiye’nin tavrı sanki ‘İslamcı çizgi’nin dış politika yaklaşımı gibi görüldüğü algısına yol açtı. İşin ilginci ‘İslamcı çizgi’ ile ‘İhvancı çizgi’ üst üste oturuyormuş gibi bir görüntü de oluşturuldu. Bu arada Türkiye’nin Filistin duyarlılığı da, orada her kesimle ilişki sürdürülüyor olsa bile ‘Hamas yanlısı’ pozisyonuna indirgendi. Böylece Türkiye İslam dünyasında sonunda ‘İhvan hareketi’ ile bütünleşen bir ‘İslamcı çizgi’yi misyon edinmiş gibi sunulacak bir çerçeveye oturtuldu.” düşüncesini dile getirdi.

Taşgetiren, “Bunlar Ankara’nın seçerek vardığı bir sonuç muydu? Belki değil. Ankara’dan yapılan duygu bildirimleri, götürülüp dünya ve Arap medyasına bu çerçevede yansıtıldı ve bu algı oluşturuldu.  İslam dünyasında çok farklı ‘İslam anlayışları’nın yer yer karşı karşıya gelişi söz konusudur. ‘İslamcı çizgi’ dediğimizde de sadece bir tavrı anlıyoruz, her anlayışı kapsayan bir çerçeveyi değil. Dış politikada böyle bir çizgiyi benimser gözükmek, başka dünyaların tavrı bir yana İslam dünyasında bile ‘klik boyutu’nda kalma riski her zaman vardır.” yorumunu yaptı. 

Taşgetiren, “İslamcı çizgi’ düşünce düzeyinde her zaman var olabilir. ‘Değer duyarlılığı’ da pozitif bir yaklaşımdır. Ancak dış politika dilinin çok daha esnek olması ve her çevre ile görüşebilir noktada bulunmak önem taşıyor. Değilse uzak – yakın komşularla da, dindaşlarla da ‘sıfır sorun’ noktasından çok uzaklara düşülebiliyor.  Ne var ki bunda, dediğinizde de kaybedilenler çoğalıyor ve yanlızlaşma gibi bir olgu ile yüz yüze geliniyor. Onda ‘Ne var ki bunda?”’diyebilirsiniz. O zaman da ‘Dünyada bizi anlayan kimse yok mu?’ sorusu önünüze çıkıyor. ‘Sıfır sorun’ hamlesi tam da bunu aşmak için değil miydi? Bir ‘İslam ülkesi’ olarak, İsrail’in adım adım ilişki geliştirdiği İslam ülkeleriyle bile mesafeli hale gelmek herhâlde sağlık alameti değildir.” ifadesini kullandı. 

Yazının devamı için

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap