Teknolojik hamle paketinde neler olmalı?

by Haber Fora
Teknolojik hamle paketinde neler olmalı?

HANDE BERKTAN

2020 yılında tüm dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu salgın sürecinde dijitalleşme, dayanıklılığın ve sürdürülebilirliğin temeli oldu. Bilişim sektörü pandemide tüm sektörleri destekleyen önemli bir konumda yer aldı. Uzaktan çalışma süresince kullandığımız araçlar, temassız ödeme yöntemleri, eğitim altyapıları, e-ticaret hizmetleri her alanda öne çıktı. Çalışma hayatı, eğitim ve alışveriş durma noktasına gelmediyse burada bilişim teknolojileri sektörünün önemli rolü var.

Türkiye’de bilişim sektörünün analizi, elektronik ticaretin gelişimini ve bilişim sektörünün önünü açacak olan teknolojik hamleye dair sorularımı yanıtlayan Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Erman Karaca Bloomberght.com için değerlendirmelerde bulundu.

TÜBİSAD Bşk. Erman Karaca, bilişim sektörünün bugün ticari hayattan eğitime sürdürülebilirlik açısından kritik önemini, “Sektörün Türkiye’nin büyümesine rakamsal katkısını doğrudan ifade edemesek de dolaylı katkısının çok büyük olduğunu söyleyebiliriz. Rakamlardan daha önemlisi pandemide bilişim sektörü bir ihtiyaç olmaktan çok sürdürülebilirliğin vazgeçilmezi olarak ortaya çıktı. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklar olmasa eğitimden iş yaşamına, sosyal bağlantıdan tedarik zincirine kadar birçok yaşamsal alanda kırılmalar görebilirdik’’ şeklinde özetledi.

Ekonomide belirsizlik ve kurdaki dalgalanmaların şirketlerin bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarını olumsuz etkilediğini belirten TÜBİSAD Bşk. Karaca “Sektörün 2020 yılını değerlendirecek olursak, pandemi nedeniyle yavaşlama tüm hayatımızı, üretimi ve ticareti etkilediği için yatırımların ve bilgi teknolojileri (BT) sektörü harcamalarının etkilenmemesi beklenemezdi. Tüm dünyada benzer bir süreç yaşanırken doğal olarak artan talebe karşılık verilmesi zorlaştı ve tedarik kısıtlamaları yaşandı. Düşen iş hacmi nedeniyle bazı yatırımlar dururken, ofisten çalışma ortamının yarattığı zorluklar, evden çalışma ve öğrenim başta olmak üzere birçok alanda BT yatırımlarının çoğalmasına neden oldu. Özellikle BT donanım pazarı, evden çalışma ve eğitim ile yüksek oranda büyürken iletişim teknolojilerinde büyüme daha düşük oldu. Ekonomideki belirsizlik ve hızla ve dalgalanan döviz kurları büyük işletmelerin bilgi teknolojileri ve iletişim teknolojileri yatırımlarında ertelemelere neden oldu. Kamu alımlarında geçmiş yıla oranla daha düşük performans yaşandı.

Bu süreçte, çalışma hayatının, eğitimin, tedarik zincirlerinin ve daha birçok kavramın dijitalleşmesi yeni teknolojilere yatırımı ve talebi artırdı. Böyle dönemler için şirketlerimiz her zaman hazırlıklı olmalı ve dijital dönüşüm yatırımlarını, çevik ve stratejik bir planlama çerçevesinde gerçekleştirmelidir. Tüm bu gelişmelerin önümüzdeki dönem sektör büyümesine olumlu etki edeceğini düşünüyoruz. Diğer taraftan 2020 yılı öncü verilerine göre kurumsal pazar segmentinin geliştiğini, KOBİ segmentinde ve finans sektöründe aynı gelişmenin yaşanmadığını öngörebiliyoruz’’ dedi.

5G’nin bilgi teknolojilerinde ve istihdamda yeni alanların önünü açacağını dile getiren Erman Karaca ’’Ürünler bazında değerlendirdiğimizde özellikle taşınabilir cihaz satışlarında artış olduğunu söyleyebiliriz. COVID-19 salgını nedeniyle dizüstü bilgisayar, tablet, hızlı internet bağlantısı gibi ürün ve hizmetlerin yükselişini görebiliyoruz. Elbette bu trende bağlı olarak online toplantı araçları ve güvenlik ürünlerine yönelik talebin arttığını da gözlemliyoruz. Artan internet trafiği ve bulut bilişim ihtiyaçları doğrultusunda veri merkezi ihtiyaçları da artıyor. Buna bağlı olarak ağ sürekliliği, depolama, sunucu, yedekleme gibi hizmet segmentlerinde de artış söz konusu. Sektöre ilişkin elimizdeki en son veriler, TÜBİSAD’ın geçen yıl yayınladığı 2019 raporuna ilişkin verilerdir. Buna göre Türkiye’de Bilgi ve İletişim Teknolojileri toplam sektör büyüklüğü TL bazında yüzde 14 büyüme ile 152,7 milyar TL’lik hacme ulaşmıştı. 2020 yılını yorumlarken bu yılı COVID-19 sonrasında hızlanan dijitalleşme ışığında yeni normalin bir başlangıcı gözüyle değerlendirmemiz doğru olacaktır. 2020 yılı verilerini de mayıs ayında açıklayacağız.2021’de en çok finansman maliyetlerinin artacağını ve bunun da her iş modelinde etkisini göstereceğini tahmin ediyoruz.

2021’in en önemli gündem maddesi teknoloji girişimciliği olmalı. Yeni istihdam, özellikle katma değerin daha yüksek olduğu yazılım geliştirme ve bilişim hizmetleri sektörlerinde, veri tabanı uzmanı, iş analisti, bilgi teknolojileri güvenliği, yazılım mühendisi/uzmanı, e-ticaret uzmanı, veri ve bilgi yönetimi, iş zekâsı uzmanı, IT işe alım uzmanı ve dijital pazarlama alanlarında sağlanabilir’’ dedi.

Ticaret Bakanlığının verilerine göre yazılım ve yazılım hizmetlerinde 3 milyar doları aşkın ihracat rakamını yakalamış bulunmaktayız. Yazılım ihracat gelirlerine dair Karaca ‘’İmalat, yazılım ve bilişim sektörlerinin birlikte hareket etmesini sağlayacak olan İhtisas Serbest Bölgeleri projesi; işbirliği imkânlarını artırması ve firmaların küresel ticaretten çok daha fazla pay almalarının yolunu açması bakımından oldukça önemlidir. Hem tüm sektörlere sağladığı yüksek katma değer hem de ihracat potansiyeli düşünüldüğünde yazılım sektörü çok stratejik. Yazılım sektörünün hizmet ihracatı payı 2015 yılından bu yana artış gösteriyor ve toplam BİT ihracatının %85’ini oluşturuyor ancak global yazılım ekosisteminde hak ettiğimiz payı henüz alabilmiş durumda değiliz’’ açıklamasını yaptı.

Bilişim teknolojilerinin önünü açacak politikalara dair Karaca, “2021’in en önemli gündem maddesi teknoloji girişimciliği olmalı. Türkiye’nin teknolojiyi ithal eden değil, üreten ve ihraç eden olması gerekiyor. Bu olağanüstü salgın dönemi hangi sektörleri temelden olumsuz etkilediyse, o sektöre hizmet veren yerli yazılım ve bilişim şirketlerini de aynı boyutta olumsuz etkiledi ve yakın gelecekte de etkilemeye devam edecek. Salgının ekonomimizde yaratmış olduğu tahribatın telafisinde para ve maliye politikaları kadar teknoloji politikaları da önemli olacak. Türkiye’nin ciddi bir teknolojik hamle paketine ihtiyacı var. Böyle bir paket ile finansal piyasalara çok olumlu bir mesaj verilerek yatırımcı güveni oluşturulabilir. Ayrıca salgın nedeniyle zor duruma olan KOBİ’lere önemli bir destek sağlanmasının yanında ekonomik ve toplumsal hayatın normale dönmesi hızlanabilir. En önemlisi dijital donanım ve yazılım altyapısının güçlendirilmesiyle ekonomik ve sağlık sistemi güçlendirilebilir ve salgın gibi istenmeyen durumlara hazırlıklı olma imkânını tanıyabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Gelirinin büyük bölümünü online satışlardan elde edenler bu krizden daha az etkilendi. Salgının etkisinin her geçen gün artırmasıyla birlikte her sektörden markalar kimi fiziksel mağazalarını kapatarak hizmetlerini online olarak vermeye başladı.

T.C. Ticaret Bakanlığı E-ticaret Bilgi Platformu verilerine göre, e-ticaret hacmi 2020 yılının ilk altı ayında 91,7 milyar TL’ye ulaştı. 2019 yılı ile 2020 yılının ilk altı ayı karşılaştırıldığındaysa yüzde 65’lik bir büyüme olduğu görülüyor.

TÜBİSAD yıllık “Türkiye’de e-Ticaret Pazar Büyüklüğü” raporuna göre, e-Ticaret sektörü 2019 yılında, Türk Lirası bazında yüzde 39 büyüme ile 83,1 milyar liralık hacme ulaştı. Dolar bazında yüzde 18 büyürken, 2015 ile 2019 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 35 oldu. Raporda mobil telefonların kullanımının artması ve gerek mobil internet gerekse mobil uygulamaların e-ticaret içinde payının artmasıyla birlikte daha iyi büyüme rakamlarına ulaşacaktır deniliyor.

Yine TÜBİSAD raporuna göre Türkiye’de e-ticaretin toplam perakende pazarına oranı yüzde 6,2 ile gelişmekte olan ülkelerin ortalaması yüzde 6,7’nin altında kalıyor. Ülkemizde mobil internetin ve mobil uygulamaların gelişimiyle, e-ticaretin ilerleyen yıllarda daha yüksek pay alması bekleniyor.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap