“Terörü kınamayan Türkiye partisi olamaz” mesajı HDP’nin kapatılmasına yeşil ışık mı? Kamalak: Anayasa açısından hukuken mümkün değil

by Haber Fora

Türkiye’de Anayasa Mahkemesi (AYM) kurulmadan önce Millet Partisi 1954’te Ankara Sulh Ceza, Demokrat Parti’de 1960’da Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından kapatıldı.

1963 yılında kurulmasıyla birlikte parti kapatma davaları Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) görülmeye başlandı.

AYM, tüm partilerin feshedildiği 12 Eylül askeri darbesine kadar 6 parti hakkında açılan kapatma davalarının hepsinde kapatma yönünde karar verdi.

1983’te siyasi partilerin yeniden kurulmasına izin verilmesinden sonra yüksek mahkeme, 18 partinin daha kapatılmasına hükmetti.

Sosyalist Parti, Yeşiller Partisi, Halkın Emek Partisi, Emek Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Halkın Demokrasi Partisi, Anayasa Mahkemesi’nce kapatılma kararı verilen partilerden birkaçı. 

2001’de yapılan anayasa değişikliğinin ardından, AK Parti iktidarı döneminde “uyum yasaları” kapsamında yapılan Siyasi Partiler Yasası Değişikliği ile parti kapatmak zorlaştırıldı.

Buna kapsamda, Anayasa Mahkemesi’nde görülen siyasi partilerin kapatılması davalarında partilerin kapatılmasına karar verilebilmesi için 5’te 3 çoğunluk aranması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın parti kapatma istemine karşın ilgili partinin Anayasa Mahkemesi’ne itiraz edebilmesi gibi maddeler eklendi.

“Terörü kınamayan Türkiye partisi olamaz” açıklaması yeşil ışık mı?

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açık bir şekilde Halkların Demokrasi Partisi’nin (HDP) kapatılması gerektiğini savunuyor.

Hatta bu konuda bir çalışma ekibi bile kurulduğu ve bu ekibin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmak için dosya hazırladıkları bile ifade ediliyor. 

 

Ancak bir dönem kapatma davasıyla yüz yüze kalan ve iktidarın büyük ortağı Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), MHP’nin çağrılarına olumlu yanıt vermedi.

Ama Gara operasyonunda 16 kişinin “şehit” edilmesinden sonra önceki gün açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörü kınamayan Türkiye partisi olamaz” dedi.

Erdoğan’ın açıklaması, “HDP’nin kapatılmasına yeşil ışık yakıldı” yorumlarına neden oldu.

Bu açıklama HDP kapatılır mesajı olur mu? Parti kapatmak çare mi? HDP’nin kapatılması ne kazandırır ne kaybettirir? sorularını akla getirdi. 

Haber Fora’ye konuşan uzmanlar, HDP’nin kapatılmasının hukuken mümkün olmadığı görüşünde.

“Partiler tüzel kişilik olduğundan cezalandırılamaz”

Bu görüşü savunanlardan biri eski Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak.

Türkiye’nin sayılı anayasa hukukçularından biri olan Kamalak, “Terör örgütünü suçlamamak parti kapatma sebebi olamaz” dedi. 

 

Kamalak, parti kapatmanın anayasanın 38’inci maddesinin 4’üncü fıkrasında açık bir şekilde belirtildiğini söyledi.

Bir partinin ancak suç odağı haline gelmesi durumunda kapatılabileceğini aktaran Kamalak, “Maalesef daha önce bizimde 4 partimiz kapatıldı. Demek ki AYM siyasi güce göre karar verdi. HDP’nin de böyle bir duruma gelir mi? bilemiyorum. Anayasa açısından hukuken mümkün değil, fiilen mümkün olur mu? olabilir” diye konuştu.

Siyasi parti kapatmalarının geçmişte olduğu gibi gelecekte de Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmayacağını ifade eden Kamalak, devamında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kapatılma ülkenin huzuru, sosyal ve siyasi barışı açısından çok sakıncalı”

HDP’yi kapatmanın hukuken mümkün olmadığını savunan bir diğer isim de emekli askeri hakim Ümit Kardaş.

 

Yapılan düzenlemelerle parti kapatmanın zorlaştırıldığını, kapatmanın hukuken mümkün görünmediğini ifade eden Kardaş, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını kaybettiği ve yüksek mahkemelerin de baskı altında olduğu Türkiye’nin yaşadığı koşullara dikkat çekti.

Türkiye’de her şeyin mümkün olduğunu kaydeden Kardaş, “Hukuksal sürecin nasıl işleyeceği önemli. MHP, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurursa dava açılır mı? Bu durumda dava açılır gibi görünüyor ama AYM’nin nasıl bir duruş sergileyeceğini şimdiden bilmek zor. Dolayısıyla sıkıntılı ve olumsuz bir hava var” ifadelerini kullandı.

HDP’nin kapatılmasının Türk demokrasisinin huzuru, sosyal ve siyasi barışı açısından çok sakıncalı gördüğünü dile getiren Kardaş, Türkiye’nin demokratikleşme ihtiyacına vurgu yaparak şunları kaydetti:

“Ülkenin hukukun üstünlüğüne, çoğulcu, çoklu ve katılımcı bir demokrasiye ihtiyacı var. Bu demokrasinin inşası açısından HDP’nin, Kürtlerin temsil edilmesi, onlarla birlikte bu mutabakatın sağlanması zaruret arz ediyor. Dolayısıyla böyle bir teşebbüsün ülkenin hayrına olacağı kanısında değilim.” 

Cumhur İttifakı’nın parti kapatarak bir sonuç alamayacağını aktaran Kardaş, HDP’nin kapatılmasının çok kolay olmayacağını düşündüğünü sözlerine ekledi.

 

“Kapatılma meselesi spekülasyondan ibaret”

Gerçekleşmemiş bir olay üzerinden değerlendirmenin yapılamayacağını belirten siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ise HDP’nin kapatılma meselesinin spekülasyondan ibaret olduğunu söyledi.

Konunun MHP tarafından uzun süredir dillendirildiğini hatırlatan Kalaycıoğlu, “HDP’nin kapatılacağını düşünmüyorum. MHP ile AK Parti arasında bu konuda bir uzlaşı yok. Bunları şimdilik spekülasyon olarak görüyorum” yorumunda bulundu.

“Kapatılma ile ilgili bir belirsizlik içerisindeyiz. Değerlendirmelerimle spekülasyon yapmam istemem” diyen Kalaycıoğlu, devamında şu ifadelere yer verdi:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap