Türk futbolunun en çok tartışılan ve bir türlü çözüme kavuş(a)mayan sorunu: Hakemler

by Haber Fora

Süper Lig’in 14. haftası geride kalırken akıllarda sahada oynanan futbol yerine hakem kararları, verilen-verilmeyen penaltılar, sarı-kırmızı kartlar, fauller ve penaltılar kaldı.

Video Yardımcı Hakem (VAR) sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla hakem hatalarının en aza indirgenmesi hedeflense de tamamlanan maçların ardından spor kamuoyu, oyundan ziyade hakem kararlarını tartışmaya devam ediyor.

Süper Lig’de mücadele eden 21 takımın neredeyse tamamı hakemlerden şikayetçi olsa da haftalar geçtikçe pek bir değişimin olduğunu söylemek oldukça güç.

Her maç sonrası televizyon kanallarındaki spor programları başta olmak üzere yazılı ve sosyal medyada benzer konular tartışılıyor ve genel itibariyle pek sonuç alınamıyor, yapılan yorumlar kimseyi tatmin etmiyor.

Son olarak hafta içi oynanan Galatasaray-Göztepe, Fenerbahçe-Başakşehir ve Ankaragücü-Beşiktaş maçları başta olmak üzere hakem kararları yine haftaya damga vurdu.

En çok göz önünde bulunan “Üç Büyükler”in maçlarında durum böyle iken Anadolu takımlarının maçlarında yapılan bariz hatalara ise sıra dahi gelmiyor.

Türkiye’nin hakemler etrafında dönen futbol iklimini FIFA kokartlı eski hakemler Mutlu Çelik, Selçuk Dereli ve spor yazarı Ömer Faruk Ünal, ‘ye değerlendirdi.

 

Mutlu Çelik: En çok kim bağırmışsa, en çok pisliği o yapmıştır

Bir dönem futbol oynamış, sonrasında FIFA kokartlı eski bir hakem olan Mutlu Çelik, eleştirilerin bugünlere mahsus olmadığını dile getirerek, “Yöneticiler, hocalar ve futbolcular başarısızlıklarını hakemlerin üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Bu yüzden, ‘Biz haklıyız, bunlar bizim hakkımızı yiyorlar’ tarzında konuşuyorlar. Çünkü bizim hocalarımızın ve oyuncularımızın eğitimleri tam ama kültür seviyesi düşük. Yaptıkları işin kültürünün ne olduğunu bilmiyorlar. Bunu bilmedikleri için de kabadayılıkla, bağırıp çağırarak işleri çözmeye çalışıyorlar. Bilmiyorlar ki her şeyin başı sevgi. İnsanlar, eğer rol yapmıyorlarsa kendi alışkanlıklarını insanlara sunarlar. Demek ki evlerinde eşlerine ve çocuklarına nasıl davranıyorlarsa sahada da hakemlere ve rakiplere böyle davranıyorlar. Küfür edip hakaret ediyorlar. Başarısızlığın kılıfını hakemlere yıkıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Hakemler olarak zamanında kötü kararlar verdiklerini, şimdiki zamanda da yanlış kararlar verildiğini aktaran Çelik, aktif hakemlerin eskiye göre çok daha şanslı oldukları görüşünde:

Medyada hakemlerin operasyon yaptıklarına yönelik iddialara da yanıt veren Çelik, “Eğer operasyon yapılıyorsa bu devletin polisi var kolluk kuvvetleri var. Böyle bir şey varsa operasyon yapılır. Bu, ‘Operasyon yapılıyor’ diyenlerin kendi kulüpleri, zamanında kendileri yaptılar” yorumunu yaptı.

“Bana da çok teklifte bulundular, ağırlamak istediler”

Aktif hakemliği döneminde kendisine birçok teklif yapıldığını iddia eden Çelik, “Bana da çok teklifte bulundular. Çok ağırlamak-uğurlamak istediler ama çok şükür bana para ile ilgili bir teklif yapamadılar. Niye? Çünkü benim Marmaris’te büyük bir otelim var. İnşaat işiyle uğraşıyordum. Eski futbolcuyum. Çok şükür bir maçtan iki bin lira alırken beş bin lira harcayabiliyordum. Federasyon vermesine rağmen yardımcılarımın otel ve uçak paralarını cebimden ödüyordum. Bize bunları diyemezler. Bize ‘tetikçi’ derler. Evet tetikçiyim canım isterse herkesi vururum! Herkes kendine göre tetikçidir” şeklinde konuştu. 

Hakem eleştirilerinin Türk futbolunun her döneminde olduğunu ifade eden Çelik, o dönemleri şöyle anlattı:

“Bazı soy isimlerinin hakemlik camiasından çekilmeleri lazım”

Türkiye’de hakem camiasında sıkıntılar olduğuna değinen Çelik, şu eleştiriyi yaptı:

“Bir maç için 40 bin lira niye veriyorsunuz? Makineye verelim parayı” 

2018 Dünya Kupası’nda uygulanmaya başlamasının ardından Türkiye’de de ilk defa aynı yıl kullanılmaya başlanan VAR sistemi ile ilgili de eleştiride bulunan Çelik, o dönem söylediklerinin şimdi de aynı olduğunu ve değişen hiçbir şeyin olmadığını savunarak, şöyle konuştu:

“Kar, yağmur yağıyor diye hakemleri salona saklıyorlar”

Merkez Hakem Kurulu’nun hakem eğitim seminerlerine de tepki gösteren Çelik, gördüğü eksiklikleri şöyle sıraladı:

“En çok kim bağırmışsa, en çok pisliği o yapmıştır”

Hakem hatalarının sadece Türkiye’de olmadığını, Avrupa’nın birçok ülkesinde de benzer durumlar yaşandığını söyleyen Çelik, şu iddiada bulundu:

“Önce yabancı yönetici getirmeliyiz”

Mutlu Çelik’e zaman zaman Türkiye’de dile getirilen “maçları yabancı hakemler” düşüncesinin olumlu olup olmayacağını sordum.

“Başarısızlıklarını hakemlerin arkasına saklıyorlar”

Kendisinden önceki zamanlarda, şu anda ve bundan sonra da hakemlik kurumunun devamlı eleştirilerek hedef tahtası olacağını savunan Çelik, sözlerini şöyle noktaladı:

 

Selçuk Dereli: Zaten bizde baya yabancı hakem var, hakemliğe yabancı!

Eski Hakem ve Gözlemciler Derneği Başkanı aynı zamanda FIFA kokartlı eski hakem Selçuk Dereli, futbolda TFF ve kurullarına güvensizlik olduğunu ve bu nedenle her alınan kararda insanların ciddi tereddüt ve endişeleri olduğunu söyledi.

TFF ve kurulları da kağıt üzerinde özerk görülüyor ama seçimlerin ve kurulların oluşturulma şekilleriyle topluma güven vermiyor” diyen Dereli, şu ifadeleri kullandı:

Bir dönem dünya üçüncülüğü yaşayan, Avrupa’da başarılar elde eden Türk futbolunun dip yaptığını anlatan Dereli, “Aralık ayında Avrupa’da takımsız kaldık. A Milli Takım Uluslar C Ligi’ne düştü. Ben sadece hakemlik yapmış biri değilim. Bir beden eğitimi öğretmeni olarak da oyunun konuşulmasını ve futboldan zevk alınması gerektiğini düşünüyorum. Tribünlerdeki ya da ekran başındakilerin mutlu olması, o coşku ve heyecanı yaşaması gerektiğine inanıyorum ama Türk futbolunda ne yazık ki böyle bir iklim yok” değerlendirmesinde bulundu.

“Genel değil ama bazı maçlardan ciddi rahatsızlıklar duyuyorum”

Selçuk Dereli de “hakemlerin operasyon yaptıklarına” iddialar ve eleştiriler olduğunu söyleyen Dereli, şöyle konuştu:

“‘Ben kazansam bile siz hata yapıyorsunuz, öbür maçta yapmayın’ mesajı veriliyor”

Son dönemlerde kazanan takımların da kaybeden takımlar gibi hakeme yönelik eleştirilerde bulunduğunu vurgulayan Dereli, şu görüşü paylaştı:

Yaratılan bu futbol ikliminden bazı takımların yararlandığını ve bazı örneklerin de görüldüğünü belirten Dereli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bahattin Şimşek, Gustavo’nun pozisyonunun kırmızı olduğunu bilmiyor muydu? Biliyordu!”

Bir dönem Hakem ve Gözlemciler Derneği Başkanlığı da yapan Dereli, medyada sıkça yer alan yabancı hakem konusuyla ilgili şu görüşleri paylaştı:

Yabancı hakemin çözüm olmadığını savunan Dereli, sözlerini şöyle tamamladı:

 

Ömer Faruk Ünal: ‘Sahada operasyon var, hakem maçı aldı verdi’ sözleri ilgi görüyor

Türkiye’nin bir hakem meselesi veya bir hakem krizi olmadığını düşünen Türkiye gazetesi spor yazarı Ömer Faruk Ünal, bu konunun medyada ve sosyal medyada köpürtüldüğünü savunuyor:

Bugün Türkiye’de taraftar olmayan ya da taraf olup aklı selim düşünen birisinin yabancı ligleri veya uluslararası organizasyonları izlediğinde Türkiye’deki kadar hakem hatasının yapıldığını görebileceğini söyleyen Ünal, şunları kaydetti:

“‘Bu feveran bana üç puan kazandırsa kardır’ gözüyle bakılıyor”

Kaybeden takımlar hakemden şikayet ederken kazanan takım da şikayet ediyor” diyen Ünal, bu konunun ilgilenmeye değer bir konu olduğunu dile getirerek, şu görüşü paylaştı:

Bu durumun çok yanlış olduğunu ancak Türkiye’de bu söylemlerin karşılık bulduğunu belirten Ünal, “Son zamanlarda bazı kulüpler bu hakem işine fazla takılı kaldılar ve bu yüzden puan kaybettiler. Çünkü senin teknik direktörün, futbolcun, ‘Nasıl olsa bizi doğruyorlar, nasıl olsa hakkımızı çalıyorlar’ düşüncesine kapılarak, sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmiyorlar. Fatura hakeme, TFF’ye ve MHK’ya kesiliyor. Sahada görevini yapması gereken futbolcu, teknik adam görevini yapmıyor. Nasılsa arkandan sıvazlayan birileri var. Ve bu durum hakemleri, futbolcuları ve teknik adamları olumsuz derecede etkiliyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye gelen yabancı oyuncuların da bu durumu çok kolay kavradıklarını ileri süren Ünal, “Hemen kendimizi yere atalım, zaman geçirelim düşüncesine giriyorlar. Rakibe saygı göstermesin, hakeme saygı göstermesin, iyi görünmek için gidip formanın armasını öpsün… Bunlar taraftarın çok hoşuna giden şeyler. Futbolcular bunu çabuk kavrayarak hakemi aldatmaya ve rakibe centilmenlik dışı hareketleri çok kolay yapıyorlar. Bu da futbolumuza bir şey kazandırmıyor” ifadelerini kullandı.

“Uzaydan birini getirip durumumuz nedir diye sorsak, ‘TFF, MHK ve hakemler’ der”

Türk temsilcilerinin son yıllarda Avrupa’da aldığı başarısız sonuçlara da değinen Ünal, şöyle konuştu:

“Teknik olarak mümkün değil de yabancı hakemin bütçesini karşılayabilir miyiz?” 

Türkiye’de maçları yabancı hakemlerin yönetmesiyle ilgili düşüncelerini sorduğum Ünal, bu durumun teknik olarak mümkün olmadığını söyledi ve şu değerlendirmeyi yaptı:

“‘Kapalıçarşı’da bunlara ceket alınıyor, hediye alınıyor’ derler”

Yabancı hakem konusunda ikinci ihtimal olarak Bulgaristan, Arnavutluk, Romanya, Kosova gibi ülkelerden hakem getirilebileceğini kaydeden Ünal, sözlerini şöyle noktaladı:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap