Türkiye yazarı Uğur: Benimle  ‘sevgi dolu’ muhabbet çeviren TOBB Başkanı’nın talimatıyla beni protesto ettiler, ne yalan söyleyeyim TÜSİAD’ın hakkını yiyoruz

by Haber Fora
Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur, kendisiyle ‘sevgi dolu’ muhabbet eden Türkiye Odalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun talimatıyla 336 odanın kendisini protesto ettiğini yazdı. Uğur, “Neden ki? Bu kadarına da tahammülünüz yok mu? Vallahi ne yalan söyleyeyim TÜSİAD’ın hakkını yiyoruz galiba. Neler diyoruz onlara.” düşüncesini dile getirdi. 
 
Uğur, “Giresun’deki sel felaketi nedeniyle ‘Acil şifalar dilerim’ mesajı yayınlayan Rifat Bey’i ‘Bırakın acil şifaları Rifat Bey, koskoca TOBB’un başkanısınız, bankalarda milyar dolar ve liralarınız var, elinizi taşın altına koyun ve biz de Bravo TOBB diyelim’ diye eleştirmiştim. Dün bir baktım, telefonda benimle böyle ‘sevgi dolu’ muhabbet çeviren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun talimatıyla 336 oda beni protesto etmişler topluca. Sebep? Sözlerimden rahatsız olmuşlar.” görüşünü savundu. 
 
Uğur, “Neden ki? Bu kadarına da tahammülünüz yok mu? Vallahi ne yalan söyleyeyim TÜSİAD’ın hakkını yiyoruz galiba. Neler diyoruz onlara. Beklerdim ki ‘Depremler, seller, maden kazaları gibi felaketlerde TOBB’un ne türden hizmetleri, yardım ve destekleri oldu, bunların değeri kaç liraydı’ benzeri sorularımın cevapları verilsin. Bu daha güzel bir iletişim yöntemi olmaz mıydı? Protesto en kolay yol. Rahatlıyor demek ki insan…” ifadesini kullandı. 
 
Uğur yazısında şunları kaydetti: 
 
Bir oda üyesi yazmış, TOBB’un Elâzığ depreminde bilmem kaç TIR gıda yardımı gönderdiğini. Affedersiniz ama küçük çaplı bir iş adamı dişini sıksa bu kadar gıda yardımı gönderir zaten. Türkiye’deki eti budu belli birçok sivil toplum kuruluşunun millî felaketlerde neler yaptığını gözlerimiz yaşararak izliyoruz.
 
Başka misal vereyim. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan pandemi sürecinden önceki ekonomik sıkışıklıktan beri sürekli TOBB ve diğer iş adamları derneklerine seslenerek; “Üyelerinizin her biri bir işçi istihdam etse işsizlik problemimiz kalmaz. Üstelik bu konuda devlet size prim kolaylığı gösterecek” diyor, ne oldu? Karşılık buldu mu?
 
Bir tane daha. FETÖ’nün yönlendirdiği dış dünyada korkunç bir Türkiye aleyhtarlığı var. TOBB elindeki gücü de kullanarak yurt dışında herhangi bir kampanyaya, medya çalışmasına imza attı mı?
Esnafın kestiği tüm faturalardan yüzde alan, faaliyet belgesi adı altındaki belgeyi parayla veren odaların kazandığı parada gözümüz yok, helal olsun. Ama bu paraların bir kısmının da sıkıntılı anlarımızda Türkiye’ye bir geri dönüşü olsun değil mi?
 
Yani Rifat Bey, sizi dinlemeye hazırdım ama yönteminiz bana -teşbihte hata olmaz- ünlü Godfather-Baba filmindeki Don Corloeone’yi hatırlattı. Hani hesabını göreceği adamı önce ziyaret edip çiçek götürür ya “Baba”, onun gibi. Ne güzel konuştuk, ertesi gün protesto. Oldu mu şimdi? Aşk olsun!
 
Yazının devamı için
Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur, kendisiyle ‘sevgi dolu’ muhabbet eden Türkiye Odalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun talimatıyla 336 odanın kendisini protesto ettiğini yazdı. Uğur, “Neden ki? Bu kadarına da tahammülünüz yok mu? Vallahi ne yalan söyleyeyim TÜSİAD’ın hakkını yiyoruz galiba. Neler diyoruz onlara.” düşüncesini dile getirdi. 
 
Uğur, “Giresun’deki sel felaketi nedeniyle ‘Acil şifalar dilerim’ mesajı yayınlayan Rifat Bey’i ‘Bırakın acil şifaları Rifat Bey, koskoca TOBB’un başkanısınız, bankalarda milyar dolar ve liralarınız var, elinizi taşın altına koyun ve biz de Bravo TOBB diyelim’ diye eleştirmiştim. Dün bir baktım, telefonda benimle böyle ‘sevgi dolu’ muhabbet çeviren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun talimatıyla 336 oda beni protesto etmişler topluca. Sebep? Sözlerimden rahatsız olmuşlar.” görüşünü savundu. 
 
Uğur, “Neden ki? Bu kadarına da tahammülünüz yok mu? Vallahi ne yalan söyleyeyim TÜSİAD’ın hakkını yiyoruz galiba. Neler diyoruz onlara. Beklerdim ki ‘Depremler, seller, maden kazaları gibi felaketlerde TOBB’un ne türden hizmetleri, yardım ve destekleri oldu, bunların değeri kaç liraydı’ benzeri sorularımın cevapları verilsin. Bu daha güzel bir iletişim yöntemi olmaz mıydı? Protesto en kolay yol. Rahatlıyor demek ki insan…” ifadesini kullandı. 
 
Uğur yazısında şunları kaydetti: 
 
Bir oda üyesi yazmış, TOBB’un Elâzığ depreminde bilmem kaç TIR gıda yardımı gönderdiğini. Affedersiniz ama küçük çaplı bir iş adamı dişini sıksa bu kadar gıda yardımı gönderir zaten. Türkiye’deki eti budu belli birçok sivil toplum kuruluşunun millî felaketlerde neler yaptığını gözlerimiz yaşararak izliyoruz.
 
Başka misal vereyim. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan pandemi sürecinden önceki ekonomik sıkışıklıktan beri sürekli TOBB ve diğer iş adamları derneklerine seslenerek; “Üyelerinizin her biri bir işçi istihdam etse işsizlik problemimiz kalmaz. Üstelik bu konuda devlet size prim kolaylığı gösterecek” diyor, ne oldu? Karşılık buldu mu?
 
Bir tane daha. FETÖ’nün yönlendirdiği dış dünyada korkunç bir Türkiye aleyhtarlığı var. TOBB elindeki gücü de kullanarak yurt dışında herhangi bir kampanyaya, medya çalışmasına imza attı mı?
Esnafın kestiği tüm faturalardan yüzde alan, faaliyet belgesi adı altındaki belgeyi parayla veren odaların kazandığı parada gözümüz yok, helal olsun. Ama bu paraların bir kısmının da sıkıntılı anlarımızda Türkiye’ye bir geri dönüşü olsun değil mi?
 
Yani Rifat Bey, sizi dinlemeye hazırdım ama yönteminiz bana -teşbihte hata olmaz- ünlü Godfather-Baba filmindeki Don Corloeone’yi hatırlattı. Hani hesabını göreceği adamı önce ziyaret edip çiçek götürür ya “Baba”, onun gibi. Ne güzel konuştuk, ertesi gün protesto. Oldu mu şimdi? Aşk olsun!
 
Yazının devamı için

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap