Türkiye’de aşılama hızı yavaşladı, uzmanlar uyardı: Süreç hızlandırılsın, aşı çeşitlendirilsin

by Haber Fora

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu üyeleri ve sağlık çalışanının da aralarında bulunduğu yaklaşık 2 milyon 700 bin kişi, geçen haftalarda koronavirüs aşısı oldu.

İki doz üzerinden yapılan aşılamada yeni sevkiyat kapsamında 6,5 milyon doz aşı Türkiye’ye getirildi.

Ancak tıp dünyasında bu sayının yeterli olmadığı görüşü hakim.

Bilim insanları, toplumsal bağışıklık için nüfusun yaklaşık yüzde 75’inin aşılanması gerektiğini görüşünde.

Türkiye’de salgının kontrol altına alınabilmesi için 60 milyon kişinin aşılanması gerekiyor.

Koronavirüste aşı uygulamasına geçen ay başlayan Türkiye, ilk haftalarda yüksek hız ortaya koysa da son günlerde bu hız inişe geçti. En düşük aşılama ise hafta sonunda gerçekleşti.

Bloomberg: 7 yıldan önce normale dönüş yok

ABD merkezli Bloomberg ajansı ise mevcut aşılama hızları dikkate alındığında dünya genelinin yüzde 75’inin aşılanıp salgının kontrol altına alınmasının 2028’i bulabileceği görüşünü paylaştı.

İki doz aşıya göre yapılan hesaplamada, Türkiye’nin 2,6 yıl sonra nüfusunun yüzde 75’ini aşılayarak sürü bağışıklığı kazanması öngörülüyor.

Bu hesaplamayla Türkiye, 3,2 yıl ile Almanya, 3,4 yıl ile Brüksel ve 3,9 yıl ile Hollanda gibi Avrupa ülkelerinin önünde yer alıyor.

Türkiye’deki aşılama hızını Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Prof. Dr. Güner Sönmez ve Prof. Dr. Elif Dağlı, Haber Fora’ye değerlendirdi. 

Uzmanlar, mevcut hızın salgını kontrol altına almak için yeterli olmadığı görüşünü savundu.

“Aşılamayı hızlandırmalı ve çeşitlendirmeliyiz”

Aşı seferberliği ilan edilmesi gerektiğini belirten Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol, şunları söyledi:

“Nüfusun yüzde 80’ni aşılamalıyız, tek aşıya bağımlı olmamalıyız”

Mevcut aşılama hızını yeterli bulmayan bir diğer isim ise Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez. 

Aşılama hızının 10 binlere düştüğünü belirten Sönmez, 11 Şubat’tan itibaren sağlık çalışanlarının ikinci doz aşılamasının başlayacağı gerekçesiyle yeniden 100 binli rakamların görüleceği görüşünde.

Makul bir aşı stratejisi geliştirmenin şart olduğunu savunan Sönmez, yeterli şekilde kitlesel aşılama yapan ülkelerde salgının hızında yavaşlama olmaya başladığını, yeni pozitif vakalarda hastaneye yatış oranında ciddi düşüş görüldüğünü belirtti. 

“Dünyada yaygın aşılama yapılan ülkelerde yeni vaka ve ağır hasta sayısında azalma başladı” diyen Sönmez, “Toplumun yüzde 60’ını aşılayan İsrail’de hastaneye yatışlarda ve ağır hastalıklarda düşüş başladı. Salgını en başarısız şekilde yöneten ülkelerden biri olarak kabul edilen ABD’de günlük aşılama 2 milyonun üstüne çıkmaya başladı ve yeni vaka sayılarında çoğu eyalette düşüş var. Birleşik Arap Emirlikleri için de aynı durum söz konusu. Aşı sayısı yeterli olması lazım. En doğrusu ve ideali, 3-4 ay içinde nüfusun yüzde 80’ni aşılamalıyız. Bunun için tek aşıya bağımlı olmamalıyız” ifadelerini kullandı.  

“Yüzde 95 koruyuculuğu olan aşılardan birisini kullansaydık, nüfusun yüzde 60’ını aşılamak yeterli olabilecekti”

Türkiye’de uygulanan inaktif aşı Sinovac/CoronaVac’ın koruyuculuğunun yüzde 50,6 olarak açıklandığına da değinen Sönmez, bu oranın diğer aşılara göre çok düşük kaldığını belirterek, salgındaki virüs üreme katsayısını düşürmek için çok daha fazla kişinin aşılanması gerektiğini anlattı:

 

“Esnafın da vatandaşın da dayanma gücü kalmadı”

Salgının etkilerinin bir yıldır sürmesi nedeniyle esnafın da vatandaşın da dayanma gücünün kalmadığını belirten Güner Sönmez, hafta sonlarında da kısıtlamalara eskisi gibi uyulmadığını, yazın gelişiyle birlikte insanların rahatlamasını sağlamanın şart olduğunu savundu.

“Covax’a katılmamız lehimize olur”

Prof. Dr. Güner Sönmez, Türkiye’nin Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’na (COVAX) katılması gerektiğini de öne sürdü:

 

“Toplumsal bağışıklık sağlanması için 60 milyon kişinin aşılanması gerekiyor”

Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı da Türkiye’nin aşılama hızında yavaş kaldığı görüşünü paylaştı.

Ülkede de görülen Birleşik Krallık tipi mutant virüsün bulaşıcılığı ve ölümleri artırdığını belirten Dağlı, ülkede toplumsal bağışıklık sağlanması için 60 milyon kişinin aşılanması gerektiğini, mevcut verilere göre ise ancak 2,5 milyonun aşılandığı gerekçesiyle şuan için salgının kontrol altına alınmasının zor görüldüğünü ifade etti.

“Aşı uygulamasında yavaşız”

“Aşı uygulamasında yavaşız” yorumunu yapan Prof. Dr. Elif Dağlı, sözlerini özellikle okulların yarı yıl tatiline girmesiyle şehirler arası hareketliliğin artması ve bazı otellerde pandemi kurallarına uyulmaması gibi durumlara da dikkat çekti. Dağlı sözlerini, “Toplum olarak karantina önlemlerine uymaktan çok, virüsü kandırmaya çalışıyor gibiyiz. Enfeksiyonu bu aşılama hızı ile yakın zamanda kontrol etmemiz zor görülüyor” ifadeleriyle sürdürdü.

 

“Uygulamalarımızda maalesef istisna çok”

Kısa süreli kapanmanın etkili olmadığını savunan Dağlı, “Şehirlerarası hareketliliğin devam etmesi halinde karantina uygulanamaz. Mevcut uygulamalar yeterli olsaydı, hasta sayısında düşme yaşardık. Sokağa çıkma yasağını tam olarak ve kesintisiz uzun süre uygulayan ülkeler başarılı oluyor. Belli yaş gruplarının verilmiş saatlerde dışarı çıkması bilimsel bir karantina yöntemi değildir ve yararı yoktur. Çünkü akşam saatlerinde o kişilerin evlerine gündüz çalışan başka yaş grupları gelmektedir. Avrupa ülkeleri kapanmayı aylarca hareketliliğin tam yasaklanması ile gerçekleştiriyor. İstisnası olan uygulamalar başarılı olmaz. Bizim uygulamalarımızda maalesef istisna çok” şeklinde konuştu.

 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap