Türkiye’de bazı kentlerde mutant virüse rastlanılması endişeleri arttırdı: Yeni varyantlar, koronavirüs aşılarını etkisizleştirir mi?

by Haber Fora

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın riskli mutasyonların sınır tanımadan yayıldığını belirterek Türkiye’de 196 İngiltere mutasyonunun yanı sıra 2 Güney Afrika ve bir de Brezilya varyantı ile karşılaşıldığını açıklamasının yankıları sürüyor.

Mutasyonların mevcut Kovid-19 aşıların koruyucu etkinliklerini azaltmasından endişe ediliyor. 

Diğer taraftan salgının uzamasının, eğitim, ekonomi gibi alanlara olumsuz etki ettiğine yönelik tartışmalar da büyüyor.

Eğitime verilen ara tatil döneminde hareketliliğin artması ve özellikle kentler arası seyahatlerin yoğunlaşmasının vaka sayısını artırabileceği tehlikesine dikkat çekiliyor.

Son haftalarda vaka ve ölü sayılarındaki kısmi gerilemenin yerini yeniden artışa bırakmasından endişeleri arttırıyor.

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de bir yıldır etkisini sürdüren salgın nedeniyle ülkede milyonlarca kişi ekonomik, sosyolojik ve/veya psikolojik açıdan zorlu bir dönemden geçiyor.

Aralarında yiyecek-içecek sektörü temsilcilerinin de bulunduğu farklı iş kolların darboğaz yaşandığı uyarıları yapıyor.

 “Mevcut aşılar şu an için kısmen etkili ama ileride ne olur bilemiyoruz”

Vaka ve ölü sayısı azaldığında farklı kesimlerde “Yeter, kısıtlamaya son verilsin. Yoksa insanlar virüsten olmazsa açlıktan ölecek” çağrılarını dillendirdikleri bir dönemde yine Türkiye’de hasta sayısı artış gösterdi. 

Buna ek olarak da mutasyona uğraşım virüs de tespit edildi. Peki farklı varyantlar, kullanılmaya başlanan Kovid-19 aşılarını nasıl etkiler? 

Gündemdeki mutasyonlara ilişkin İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya örneklerini veren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, mevcut durumda aşıların en etkili ve güvenilir yanıtı İngiltere mutantına karşı verdiğini söyledi. 

“En riskli Güney Afrika mutasyonu idi. Aşılarda etki azalabiliyor” diyen Akova, daha farklı bir mutasyonun gelişmesinde endişe edildiğini kaydetti. 

 Akova, şu anki aşıların mutant virüse karşı etkinliğini sürdürdüğünü aktararak, “Ancak virüs sürekli mutasyon geçiriyor. Aşılama arttığında virüs üzerinde stres oluşturacak. Virüs, kendisine yeni enfekte edeceği kişi ararken mutasyon geçiriyor. Kanseri olan ya da bağışıklığı baskılanmış hastalarda virüs atılıyor, plazma tedavisi uygulandığında virüs antikorlara maruz kalınca, kendini mutasyona uğratmaya başlıyor. Virüs, üzerinde oluşan stres nedeniyle mutasyona uğruyor. Mevcut aşılar şu an için kısmen etkili ancak ileride ne olacağı bilinmiyor” diye konuştu. 

“Türkiye’de uygulanan aşının mutant virüse karşı etkisi henüz bilinmiyor”

Murat Akova, Türkiye’de uygulanan aşının (Sinovac’ın aşısı CoronaVac) ise mutant virüse karşı etkisinin henüz bilinmediğini belirtti. 

 

“Bu şekilde devam ederse önümüzdeki aylarda ikinci jenerasyon aşılar üretilmeye başlanacak”

Sürecin bu şekilde devam etmesi halinde önümüzdeki aylarda ikinci jenerasyon aşıların üretilmeye başlanacağını dile getiren Akova, şunları söyledi:

“Okulların açılma tehlikesi var”

Okulların açılma ihtimaline ilişkin görüşlerini de merak ettiğimiz Akova, “Okulların açılma tehlikesi var. 10 yaş altındaki çocuklarda bulaştırma ve hastalık riski oldukça düşük. Orada iyi tedbirler alınarak, öğretmenleri aşılayarak olabilir. Ama büyük sınıflarda tedbir alınmadan yüzyüze eğitim başlarsa, evlerindeki kişileri de enfekte edebilirler, sorun olur” yorumunu yaptı.

 

“Virüs artık daha bulaşıcı”

Türkiye’de mutant virüsün varlığının ocak ayında gerçekleştirilen gen sekanslamasıyla anlaşıldığını ve koronavirüsün daha bulaşıcı hale geldiğini belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Güner Sönmez ise mutasyona ve salgını bitirmeye karşı en önemli hamlenin aşılamayı artırmak olduğunu söyledi.

“En önemli hamle aşılamayı artırmak”

RNA virüslerinin çok sık mutasyon geçirdiğini ve bu virüsün de mutasyonlarına devam edeceğini ifade eden Sönmez, “Hızlı şekilde aşılama yapıp virüsün dolaşımda kalmasını engellemek gerekir çünkü virüs dolaşımda kaldıkça mutasyona uğruyor. Virüsün üreme katsayısını düşürecek şekilde toplumun önemli bölümünü aşılamak gerekli” şeklinde konuştu.

“İhtiyaç duyulursa mevcut aşılar 6 haftada güncellenir”

Mutant virüsün daha bulaşıcı hale geldiğini, bu nedenle daha az sayıda virüsle daha çabuk enfekte olunabildiğini söyleyen Prof. Dr. Güner Sönmez, şu ana kadar Faz 3’ü açıklanan Pfizer / BionTech, Moderna ve Johnson & Johnson gibi koronavirüs aşılarının mutant virüse karşı etkili olduğunu, aksi bir durumla karşılaşılsa bile mevcut aşıları güncellemenin ortalama 6 hafta süreceğini dile getirdi.

 

“Türkiye’de uygulanan aşının şu anki mutasyon türünde etkili olduğunu düşünüyoruz”

Türkiye’de uygulanan Çin menşeili Sinovac’ın koronavirüs aşısı CoronaVac’ın mutant virüslere karşı etkisinin henüz açıklanmadığına da değinen Güner Sönmez, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: 

“Virüs 20 defa da mutasyon geçirse, alınacak tedbirler belli”

Sönmez, aşılarla virüs dolaşımının önü alınamazsa, belli süre sonra daha ciddi mutasyonlarla karşılaşılıp, aşıları yeniden tasarlamak zorunda kalınabileceğini söyledi.

Son olarak Sönmez, toplumun her gün yeni gelen mutasyon haberleri nedeniyle endişelenip, anksiyete ve benzeri hastalıklarla karşılaşmaktansa aldıkları tedbirlere devam etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap