Uzman erbaşların ast-üst isyanı: Erlerde bile var, bizde yok. Tazminatta, görev dağılımında sorun oluyor

by Haber Fora

Uzman erbaşlar, 100 bini aşan sayılarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ana gövdesini oluşturuyor.

Uzman erbaşlık, 1986 yılında kabul edilen 3296 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile TSK bünyesine girdi.

Uzman erbaşların son dönemlerde sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarda saydıkları sorunları arasında biri özellikle dikkat çekiyor.

Buna göre 3296 sayılı kanunda uzman erbaşlar arasında ast üst ilişkisinin bulunmadığını belirten hükmün mesleklerinin işleyişinde sıkıntı yarattığını öne sürerek, bunun düzeltilmesini talep ediyorlar.

Kanunda sadece uzman onbaşı ile çavuşun tanımı yapıldı

Emekli Uzmanlar Derneği (EMUZDER) Başkanı Esef Merdoğlu, bu sorunun detaylarını anlattı. 

Yaşanan sorunları doğrulayan Merdoğlu, 1986 yılında kabul edilen 3296 sayılı Uzman Erbaşlık Kanunu’nun beşinci maddesinde uzman erbaşların “uzman onbaşı” ve “uzman çavuş” olarak iki rütbede tanımlandığını belirtti.

Merdoğlu, kanundaki maddeye göre uzman onbaşının ortaöğretimi bitirmiş, askerliğini er olarak yapmış kişinin tarif edildiğini ifade etti.

Aynı konunda, uzman çavuşun ise ortaöğretimi bitirmiş ama tercihen yükseköğretim mezunu ve askerliğini çavuş olarak yapmış kişi olarak tarif edildiğini kaydetti Merdoğlu. 

Merdoğlu, uzman erbaşlar arasında ast-üst ilişkisi münasebetinin olmadığının da özellikle belirtildiğini söyledi.

Yaş sınırının uzaması ast-üst ilişkisini gerekli kıldı

İlk çıktığı yıllarda uzman erbaşlığın en fazla 31 yaşına kadar yapılabileceğinin belirtilmesi nedeniyle o yıllarda ast-üst ilişkisinin olmamasının çok gündeme gelmediğini söyleyen Merdoğlu, şöyle devam etti:

“Kıdemli kademeli uzman çavuş tanımı kanunda yok”

Uzman erbaşlar arasında olan “kıdemli-kademeli uzman çavuş” gibi tanımlarının yapılıp yapılmadığının hatırlatılması üzerine Merdoğlu, bu rütbelerin kanunda belirtilmediği için bir işlevselliğinin olmadığını öne sürdü.

“Öyle bir rütbe tanımlamasının İç Hizmet Kanunu’nun olması lazım” diyen Merdoğlu, “Astsubay ve subayların bütün rütbelerini tanımlıyor. Ama kanun, uzman erbaşları, sadece uzman onbaşı ve uzman çavuş olarak tanımlıyor” dedi.

Uzman erbaşlarda meslekte her üç yıla bir kıdem göstergesi olarak koldaki rütbe işaretinin altına bir çizgi çekildiğini anımsatan Merdoğlu, “Sorun da burada başlıyor. Sonuç olarak kolunda dört kıdem olan bir uzman çavuş ile yeni başlayan aynı hak ve sorumluluğa sahip. Kanunda bu tanımlanmamış” diye konuştu.

“20 yıldır çalışan ile yeni giren aynı tazminatı alıyor”

Merdoğlu, astsubay olarak göreve başlayan birinin astsubay çavuş, üstçavuş, kıdemli, kademeli kıdemli başçavuş olarak yükseldiğini ve üst rütbede olanın alt rütbede olana bir üstlüğünün olduğunu hatırlatarak, aynı şeyin uzman erbaşlarda olmamasının yarattığı sorunlardan birini şöyle anlattı:

“Düz askerde bile bir astlık-üstlük var, uzman çavuşlarda yok”

Merdoğlu, hiyerarşik bir sistem içinde çalışan TSK’da uzman erbaşlar arasında ast-üst ilişkisinin olmamasının görev dağılımında ve psikolojik olarak da sorunlara yol açtığını öne sürerek, şu iddiada bulundu:

“Daha kıdemli olan için moral bozukluğuna neden oluyor”

Merdoğlu, “Görevde başka nasıl sorunlar oluyor?” sorumuzu da şöyle cevaplandırdı:

Merdoğlu, zaman zaman işleyişe hakim olmayan kimi subay ve astsubayların görev dağılımı yaparken daha yeni uzman erbaş olana sorumluluğu vermesinin hemen yanında daha kıdemli olan meslektaşı açısından moral bozukluğuna da neden olabildiğini öne sürdü.

“Ast-üst yoktur ibaresi kaldırılsın, rütbe sıralaması gelsin”

Merdoğlu, “Peki uzman erbaşların bu konudaki talebi ne? Nasıl bir çözüm istiyorlar?” cevabı şu oldu:

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap