Uzmanlar, ABD-Suriye Kürtleri ilişkilerini yorumladı: “Genel hava Kürtlerin lehine, destek artarak devam edecek”

by Haber Fora

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, tartışmalı olayların ardından görevine başlamasının üzerinden iki hafta geçmek üzere.

Koronavirüs ve kongre binası baskını başta olmak üzere iç sorunlarle ilgilendiği belirtilen Biden’ın Ortadoğu’ya ilişkin politikaları merak ediliyor. 

Biden’ın özellikle İran ile nükleer anlaşmaya geri döneceği, Suriye’deki olaylar, Irak’taki ABD üsleri ve IŞİD’in durumu konusunda yeni gelişmelerin yaşanmasına yol açacak adımlar atacağı belirtiliyor.

Kimileri tarafından ilgiyle izlenen konulardan biri de Biden yönetimindeki ABD’nin Suriye Kürtleri ile ilgili izleyeceği politika.

Yeni Washington yönetiminin Suriye politikasında keskin bir dönüşüme gidip gitmeyeceğini şimdiden kestirmek zor.

Ancak Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yöneticisi Mazlum Kobani, El Arabiya’nın El Hadath televizyonuna verdiği röportajda, “Yeni ABD yönetimiyle SDG arasında ortak bir program hazırlanacağını” iddia etti. 

Ana omurgasını Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG’nin oluşturduğu SDG yöneticisi Kobani’nin yeni ABD yönetimi ile ortak bir program hazırlığı içinde olduğu açıklaması gözleri bölgeye çevirdi.

Bölgede son günlerde dikkat çeken gelişmelerden biri de özellikle Haseke çevresinde SDG ve Suriye rejim güçleri arasında yaşanan gerginlik.

Taraflar arasında yer yer yaşanan çatışmaları, yeni ABD yönetiminin gelişine bağlayanlar var 

Biden’ın yeni yönetiminde Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve ulusal güvenlik ekibinde Bret Mcgurk gibi Kürtleri yakından tanıyan isimlere yer vermesi desteğinin devam edeceği şeklinde yorumlanıyor.

Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ABD-Suriye Kürtleri ilişkilerinin geleceğini Haber Fora’ye değerlendirdi.

“ABD’nin desteği artarak devam edecek”

Öncelikle Pentagon’un gayri nizami harp için ayırdığı bütçeye dikkat çeken Prof. Dr. Gürson, yeni ABD yönetiminin Barak Obama dönemi politikalarının devamı şeklinde durduğunu söyledi.

Gürson’a göre Kuzey Suriye’deki oluşum da zamanla Kuzey Irak’taki gibi bir yapıya dönüşebilir. 

Suriye Kürtlerinin ABD tarafından silahlandırıldığını ve bunların Fırat’ın doğusuna hakim bir pozisyon elde ettiklerini ifade eden Gürson, “Avro-politik, hidro-politik ve jeo-politik avantajlar onlarda. Bölgede üç barajı kontrol etmenin yanı sıra yıllık petrol ve gazdan yaklaşık 8 milyar dolar gelir elde ediyor. ABD tarafından desteğin artarak devam edeceğini düşünüyorum” dedi. 

 

Suriye’de mevcut pozisyonun değişeceğini öngördüğünü ve Türkiye açısından tedirgin olacak bir durumun söz konusu olmadığını kaydeden Gürson, “Herkesin kafasında bir komplo teorisi var. Armagedon, İsrail ile ilişkiler kurulursa maymuncuk etkisi yaratır veya Nil’den Fırat’a vadedilmiş topraklar gibi komplo teorileri üretiliyor. Böyle bir şey yok. Neticesinde İsrail 8-10 milyonluk nüfusuyla orada operasyonel görevlere hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.

“Ankara Suriye Kürtlerini muhatap almalı”

Türkiye gibi olağanüstü büyüyen bir ülkenin benzer tereddütler içinde hareket etmesinin doğru olmadığını aktaran Gürson, devamında şunları söyledi:

“Daha önce de ‘muhatabımız değil, muhatap almıyoruz’ denildi ama Obama döneminde muhatap aldınız. Muhatap almamak olmaz. Orada bir oluşum var ve siz onu yok olarak kabul ediyorsunuz. Bu doğru değil. Ben başından beri Ankara’nın Suriye Kürtlerini muhatap almasını savunuyorum. Bölgede rejim ile de direk görüşülmeli.”

Nisan-mayıs aylarında bir seçimin öngörüldüğü Suriye’de Rusya, İran ve Türkiye’siz bir çözümün mümkün görünmediğini ifade eden Gürson, bölgede siyasi trafiğin artacağını sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı da Gürson gibi ABD’de genel havanın Kürtlerin lehine olduğunu düşünüyor.

“Washington’da genel hava Kürtlerin lehine”

Irak ve Suriye Kürtleri arasındaki görüş ayrılığına dikkat çeken Bağcı, Kürtler arası bir çatışmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi.

 

Bölgedeki aktörlerin güçlenmesinin Biden yönetimi için büyük bir problem yaratacağını belirten Bağcı, “Suriyeli Kürtlerin Washington ile ilişkileri iyi durumda. Bu arada Beşşar Esad çok güçlendi. Barzani’nin Peşmergeleri çok güçlü. Herkesin hem siyasi hem de askeri açıdan birden bire güçlendiği bir durum var. Bir yandan IŞİD bitti derken yaptığı saldırılarla bitmediği görüldü. Bu Biden yönetimi için problem olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’ın aksine Biden’in Kürtlerle ilişkilerinde bir süreklilik öngördüğünü kaydeden Bağcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Biden, Trump döneminde başlayan yardımları artırabilir. Çünkü yeni yönetimde Kürtleri ve bölgeyi iyi bilen isimler var. IŞİD yeniden canlanıyor ve Kürtler yine ön plana çıkacak. Onların ön cephede IŞİD ile savaşması hem ABD hem de Rusya’nın tekrardan sempatisini kazanmasına neden olacak.”

Biden yönetiminde asker kökenli Austin ve Mcgurk gibi isimlerin yeniden göreve gelmesinin Kürtlerin lehine olduğunu ifade eden Bağcı, “sözlerini şöyle tamamladı:

“Biden yönetiminin Kürtlerle ortak bir program çalışması üzerine gideceğini düşünüyorum. Biden’in Suriye ve Kürt politikası Obama’nın başlattığı politikanın devamı niteliğinde olacak. Yeni yönetimde genel hava Kürtlerin lehine olarak görünüyor. Elbette projenin ne olduğu ve somuta indirgenmesinin ne zaman olduğunu hep birlikte göreceğiz.”
 

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap