Van Gölü, kuraklık nedeniyle kuruyor mu?

by Haber Fora

Van Gölü’nde son dönemlerin en büyük su kaybı yaşanıyor. Kuraklık nedeniyle Van Gölü, 200 metre geri çekildi, gölün çekilmesi ile birlikte birçok tarihi yapı ortaya çıktı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, “İleri de nasıl bir sorunla karşılaşırız, bunu tahmin etmek çok zor. Ama bir tahminde bulunursak, küresel ısınmaya bağlı olarak Van Gölü kimi zaman yükselecek, kimi zaman alçalacak”  diye sözlerine ekliyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel iklim değişikliği ve kuraklık, Van Gölü Havzasını da etkiledi. Van Gölü havzasını besleyen dere ve akarsuların debileri azalırken, barajların büyük bölümü ise kuruma aşamasına geldi. Kuraklığın böyle devam etmesi halinde Van Gölü yok olmaya doğru gidecek.

Van Gölü,  3 bin 713 km2 ile dünyanın en büyük sodalı gölü olduğu gibi Türkiye’de bulunan en büyük gölü konumunda. Kapalı bir havzada yer alan ve dışa akışı olmayan Van Gölü, hacmi ve seviyesi, göl yüzeyinden meydana gelen buharlaşma, havzadaki akarsu akımı ve yağış olayları belirliyor. Van Gölü kıyı kısmında bulunan bölgelerde kış mevsimi daha ılıman geçiyor.

Göl çekildi, tarihi yapılar gün yüzüne çıktı

Van Gölü’ndeki suyun çekilmesinin tek faydalı yanı ise birçok tarihi yapıların ortaya çıkması oldu.  Gölün kıyılarında, yıllar önce seviyenin yükselmesi nedeniyle su altında kalan tarihi yapılar, mezarlar ve binlerce yılda oluşan mikrobiyalitler gün yüzüne çıktı. Erciş ilçesinde, 3 bin yıl önce Urartu Devleti tarafından yapılan kale, suların çekilmesi ile gün yüzüne çıktı.

Tarihçi İsmail İhtiyatoğlu, Van Gölü havzasının eski çağlarında beri birçok medeniyete ev sahipliğini yaptığını belirterek, bazı dönemlerde Van Gölü sularının yükselmesi sonucu bu tarihi yerleşim yerlerin sular altında kaldığına dikkat çekiyor.

Kuraklık, yüz binlerce insanın hayatını etkileyecek

Göl suyun çekilmesi, tarım ve hayvancılık yapan bölge insanını da endişelendiriyor. Van Gölü’nü besleyen en büyük su kaynakları olan Zilan, Deliçay ve Bendimahi gibi derelerde de debilerin azaldığı görülüyor. Özellikle bu derelerin beslediği, Erciş, Muradiye Gürpınar ve Gevaş ovalarındaki tarım alanları olumsuz etkilenmeye başladı.  Kuraklık hem Van Gölü’nü hem Van Gölü’nde yaşayan canlıları hem de Van Gölü havzasında yaşayan yüz binlerce insanın olumsuz etkileyecek.

Kuraklık İnci Kefali balığı neslini de etkileyecek

Van Gölü havzası içinde Van, Bitlis ve ilçeleri yer alıyor. Bu havza içinde bir milyondan fazla insan yaşıyor.  Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşabilen İnci Kefali balığından her yıl 15 ile 20 bin kişiye ekmek kapısı oluyor. Türkiye’de iç su balıklarının avcılık yoluyla elde edilen toplam ürünün üçte biri Van Gölü’nden karşılanıyor. Kuraklık nedeniyle endemik tür olan İnci Kefali balığının nesli de tehlike altına girecek.

“Van Gölü, kendine ait ekosisteme sahip”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün 600 bin yaşında olduğunu belirterek, kendine özgü bir ekosisteme sahip olduğunu söyledi. Van Gölü’nün kapalı bir havzaya sahip olduğunu ifade eden Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, havzanın kendi içerisinde su bütçesine ve döngüsüne sahip olduğunu belirtti.

“Kış mevsimi kısalıyor, yaz mevsimi daha uzun sürüyor”

 Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün su seviyesinin oldukça değişken bir yapıya sahip olduğunu söylüyor. “Van Gölü’nün su bütçesi yağışlar ve akarsularla göle su girdisi oluyor. Buharlaşmayla beraber gölden su uzaklaşmış oluyor” diyen Akkuş,  son yıllarda küresel ısınmayla beraber mevsimlerin süresi değişiyor. Kış mevsimi kısalıyor, yaz mevsimi daha uzun sürüyor.  Durum böyle olunca Van Gölü’ndeki buharlaşma su girdisinden daha fazla oluyor ve su seviyesindeki çekilmeleri görüyoruz” diye sözlerine ekliyor.

“600 yıldır aynı döngü devam ediyor”

Daha önceki dönemlerde Van Gölü’nde su seviyesinin yükselmesi sonucu Van ve Erciş ilçesindeki birçok yerleşim yeri su altında kaldığını ifade eden Akkuş, Van Gölü 600 yüz bin yıldır aynı döngüde devam ettiğini belirtiyor.  

Akkuş, sözlerine şöyle devam etti:

“Van Gölü, sürprizlerle dolu bir dünya”

İnsanların da bu duruma uyum sağlayacağını ifade eden Akkuş, endişe edilecek bir durumun olmadığına dikkat çekiyor.

Van Gölü’nün sürprizlerle dolu bir dünya olduğunu vurgulayan Akkuş, “Van Gölü çevresi birçok uygarlığa ve medeniyete ev sahipliği yapmış. Su seviyesi çekildikçe Van Gölü’nün geçmişine ait ve bu çevredeki geçmiş uygarlıkların izlerine ait eserlerin kalıntıların gün yüzüne çıktığını görüyoruz” diye konuştu.

“Van Gölü’nün yükselmesi, birçok yerleşim yerini su altında bıraktı”

Tarihçi İsmail İhtiyatoğlu, Van Gölü havzasının eski çağlarında beri birçok medeniyete ev sahipliğini yaptığını söyledi. İlk yerleşim yerinin 7 bin yıl öncesine kadar uzandığını ifade eden İhtiyatoğlu, bazı dönemlerde Van Gölü sularının yükselmesi sonucu bu yerleşim yerlerin sular altında kaldığını vurguladı.

“3 bin yıllık tarihi yapılar ortaya çıktı”

Van Gölü’nün özellikle bu 200 metre geri çekilmesi sonucu birçok medeniyete ait tarihi yapıların ortaya çıktığını dile getiren İhtiyatoğlu, şöyle konuştu:

“Kuraklık insan yaşamını etkileyecek”

Van Gölünde yaşanan seviye değişimleri ve su azalması kısa ve uzun vadede insan yaşamı ve doğal çevre üzerinde dolaylı ve doğrudan etki edeceğini belirten Coğrafyacı Arif Güder, doğal çevrede meydana gelen değişimler genelden özele doğru onlarca etki yarattığını söyledi.

“Biyoçeşitlilik azalacak”

Van Gölü suların çekilmesi ve seviye değişimi kentte yaşayan insan topluluğu başta olmak üzere bir dizi fiziksel ve beşeri şartı da zorlaştıracağını vurgulayan Güder, “Değişen şartlara baktığımızda ilk olarak suyun azalmasına bağlı iklimde birtakım etkiler ilk neden olacaktır. Çünkü su, yani nem, iklim de bir denge unsurudur. Suyun azalması sıcaklık farkını doğuracak ve böylece daha sert kışlar ve daha ılık yazları beraberinde getirecektir. Bir diğer etken ise su çekilmesine bağlı olarak biyoçeşitlilik azalacaktır. Başta kente ve göle özgü bir balık inci kefali balığı ve bazı canlı türlerinde azalma olacaktır. Öte yandan kuraklığın etkisi yağışlardaki düşüş suyun kimyasal yapısında jeolojik etkenli acı ve sodalı olma miktarını arttıracaktır. Son olarak da kentte bir rekreasyon alanı olarak kullanılan göl kent halkının yaşamasında olumsuz bazı şartları doğuracaktır. Bir turist kenti olan Van’a yerli ve yabancı turistlerin miktarında azalma kentin gelişim düzeyini ve hızını da mutlak suretle etkileyecektir” dedi.

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap