Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü’nden ‘Lozan Antlaşması’ yazısı: İçinizde Altaylı gibi gavur aşıkları olursa böyle saçma sapan laflar eder

by Haber Fora

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’na ilişkin, “Lozan zaferdir’ diyorlarsa Türkiye için değil Fransa için zafer olduğunu söylüyorlardır” yorumunu yaptı. Altaylı’nın yazısına göndermede bulunan Karahasanoğlu, “İçinizde Altaylı gibi gavur aşıkları olursa böyle saçma sapan laflar eder” değerlendirmesinde bulundu. 

Karahasnoğlu, HaberTürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı’nın Lozan Antlaşması’na dair kaleme aldığı yazıyı eleştirerek, “Eee Fransız’ın Galatasaray Lisesi’nde okursanız. Böyle kafa karışıklığı yaşarsınız. ‘Fransız adına mı konuşuyorsunuz? Yoksa Türkiye Cumhuriyeti adına mı konuşuyorsunuz’, bazen bilinç altınız ikilem yaşar, size lise çağında empoze edilen Fransız söylemi böyle kendini ele verir. Lozan Sözleşmesi yapılmadan önceki fotoğrafı önümüze koyalım.  Ben demiyorum. Lozan’ın zafer olduğunu iddia edenler söylüyor. Lozan görüşmeleri başlamadan önce, Anadolu’yu işgal eden güçlerden olan Yunan askerleri, M. Kemal öncülüğündeki ordumuz tarafından denize dökülmüştür. O zaman, İzmir dahil, Anadolu’nun bizde olmasının tartışılacak bir yeri var mı? Yok.. Ama 12 adaların, Ege denizindeki burnumuzun dibindeki adaların, Yunan’a bırakılmasının tartışmalı olduğunu söyleyebiliriz. Niye? Çünkü, Lozan anlaşması olmasa, belki o adaları da biz, bilek gücü ile alacaktık. Karşı taraf, ‘Anlaşalım’ dediğine göre buralardan bir kısmını da bize vermesi gerekirdi.” düşüncesini dile getirdi. 

Karahasanoğlu, “Hem bize yakın adalar olması, hem yüzyıllardır bizde olması, hem de savaştaki son üstünlüğün bizde olması, özellikle de oralardaki nüfusun çoğunluğunun bize yakın olması bunu gerektirirdi. Peki o adalardan bir kısmı bize verildi mi? Hayır.  O zaman, Lozan, nasıl zafer oluyor? Diyeceksiniz ki, ‘Ama hezimet de değil!’ İşte bu noktada tartışma var.. Niye? Çünkü Lozan sözleşmesi imzalanmasaydı, biz belki Edirne’nin ötesine de geçecektik. Selanik’i, Atina’yı da alacaktık. Adaları asker gücü ile kesin olarak alacaktık.. Doğuda, güneydoğuda belki Irak ile ilgili, Suriye ile ilgili daha başka kazanımlarımız olacaktı. İsmini verdiğim bölgelerde, bizim askerimizle girdiğimiz alanların dışında, Lozan ile bize verilen bir yer var mı? Yok. Hem bizim askeri güç kullanmamızı ‘Barışalım’ diyerek engelliyorlar. Hem de daha önce bizim olan yerlerden makul bazı bölgeleri de bize vermiyorlarsa. Lozan tabii ki hezimettir.” görüşünü savundu. 

Karahasanoğlu, “Ama daha düne kadar Anadolu’yu işgal eden Fransız’ın bir lisesinden mezun olursanız.. ‘Bugün rahatken o anlaşmaya sallamak kolaydır. Sıkan o gün o savaşta herkesi yenip anlaşmayı yapmaktır. Yapabilenin elini öperim’ dersiniz.. İfadeye bakın: ‘Sıkan o gün o savaşta herkesi yenip anlaşmayı yapmaktır.’Savaşta kazanıp, sözleşme yapmanın zorluğu ne ola ki? Savaşta kazanmak zordur.. Savaşta kazandıktan sonra, anlaşma yapmak nedir ki? Ama içinizde Altaylı gibi gavur aşıkları olursa.. Böyle saçma sapan laflar ederler.” ifadesini kullandı. 

Yazının devamı için

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap